İşçinin 'biyometrik' takibine hukuk engeli
Avukat Zeynep Karakuş, iş yerlerinde mesai takibi için parmak izi, yüz tanıma gibi biyometrik verilerin kullanılmasının ölçülülük ilkesini ihlal edebileceğini ve yaptırımlara yol açabileceğini belirtti.
Avukat Zeynep Karakuş, iş yerlerinde mesai takibi yapılırken parmak izi, yüz tanıma ya da retina gibi verilerin kullanılmasının yaptırımlara neden olabileceğini söyleyerek, "Kişinin hayatı boyunca değişmeyen verileri kişisel verilerden daha fazla korumaya sahiptir" dedi.
Biyometrik verilerin sıradan kimlik bilgilerine göre daha güçlü korunmaya sahip olduğunu söyleyen Avukat Zeynep Karakuş, "Biyometrik veriler sıradan kimlik bilgilerine göre daha güçlü korumaya sahiptir. Parmak izi, yüz tanıma ya da retina gibi veriler kişinin hayatı boyunca değişmeyen, kolayca geri alınamayan ve kötüye kullanımı durumunda telafisi zor olan verilerdir. Bu sebeple kişisel verilerden daha fazla korumaya sahiptir. Özellikle mesai giriş çıkışlarının takibi gibi daha hafif yöntemlerle de sağlanabilecek bir amaç için biyometrik verilerin toplanması ölçülülük ilkesinin ihlali anlamına gelir. Bu durumda çalışanın açık rızasının olması da hukuka uygun hale her zaman getirmemektedir. İş ilişkilerinde çalışanla işveren arasındaki güç dengesi dikkate alındığında rızanın gerçekten özgür iradeyle verilip verilmediği her somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir. Kurulun bu yöndeki bir kararında mesai kontrolü amacıyla parmak izi okutma sisteminin kurulmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu yönünde karar verilmiştir. Çünkü aynı amaca ulaşmak için kart basmak, ıslak imza veya şifreli geçiş gibi alternatif yöntemlerin kullanılabileceği durumlarda biyometrik veri işlenmesinin artık gerekli olarak görülmesinin kabul edilemeyeceği yönünde değerlendirme yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
"İşverenlerin kişisel veriye en az müdahaleyle işleme yükümlülüğü mevcut"
Karakuş, kurul kararı ile personel takibinin biyometrik veri dışındaki yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyerek, "Mesai takibi için biyometrik veri kullanımı her somut olayda zorunluluk, ölçülülük ve alternatif yöntemlerin varlığı yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. Kurul mevcut verilerin ivedilikle imha edilmesi, biyometrik giriş çıkış sistemlerinin kaldırılması ve personel takibinin biyometrik veri dışındaki yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla işverenlerin kişisel veriye en az müdahaleyle işleme yükümlülüğü mevcuttur. Aksi halde iş hukuku ve idari yaptırımlar bakımından işverenin sorumluluğu doğacaktır" dedi. - KAYSERİ
Biyometrik verilerin sıradan kimlik bilgilerine göre daha güçlü korunmaya sahip olduğunu söyleyen Avukat Zeynep Karakuş, "Biyometrik veriler sıradan kimlik bilgilerine göre daha güçlü korumaya sahiptir. Parmak izi, yüz tanıma ya da retina gibi veriler kişinin hayatı boyunca değişmeyen, kolayca geri alınamayan ve kötüye kullanımı durumunda telafisi zor olan verilerdir. Bu sebeple kişisel verilerden daha fazla korumaya sahiptir. Özellikle mesai giriş çıkışlarının takibi gibi daha hafif yöntemlerle de sağlanabilecek bir amaç için biyometrik verilerin toplanması ölçülülük ilkesinin ihlali anlamına gelir. Bu durumda çalışanın açık rızasının olması da hukuka uygun hale her zaman getirmemektedir. İş ilişkilerinde çalışanla işveren arasındaki güç dengesi dikkate alındığında rızanın gerçekten özgür iradeyle verilip verilmediği her somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir. Kurulun bu yöndeki bir kararında mesai kontrolü amacıyla parmak izi okutma sisteminin kurulmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu yönünde karar verilmiştir. Çünkü aynı amaca ulaşmak için kart basmak, ıslak imza veya şifreli geçiş gibi alternatif yöntemlerin kullanılabileceği durumlarda biyometrik veri işlenmesinin artık gerekli olarak görülmesinin kabul edilemeyeceği yönünde değerlendirme yapılmıştır" ifadelerini kullandı.
"İşverenlerin kişisel veriye en az müdahaleyle işleme yükümlülüğü mevcut"
Karakuş, kurul kararı ile personel takibinin biyometrik veri dışındaki yöntemlerle yapılması gerektiğini söyleyerek, "Mesai takibi için biyometrik veri kullanımı her somut olayda zorunluluk, ölçülülük ve alternatif yöntemlerin varlığı yönünden ayrıca değerlendirilmelidir. Kurul mevcut verilerin ivedilikle imha edilmesi, biyometrik giriş çıkış sistemlerinin kaldırılması ve personel takibinin biyometrik veri dışındaki yöntemlerle yürütülmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla işverenlerin kişisel veriye en az müdahaleyle işleme yükümlülüğü mevcuttur. Aksi halde iş hukuku ve idari yaptırımlar bakımından işverenin sorumluluğu doğacaktır" dedi. - KAYSERİ
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Yerel
Teknoloji, Güvenlik, Güncel, Hukuk, Yaşam, Yerel, Hukuk, Teknoloji, Güvenlik, Yaşam, Güncel, Yerel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA