Merkez Bankası Başkanı Başçı Açıklaması

Ekonomi Haberleri

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dün yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlandırmak amacıyla önümüzdeki dönemde mevcut sıkı duruşun korunacağının kararlaştırıldığını ifade ederek,...

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, dün yapılan Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlandırmak amacıyla önümüzdeki dönemde mevcut sıkı duruşun korunacağının kararlaştırıldığını ifade ederek, "Gerektiğinde daha kısa süreli ek parasal sıkılaştırmalar da kullanılabilecek. Yani 5 günün altına da inebiliriz. 1 gün süreli ek parasal sıkılaştırma bile yapabiliriz. Şartlara göre 2 gün de olur, 3 gün de olur. Mutlaka etkili ve geçici olması gerekiyor. Bu ilave bir yenilik" dedi.

Merkez Bankası Başkanı Başçı, Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları (SETA) Vakfı tarafından çıkarılan Insight Turkey Dergisi'nce düzenlenen "Avrupa Krizi: Türk ve Yunan Perspektifleri" panelinde yaptığı konuşmada, Merkez Bankası'nın para politikasına ilişkin çalışmalarını anlattı.

Ek parasal sıkılaştırma önlemleri uyguladıklarını, bankaların şu anda Merkez Bankası'ndan borçlanır durumda olduklarını belirten Başçı, buradaki borçlanma miktarının aşırı yüksek olmadığını, ancak, sonuçta Merkez Bankası'nın hareketlerinin kısa vadeli maliyetler üzerinde belirleyici olabildiğini söyledi. Geçici dönemler için politika faizinden (yüzde 5,75) yaptıkları likiditeyi kesebildiklerini ifade eden Başçı, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla bankalar gelip bizden daha yüksek maliyetle borçlanmaya devam edebilirler. Likiditeyi yine vereceğiz ama daha yüksek maliyetle vereceğiz. Bunu sınırlı bir süre için yapacağız. O yüzden diyoruz ki; bu ek parasal sıkılaştırma dönemleri güçlü etkili ve geçici olmalıdır. Etkili derken, iki kanaldan bunun etkisi var. Birincisi 'kredi fiyatlamalarında zaman zaman Merkez Bankası böyle şeyler yapabilir, o yüzden ben fiyatlarımı ona göre, bunu dikkate alarak yapayım.' Krediler üzerinde bu anlamda etkili oluyor ve kredi büyümesini bir miktar yavaşlattı zaten. İkinci etkisi, döviz kurları üzerinde de TL'nin nispeten daha sağlam bir para olmasını ve daha iyi performe etmesini sağlıyor. Özellikle bu dönemler boyunca TL'nin performansı, diğer ülkelere göre çok daha iyi oluyor. Neden geçici olmalı- Çünkü bunu tekrar kullanmak ihtiyacı doğabilir, tekrar kullanırız. Eğer kalıcı olursa tekrar kullanamayız. Böyle basit bir sebebi var. Geçici olduğunu herkes biliyorsa, çıkışta tekrar düşük faize döndüğümüzde bunun herhangi bir piyasa etkisi olmuyor. Ama başlangıcında bir piyasa etkisi oluyor, çünkü sürpriz bir etkisi oluyor. 'Merkez Bankası sıkılaştırmaya başladı, hiç beklemiyorduk, nereden icap etti, niye yaptı' diye tartışılıyor. O arada da döviz kurları üzerine değer kazandırıcı yönde etkisi oluyor. Dolayısıyla burada da döviz satmadan sadece TL likiditesiyle oynayarak döviz kurları üzerinde yumuşatıcı bir etki yapabiliyoruz."

Bir önceki PPK kararında, Kurul'un enflasyondaki geçici artışların enflasyon görünümünü bozmasına izin vermeyeceğinin yer aldığını hatırlatan Başçı, bu doğrultuda önümüzdeki dönemde ek parasal sıkılaştırmaların daha sık uygulanabileceğinin vurgulandığını ifade etti. Şimdiye kadar yaptıkları parasal sıkılaştırmaların en kısa 5 gün, en uzun 8 gün sürdüğünü anımsatan Başçı, geçen kurul toplantısından dünkü kurul toplantısına kadar geçen 1 aylık sürede 2 kez ek parasal sıkılaştırma yaptıklarını, birinin 6 gün, diğerinin 5 gün sürdüğünü kaydetti.

Dün yapılan PPK toplantısında fiyatlama davranışlarına dair riskleri sınırlandırmak amacıyla önümüzdeki dönemde mevcut sıkı duruşun korunacağının kararlaştırıldığını ifade eden Başçı, "Bu şu demek; ek parasal sıkılaştırma daha sık uygulanabilecek demiştik ve yine daha sık uygulanabilir. Bu aynen duruyor. İlave olarak, bu çerçevede gerektiğinde daha kısa süreli ek parasal sıkılaştırmalar da kullanılabilecek. Yani 5 günün altına da inebiliriz. 1 gün süreli ek parasal sıkılaştırma bile yapabiliriz. şartlara göre 2 gün de olur, 3 gün de olur. Mutlaka etkili ve geçici olması gerekiyor. Bu ilave bir yenilik. Burada aslında para politikasını biraz daha güçlendiriyoruz. Hem daha sık hem daha kısa süreli yapabiliriz. Burada gayet dikkatliyiz" diye konuştu.

-"Enflasyonda resim, beklediğimizden daha iyi olabilir"-

Türk Lirası'nın sağlam bir para olmasının şart olduğunun altını çizen Başçı, özellikle Mayıs enflasyonunun iyi geleceğini, orada herhangi bir endişelerinin olmadığını bildirdi. Haziran'dan itibaren de enflasyon iyi gelirse çok rahat bir şekilde yılı yüzde 6,5'lik tahminlerine yakın bir yerde bitirebileceklerini ifade eden Başçı, şunları kaydetti:

"Çünkü emtia fiyatları düşüyor, petrol düşüyor, diğer metaller düşüyor. Gıda fiyatlarında bir sorun yok. O yüzden çok büyük ihtimalle enflasyonda belki beklediğimizden daha iyi bir resim bile ortaya çıkabilir ama bundan emin olabilmek için TL'deki değer kayıpları konusunda son derece hassas durmaya devam ediyoruz.

Kredilerle ilgili çok fazla bir sorun yok. Sonuç olarak dengelenme iyi gidiyor. Reel ithalat düşüyor, reel ihracat artıyor. Katma değer açısından bakıldığında, son 1 yıllık dönemde nihai yurt içi talep şu ana kadar yatay gitti. İhracat artmaya devam etti. İhracat katma değeri hatta daha bile hızlı arttı. İhracatçılarımızın kar marjındaki artıştan olabilir, başka sebepten olabilir. Fakat burada dengelenme devam ediyor. Ticaret hadleri şu ana kadar bize çok yardım etmiyordu, enerji fiyatları başta olmak üzere çok yüksekti. Şimdi oradan da yardım gelmeye başladığında biz bu dengelenmenin devam edeceğini tahmin ediyoruz. Kredi büyümesi önemli bir unsur. Burada da makro ihtiyati sıkılaştırmalara başladığımız tarihten itibaren kredi büyüme hızı yüzde 40'lı seviyelerden daha düşük seviyelere geldi. Enflasyon raporumuzda yıl sonunda yüzde 14'ler civarında bir kredi büyümesini varsaydık.

Tüketici büyümesinde resim daha olumlu. Bu doğrudan tasarruflarla ilgili, hane halkının tasarruflarıyla ilgili bir konu. Tüketici kredisi büyüme oranları biraz daha ılımlı seyrediyor. Bu bizim için olumlu, çünkü hane halkı tasarrufları aslında artıyor anlamına geliyor. Burada kredi büyümesiyle cari açık arasında net bir ilişki var. Orada da cari açıktaki iyileşmenin kademeli ve yavaş bir şekilde devam edeceğini görüyoruz."



- ANKARA