Güney Afrika'da Mandela'nın mirası, ekonomik eşitsizlik ve yabancı karşıtlığıyla sınanıyor

Güncel Haberler

Güney Afrika'nın apartheid sonrası demokrasiye geçişine öncülük eden Nelson Mandela'nın mirası, ülkedeki derin ekonomik eşitsizlikler ve son dönemde artan yabancı karşıtı olaylarla sınanıyor. Mandela'nın torunu ve akademisyenler, siyasi özgürlüğün ekonomik onur getirmediğini, göçmen karşıtlığının Mandela'nın değerleriyle bağdaşmadığını vurguluyor.

Güney Afrika Cumhuriyeti'ni ırkçı apartheid rejiminden demokrasiye taşıyan lider Nelson Mandela'nın mirası, ülkede süregelen derin ekonomik eşitsizlikler ve son dönemde artan yabancı karşıtı olaylarla sınanıyor.
Apartheid karşıtı mücadelenin simge ismi ve ülkenin ilk siyahi cumhurbaşkanı Mandela'nın doğum günü olan 18 Temmuz, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından Uluslararası Nelson Mandela Günü olarak anılıyor.
Mandela'nın öncülük ettiği demokratik dönüşüm siyahi çoğunluğa siyasi haklar kazandırsa da apartheid döneminden kalan servet, istihdam ve yerleşim eşitsizlikleri varlığını koruyor.
Mandela'nın kıtanın kurtuluş mücadeleleriyle kurduğu dayanışma mirası ise son dönemde Afrikalı göçmenleri hedef alan söylem ve eylemler karşısında yeniden önem kazanıyor.
"Göçmen karşıtlığıyla Mandela'yı onurlandıramayız
AA muhabiriyle değerlendirmelerini paylaşan Nelson Mandela'nın torunu Nkosi Zwelivelile Mandela, dedesinin 1962'de apartheid karşıtı mücadelenin önde gelen liderlerinden ve ANC'nin silahlı kanadı Umkhonto we Sizwe'nin (MK) ilk başkomutanı olduğunu söyledi.
Zwelivelile Mandela, David Motsamai adıyla 16 Afrika ülkesini gezen ve Cezayir ile Etiyopya'da askeri eğitim alan Mandela'nın 1990'da serbest kalınca Afrika başkentlerine teşekkür ziyaretleri yaptığını aktardı.
Mandela, "Bu tarih, özellikle göç tartışmaları bağlamında büyük önem taşıyor. Güney Afrikalılar, diğer Afrikalılara sürekli yabancı muamelesi yaparken veya göçmenleri yönetimdeki başarısızlıkların günah keçileri olarak suçlarken Mandela'yı onurlandıramayız. İşsizlik, yetersiz konut, zayıf hizmet sunumu ve ekonomik dışlanma göçmenler tarafından yaratılmadı ve yabancı düşmanlığıyla çözülemez." dedi.
Dedesinin apartheid karşıtı mücadeleye destek veren Afrika ülkelerinin ödediği ekonomik ve insani bedelleri unutmadığına dikkati çeken Mandela, ülkenin dış politikasını da bu sadakat üzerine kurduğunu belirtti.
Mandela, şu değerlendirmede bulundu:
"Güney Afrika anayasal demokrasiye, bağımsız kurumlara ve önceki kuşakların büyük fedakarlıklarla kazandığı haklara sahip ancak siyasi özgürlük henüz herkese ekonomik onur getirmedi. 2026'nın ilk çeyreğinde resmi işsizlik yüzde 32,7 ile yaklaşık 8,1 milyon kişiye ulaştı, 15-24 yaşlarındaki yaklaşık 3,9 milyon genç ise ne istihdamda ne eğitimde ne de mesleki eğitimdeydi. Bunlar yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bu göstergelerin arkasında düzenli geliri olmayan haneler, iş gücü piyasasına giremeyen mezunlar, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamayan ebeveynler ve geleceğe güvenini kaybeden gençler bulunuyor."
Ayrıca yolsuzluğun dedesinin vizyonuna yönelik en ciddi tehditlerden olduğunu kaydeden Nkosi Zwelivelile Mandela, liderlerin sloganlarla değil, geride bıraktıkları kurumların sağlamlığıyla ölçülmesi gerektiğini vurguladı.
Siyahi orta sınıfın yükselişi ve sınıfsal eşitsizlikler
Nelson Mandela Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Ongama Mtimka, Mandela sonrası dönemde siyahi orta sınıfın beyaz nüfusa yaklaştığını ancak mekansal apartheid ile ırksal ve sınıfsal eşitsizliğin sürdüğünü belirterek, "Güney Afrika hem ırksal hem sınıfsal eşitliğe dayalı yeni bir toplum kurmaktan hala çok uzak." dedi.
Mtimka, apartheid döneminde siyahiler için oluşturulan yerleşimlerde ve kırsal alanlarda elektrik ile temel hizmetlerin yaygınlaştığını, kentleşmenin de 1994'e kıyasla arttığını kaydetti.
Buna karşın büyük kentlerin yerleşim yapısında apartheid planlamasının sürdüğünü aktaran Mtimka, iş arayan kırılgan kesimlerle birlikte düzensiz yerleşimlerin büyüdüğüne dikkati çekti.
Mtimka, siyahi nüfus içinde belirgin bir sınıfsal eşitsizlik oluştuğuna değinerek, elektrifikasyona rağmen kırsal yaşamın az gelişmişlik nedeniyle yeterince iyileşmediğini ifade etti.
Siyasetçilerin kişisel çıkarları ve siyasi şiddetle hukukun üstünlüğünü zayıflattığına işaret eden Mtimka, şunları söyledi:
"Madiba'nın mirasından benimsememiz gereken en önemli iki değer fedakarlık ve kişinin kendisini daha büyük bir davaya adamasıdır."
Nelson Mandela
Nelson Mandela, kabile adıyla Madiba, 18 Temmuz 1918'de Güney Afrika'nın Doğu Cape bölgesindeki Mvezo köyünde doğdu ve 1944'te Afrika Ulusal Kongresine (ANC) katıldı.
Apartheid rejimine karşı mücadelenin liderlerinden olan Mandela, ANC'nin silahlı kanadı Umkhonto we Sizwe'nin kuruluşuna öncülük etti.
1962'de tutuklanan ve 1964'te ömür boyu hapse mahküm edilen Mandela, 27 yıl cezaevinde kaldıktan sonra 1990'da serbest bırakıldı.
Mandela, apartheid rejiminin barışçıl biçimde sona erdirilmesine katkıları nedeniyle Frederik Willem de Klerk ile 1993 Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1994'te Güney Afrika'nın ilk siyahi cumhurbaşkanı seçilen Mandela, 1999'a kadar görev yaptı ve 5 Aralık 2013'te 95 yaşında hayatını kaybetti.