Malatya'da "Medya ve Eğitim" Konferansı
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi ve İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku öğretim üyesi Prof.Dr.Hasan Tahsin Fendoğlu, "Türkiye'de reklam pastası sürekli büyüyor.
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi ve İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku öğretim üyesi Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu, "Türkiye'de reklam pastası sürekli büyüyor. Geçen seneye göre bu sene daha çok reklam var. Reyting para getiriyor. Reytinglerde şike gerçek çıkarsa çok büyük yolsuzluğun olduğunu görüyoruz" dedi. Fendoğlu, İnönü Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu'nda "Medya ve Eğitim" konulu konferans verdi. Türkiye'nin televizyon izlemede dünya birincisi olduğunu belirten Fendoğlu, medyanın toplum üzerinde büyük bir etkisi olduğunu, buna da "hissedilen reyting" denildiğini bildirdi. "Hissedilen reyting toplumu etkiliyor" diyen Fendoğlu, dizilerde ya da programlarda intihar görüntüleri olduğu zaman toplumda intihar vakalarının arttığını vurguladı. Türk dizilerinin artık ihraç da edildiğini, bu ihracattan 60 milyon dolar kazanıldığını anlatan Fendoğlu, şöyle konuştu: "Geçenlerde uluslararası bir toplantıya katıldım. Orada Filistinli bir bayan delege bana 'Sizde kadınlar bu kadar mı sadakatsiz' dedi. Ben de 'En sadakatli kadınlar Anadolu'dan çıkar' dedim. 'İyi ama bütün dizilerinizde kadınlar sadakatsiz' dedi. Ne mesaj veriyoruz dizilerde- Anadolu insanı güvenilmez, hep gayrimeşru ilişkiler, kimin eli kimin cebinde belli değil. Bu dizilerle kendi imajımızı da yaralıyoruz." Yapımcılarla görüşmelerinde "İyi dizi yapın, iyi film yapın" dediklerini ifade eden Fendoğlu, "İyi film izlenmiyor, mutlu aileyi kimse izlemiyor, iyilik güzellik dizilerinden patronlar para kazanamıyor. Bunun için ihtilaflı sadakatsiz diziler yapmalarının istendiğini söylediler" diye konuştu. Fendoğlu, yapımcılara hiç olmazsa çocukların ekranda olduğu saatlerde iyi diziler yapmalarını, saat 21.30'dan sonra "entrika dizileri" yapmalarını önerdiklerini belirtti. ABD'de hukuk dizileri, Türkiye'de ise mafya dizilerinin çok fazla olduğunu söyleyen Fendoğlu, "ABD'de seri sonuç hukukla, bizde mafya ile alınıyor" dedi. Reyting ölçüm ve yapım şirketlerine yönelik soruşturmaya da değinen Fendoğlu, şöyle devam etti: "Türkiye'de bunu da gördük, reyting şikesi. Türkiye'deki reklamlardan alınan para 3 milyar lira. Çok büyük bir pasta. Yunanistan da iflas ettiği için oradaki yabancı sermayenin Türkiye'ye geldiğini görüyoruz. Türkiye'de reklam pastası sürekli büyüyor. Geçen seneye göre bu sene daha çok reklam var. Reyting para getiriyor. Reytinglerde şike gerçek çıkarsa çok büyük yolsuzluğun olduğunu görüyoruz." -"Taciz ve tecavüz görüntüleri suç oranını artırıyor"- Taciz ve tecavüz görüntülerinin suç oranını artırdığını kaydeden Tahsin Fendoğlu, "Şiddet görüntüleri olduğu zaman öğrencilerin daha fazla suça itildiğini görüyoruz. Aile birlikteliğine aykırı nikahsız birliktelikler gösterildiği zaman toplumda farklı bir algı oluşuyor. Aile kurumunun daha fazla zedelendiğini görüyoruz" dedi. İzdivaç programlarında yayın ilkelerine aykırılığın toplumu büyük ölçüde rencide ettiğine de işaret eden Tahsin Fendoğlu, "Sosyal medya toplum üzerinde büyük etkiye sahip. Arap baharının altında sosyal medya var. 100 yıldır devam eden monarşiler bu yolla değişti" diye konuştu. Çocuklar ve gençler üzerinde medyanın olumsuz etkileri de olduğuna dikkati çeken Fendoğlu, "Öz güveni az, korkak, pısırık, topluma çıkamayan bir nesille karşı karşıya olabileceğimizi de gösteriyor medya" dedi. "Eskiden çok büyük alimler, filozoflar vardı" diyen Fendoğlu, şimdi arama motorunun en büyük alimlerden biri olduğunu söyledi. ABD ve Türkiye'de dizi izlemenin yaygın olmasına karşılık Avrupa'da dizi izlenmediğini belirten Fendoğlu, "Öğrenciler televizyon izlerken bunun kararını kendileri veriyor. Olabildiğince çocukların televizyon izlerken ebeveynleri ile izlemeleri gerekiyor. ve hatta ebeveynle o diziyi mütala etmeleri gerekiyor" diye konuştu. Çocukların dizilerden daha çok etkilendiğini ve rol model aldığını kaydeden Fendoğlu, "Dizilerin çocukların kimliklerini etkilediğini görüyoruz. Çocuklar dizileri gerçek gibi algılıyor" dedi. Bir dizi yapımcısı ile çocuk dizileri yapılmasını görüştüğünü bildiren Tahsin Fendoğlu, "Yapımcı bize dedi ki 'Bunu reklamcılar istemiyor, ticari bir olay bu' Satın alma kararını çocuk vermiyor, büyükler veriyor. Genellikle kadınlar veriyor. O nedenle kadınlara hitap eden dizilerin çok olduğunu görüyoruz" ifadelerini kullandı. - MALATYA
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA