Kütahya'dan Kısa Kısa
Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, bir nehrin suyunu kullanılabilir hale getirmede özel hüküm belirlemenin çok önemli olduğunu bildirdi.
Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, bir nehrin suyunu kullanılabilir hale getirmede özel hüküm belirlemenin çok önemli olduğunu bildirdi. Ticaret ve Sanayi Odasında, "İçme ve Kullanma Suyu Kaynağı Olarak Porsuk Barajı'nın Korunması ve Özel Hüküm Belirlenmesi" konulu nihai rapor toplantısına katılan İça, çevrenin tüm canlıların içinde yaşadığı bir ortam olduğunu ve herkesin bu ortamı gelecek kuşaklar için korumak zorunda olduğunu söyledi. Öncelikle insan hayatı için çevreye duyarlılığın önemli olduğuna dikkati çeken İça, şöyle konuştu: "Kütahya, 2004 yılında Türkiye'nin en kirli kentiydi ve hava kirliliğinde birinci sıradaydı. Doğalgaz üzerine yaptığımız önemli çalışmalarla bugün artık kaçıncı sırada olduğumuzu düşünmüyoruz. Kentimizde yüzde 65'ten fazla doğalgaz kullanımıyla hava kirliliğiyle mücadele anlamında çok önemli bir mesafe aldık ve artık temiz kentlerden birisiyiz. 750 kilometreyi bulan içme suyu hatlarını yeniledik. Kentimizde yüzde 70 olan su kaçağı oranını yüzde 30'lara indirdik. Arıtma tesislerinde ileriye seviyeyi yakalayarak kendi öz kaynağını üreten bir belediye olarak ileri arıtmada azot ve fosforu en düşük seviyelere getiren belediyelerden biriyiz. Porsuk Nehri'nin özel hüküm belirleme noktasında Kütahya kilitlenmiş durumdaydı. 2008 yılında Çevre ve Orman Bakanlığımızda bir protokol imzaladığımız günleri hatırlıyorum. Bir nehrin suyunu kullanılabilir hale getirmede özel hüküm belirleme gerçekten çok önemlidir. O günkü protokolün nihai noktaya gelmesinden mutluluk duyuyorum ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." Toplantıya, Vali Yardımcısı Cengiz Horozoğlu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı temsilcisi Gürsel Erol, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Salih Akkaya ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. -Orman Bölge Müdürlüğü personeline hafif kurtarma eğitimi (fotoğraflı) İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından Kütahya Orman Bölge Müdürlüğünde görevli personele hafif arama kurtarma ve bina sınıflandırma konulu eğitim verildiği bildirildi. Orman Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Arama Kurtarma Timinden Namık Selvi, Bahadır Çelikol, Yılmaz Yücel ve İsmail Barın tarafından verilen ve iki gün süren eğitime, Orman Bölge Müdürlüğü Acil Durum Kurtarma Ekibinin katıldığı belirtildi. İl Afet Acil Durum Müdürlüğü Yönetim Merkezi Müdürü Orhan Ovalı tarafından deprem konusu irdelenerek, depremden önce alınacak önlemler, deprem sırasında yapılması ve yapılmaması gerekenler ile depremden sonra alınacak önlemler hakkında bilgi verildiği ifade edilen açıklamada, şöyle denildi: "Bir arama kurtarma timinin deprem sonrası ne gibi çalışmalar yaptığı ve bu çalışmaları yaparken nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda da detaylı bilgi personelimize aktarıldı. Teorik bilgileri aldıktan sonra Arama Kurtarma Timinin aracı yanında uygulamalı eğitim yapıldı. Araçta ne gibi arama kurtarma aletlerinin bulunduğu, bu aletlerin ne işe yaradığı konusunda bilgi alındıktan sonra eğitim sona erdi. Deprem, yangın, sel baskını gibi doğal afetlere karşı insanların bilinçli ve bilgili olmaları, yaşanacak olumsuz olaylarda hayati önem taşıyor. Düzenlenen eğitim seminerleri, afetler ve korunma yolları konusunda Orman Bölge Müdürlüğü personelini bilinçlendirirken, konunun uzmanları tarafından verilen bilgiler çerçevesinde muhtemel afetlerde nasıl davranılması gerektiği konusunda daha sağlıklı düşünmek ve müdahale yeteneğimizi artırmak amaçlanıyor." -ADIM Üniversitelerinin sorunları DPÜ'de tartışıldı (fotoğraflı) "ADIM" diye bilinen Anadolu'nun batısındaki bir grup üniversitenin ortak sorunları ve çözüm önerilerinin görüşülmesi amacıyla Dumlupınar Üniversitesinde (DPÜ) toplantı yapıldı. DPÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Karaaslan, yazılı açıklamasında, toplantıya DPÜ'nün yanı sıra Celal Bayar, Adnan Menderes, Süleyman Demirel, Uşak, Mehmet Akif, Afyon Kocatepe ve Muğla üniversitelerinden temsilcilerin katıldığını bildirdi. Üniversitelerin toplum açısından çok önemli olduğunu ve stratejik bir misyon taşıdığını, toplumun beyni olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karaaslan, şunları kaydetti: "Bizler kamu üniversiteleri olarak toplumun ihtiyaçlarına ne kadar cevap verdiğimizi düşünmeliyiz. Bu toplantıda olduğu gibi zaman zaman bir araya gelerek tartışmalıyız. Türkiye bundan 10-15 sene öncesine göre hayal edilemeyecek bir noktadadır. G-20'ler denilen gelişmiş ülkeler kategorisi var, burada 16'ncı sırada bir ülkeyiz. 2023'te dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olmayı hedeflemiş bir ülkeyiz. Bu hedef nasıl gerçekleşecek? Önce üniversiteler, sonra üretilen projeler, gerçekleştirilen buluşlar, icatlarla bunların ürüne dönüştürülmesi ve dünya piyasalarında satılmasıyla elde edilecektir. Dünyanın ihtiyaç duyduğu modeli oluşturmak zorundayız. Dünyanın bize ihtiyacı var. Bu modeli oluştururken de en büyük rol üniversitelere düşmektedir. Üniversitelerin misyonları bu anlamda çok büyük. Dolayısıyla kaynakların rasyonel ve etkin bir biçimde kullanabilmesi için de bizlerin olumlu yaklaşımlarına ihtiyaç vardır." - KÜTAHYA
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA