İstanbul Bülteni 3

Güncel Haberler

Önceki gün Antalya'da bir otel odasında ölü olarak bulunan ünlü sanatçı Azer Bülbül'ün İstanbul Esenyurt'taki cenazinde izdiham yaşandı.

1 - AZER BÜLBÜL'ÜN CENAZESİNDE İZDİHAM YAŞANDI

Önceki gün Antalya'da bir otel odasında ölü olarak bulunan ünlü sanatçı Azer Bülbül'ün İstanbul Esenyurt'taki cenazinde izdiham yaşandı. İbrahim Tatlıses'in de çelenk gönderdiği cenaze törenine Türkücü Nihat Doğan da katıldı.

Haber-Kamera: İbrahim AKTÜRK-İstanbul/DHA

Antalya'da kaldığı otelde ölü olarak bulunan Sanatçı Azer Bülbül bugün İstanbul'da son yolculuğuna uğurlandı. Esenyurt Merkez Camisindeki cenaze törenine yağmurlu havaya rağmen vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. İlgi yüzünden cenaze töreni sırasında zaman zaman izdiham yaşandı. Cenaze törenine katılan sanatçı Nihat Doğan'ın izdihamı önlemek için kalabalığa karşı tepki gösterdiği görüldü. Azer Bülbül'ün annesi Şamana Keskin ayakta zor dururken, babasını ise sanatçı Nihat Doğan teselli etmeye çalıştı. Cami imamı yoğun kalabalık sebebiyle cenaze namazının bulunduğu kısıma güçlükle gelebildi. Kalablık sebebiyle cenaze namazı, caminin alt kısımındaki avluya alındı. Öğle namazının ardından kılanan cenaze namazının ardından Bülbül'ün naaşı Haramidere Aile Mezarlığı'na defnedildi

Görüntü dökümü:

Kalabalık

Annesinin ağlaması

Cenazeden görüntü

Nihat Doğan

Doğan'ın Azer Bülbül'ün babasını teselli etmesi

Nihat Doğan'ın kalabalığı uyarması, tepki göstermesi

Naaşın yerinin değiştirilmesi

Cenaze namazının kılınması

Vatandaşların cenaze törenini ve naaşı cep telefonlarına kaydetmesi

Gerginliklerin yaşanması

-Nihat Doğan'ın namaz esnasında önüne bir vatandaşın geçmesi

Nihat Doğan'ın sinirlenip tepki göstermesi

Naaşın tekbirler eşliğinde alınıp cenaze aracına konulması

-Genel ve detay

DGS: 08.01.2012 - 15: 14 - Haber Kodu : 120108064

DHA FEED

===============================

(ÖZEL)

2- 2 TARİHİ BİNA ALEV ALEV YANDI

*Beykoz'da yangın yaklaşık 150 yıllık iki tarihi binayı küle çevirdi. Yangın itfaiye ekiplerin yaklaşık 3 saat süren çalışması sonunda söndürülebildi

Haber-Kamera: Ramazan ALMAÇAYIR İstanbulDHA

Merkez Mahallesi Dumansız Sokaktaki tarihi binada saat 14.00 sıralarında yangın çıktı. Henüz nedeni belirlenemeyen yangında alevler kısa sürede büyüyerek ahşap binanın her yanını kapladı. Yangın sırasında evde bulunan ev sahibi Fatma Barut (62) kendini güçlükle dışarı atarken, komşular itfaiye ekiplerine haber verdi. İtfaiye ekiplerine olay yerine gelip yangına müdahale etti. Yaklaşık 150 yıllık olduğu söylenen ahşap binayı saran alevler bitişikteki diğer tarihi binaya da sıçradı. Alevlerin sıçradığı bitişikteki tarihi ahşap binada bulunanlar da hemen dışarı çıktı. Yangına Beykoz, Ümraniye, Kavacık, Çavuşbaşı itfaiyeleri müdahale ederken, iki tarihi bina da kullanılamaz hale geldi. Tarihi binaların dış cephelerinin plastik doğramayla kaplanmış olması binaların daha da çabuk yanmasına neden olurken itfaiye bitişik iki ahşap binaya dört koldan müdahale etti. Mahalle sakinleri yangınla ilgili olarak, "Evdeki sobadan yangın çıkmış bina yaklaşık 100-150 yıllık tarihi bir bina" diye konuştu. Yangın itfaiyenin yaklaşık 3 saat süren çalışmasının ardından kontrol altına alınıp söndürülürken iki bina da kullanılamaz hale geldi.

Görüntü Dökümü:

---------------------

-Yangından alevli ve yoğun dumanlı görüntü

-İtfaiyenin söndürme çalışması

-Vatandaşlarla röp

-CEP TELEFONU GÖRÜNTÜSÜ

-Alevlerden görüntü

-İtfaiye araçları

-Detay

08.01.2012 - 17.53 - Haber Kodu : 120108107

DHA FEED

==========================

3- DAVUTOĞLU, "SURİYE YÖNETİMİNİ KİMSE BİZDEN İYİ TANIYAMAZ"

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu :

"2050 yılında dünyanın en çok üreten iki ekonomileri arasında iki Avrupa ülkesinin projeksiyonları yapılıyor. Birisi Almanya, birisi Türkiye"

"Bizim Avrupa'daki ekonomik krize bir Türk çözümü, bir Türk reçetesi üretme sorumluluğumuz da vardır"

"Bölgedeki yeni soğuk savaş ortaya çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Sünni-Şii, Arap-İran, statüko yanlıları-statüko karşıtları gibi kutuplaşmalarla bölgemizde yeniden büyük gerginlikler yaşanmasını istemiyoruz"

"Elimizden gelen her şeyi yaptık Suriye için, halk için yapmaya da devam edeceğiz. Bunu da kimse başka bir ajandanın parçası olarak görmesin. Bu bizim vicdanımızın ajandasıdır ve Suriye yönetimini hiç kimse bizden daha iyi tanıyamaz"

"Hiç kimse Suriye yönetimiyle Sayın Başbakanımızdan, aysın Cumhurbaşkanımızdan ve benden fazla görüşmüş değildir"

"Türklerin, heyetlerin Suriye'ye gittiğini biliyorum. Ne olur vicdanlarına sorsunlar. Ben 62 kere Suriye'ye gittim 9 yıl içinde. Hiç bu kadar emek verilen bir ilişkiyi biz heba eder miyiz?"

(İsrail-Türkiye ilişkisi) "Özür, tazminat ve Gazze'ye ablukanın kalkması şeklindeki beklentimiz devam ediyor. Aynı ilke ve taleplerimiz açık bir şekilde ortada"

"Irak'taki her bir kardeşimize tavsiyemiz bölünmeyi değil, birleşmeyi düşünün, parçalanmayı değil bütünleşmeyi düşünün. Biz sizinle bundan sonra daha fazla bütünleşmek istiyoruz"

Haber: Dilhun GENÇDAL - Kamera: Özgür ARSLAN İstanbul - DHA

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) tarafından düzenlenen "Uluslararası Gelişmeler Işığında Türkiye" konulu toplantıya katılan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, son 30 yıla bakıldığında küresel ve bölgesel alanda siyasi anlamda iki büyük depremin yaşandığını belirterek, "Şimdi üçüncü büyük depremin eşiğindeyiz. Deprem mutlaka ilk yıkımlarıyla zarar verici bir tabiat olayı olarak değerlendirilebilir. Ama sonraki aşamalarda çok güzel kaplıcalar, ılıcalar ortaya koyabilir. Deprem, bir sarsılma, var olan tabiatın statükosunu bir şekilde sarsılması" dedi. Davutoğlu, Avrupa'da ekonomik ve siyasi sonuçları olan bir depremin yaşandığını ifade ederek, diğerinin ise Ortadoğu'da Fas'tan Afganistan'a kadar olan büyük coğrafyadaki dönüşüm olduğunu belirtti. Türkiye'nin bu iki depremin tam ortasında bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, batıya bakıldığında feryat içinde ekonomik krizle uğraşan bir dünyanın, güneye ve doğuya bakıldığında büyük siyasi çalkantıların olduğunu anlattı.

AVRUPA, DEMOKRATİK ZİHNİYETTEN, TEKNOKRATİK ZİHNİYETE GEÇİYOR

Davutoğlu, Avrupa'daki problemin finansman problemi olarak başladığını, ekonomik bir probleme dönüştüğünü, sonunda sosyal ve siyasi sorunlar doğurduğunu kaydederek, "Tüm dünyaya demokrasi ve halka dayalı rejimlerin sözcülüğünü yapan Avrupa'da bugün teknokratik hükümetler iş başına geliyor. Bu durum, bir demokrasi krizidir. Avrupa, bugün demokratik zihniyetten teknokratik zihniyete geçiyor bu kriz aşamasında. Bu sadece İtalya ile ilgili değil. Son 3-4 ay içinde çok uzun seanslar halinde Avrupa'daki mevkidaşlarımla konuşuyorum. Onlara sorduğum soru temelde şu, 'Avrupa nereye doğru gidiyor?'. Benim gördüğüm, hepsinin kafasındaki Avrupa vizyonu farklı. Daha önceki Lizbon Zirvesi'nde tek bir Avrupa vizyonu varken, şimdi her bir devletin zihninde farklı bir Avrupa perspektifi var. Ama 'Türkiye'de 10 yıl sonra nasıl bir Türkiye istiyorsunuz?' denildiğinde, 'Tek' deriz. Aradaki fark bu. Biz bunu önemsiyoruz. Çünkü bizim kafamızda da bir Avrupa resmi var. Bizim zihnimizdeki Avrupa resminde, Avrupa'nın tekrar jeopolitik önemini dünyada kazandığı, bizim üzerimizden kazanabilir ancak bunu, ekonomik dinamizmini kazanabildiği, tabi ki yine bizim üzerimizde yapabilir, böyle bir Avrupa istiyoruz. Etkin, güçlü, pek çok kültürün bir arada yaşayabildiği bir Avrupa, ama bizim içinde olduğu bir Avrupa bunu yapabilir. 2050 yılında dünyanın en çok üreten iki ekonomileri arsında iki Avrupa ülkesinin projeksiyonları yapılıyor. Birisi Almanya, birisi Türkiye. Avrupa'da bu büyük deprem yaşanırken, biz kenardan mutlu bir şekilde seyrediyor değiliz. Biz de bundan etkileniriz. Ayrıca biz kendimizi Avrupa tarihinin olmazsa olmaz bir unsuru olarak gördüğümüz gibi, Avrupa geleceğinin de olmazsa olmaz unsuru olarak görüyoruz. Avrupa'ya dışarıdan değil, içeriden bakıyoruz. Bizim Avrupa'daki ekonomik krize bir Türk çözümü, bir Türk reçetesi üretme sorumluluğumuz da vardır. Bu da bizim ekonomimizin, iş adamlarımızın dinamizmi. Onlar bize 'Hayır' dediler, görsünler hallerini demiyoruz" dedi.

BİRİLERİ BİZİ BİRBİRİMİZE KARŞI KIŞKIRTABİLİR

Davutoğlu, Fas'tan Afganistan'a kadar siyasal bir depremin yaşandığını söyleyerek, şunları dile getirdi: "Alacağımız kararlarla çok parlak bir geleceğe doğru bu büyük şelaleyi akıtabiliriz. Atacağımız yanlış adımlarla daha önceki kötü deneyimleri de yaşayabiliriz. Ortadoğu kendi siyasi, sosyal, hukuki haklar için, insan hakları, demokrasi için harekete geçen halkların yanında olduk. Ama aynı zamanda siyasi pozisyon aldık. Artık bu soğuk savaş yapıları bu bölgede duramaz. Ortadoğu'daki kardeşlerimize kökenleri ne olursa olsun, 'Gelin kendi evimizin üzerine kendimiz koyalım' dedik. Birileri bizi birbirimize karşı kışkırtabilir. Tarihi doğmalar, insanları zehirleyebilir. Ama gerek inandığınız inanç, gerekse bugün yaşadığımız tarihi konteks bize akli bir yolu, ahlaki yolu seçmeye yönlendiriyor. Bölgedeki yeni soğuk savaş ortaya çıkarılmasına izin vermeyeceğiz. Sünni-Şii, Arap-İran, statüko yanlıları-statüko karşıtları gibi kutuplaşmalarla bölgemizde yeniden büyük gerginlikler yaşanmasını istemiyoruz. Bu ülkelerde gerek ekonominin yeniden inşası, gerekse demokrasinin tahkimi anlamında her türlü projeyi destekleyeceğiz. Bu coğrafyanın yeniden inşası Türkiye'nin milli menfaatidir."

SURİYE YÖNETİMİNİ KİMSE BİZDEN İYİ TANIYAMAZ

Davutoğlu, Suriye için ise şunları kaydetti: "Suriye'ye çok büyük yatırım yaptık. Siyasi anlamda ekonomik anlamda Çok büyük başarılar elde ettik 9 yıl içinde. Ama son 9 ay içinde yaptığımız tüm çabalara rağmen halen halkına zulüm eden bir yönetimle yan yana durmak bizim halkı kaybetmemiz anlamına gelecek. Ben her görüşme öncesi Sayın Esad'a, 'Halkına güven ve reformlarla birlikte halkın önüne çık, halktan destek iste. Öyle bir yola girersen yanındayız' dedik. 9 yıl her yerde Suriye'yi savunduk. Yabancı güçlerle bir mücadele içine girerseniz, size bir baskı olursa sizin yanınızdayız. Ama kendi halkınızla savaşa girerseniz ve bizi 'Ya beni, ya halkımı seçin' diye bir seçimle karşı karşıya bırakırsanız, bir dakika bile düşünmeyiz halkı seçeriz. Çünkü liderler liderler, kişiler, fanidir geçicidir, halklar bakidir. O halkın kalbinde Türkler bu dönemde zalimlerle işbirliği yaptı dedirtmeyiz. Elimizden gelen her şeyi yaptık Suriye için, halk için yapmaya da devam edeceğiz. Bunu da kimse başka bir ajandanın parçası olarak görmesin. Bu bizim vicdanımızın ajandasıdır ve Suriye yönetimini hiç kimse bizden daha iyi tanıyamaz. Hiç kimse Suriye yönetimiyle Sayın Başbakanımızdan, aysın Cumhurbaşkanımızdan ve benden fazla görüşmüş değildir. 6.5 saat Ramazan'da aynı odada kalkmadan bir çözüm için çaba sarf ettik. İstedik ki, bir şekilde bu intiharın önüne geçelim. Aynı şey Libya'da Kaddafi için de geçerli. Türklerin, heyetlerin Suriye'ye gittiğini biliyorum. Ne olur vicdanlarına sorsunlar. Ben 62 kere Suriye'ye gittim 9 yıl içinde. Hiç bu kadar emek verilen bir ilişkiyi biz heba eder miyiz? Ama bir insan kendini, ya da halkını heba etmek isterse biz ona 'Dur' demeden durabilir miyiz?"

AVRUPA'YA TÜRK AŞISI LAZIM

Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi içerisine girmeyi hedeflediğini hatırlatan Davutoğlu, "Türk vatandaşına vize uygulaması olmazsa Avrupa'nın ekonomisi çok daha dinamik olurdu. Bugün vize kalksın, Yunan ekonomisi önemli ölçüde düzelir, dinamizm gelir. Ama Almanya'ya bugün interparadigmatik aşı lazım değil, Avrupa'ya bugün. Yani paradigma içinden bir aşıyla Avrupa kalkamaz. İnterparadigmatik bir aşı lazım. Avrupa paradigmasına bitişken ama Avrupa paradigması dışında bir aşı lazım. O aşı da Türk aşısıdır. O hem, hem stratejik derinlik kazandıracaktır, hem ekonomik dinamizmin, hem de kültürel çoğulculuk kazandıracaktır" dedi.

İSRAİL'DEN BEKLENTİMİZ DEVAM EDİYOR

Davutoğlu, konuşmasının ardından, İsrail-Türkiye ilişkileri ile Irak'taki yaşanan siyasal gelişmelere ilişkin soruları yanıtladı. İsrail konusunda tutumun son derece açık olduğunu ifade eden Davutoğlu, "Özür, tazminat ve Gazze'ye ablukanın kalkması şeklindeki beklentimiz devam ediyor. Hükümet değişikliği İsrail halkının bileceği bir şey. Bizim bildiğimiz şey, kendi halkımıza olan siyasi sorumluluğumuzu yerine getirmek. Bizim 9 vatandaşımız katledilmişse bunun takipçisi olacağız. Bu anlamda farklı yöneliş, beklenti yok. Aynı ilke ve taleplerimiz açık bir şekilde ortada" dedi.

IRAKLILARA TAVSİYE

Irak'la ilgili olarak da Davutoğlu, şunları söyledi: "Bu konuda çaba sarfediyoruz. Irak'ta tüm etnik, mezhebi kökenden kardeşlerimizin huzur içinde yaşadığı bir ülke olsun. Biz Iraklı birini gördüğümüzde Kürt, Sünni, Şii, Arap, Türkmen görmeyiz onların yüzünde, sadece kardeş yüzü görürüz. Basra'da, Musul'da, Erbil'de Bağdat'ta bunu görürüz. Bizim hiç bir zaman bu anlamda, mezhep ve etnik grubu dışlama anlayışımızı olmadı, olmaz. Bırakın bölünmesi, bağımsızlık gibi husus gündeme getiriliyor. Bu tür bölünmeler etin tırnaktan kopması gibi sonuçlar doğurur. Öylesine parçalanmalar, öylesine acılar yaşanıyor ki. Bizim politikamız bölünmek üzerine değil, birleşmek üzerine. Daha küçük ülkeler kurmak yerine, daha büyük birlikler kuralım. Siyasi sınırlara saygı gösterelim, ama aramızdaki siyasi kültürel sınırları kaldıralım. Onun için Irak'ta daha küçük ünitelerin, daha küçük birimlerin çıkmasına dayalı bir senaryoyu değil, Irak ile birlikte çevre ülkelerin daha büyük birliklere yönelmesine dayalı bir anlayışımız var. Onun için Irak'taki her bir kardeşimize tavsiyemiz bölünmeyi değil, birleşmeyi düşünün, parçalanmayı değil bütünleşmeyi düşünün. Biz sizinle bundan sonra daha fazla bütünleşmek istiyoruz. Bizim mesajımız budur."

Görüntü Dökümü

------------------

Davutoğlu'nun konuşması

Detaylar

08.01.2012 - 17.22 - Haber Kodu : 120108100

DHA FEED

===========================

4- ESENLER'DE 15 BİN KİŞİYE EKMEK ARASI HAMSİ DAĞITILDI

* Esenler Rizeliler Derneği tarafından düzenlenen 'Geleneksel 3. Hamsi Festivali ve Horon' etkinliğinde 15 bin kişiye ekmek arasında hamsi dağıtıldı.

*Vatandaşlar ekmek arası hamsi alabilmek için soğukta kurulan standların önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

Haber: Serpil KIRKESER Kamera: Ahmet YILDIRIM İstanbul DHA

Esenler'de Dörtyol Cumhuriyet Meydanı'nda Esenler Rizeliler Derneği tarafından 'Geleneksel 3. Hamsi Festivali ve Horon' etkinliği düzenlendi. Düzenlenen festivale Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, AK Parti İstanbul Milletvekili İsmail Safi, AK Parti İstanbul Milletvekili Osman Aşkın Bak ve binlerce vatandaşlar katıldı. Memleketinden uzakta olan Rizelilerin biraraya getirilmesi ve kaynaştırılmasının amaçlandığı etkinlikte 15 bin kişiye ekmek arası hamsi dağıtıldı. 5 büyük yemek kazanında ve 15 metre uzunluğundaki mangalda pişirilen hamsiler vatandaşlara ekmek arasında verildi. Hamsinin yanı sıra vatandaşlara soğukta üşümemeleri için çay da ikram edildi. Vatandaşlar ekmek arası hamsi alabilmek için soğukta kurulan standaların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Soğukta ekmek arası hamsi yiyen vatandaşlar, hamsinin güzel olduğunu söylediler. Erzurumlu olduğunu söyleyen bir vatandaş da hamsinin cağ kebabının yerini tutamayacağını ifade etti.

GURBETTEKİ ÖZLEMİMİZ GİDERMEK İÇİN BÖYLE BİR ETKİNLİK YAPIYORUZ"

İstanbul Esenler Rizeliler Derneği Başkanı Barış Al, "Esenlerde yaşayan Rizeliler olarak 3. Hamsi ve Horon etkinliğimizi düzenledik. Gurbetteki sıla hasretimizi, özlemimizi gidermek için böyle etkinlikler yapıyoruz. Rizeli hemşerilerimizin birlik ve beraberliğini sağlarken bu etkinliği Esenler halkı ile birlikte yapıyoruz. Hamsi derken Karadeniz akla gelir. İstanbul'da da mangalda hamsi dediğin zaman akla Esenler Rizeliler Derneği gelmesinden yanayız. Burada hiç birbirini tanımayan insanlar ele ele tutuşuyor ve horon tepiyorlar. Bu da ülkemizdeki birlik ve beraberliğin bir göstergesidir. Bir yandan karnımızı doyuracağız, bir yandan da eğleneceğiz" dedi.

"ESENLER ÇOK ÖNEMLİ BİR KARDEŞLİĞİ BÜNYESİNDE BARINDIRIYOR"

"Bu festivalin heyecanı farklı" diyen Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, "Esenler bu ülkenin her bir karışında hangi nimet yetişiyorsa, o nimet ile buluşacak. Esenler çok önemli bir kardeşliği bünyesinde barındırıyor" dedi. Yapılan konuşmaların ardından

Karadeniz Halk Ekibi'nin sergilediği horon oyunununa vatandaşların büyük ilgi gösterdi.

Görüntü Dökümü:

----------------------

-Dağıtılan hamsi ekmeklerden görüntü

-Mangalda ve yemek kazanlarında pişirilen hamsilerden görüntü

-Vatandaşlarla yapılan röportaj

-Esenler Rizeliler Derneği Başkanı Barış Al ile yapılan röportaj

-Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu ile yapılan röportaj

-Karadeniz Halk Ekibinin horon oyunundan görüntü

-Vatandaşların oluşturduğu uzun kuyruktan görüntü

-Vatandaşlara dağıtılan çaylardan görüntü

-Genel ve detaylar

08.01.2012 - 17.06 - Haber Kodu : 120108097

DHA FEED

(Tür: İstanbul)