İsrail ordusunda yağma soruşturmaları kapatıldı
İsrail ordusu, Gazze ve Lübnan'daki yağma olaylarına ilişkin 27 soruşturmadan 25'ini ceza davası açmadan kapattı; sadece iki dosya iddianameye dönüştü ve bunlar da uzlaşmayla sonuçlandı. Bu durum, ordunun yağma olaylarını örtbas ettiği eleştirilerini güçlendirdi.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi ile Lübnan'daki saldırıları sırasında askerlerin karıştığı yağma olaylarına dair başlattığı 27 soruşturmadan 25'ini hiçbir ceza davası açmadan kapattığı ortaya çıktı.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, 2023 ile 2026'nın ortaları arasında Gazze Şeridi'nde yağma şüphesiyle 25 soruşturma açtı.
Bu soruşturmaların 3'ü 2023'te, 19'u 2024'te, 2'si 2025'te ve 1'i de 2026 ortasında açıldı. Sorturmalardan sadece ikisi için iddianame hazırlandı.
Lübnan'ın İsrail işgali altındaki bölgelerinde ise yağma suçlarına ilişkin sadece 2024 ve 2025'te birer soruşturma açıldı ancak hiçbir iddianame hazırlanmadı.
Habere göre, bu veriler, yürütülen soruşturma sayısı ile hazırlanan iddianameler arasında ciddi bir uçurum olduğunu gösteriyor. Gazze ve Lübnan halkının eşyalarını yağmalayan askerlere yönelik açılan 27 soruşturmadan sadece iki dosya iddianame aşamasına gelebildi. Söz konusu iki vaka da uzlaşmayla sonuçlandı ve birinde suçun niteliği "yağma"dan "hırsızlık"a çevrildi.
Bu durumun, İsrail ordusunun askerlerin karıştığı yağma olaylarının üzerini kapatmaya çalıştığı yönündeki eleştirileri güçlendirdiği belirtildi.
"Bilgi Edinme Özgürlüğü Hareketi" İcra Direktörü Avukat Hidi Negev, sahadaki suçlar ile askerlerin yargılanmaması arasında ortaya çıkan bu büyük uçurumun, ancak bilgi edinme özgürlüğü süreci sayesinde gün ışığına çıkabildiğini vurguladı.
Negev, İsrail ordusunun adli suçlarla ve disiplin zaafıyla mücadele etmek yerine bu bilgilerin yayımlanmasını engellemeye çalışmasının "öfke verici" olduğunu ifade etti.
Mayıs 2026'da Yedioth Ahronoth'ta yayımlanan bir haberde, yağma olaylarına bizzat şahit olan askerlerin tanıklıklarına şöyle yer verilmişti:
"Sınırda çok sayıda yedek askerle karşılaştık; her şeyi alıp götürüyorlardı. Silahlar, hatıra eşyaları, mücevherler, battaniyeler, fotoğraflar... Gazze'de bir asker kamyona koltuk yüklemeye kalktı, aralarında inanılmaz bir kavga çıktı; biz engel olduk. Yedi ay önce Gazze'deki toplanma alanlarında her bölük, salon takımları dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nden getirilen eşyalarla kendine özel alanlar kurmuştu."
Nisan 2026 sonunda Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusundaki yağma olgusuna değinerek, "Yağma olgusu, şayet varsa, alçakçadır ve tüm İsrail ordusunu lekeleyebilir. Eğer böyle olaylar yaşandıysa bunları soruşturacağız. Buna asla göz yummayacağız." ifadelerini kullanmıştı.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail ordusu, 2023 ile 2026'nın ortaları arasında Gazze Şeridi'nde yağma şüphesiyle 25 soruşturma açtı.
Bu soruşturmaların 3'ü 2023'te, 19'u 2024'te, 2'si 2025'te ve 1'i de 2026 ortasında açıldı. Sorturmalardan sadece ikisi için iddianame hazırlandı.
Lübnan'ın İsrail işgali altındaki bölgelerinde ise yağma suçlarına ilişkin sadece 2024 ve 2025'te birer soruşturma açıldı ancak hiçbir iddianame hazırlanmadı.
Habere göre, bu veriler, yürütülen soruşturma sayısı ile hazırlanan iddianameler arasında ciddi bir uçurum olduğunu gösteriyor. Gazze ve Lübnan halkının eşyalarını yağmalayan askerlere yönelik açılan 27 soruşturmadan sadece iki dosya iddianame aşamasına gelebildi. Söz konusu iki vaka da uzlaşmayla sonuçlandı ve birinde suçun niteliği "yağma"dan "hırsızlık"a çevrildi.
Bu durumun, İsrail ordusunun askerlerin karıştığı yağma olaylarının üzerini kapatmaya çalıştığı yönündeki eleştirileri güçlendirdiği belirtildi.
"Bilgi Edinme Özgürlüğü Hareketi" İcra Direktörü Avukat Hidi Negev, sahadaki suçlar ile askerlerin yargılanmaması arasında ortaya çıkan bu büyük uçurumun, ancak bilgi edinme özgürlüğü süreci sayesinde gün ışığına çıkabildiğini vurguladı.
Negev, İsrail ordusunun adli suçlarla ve disiplin zaafıyla mücadele etmek yerine bu bilgilerin yayımlanmasını engellemeye çalışmasının "öfke verici" olduğunu ifade etti.
Mayıs 2026'da Yedioth Ahronoth'ta yayımlanan bir haberde, yağma olaylarına bizzat şahit olan askerlerin tanıklıklarına şöyle yer verilmişti:
"Sınırda çok sayıda yedek askerle karşılaştık; her şeyi alıp götürüyorlardı. Silahlar, hatıra eşyaları, mücevherler, battaniyeler, fotoğraflar... Gazze'de bir asker kamyona koltuk yüklemeye kalktı, aralarında inanılmaz bir kavga çıktı; biz engel olduk. Yedi ay önce Gazze'deki toplanma alanlarında her bölük, salon takımları dahil olmak üzere Gazze Şeridi'nden getirilen eşyalarla kendine özel alanlar kurmuştu."
Nisan 2026 sonunda Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusundaki yağma olgusuna değinerek, "Yağma olgusu, şayet varsa, alçakçadır ve tüm İsrail ordusunu lekeleyebilir. Eğer böyle olaylar yaşandıysa bunları soruşturacağız. Buna asla göz yummayacağız." ifadelerini kullanmıştı.
Kaynak: AA / Güncel
İsrail Ordusu, İnsan Hakları, Gazze Şeridi, Lübnan, İsrail, Güncel, Gazze, Gazze, Lübnan, İsrail, Gazze Şeridi, İsrail Ordusu, İnsan Hakları, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA