İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri İhsanoğlu Açıklaması
(İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İİT'nin Suriye'ye yapacağı insani yardımla ilgili olarak "Birkaç gün içerisinde İİT ile BM'den müştereken Suriye'ye insani yardım tespit heyeti gidecek" dedi.
Özlem Şahin Şakar - İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İİT'nin Suriye'ye yapacağı insani yardımla ilgili olarak "Birkaç gün içerisinde İİT ile BM'den müştereken Suriye'ye insani yardım tespit heyeti gidecek" dedi. İİT Genel Sekreteri İhsanoğlu, İİT'nin New York'taki BM Temsilciliğinde, AA muhabirinin, BM'nin gündeminin en başında yer alan Suriye'deki krizle ilgili sorularını yanıtladı. Rusya ve Çin'in Suriye'deki şiddeti durdurmayı amaçlayan son BM Güvenlik Konseyi (BMGK) karar tasarısını 4 Şubat'ta veto etmesinin, krizin halen devam etmesinde etkisi olup olmadığına yönelik soru üzerine İhsanoğlu, şunları söyledi: "Suriye'de devam eden durum gerçekten çok acı verici bir durum, çünkü her gün onlarca, bazen yüze yakın can kaybı oluyor, kan akıyor. Büyük şehirler, mahalleler tahrip ediliyor, insanlar yurtlarından ediliyorlar. Aileler erkeklerini, çocuklarını kaybediyor. Bir insanlık dramı, faciası yaşanıyor. Maalesef dünya, uluslararası camia, elleri, kolları bağlanmış durumdadır, bir aksiyon alma imkanı yok, çünkü bütün uluslararası sistem içerisinde icra gücü olan, müeyyide uygulayabilecek tek kurum olan Güvenlik Konseyi, karar alma imkanından mahrum bırakılmıştır. Hal böyle olunca bunun sınırı içerisinde hareket etmek lazım geliyor." -Suriye'ye BM ile müşterek insani yardım heyeti- İİT'nin BM ile daima işbirliği ve danışma içerisinde olduğunu belirten İhsanoğlu, kısa bir süre önce BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, AB Dışişleri Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil El Arabi ile Londra'da bir araya geldiklerini ve Kofi Annan'ın BM-Arap Birliği özel temsilcisi olarak tayiniyle ilgili mutabakata vardıklarını hatırlattı. "Birkaç gün içerisinde İİT ile BM'den müştereken Suriye'ye insani yardım tespit heyeti gidecek" diye konuşan İhsanoğlu, İİT'nin Kasım 2011'de Suriye'ye insani yardım heyeti gönderme kararı aldığını, fakat Suriye hükümetinin Kasım ayından bu yana gereken izinleri vermediğini belirterek "Ancak geçtiğimiz hafta içerisinde bu izinler geldi ve şimdi biz gidiyoruz. BM ile işbirliği yapmak için, güç birliği yapmak için beraber gidiyoruz" dedi. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un insani işlerden sorumlu yardımcısı Valerie Amos'un, geçen hafta Suriye'ye yaptığı ziyaretten önce Cidde'de kendilerini ziyaret ettiğini anlatan Genel Sekreter İhsanoğlu, Amos'un, İİT yetkilileriyle Suriye'ye yardım konusunda bir mutabakat zaptı imzaladığını da anlattı. İİT'nin insani işlerden sorumlu genel sekreter yardımcısıyla, Valerie Amos'un sürekli temasta olduğunu da belirten İhsanoğlu "BM ile beraber hareket ediyoruz, önce Suriye'ye gidip orada nelere ihtiyaç olduğu değerlendirilecek" dedi. -Suriye'de neler yapılmamalı-- Uluslararası toplumun, Suriye'deki krizin siyasi çözümü kapsamında, "neleri yapmamak" gerektiği konusunda "hemen hemen hemfikir" olduğunu da ifade eden İhsanoğlu, şöyle konuştu: "Bunda Avrupa, ABD, Rusya, İslam dünyası hemfikir. Suriye'de neler yapılmasın- Birincisi dışarıdan askeri müdahale yapılmaması. Bununla aynı derecede olmasa bile muhalefete silah verilmemesi konusunda az çok bir fikir birliği var. ve tabii Suriye'deki çatışmanın içerde bir iç savaşa dönüşmemesi. Fakat bu problemin bir de başka bir boyutu oldu, Batı ile Doğu arasında bir soğuk savaş meselesi haline geldi. Bu da sahada alınacak tedbirlerin istenilen ölçüde olmamasını sağlıyor, o bakımdan büyük bir sıkıntı içindeyiz ve kan dökülmesini durdurmak hususunda uluslararası toplumun acz içerisinde olduğunu ifade etmek lazım." -Yemen örneği- BM ile İİT arasındaki Suriye'ye yönelik işbirliğinin sadece insani yardımla sınırlı kalmaması gerektiğinin altını da çizen İhsanoğlu, bu işbirliğinin siyasi çözüm bulunması hususunda da olması gerektiğine işaret ederek şunları söyledi: "Biz siyasi çözüm için elimizden gelen her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz. Suriye'de hadiselerin başlamasının üzerinden neredeyse bir sene geçti. Durum gösteriyor ki Tunus, Mısır, Libya örneğindeki gibi değil, daha çok Yemen örneğindeki gibi bir çözüm lazım. Yani mevcut rejimin daha demokratik bir rejime dönüşmesini sağlamak için bir takım siyasi ve diplomatik inisiyatiflerin alınması lazım ve herkesin bunda mutabık olması lazım. Yani gerek hükümetin, rejimin, gerek muhalefetin buna mutabakatlarını ifade etmeleri lazım. Bu yolda ilerlemek lazım, çünkü askeri çatışma çözüm getirmeyecek." Esad rejiminin değişip değişmemesi konusunda ise İhsanoğlu şahsi görüşünü şu şekilde açıkladı: "Yemen örneğindeki gibi, değişimin tedrici olarak yapılması ve tarafların mutabakatıyla yapılması önemli. Şimdi bazı tarihi olayları da düşündüğünüz zaman bir ülke, bir millet, hayati bir mücadele, ölüm kalım mücadelesi, ayakta durma mücadelesi, birliğini, beraberliğini ve hükümranlığını koruma mücadelesi vermeye başladığı anda eğer bir kriz doğarsa ve bu krizin tarafları gereken fedakarlıkları yapmazlarsa, tarih önünde suçlu olurlar ve bunun vebali onların boynunda olur, onun için ben diyorum ki Suriye'de kriz bu noktaya geldikten sonra fedakarlık yapmak lazım, siyasi liderliğin bu konuda azami fedakarlık göstermesi tarihi bir görevdir ve onların tarihin kanlı kapısından çıkıp tarihin şanlı kapısına girmelerini sağlar." -Kofi Annan'a destek- Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad ile görüşen ortak temsilci Kofi Annan'ın sorunun çözümüne katkısının olup olamayacağının sorulması üzerine, İhsanoğlu, "Kofi Annan'ın misyonunun başarılı olmasını temenni ediyoruz ve başarısı için gerekli her türlü desteği veriyoruz, vereceğiz. Tabii bir günde, ya da bir ziyaretle, bir temasla bunu sağlamak mümkün değildir. Bu sürecin devam etmesi lazım, çünkü karşılıklı fedakarlık lazım. Bu fedakarlıkları verebilmesi için insanların geleceğin de ne kadar tehlikeli olduğunu görmesi, ikna olması lazım" dedi. -İstanbul'daki toplantı- İstanbul'da 2 Nisan'daki Suriye Temas Grubu toplantısından Suriye'ye yönelik neler çıkabileceğinin sorulması üzerine ise İhsanoğlu, bu toplantıya da Tunus'taki ilk toplantı gibi katılacaklarını, İstanbul toplantısının Tunus'taki toplantının devamı olduğunu söyledi. "Tunus'ta çıkan en önemli netice, uluslararası camianın, Suriye'deki rejime kan dökülmesi konusunda dur çağrısı yapması oldu ve muhalefete büyük destek verildi" diye konuşan İhsanoğlu, o toplantıda Burhan Galyun'un başkanlığındaki Suriye Ulusal Konseyi'ne destek verildiğini, Galyun'la orada kendisinin de görüştüğünü belirtti. İhsanoğlu, Katar'ın, Suriye'ye, BM-Arap Birliği müşterek bir barışı koruma gücünün gönderilmesi konusunda önerisinin olduğunu, ancak bunun sadece BMGK kararıyla mümkün olabileceğini de vurguladı. "Toplantının İstanbul'da olması tabii (Suriye'deki) muhalefetle de daha yakın bir temas sağlayacaktır" diye konuşan İhsanoğlu, Türkiye'nin toplantı nedeniyle önemli bir hazırlık içerisinde olduğundan emin olduğunu, bu toplantıdan muhalefete yine destek mesajı çıkacağını ve bu arada Kofi Annan'ın temaslarının neticesinin de o zamana kadar belli olacağını dile getirdi. BMGK'da Suriye'deki krize ilişkin yeni bir karar tasarısı çalışmasının olduğunun hatırlatılması üzerine de İhsanoğlu, "Belki de Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'un 5 maddeden bahsettiği açıklaması çerçevesinde bir karar tasarısı metni üzerinde bir anlaşmaya varılabileceğini" belirtti. -BM Genel Sekreteriyle görüşme- BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile yarın hangi konuları görüşeceğinin sorulması üzerine ise İhsanoğlu, en başta Suriye ve Filistin meselesini ele alacaklarını, bu kapsamda Kudüs'te yapılan Yahudi yerleşimlerinin gündeme geleceğini, Somali'deki çalışmalar ve BM ile İİT arasındaki işbirliği konuları olmak üzere pek çok konuyu görüşeceklerini bildirdi. -İİT'nin vizyonu- İİT'nin bundan sonraki vizyonuna ilişkin bir soru üzerine ise İhsanoğlu, görevinin 7. yılını tamamladığını hatırlatarak şunları söyledi: "Bu 7 yılda teşkilat çok farklı bir yerden bir yere geldi. Teşkilatın vizyonu, misyonu, Şartı, ismi, logosu, herşeyi değişti. Konferanslar yapılırdı eskiden, teşkilat diye birşey yoktu. Şimdi teşkilat var ve İİT, BM'den sonra ikinci büyük teşkilat haline geldi. Bu bir rakam meselesi değil, bir gerçek." İİT'nin bugün siyasi danışmalar, ekonomik ve ticari işbirliği, bilim ve teknoloji ile birlikte İslam dünyasının bütün meseleleriyle ilgilen bir noktaya geldiğini söyleyen İhsanoğlu, pek çok Batılı ülkenin, İİT ile, gözlemci üyelikten özel temsilci göndermeye kadar resmi münasebet kurma arzusunda olduğunu vurgulayarak şunları kaydetti: "Mesela Rusya İİT'ye gözlemci oldu, ABD özel temsilci gönderdi, İngiltere, Avustralya gözlemci oldu. Birçok Avrupa, Afrika, Asya ülkesi, ya temsilci göndermek istiyor ya da gözlemci olmak istiyor. Cidde'de birçok Batılı ülkelerin bakanları ziyaretimize geliyorlar, eskiden bizim teşkilata kendi üye ülkelerimizin bakanları bile pek uğramazdı." İhsanoğlu, bugün New York'tan Washington'a geçerek orada üst düzey temaslarda bulunacak, ardından yarın New York'ta BM genel merkezinde temaslarına devam edecek. İhsanoğlu, ABD'deki temaslarını tamamlamasının ardından Cumartesi günü New York'tan ayrılacak. - NEW YORK
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA