İş adamı Necmettin Çiçek: "Başkan İmamoğlu ve şürekası kamu zararı oluşturmuştur"
‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında savunma yapan tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek "Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasında savunma yapan tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek "Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan yatırımlarımı heba etmişlerdir, tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim" dedi.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının 12'inci gününde tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek'in savunmasına geçildi. İddianamede Eylem 29'da ismi geçen Şimşek'in, 2014 yılında İBB iştirak firması olan KİPTAŞ A.Ş.'den Başakşehir'de bulunan arsayı kiralayarak yatırım yaptığı, 2019 yılında ise söz konusu yer hakkında tahliye davası açıldığı, 2024 yılında kararın kesinleşerek tahliyeye karar verildiği belirtilmişti. İddianamede Necmettin Şimşek'in, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak kendini tanıtan Turan Aydoğan ile tanıştırıldığı, Aydoğan'ın tahliye davasını çözmek için örgüt sistemine aktarmak üzere 500 bin dolar rüşvet talep ettiği ifade edilmişti. Şimşek'in ilk etapta konunun çözüme kavuşması için 200 bin dolar rüşvet vermeyi kabul ederek Turan Aydoğan'a teslim ettiği iddianamede açıklanmıştı. Ancak mahkemeden karar çıkması üzerine Necmettin Şimşek'in vermiş olduğu rüşveti geri istediği buna ilişkin dosyaya sunulan ses kaydının incelemesinde Turan Aydoğan'ın örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına hareket ettiği ve örgüt üyesi Ali Kurt'un konudan haberdar olduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı iddianamede belirtilmişti.
"KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı"
Şimşek savunmasında "Ben öncelikle diğer sanıkların hakkımda oluşturdukları yanlış algı ve karalama kampanyasıyla ilgili bir bilgilendirme yapmak isterim. Şöyle ki, bahse konu taşınmazı biz 2013 yılında İBB'nin iştiraki olan KİPTAŞ Anonim Şirketi'nden kiraladık lunapark yapmak üzere. Yatırımı tamamladık. Hatta burada ruhsatlandırma süreçlerinde hep KİPTAŞ vardı. Bir yıl işlettik. Bu bir yılın sonunda komşulardan ve çevreden lunapark olarak oradaki faaliyetlerimizden ciddi rahatsızlıklar olması ve şikayetler olması nedeniyle tekrardan bir yatırım yaparak ve KİPTAŞ Anonim Şirketi yetkililerinden muvafakat alarak okul olarak dönüştürdük. Tekrar yatırım yaptık ve faaliyetlerimize devam ettik yaklaşık 4 yıl. 2019'da yönetimin değişmesiyle birlikte, KİPTAŞ Anonim Şirketi'nin vakti zamanında bu arsa ile ilgili okul olarak işletmemize muvafakat veren iki tane yetkiliden birisi bir tespit yaparak akde aykırı olarak kullanıldığıyla ilgili bir süreç başlatıp, bu sürecin sonunda da usulen bir tahliye kararı almasına kadar gitti. KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı. Elbette biz de burayı okul olarak işletirken birçok öğrenci buraya aidiyet geliştirdi, bir düzen oluşturdu. Bu tahliye kararının çıkmasından sonra biz bir uzlaşı ve anlaşma zeminini ararken, şikayetçi olduğum Turan Aydoğan isimli şahısla yollarımız kesişti ve tanıştık" dedi.
Şimşek savunmasının devamında, "Öncelikle bu tahliye olduğumuz arsanın, yerin tüm üstyapısı kendi şirketlerimizin öz kaynaklarıyla yapılmıştır. Burada İmamoğlu ve şürekası, tahliyeden sonra tahliye merkezine gelip bir şov yapmışlar ve sanki bu yatırımları İBB ve kamunun kaynaklarıyla yapılmış ve bana da burası çok ucuz şartlarla kiraya verilmiş, peşkeş çekilmiş gibi bir algı oluşturarak, yaklaşık bir hafta bu konuyu işlediler sosyal medyada ve diğer mecralarda. Bunun böyle olmadığını ifade etmek isterim. Orada o dönemdeki KİPTAŞ yönetiminin de gözetiminde yapılan yatırımların tamamı benim şirketimin sermayesiyle yapılmıştır. Burada bana bir özür borçlular, bunu da ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.
"Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur"
Hüseyin Aydın isimli arkadaşının kendisini İmamoğlu'nun danışmanı olarak bilinen Turan Aydoğan'la tanıştırdığını anlatan Şimşek, "Turan Aydoğan İmamoğlu'nun danışmanı olduğunu ve KİPTAŞ Genel Müdürü'nü de kendilerinin atadığını, kendisi için bu işlerin kolay olduğunu ifade etti. Biz olabiliyorsa hukuki, olamıyorsa siyasi bir çözüm ve buradan yeniden bir uzlaşı talebimizi görüşmek üzere anlaştık ve görevi tevdi ettik. Ancak devamında, tahliye olma aşamasına kadar 'her şey yolunda, bir sorun yok, biz bu konuyu görüşüyoruz, çözüyoruz' demesine rağmen tahliye işlemi gerçekleşti. Devamında da ödemiş olduğumuz parayı da geri vermedi. Epeyce bu konuda baskılarımız oldu 'parayı ödeyin, madem işi yapamadınız' gibi. Sonuç itibarıyla, Hüseyin Aydın isimli arkadaşımın bu konuda da çok çabaları oldu. Hatta bir dönem kendisiyle de ilişkilerimiz bozulma noktasına geldi tanışmamıza vesile olduğu için. Bir gün bir ses kaydıyla bana geldi ve kendisinin bu konuda çok ciddi gayretleri olmasına rağmen Turan Aydoğan isimli şahsın kötü niyetli olduğunu kendi ifadeleriyle, onun da yeni vakıf olduğunu, artık ümidinin kalmadığını ve şikayet edelim diye de beyanını ifade etti. İsnat edilen suç unsurlarını kendi adıma rüşvet vermek gibi hiçbir zaman algılamadım. Fakat muhatabımızın bu konuları bu şekilde yönettiği görülmüştür. Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan, yatırımlarımı heba etmişlerdir ve tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı: "Hukuki, siyasi sorun çözme diye bir para verilme diye bir şey yok"
Mahkeme başkanının "Siz bu 200 bin dolar ödemeyi kime yapmıştınız?" sorusuna sanık Şimşek, "Biz Turan Aydoğan'la anlaştık. Ben müsait olmadığım için Hüseyin Aydın vasıtasıyla Turan Aydoğan'a teslim ettik" yanıtını verdi.
Mahkeme başkanının "Parayı bizzat kime teslim ettiniz?" sorusuna ise Şimşek "Hüseyin Aydın'a teslim ettik" cevabını verdi. Mahkeme başkanının "Şimdi biraz önce diyorsunuz ki savunmada, 'biz bunun rüşvet olduğunu değerlendirmedik'. Hüseyin Aydın'ın getirdiği ses kaydını dinleyince oradaki ifadelerden rüşvet olduğunu anladım diyorsunuz. Siz ne mantığıyla vermiştiniz bu 200 bin doları?" sorusunu sordu.
Sanık Şimşek, "Bu tahliye olan karar çıkan kurum bir eğitim kurumu. 500 öğrencisi olan bir müessese, yıllardır işletilen bir yer. Hiç ummadığımız bir dönemde ve Yargıtay yolu kapalı olmak üzere tahliye kararıyla muhatap kaldık. Tabi mağduriyetimiz çok büyüktü. Bunu önlemek adına biz nasıl bir yol izleriz? Hem hukuki yoldan hem de siyaseten bu konunun muhatabı elbette Büyükşehir yöneticileri" dedi.
Mahkeme başkanı ardından "Necmettin Bey, soru çok net. 200 bin doları siz ne mantığıyla verdiniz, ne amacıyla? Ne parası bu yani? Hüseyin Aydın'a verirken bunu ne parası olarak verdiniz?" sorusunu sordu.
Şimşek "Bizim anlaşmamız Turan Aydoğan'la şu şekilde, hukuken gidilecek yollar var. Çünkü zaten bizim ona gitmemizin temel nedeni de hukukçu olması ve Başkanın danışmanı olduğunu ifade etmesi. Hukukçu olması hasebiyle bizim hukuki sorunumuzu daha doğru anlar ve bizi uzlaşmaya götürür diye biz bunu hem hukuki hem de siyasi her ne şekilde bizim orada çözebilirse çöz diye anlaştık. 500 bin dolar ücret istedi, 200 bin dolarını da peşin istedi" dedi.
Mahkeme başkanı "Hukuki, siyasi sorunu çözme diye para karşılığı bir kurum yok yani. Bu bir avukatlık ücretiyse avukatlık ücretidir, değilse değildir. Bu ne parası? Bir avukatlık ücretine dair danışmanlık var mı, sözleşmeniz var mı, yaptığınız herhangi bir şey var mı?" sorusunu sordu.
Sanık Şimşek soruya "Sözlü anlaşmalarımız var. Danışmanlık sıfatıyla oturduğumuz için" yanıtını verdi.
'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının ikinci duruşmasının 12'inci gününde tutuksuz sanık iş adamı Necmettin Şimşek'in savunmasına geçildi. İddianamede Eylem 29'da ismi geçen Şimşek'in, 2014 yılında İBB iştirak firması olan KİPTAŞ A.Ş.'den Başakşehir'de bulunan arsayı kiralayarak yatırım yaptığı, 2019 yılında ise söz konusu yer hakkında tahliye davası açıldığı, 2024 yılında kararın kesinleşerek tahliyeye karar verildiği belirtilmişti. İddianamede Necmettin Şimşek'in, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak kendini tanıtan Turan Aydoğan ile tanıştırıldığı, Aydoğan'ın tahliye davasını çözmek için örgüt sistemine aktarmak üzere 500 bin dolar rüşvet talep ettiği ifade edilmişti. Şimşek'in ilk etapta konunun çözüme kavuşması için 200 bin dolar rüşvet vermeyi kabul ederek Turan Aydoğan'a teslim ettiği iddianamede açıklanmıştı. Ancak mahkemeden karar çıkması üzerine Necmettin Şimşek'in vermiş olduğu rüşveti geri istediği buna ilişkin dosyaya sunulan ses kaydının incelemesinde Turan Aydoğan'ın örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına hareket ettiği ve örgüt üyesi Ali Kurt'un konudan haberdar olduğunu beyan ettiğinin anlaşıldığı iddianamede belirtilmişti.
"KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı"
Şimşek savunmasında "Ben öncelikle diğer sanıkların hakkımda oluşturdukları yanlış algı ve karalama kampanyasıyla ilgili bir bilgilendirme yapmak isterim. Şöyle ki, bahse konu taşınmazı biz 2013 yılında İBB'nin iştiraki olan KİPTAŞ Anonim Şirketi'nden kiraladık lunapark yapmak üzere. Yatırımı tamamladık. Hatta burada ruhsatlandırma süreçlerinde hep KİPTAŞ vardı. Bir yıl işlettik. Bu bir yılın sonunda komşulardan ve çevreden lunapark olarak oradaki faaliyetlerimizden ciddi rahatsızlıklar olması ve şikayetler olması nedeniyle tekrardan bir yatırım yaparak ve KİPTAŞ Anonim Şirketi yetkililerinden muvafakat alarak okul olarak dönüştürdük. Tekrar yatırım yaptık ve faaliyetlerimize devam ettik yaklaşık 4 yıl. 2019'da yönetimin değişmesiyle birlikte, KİPTAŞ Anonim Şirketi'nin vakti zamanında bu arsa ile ilgili okul olarak işletmemize muvafakat veren iki tane yetkiliden birisi bir tespit yaparak akde aykırı olarak kullanıldığıyla ilgili bir süreç başlatıp, bu sürecin sonunda da usulen bir tahliye kararı almasına kadar gitti. KİPTAŞ A.Ş. bir tahliye kararı aldı. Elbette biz de burayı okul olarak işletirken birçok öğrenci buraya aidiyet geliştirdi, bir düzen oluşturdu. Bu tahliye kararının çıkmasından sonra biz bir uzlaşı ve anlaşma zeminini ararken, şikayetçi olduğum Turan Aydoğan isimli şahısla yollarımız kesişti ve tanıştık" dedi.
Şimşek savunmasının devamında, "Öncelikle bu tahliye olduğumuz arsanın, yerin tüm üstyapısı kendi şirketlerimizin öz kaynaklarıyla yapılmıştır. Burada İmamoğlu ve şürekası, tahliyeden sonra tahliye merkezine gelip bir şov yapmışlar ve sanki bu yatırımları İBB ve kamunun kaynaklarıyla yapılmış ve bana da burası çok ucuz şartlarla kiraya verilmiş, peşkeş çekilmiş gibi bir algı oluşturarak, yaklaşık bir hafta bu konuyu işlediler sosyal medyada ve diğer mecralarda. Bunun böyle olmadığını ifade etmek isterim. Orada o dönemdeki KİPTAŞ yönetiminin de gözetiminde yapılan yatırımların tamamı benim şirketimin sermayesiyle yapılmıştır. Burada bana bir özür borçlular, bunu da ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.
"Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur"
Hüseyin Aydın isimli arkadaşının kendisini İmamoğlu'nun danışmanı olarak bilinen Turan Aydoğan'la tanıştırdığını anlatan Şimşek, "Turan Aydoğan İmamoğlu'nun danışmanı olduğunu ve KİPTAŞ Genel Müdürü'nü de kendilerinin atadığını, kendisi için bu işlerin kolay olduğunu ifade etti. Biz olabiliyorsa hukuki, olamıyorsa siyasi bir çözüm ve buradan yeniden bir uzlaşı talebimizi görüşmek üzere anlaştık ve görevi tevdi ettik. Ancak devamında, tahliye olma aşamasına kadar 'her şey yolunda, bir sorun yok, biz bu konuyu görüşüyoruz, çözüyoruz' demesine rağmen tahliye işlemi gerçekleşti. Devamında da ödemiş olduğumuz parayı da geri vermedi. Epeyce bu konuda baskılarımız oldu 'parayı ödeyin, madem işi yapamadınız' gibi. Sonuç itibarıyla, Hüseyin Aydın isimli arkadaşımın bu konuda da çok çabaları oldu. Hatta bir dönem kendisiyle de ilişkilerimiz bozulma noktasına geldi tanışmamıza vesile olduğu için. Bir gün bir ses kaydıyla bana geldi ve kendisinin bu konuda çok ciddi gayretleri olmasına rağmen Turan Aydoğan isimli şahsın kötü niyetli olduğunu kendi ifadeleriyle, onun da yeni vakıf olduğunu, artık ümidinin kalmadığını ve şikayet edelim diye de beyanını ifade etti. İsnat edilen suç unsurlarını kendi adıma rüşvet vermek gibi hiçbir zaman algılamadım. Fakat muhatabımızın bu konuları bu şekilde yönettiği görülmüştür. Başkan ve şürekası halk adına, kamunun menfaatini kolluyorum görüntüsü adı altında kamu zararı oluşturmuştur. Tamamı, bir lirası dahi belediyeden olmayan, yatırımlarımı heba etmişlerdir ve tamamından şikayetçi olduğumu arz ederim" ifadelerini kullandı.
Mahkeme başkanı: "Hukuki, siyasi sorun çözme diye bir para verilme diye bir şey yok"
Mahkeme başkanının "Siz bu 200 bin dolar ödemeyi kime yapmıştınız?" sorusuna sanık Şimşek, "Biz Turan Aydoğan'la anlaştık. Ben müsait olmadığım için Hüseyin Aydın vasıtasıyla Turan Aydoğan'a teslim ettik" yanıtını verdi.
Mahkeme başkanının "Parayı bizzat kime teslim ettiniz?" sorusuna ise Şimşek "Hüseyin Aydın'a teslim ettik" cevabını verdi. Mahkeme başkanının "Şimdi biraz önce diyorsunuz ki savunmada, 'biz bunun rüşvet olduğunu değerlendirmedik'. Hüseyin Aydın'ın getirdiği ses kaydını dinleyince oradaki ifadelerden rüşvet olduğunu anladım diyorsunuz. Siz ne mantığıyla vermiştiniz bu 200 bin doları?" sorusunu sordu.
Sanık Şimşek, "Bu tahliye olan karar çıkan kurum bir eğitim kurumu. 500 öğrencisi olan bir müessese, yıllardır işletilen bir yer. Hiç ummadığımız bir dönemde ve Yargıtay yolu kapalı olmak üzere tahliye kararıyla muhatap kaldık. Tabi mağduriyetimiz çok büyüktü. Bunu önlemek adına biz nasıl bir yol izleriz? Hem hukuki yoldan hem de siyaseten bu konunun muhatabı elbette Büyükşehir yöneticileri" dedi.
Mahkeme başkanı ardından "Necmettin Bey, soru çok net. 200 bin doları siz ne mantığıyla verdiniz, ne amacıyla? Ne parası bu yani? Hüseyin Aydın'a verirken bunu ne parası olarak verdiniz?" sorusunu sordu.
Şimşek "Bizim anlaşmamız Turan Aydoğan'la şu şekilde, hukuken gidilecek yollar var. Çünkü zaten bizim ona gitmemizin temel nedeni de hukukçu olması ve Başkanın danışmanı olduğunu ifade etmesi. Hukukçu olması hasebiyle bizim hukuki sorunumuzu daha doğru anlar ve bizi uzlaşmaya götürür diye biz bunu hem hukuki hem de siyasi her ne şekilde bizim orada çözebilirse çöz diye anlaştık. 500 bin dolar ücret istedi, 200 bin dolarını da peşin istedi" dedi.
Mahkeme başkanı "Hukuki, siyasi sorunu çözme diye para karşılığı bir kurum yok yani. Bu bir avukatlık ücretiyse avukatlık ücretidir, değilse değildir. Bu ne parası? Bir avukatlık ücretine dair danışmanlık var mı, sözleşmeniz var mı, yaptığınız herhangi bir şey var mı?" sorusunu sordu.
Sanık Şimşek soruya "Sözlü anlaşmalarımız var. Danışmanlık sıfatıyla oturduğumuz için" yanıtını verdi.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA