İngiltere'nin yeni başbakanından İsrail çıkışı! Yahudi lobisi harekete geçti

İngiltere Haberleri

İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham, Gazze'de yaşananlar nedeniyle Filistin halkından özür dileyerek İsrail'e yeni yaptırımlar uygulanabileceğini açıkladı. Burnham'ın açıklamaları, ülkedeki önde gelen Yahudi kuruluşlarının sert tepkisini çekerken, kendisi antisemitizmle suçlandı. Uzmanlar ise yeni başbakanın ABD ve İsrail ile ilişkileri gözeterek dış politikada temkinli adımlar atabileceğini değerlendiriyor.

İngiltere'de Başbakan Keir Starmer'in istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine seçilen ve başbakanlık görevini üstlenen Andy Burnham'ın İsrail ve Gazze'ye ilişkin açıklamaları ülkede tartışma yarattı. Burnham'ın Gazze'de yaşananlar nedeniyle Filistin halkından özür dilemesi ve İsrail'e yeni yaptırımlar uygulanabileceğini söylemesi, ülkedeki önde gelen Yahudi kuruluşlarının tepkisini çekti.

İngiltere'de 4 Temmuz 2024 genel seçimlerinde İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle birlikte İsrail politikalarında kısmi değişiklikler yaşanmıştı. Ancak Başbakan Keir Starmer'in 22 Haziran'da istifa etmesinin ardından göreve gelen Andy Burnham'ın açıklamaları, bu değişimin daha da ileri taşınabileceği yorumlarına neden oldu.

GAZZE HALKINDAN ÖZÜR DİLEDİ

Yeni Şafak'ta yer alan habere göre Burnham, 10 Temmuz'da yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Gazze'de yaşananlara rağmen İsrail'e karşı yeterince sert bir politika izlemediğini belirterek Filistin halkından özür diledi. Göreve gelmesi halinde İsrail'e yönelik yeni yaptırımları değerlendirebileceğini ifade eden Burnham, ülkesinin bu konuda daha kararlı adımlar atması gerektiğini söyledi.

YAHUDİ KURULUŞLARINDAN TEPKİ

Burnham'ın açıklamaları, İngiltere'deki en büyük Yahudi kuruluşlarından Britanya Yahudileri Temsilciler Kurulu ile Yahudi Liderlik Konseyi'nin tepkisini çekti.

İki kuruluş ortak açıklamalarında Burnham'ı antisemitik söylemlerde bulunmakla suçlayarak açıklamalarından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Açıklamada, siyasi eleştirilerin Yahudi karşıtlığına dönüşmesinin endişe verici olduğu savunuldu.

İNGİLTERE'NİN İSRAİL POLİTİKASI NASIL DEĞİŞTİ?

Gazze'deki savaşın başladığı ilk dönemde dönemin Muhafazakâr Parti hükümeti İsrail'e güçlü destek vermişti. Eski Başbakan Rishi Sunak yönetimindeki İngiltere, İsrail'e istihbarat desteği sağlarken, ateşkes çağrılarına da mesafeli yaklaşmıştı.

Temmuz 2024'te İşçi Partisi'nin iktidara gelmesiyle birlikte Londra'nın politikalarında değişiklikler yaşandı. Keir Starmer hükümeti bazı silah ihracat lisanslarını askıya aldı, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkındaki yakalama kararına yönelik itirazını geri çekti ve 2025 yılında bazı İsrailli yetkililere yaptırım uyguladı. Aynı yıl İngiltere'nin Filistin devletini resmen tanıması da dış politikadaki önemli adımlardan biri olarak öne çıktı.

YEREL SEÇİMLER SONRASI LİDERLİK DEĞİŞTİ

7 Mayıs 2026'da yapılan yerel seçimlerde Reform UK'nin elde ettiği başarı, İşçi Partisi içinde liderlik tartışmalarını beraberinde getirdi. Seçimlerin ardından Keir Starmer görevinden ayrılırken, parti liderliğine Andy Burnham seçildi.

Burnham, The Guardian'a verdiği röportajda Gazze'de savaş suçları işlendiğine ilişkin yeterli kanıt bulunduğunu savunarak, İşçi Partisi'nin bugüne kadar verdiği tepkinin yetersiz kaldığını söyledi.

Yeni başbakan, İsrail hükümeti üzerindeki baskının artırılması gerektiğini belirterek, yeni yaptırımların yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet gösteren İsraillilerle ticaretin yasaklanmasının da değerlendirilebileceğini ifade etti.

"BASKILAR ETKİLİ OLABİLİR"

Burnham'ın açıklamalarının ardından Yahudi kuruluşlarının sert tepkisi, yeni başbakan üzerindeki siyasi baskının artabileceği yorumlarına neden oldu.

Londra merkezli düşünce kuruluşu European Leadership Network araştırmacısı Dr. Ziya Meral, Burnham'ın göreve başladıktan sonra ABD ile ilişkileri de gözetmek zorunda kalacağını belirterek, dış politikada ilk etapta daha temkinli hareket edebileceğini söyledi.

Meral ayrıca, Burnham'ın atayacağı dışişleri bakanının profilinin de İngiltere'nin İsrail ve ABD politikalarının şekillenmesinde belirleyici olacağını ifade etti.