ÇOMÜ'lü bilim insanı Ebru Caymaz kutuplardaki değişimi anlattı Açıklaması

Teknoloji Haberleri

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nden Doç. Dr. Ebru Caymaz, İzlanda ve Svalbard'daki saha çalışmalarında buzulların ciddi şekilde geri çekildiğini ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini belgeledi.

Uluslararası Antarktika Araştırmaları Bilimsel Komitesi ve "Kutup Bilimlerinde 100 Kadın Projesi"nde görev alan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Acil Yardım ve Afet Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ebru Caymaz, İzlanda ve Svalbard'da yürüttüğü saha çalışmalarında buzullardaki geri çekilmenin gözle görülebilir duruma geldiğini gözlemlediğini söyledi.

İklim değişikliğine dikkati çekmek için buzullarda 13 yıldır çalışma yapan Caymaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu yıl 4'üncü kez İzlanda'yı ziyaret ettiğini, ardından Arktik Okyanusu'nda Norveç'e bağlı takımadalar Svalbard'a hareket ettiğini belirtti.

Söz konusu bölgelerde buzullar ve iklim değişikliğiyle ilgili çalışmalar yaptığını anlatan Caymaz, "İlk defa 2017 yılında İzlanda'ya gitmiştim. 2026 yılındaki ziyaretim esnasında buzullarda gözle görülür inanılmaz bir geri çekilme olduğunu gördüm. 2010 yılında buzulun önüne yerleştirilen ve geri çekilmeyi gösteren bir tabela vardı. Bugün o tabeladan epey yürüyerek ancak buzul alanına ulaşabiliyoruz. Burada İzlanda'nın en büyük dördüncü buzulundan söz ediyoruz. Erime eğilimi bu şekilde devam ederse, önümüzdeki yüzyılda İzlanda'daki buzul varlığı ciddi ölçüde azalabilir." diye konuştu.

Svalbard'a beşinci kez gittiğini dile getiren Caymaz, özellikle kış dönemlerinde gözlenen yağış rejimi değişikliklerine dikkati çekti.

Doç. Dr. Caymaz, ziyaretlerinin üçünün kış, ikisinin de yaz mevsiminde yapıldığını belirterek, şöyle devam etti:

"19 Ocak'ta Svalbard yönetiminin merkezi olan Longyearbyen'de inanılmaz bir sağanakla karşılaştık. Normalde kar yağışı olması lazım. Buzulun çok daha stabil olması lazım. Bu durum buzulların stabilitesini doğrudan etkiliyor. Kutuplarda iklim değişikliğinin etkileri, dünyanın diğer bölgelerine kıyasla çok daha fazla hissediliyor."

Aynı zamanda dalış çalışmaları da yapan Caymaz, İzlanda ve Norveç'in kuzeyinde deniz altı gözlemleri gerçekleştirdiğini ifade ederek, karbon yutakları arasında yer alan kelp ormanlarının (özellikle soğuk ve besin açısından zengin sularda yetişen dev kahverengi yosunların oluşturduğu yoğun su altı bitki topluluğu) deniz ekosistemleri açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Kelp ormanlarındaki değişime de dikkati çeken Caymaz, "Kelp ormanlarında deniz kestanesi popülasyonunda ciddi bir artış gözleniyor. Bu durum, deniz suyu sıcaklıklarındaki artış ve ekosistem dengesindeki değişimlerle birlikte değerlendirilmeli." diye konuştu.

Yeni nesil afetler uyarısı

Doç. Dr. Caymaz, iklim değişikliğinin etkilerinin yalnızca buzullarla sınırlı olmadığını belirterek, yağış rejimlerinde yaşanan değişimlerin, uzun süreli seller ve kuraklık gibi yeni riskleri beraberinde getirdiğini kaydetti.

Bu tür olayların "yeni nesil afetler" olarak tanımlandığını dile getiren Caymaz, "Bazı bölgelerde aşırı yağışlar, bazı bölgelerde ise şiddetli kuraklıklar yaşanıyor. Bu durum tarımı, yerleşimleri ve göç hareketlerini doğrudan etkiliyor." değerlendirmesinde bulundu.