Hümeze Suresi Anlamı Ve Okunuşu! Hümeze Suresi Türkçe, Arapça Oku Dinle Ve Türkçe Meali, Faziletleri

Güncel Haberler

Hümeze Suresi, Mekke döneminde nâzil olmuştur. Dokuz âyetten oluşur. Sûre ismini 1. âyette geçen, "başkalarını arkadan çekiştirip kötülemeyi huy edinen kimse" anlamındaki hümeze kelimesinden alır. Peki Peki, Hümeze Sure anlamı ve okunuşu nedir? Hatim Duası Türkçe ve Arapça meali nedir? Hümeze Suresi faziletleri nelerdir?

Mekke döneminde nâzil olmuştur. Dokuz âyetten oluşur. Nüzûl sırası itibariyle otuz ikinci sûredir. Sûre ismini 1. âyette geçen, "başkalarını arkadan çekiştirip kötülemeyi huy edinen kimse" anlamındaki hümeze kelimesinden alır. Aynı âyette yer alan lümeze ise "insanları yüzlerine karşı ayıplayıp küçük düşürmeyi huy edinen kimse" demektir. Peki, Hümeze Suresi Anlamı Ve Okunuşu! Hümeze Suresi Türkçe, Arapça Oku Dinle Ve Türkçe Meali, Faziletleri nedir? İşte detaylar haberimizde...

HÜMEZE SURESİNİN TÜRKÇE MEALİ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline! (1-2)

O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır. (3)

Hayır! Andolsun ki o, Hutâme'ye atılacaktır. (4)

Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin? (5)

O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir. (6-7)

Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır. (8-9)

HÜMEZE SURESİNİN OKUNUŞU

Bismillahirrahmânirrahîm

Veylül li külli hümezetil lümezeh

Ellezıcemea malev ve addedeh

Yahsebü enne malehu ahledeh

Kella le yümbezenne fil hutameh

Ve ma edrake mel hutameh

Narullahil mukadeh

Elleti tettaliu alel ef'ideh

İnneha aleyhim mü'sadeh

Fi amedim mümeddedeh

Hümeze Suresi Anlamı Ve Okunuşu! Hümeze Suresi Türkçe, Arapça Oku Dinle Ve Türkçe Meali, Faziletleri
Hümeze Suresi 1. Ayet
Hümeze Suresi Anlamı Ve Okunuşu! Hümeze Suresi Türkçe, Arapça Oku Dinle Ve Türkçe Meali, Faziletleri
Hümeze Suresi 4. ve 9. Ayet

Hümeze Suresi Konusu

Sûrede insanları küçümseme, kusur arama gibi davranışlar eleştirilmekte; servete güvenme ve onu yanlış yolda kullanmanın kişiye ne büyük zararlar getireceği anlatılmaktadır.

HÜMEZE SURESİNİN FAZİLETLERİ NELERDİR?

Hümeze Suresi faziletleri, Resulullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: "Her kim Hümeze suresini okursa, Allah'u Teala, Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) ve Ashabı ile alay edenlerin sayısınca kendisine on hasene verir."

Hümeze suresi ile nazar değmiş kişiye7 defa okunması nazarı ortadan kaldırır.

Hümeze suresini iftiraya uğrayan kişi21 defa okursa iftiradan kurtulur.

HÜMEZE SURESİNİN TEFSRİ (Kur'an Yolu)

"Vay haline!" diye çevirdiğimiz veyl kelimesi "çetin azap, helâk, yok olma, rezil rüsvâ olma, cehennemde bir vadi, beddua" anlamlarına gelmektedir. Meâlde bunların tamamına işaret eden "vay haline" lafzı kullanılmıştır. "Arkadan çekiştiren" diye çevirdiğimiz hümeze kelimesi ise "birini arkasından çekiştirmek, kaş göz, el kol işaretleriyle onunla alay etmek, aşağılamak" mânalarına gelen hemz kökünden türemiş bir sıfat olup "insanları arkadan çekiştirmeyi, şeref ve haysiyetlerini yaralamayı alışkanlık haline getiren, bundan zevk alan kimse" demektir. "Ayıp kusur arayan" diye çevirdiğimiz lümeze kelimesi de benzer davranışları arkadan değil, kişinin yüzüne karşı gösteren kimseyi ifade eder. Bu âyetlerin, mal ve servetinin çokluğuyla gururlanıp insanlarla alay ederek onların şahsiyetlerini zedeleyen Ahnes b. Şüreyk isimli putperest Arap hakkında indiği rivayet edilmiştir (bk. Kurtubî, XX, 183). Ancak sûrenin iniş sebebinin özel olması hükmünün genel olmasına engel değildir. İslâm dini, insan şahsiyetinin ve onurunun korunmasına son derece önem verdiği için Kur'an bu tür davranışları kınamakta ve böyle davranışlar sergileyenlerin âhirette ateşle cezalandırılacağını haber vermektedir. 2-3. âyetler servetinin çokluğuna gururlanıp insanlarla alay eden kimselerin aynı zamanda helâl haram demeden mal toplayan, onu saklayan, fakirlik korkusuyla cimrilik ederek onu hayır yolunda harcamaktan kaçınan, fakirin hakkını vermeyen ve servetinin kendisini ebedîleştireceğini sanan bencil ve maddeci kimseler olduklarını da ifade etmektedir.

Hutame, "kıran, parçalayan" anlamında bir sıfat olup içine atılan her şeyi yakarak kırıp geçiren cehennemi veya onun özel bir bölümünü ifade eder. "Hayır!" anlamına gelen 4. âyetin başındaki kellâ kelimesi, asıl gerçeğin yukarıda nitelikleri anlatılan o bedbaht inkârcının düşündüğü gibi olmadığını gösteren bir uyarı amacı taşır. Nitekim devamında onun mutlaka cehenneme atılacağı bildirilmektedir. 5. âyetteki soruyla cehennemin son derece korkunç bir yer olduğuna vurgu yapılmıştır.

Burada dünyadayken gönül incitip yürek yakan suçluların, günah­kârların –zindandaki mahpuslar, esirler gibi– uzun direklere, sütunlara bağlandıkları, ateşten kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı bir cehennem tasviri yapılmaktadır. Öyle ki, her şeyi yakıp kavuran ateş, ta yüreklere kadar bütün vücudu sarıp kuşatıyor! Çünkü o günahkâr da dünyada zayıf, çaresiz mâsumların yüreklerini yakmıştı. Her kötülük önce kalptedir, oradan başlar ve sonrasında inkâr, hakaret, küfür, alay, aşağılama, çekiştirme, saldırı vb. eylemler olarak dışa taşar. Onun için âyette azabın da kalpleri saracağı belirtilmiştir.

HÜMEZE SURESİ HAKKINDA BİLGİLER

Sûre, insan ilişkilerinde temel olan ahlâk ilkelerinin önemli bir kuralına dikkat çekmektedir. İnsanları arkadan çekiştirip kötülemek ve karalamak, yüzlerine karşı hakaret ederek veya dolaylı yollardan alay edip küçük düşürmeye uğraşmak, sözlü olarak veya el kol, kaş göz işaretleri yaparak onların şeref ve haysiyetiyle oynamak ve bunu bir alışkanlık haline getirmek çok kötü davranışlardır. "Vay haline!" diye söze başlayarak bu kötü huy sahiplerini şiddetle kınayan sûre kendilerinin çok daha kötü bir duruma düşeceklerini, acıklı bir azaba uğrayacaklarını bildiren âyetlerle son bulur. Üstelik yığdıkları servete ve sayıp durdukları paraya güvenerek insanlarla alay edip kalplerini kıranların, cehennemin, adına "hutame" denilen ve içine atılan her şeyi yakıp bitiren, kırıp geçiren özel bir bölümünde azap göreceklerini haber vermektedir. Bu ateş onları yüreklerinin içinden sarıp yakalayacak, upuzun bir boru içine tıkanıp kalmış gibi çaresiz bırakacaktır. İftiraya ve hakarete uğrayan insanın yüreği nasıl yanarsa dünya malına güvenip herkesi küçük düşürmeye çalışan, küstahça inciten hümeze ve lümeze tipleri de böyle bir özel ateşte yanacaktır. Burada, "Ceza suç cinsinden olmalı" kuralına uygunluk söz konusu olduğu gibi "hutame" kelimesinin "hümeze" ve "lümeze" ile aynı vezinde olması dolayısıyla lafız bakımından da uygunluk bulunmaktadır ki edebiyatta buna "müşâkele" denir.

Bir önceki Asr sûresinde ebedî kurtuluşa erecek insanların başlıca nitelikleri gösterilmişti. Bu sûrede ise servet hırsına kapılan, zenginliğiyle şımarıp kendini âdeta ölümsüz bir varlık gibi görecek kadar küstahlaşan insanlara has ahlâk bozukluklarına işaret edilmekte, aslında Allah'ın kullarını sınamak için verdiği, izâfî bir değer taşıyan serveti ve genel olarak gücü mutlak bir değer gibi telakki edip bu imkânlara sahip oldukları için kendilerinde mâsum insanları tahkir etme hakkı görenler ve böylece insanların kişilik haklarına zarar verenlerin âhirette mâruz kalacakları ceza veciz bir şekilde anlatılmaktadır.

Hümeze sûresinin faziletine dair Übey b. Kâ'b'dan rivayet edilip bazı tefsir kitaplarında yer alan (meselâ bk. Zemahşerî, IV, 233) ve Allah'ın Hümeze sûresini okuyana Muhammed ashabının sayısı kadar ecir vereceğini bildiren hadisin uydurma olduğu kabul edilmiştir (İbnü'l-Cevzî, I, 239-241; Zerkeşî, I, 432).