Hong Kong'da eski medya patronu Lai, ulusal güvenlik davasında 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Güncel Haberler

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde, Apple Daily gazetesinin kurucusu Jimmy Lai, 'halkı isyana teşvik' ve 'dış güçlerle işbirliği' suçlamalarıyla 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Lai'nin davası, Batılı ülkeler tarafından demokratik özgürlüklerin ihlali olarak değerlendiriliyor.

Çin'in Hong Kong Özel İdari Bölgesi'nde kapatılan Apple Daily gazetesinin kurucusu, muhalif medya patronu Jimmy Lai'ye "halkı isyana teşvik" ve "dış güçlerle işbirliği" suçlarından yargılandığı davada 20 yıl hapis cezası verildi.
Eski medya patronunun, 2019'da suçluların Çin ana karasına iade yasa tasarısına karşı yürütülen kitlesel protestolardaki rolü nedeniyle yargılandığı davada, Lai'nin yanı sıra Apple Daily ve bağlantılı 3 şirketin 6 eski yöneticisi ile 2 aktivist hapis cezası aldı.
Hong Kong Yüksek Mahkemesi tarafından görülen davada, 78 yaşındaki Lai'ye 20 yıl hapis cezası verildi.
Daha önce atılı suçları kabul eden Apple Daily ve bağlantılı 3 şirketin 6 eski yöneticisi, 6 yıl 9 ay ila 10 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılırken, savcılığa ifade eden 2 aktivist ise 7 yıl 3'er ay hapis cezası aldı.
Mahkeme, 15 Aralık 2025'teki karar duruşmasında Lai'nin iki kez "dış güçlerle işbirliği" ve bir kez "halkı isyana teşvik" suçunu işlediğine hükmetmişti.
Kararda, Lai'nin, Nisan 2019 ile Haziran 2021 tarihlerini kapsayan dönemde, sahibi olduğu yayın kuruluşunu ve sosyal medya platformlarını, otoritelere karşı kamusal hoşnutsuzluk yaratmak ve uluslararası yaptırımları tetiklemek amacıyla kullandığı belirtilmişti.
Lai'nin "Fight For Freedom, Stand With Hong Kong" (Özgürlük İçin Mücadele Et, Hong Kong'un Yanında Ol) lobi grubuna mali destek sağladığına işaret edilen kararda, bu yolla Batı ülkelerinde Hong Kong'a karşı yaptırımları kışkırtmaya çalıştığı ifade edilmişti.
Apple Daily'nin kapatılması
Hong Kong polisi, Ağustos 2020'de Apple Daily ile çatı şirketi Next Digital'in ofislerine baskın düzenleyerek Jimmy Lai ile 6 gazete yöneticisini, "ulusal güvenlik yasasını ihlal ettikleri" ve "dış güçlerle işbirliği yaptıkları" gerekçesiyle gözaltına almıştı.
Mal varlıkları dondurulan, yöneticileri ve editörleri gözaltına alınan gazete, Haziran 2021'de kapanmıştı.
Lai, daha önce şirketle ilgili soruşturmada kira sözleşmelerinde tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle açılan davada 5 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Yüksek Mahkeme tarafından görülen ulusal güvenlik davasının ilk duruşması, 18 Aralık 2023'te yapılmıştı.
Davanın uluslararası yankıları
Lai'nin davası, Batılı ülkeler tarafından eski İngiliz sömürgesi olan bölgede demokratik özgürlüklerin ihlalinin sembolü olarak görülüyor.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Kasım 2024'te Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen G20 Zirvesi'nde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı ikili görüşmede konuyu gündeme getirmiş, bu yıl ocakta Pekin'e yaptığı ziyarette de konuyu gündeme getirdiğini ifade etmiş ancak görüşmelere ilişkin yapılan açıklamalarda davaya değinilmemişti.
ABD Başkanı Donald Trump da seçim kampanyası sırasında Çin lideri Şi ile Lai'nin serbest bırakılmasını görüşüp görüşmeyeceği sorusuna, "Yüzde 100, onu dışarı çıkaracağım." yanıtını vermişti.
Başkan Trump, konuyu Şi ile 30 Ekim 2025'te Güney Kore'nin Busan şehrinde yaptıkları görüşmede gündeme getireceğini belirtmiş, ancak zirvenin ardından bu konuda bir açıklama yapılmamıştı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Lai'nin yargılanmasının Hong Kong'un ve Çin'in "iç işi" olduğunu ve bu konuda dış baskıyı kabul etmeyeceklerini dile getirmişti.
Olay
Hong Kong'da 2019'da suçluların Çin ana karası, Makao Özel İdari Bölgesi ve Tayvan'a iadesini kolaylaştıran yasa tasarısı, merkezi hükümetin bölgenin özerk hukuk sistemi üzerinde tahakkümüne yol açacağı gerekçesiyle muhalefetin tepkisine yol açmıştı.
Yasa görüşülürken mecliste yoğun tartışmalar yaşanmış, Haziran 2019'dan itibaren kent sokaklarında ve üniversite kampüslerinde binlerce kişinin katıldığı büyük çaplı kitlesel gösteriler düzenlenmişti.
Gösterilerin giderek yayılması üzerine yerel hükümet, temmuzda tasarının askıya alındığını açıklamış, gösterilerin kesilmemesi üzerine ise eylülde tasarının iptal edildiğini duyurmuştu.
Tasarının iptaline rağmen göstericiler, hükümetin istifası talebiyle protestolarına yıl sonuna kadar devam etmişti.
Ulusal Güvenlik Yasası
Protestoların ardından Çin yönetimi, Haziran 2020'de çıkardığı Ulusal Güvenlik Yasası ile hükümeti yıkmaya teşebbüs, vatana ihanet ve ulusal güvenliği tehlikeye atan eylemleri suç haline getirmiş, yasa Hong Kong Meclisince onaylanarak bölgede yürürlüğe girmişti.
İçeriği itibarıyla aslen demokrasi yanlısı protesto hareketini hedef alan yasanın yürürlüğe girmesiyle muhalif gazeteciler, siyasetçiler, iş insanları ve aktivistlerin ulusal güvenlik gerekçesiyle yargılanmalarının önü açılmıştı.
Yasa kapsamında 100'den fazla muhalif hakkında soruşturma başlatılırken, demokrasi yanlısı çok sayıda sivil toplum örgütü ve medya kuruluşu kapatılmıştı.