Hayvansal atıklarda yıllık 8-10 milyar kilovatsaat elektrik potansiyeli bulunuyor

Ekonomi Haberleri

TAYED Başkanı Ali Rıza Öner, hayvansal atıklardan 4-5 milyar metreküp biyometan ve 8-10 milyar kilovatsaat elektrik potansiyeli olduğunu söyledi. Türkiye'deki 100 tesis 313 megavat güçle yılda 2,4 milyar kilovatsaat üretirken Öner, sürdürülebilirlik için yeni destek gerekli dedi.

Hayvancılık faaliyetleri sonucu ortaya çıkan atıklar, çevresel etkilerinin yanı sıra enerji üretimi açısından da önemli bir potansiyel taşıyor.
Özellikle büyükbaş hayvan gübresinden biyogaz üretilmesinin, metan emisyonlarının azaltılmasına, elektrik ve ısı üretimine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Hayvansal atıkların oksijensiz ortamda parçalanmasıyla elde edilen biyogazın enerji üretiminde kullanılması, atıkların ekonomik değere dönüştürülmesini sağlarken süreç sonunda ortaya çıkan organik materyal de gübre olarak değerlendirilebiliyor.
AA muhabirinin, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2025 yılı hayvansal üretim istatistikleri ile Tarım ve Orman Bakanlığının aynı döneme ilişkin verilerinden derlediği bilgilere göre, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye'de 17 milyon 709 bin büyükbaş, 57 milyon 874 bin küçükbaş ve 394 milyon 32 bin kümes hayvanı bulunuyor.
Biyogaz tesisleri metanın yakalanmasını sağlıyor
Atık Yönetimi ve Atıktan Enerji Üreticileri Derneği (TAYED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Rıza Öner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hayvan varlığından kaynaklanan atıkların önemli bir enerji kaynağı olduğunu belirterek "Yıllık 4–5 milyar metreküp biyometan ve yaklaşık 8–10 milyar kilovatsaat elektrik üretimi potansiyelinden söz ediyoruz." dedi.
Öner, gübrenin oksijensiz koşullarda depolandığı çukur ve havuzlarda metan oluştuğunu, atmosfere salınan bu gazın küresel ısınmayı artırdığını anlattı.
Biyogaz tesislerinde organik maddelerin kapalı reaktörlerde işlendiğini ve ortaya çıkan gazın elektrik ve ısı üretiminde kullanılabildiğini veya arıtılarak biyometana dönüştürülebildiğini aktaran Öner, şunları kaydetti:
"Türkiye açısından çevresel kazanım, hayvansal atıkların kontrollü bir yönetim sürecine alınması ve bu atıklardan yerli, yenilenebilir enerji üretilmesi. Dolayısıyla biyogaz tesislerini değerlendirirken elektrik üretiminin yanında, üstlendikleri atık yönetimi işlevini de dikkate almak gerekiyor."
"En önemli sorun tesislerin ekonomik sürdürülebilirliği"
Öner, hayvansal atıklardan enerji üretiminin önündeki en önemli sorunun tesislerin ekonomik sürdürülebilirliği olduğunu belirterek biyogazdan elektrik üretiminde yüksek yatırım ve işletme maliyetleri bulunduğunu, artan atık tedarik maliyetlerinin de tesislerin ekonomisini zorladığını dile getirdi.
Geçmişte hayvancılık işletmelerinin bertaraf etmek zorunda oldukları atıkları biyogaz tesislerine bedelsiz verdiğini, sektörün gelişmesiyle bu atıkların yüksek fiyatlarla satılmaya başlandığını anlatan Öner, bu durumun tesislerin maliyetlerini artırdığını söyledi.
Öner, mevcut Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) desteklerinin sona ermesinin ardından serbest piyasa fiyatlarıyla maliyetlerini karşılamakta zorlanabilecek tesislerin kapanma riskiyle karşı karşıya kalabileceğini belirterek sektörün sürdürülebilirliği için yeni destek mekanizmalarına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Biyogazın arıtılarak biyometana dönüştürülmesi ve gerekli kalite koşullarını sağlaması halinde doğal gaz yerine kullanılabilmesi için mevzuat, altyapı ve destek mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini aktaran Öner, enerji üretimi, atık yönetimi ve tarımsal kullanımın birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.
"Bir ineğin yıllık atığı bir evin 5 aylık elektriğini karşılayabilir"
Öner, hayvansal atıkların enerji değerinin günlük hayat üzerinden de somutlaştırılabileceğini belirterek "Bir ineğin bir yılda ürettiği gübrenin biyogaz tesisinde değerlendirilmesiyle 1000 kilovatsaat elektrik elde edildiğini varsayarsak, bu miktar yılda 2 bin 400 kilovatsaat elektrik tüketen bir hanenin 5 aylık ihtiyacını karşılayabilir." ifadelerini kullandı.
Bu örneğin, hayvansal atıkların enerji değerini ortaya koyduğunu dile getiren Öner, elektrik üretiminin ardından elde edilen sıvı ve katı fermente ürünlerin uygun koşullarda tarımda kullanılmasıyla besin maddelerinin yeniden toprağa kazandırılabileceğini kaydetti.
Öner, Türkiye'de hayvansal ve bitkisel atıklardan elde edilen biyogazı elektrik üretiminde kullanan yaklaşık 100 tesis bulunduğunu, toplam 313 megavat kurulu güce sahip bu tesislerin yılda 2,4 milyar kilovatsaat (kWh) elektrik üretebildiğini belirtti.