Reşit Kibar'ın İkinci Ölüm Yılında Halkevleri'nden Direniş Mesajı: 'Bir Ağaç Daha Kestirmeyeceğiz'

Güncel Haberler

Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları, Artvin Cankurtaran'da ağaç kesimini engellerken öldürülen Reşit Kibar'ı ikinci ölüm yıl dönümünde andı. Hocaoğulları, 'Reşit'in kavgası kavgamızdır ve kuvvetli bir kavgaya hazırız. Bir ağaç daha kestirmeyeceğiz, bir canımızı daha kaybetmeyeceğiz' diyerek doğa talancılarına karşı mücadelenin süreceğini vurguladı.

(ANKARA) - Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları, Artvin'in Cankurtaran bölgesinde ağaç kesimini engellemeye çalışırken öldürülen Reşit Kibar'ı ölümünün ikinci yılında anarak, "Reşit'in kavgası kavgamızdır ve kuvvetli bir kavgaya hazırız. Bir ağaç daha kestirmeyeceğiz, bir canımızı daha kaybetmeyeceğiz" dedi.
Artvin'in Borçka ilçesine bağlı Cankurtaran bölgesinde "Konaklamalı Mesire Alanı Projesi" kapsamında yapılmak istenen ağaç kesimini engellemeye çalışırken silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren Reşit Kibar'ın ölümünün üzerinden iki yıl geçti.
Halkevleri Genel Başkanı Sevinç Hocaoğulları, Kibar'ın ölüm yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, şunları kaydetti:
"Bugün Reşit Kibar'ın Artvin Cankurtaran'da ağaç kesimine engel olmak isterken katledilişinin ikinci yıldönümü. Reşit'in mücadelesi Artvin'i parsel parsel ruhsatlayan maden, enerji ve turizm sermayesine karşı yaşam mücadelesiydi.
Çünkü Reşit de Cankurtaran halkı gibi iyi biliyordu ki o projeler gerçekleştiğinde ne o bölgede yaşam devam edebilecek ne de halkın geçimini sağladığı ormancılık, tarım ve hayvancılık devam edebilecekti. Cankurtaran halkı ya göç edecekti ya da topraklarında o ihaleleri alan şirketlere köle olmak zorunda kalacaktı. Reşit tam olarak bu nedenle kendi bedenini ağacın, doğanın bedenine siper etti.
3 Eylül 2024'te Reşit Kibar'a Cankurtaran'da bir sermaye tetikçisinin eliyle doğrultulan silah aslında yaşam savunmasına doğrultuldu. Yaşam savunmasını hedef alan şirket Reşit Kibar davasında projeyi engelleyen köylülerden 'Siz kim oluyorsunuz?' diyerek hesap sormaya kalkabiliyordu. Bir tetikçinin ateşlediği silahla yapılan cinayet, maden ve enerji şirketlerinin ölümcül kar hırsının göstergelerinden sadece biri."
"YAŞAM SAVUNMASI BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR"
Maden ve enerji şirketlerinin doğal kaynak sömürüsünün dünyanın dört bir yanında savaşlar, çatışmalar ve işgallerle devam ettiğini belirten Hocaoğulları, şöyle devam etti:
"Ekolojik yağma ve yıkım; yoksulluk, ölümcül çatışma koşulları, felakete dönüşen doğal afetler üretiyor. Türkiye'de de durum farklı değil. Cankurtaran direnişi; Cankurtaran ve Borçka'daki projeleri ve o süreçte Arhavi'de yapılmak istenen maden projelerini geri çektirdi. Ancak biliyoruz ki Artvin Hod, Murgul, Cerattepe ve dört bir yanımızda Saray rejimi yağma faaliyetlerini sürdürüyor. Saray'ın doğa ve yaşam alanlarına dönük saldırılarına karşı ekolojik ve kentsel yağma ve yıkımın karşısında yaşam savunması da büyümeye devam ediyor.
Yaşam savunması bir yanıyla Reşit Kibar'ın yağmayı ve yıkıma karşı bize bıraktığı bir direniş mirasıdır. Yaşam savunması Karadeniz'in dört bir yanından Ege'nin dört bir köşesine, Sivas'a, İstanbul'da Kuzey Ormanları'nda kentsel ranta karşı devam ediyor."
"BİR AĞAÇ DAHA KESTİRMEYECEĞİZ"
Kibar için yürütülen adalet mücadelesinin yalnızca dava takibinden ibaret olmadığını vurgulayan Hocaoğulları, şunları kaydetti:
"Karadeniz başta olmak üzere yurdun dört bir yanında doğa talancılarına karşı yürütülen tüm mücadeleleri de Reşit'in adalet mücadelesinin bir parçası olarak görüyoruz. Reşit saldırıdan sadece bir gün önce projeye yönelik itirazlarını iletmek için gittiği Orman İşletmesi'ndeki görüşmeyi aktarırken 'Yarın oraya gelinmeye başladığı zaman bir kuvvetli kavga gerekiyor' demişti. Reşit'in kavgası kavgamızdır ve kuvvetli bir kavgaya hazırız. Bir ağaç daha kestirmeyeceğiz, bir canımızı daha kaybetmeyeceğiz."
NE OLMUŞTU
Artvin'in Borçka ve Hopa ilçeleri sınırında bulunan Cankurtaran Geçidi'nin önemli bir bölümü, "Konaklamalı Mesire Alanı Projesi" kapsamında Yunus Merttürk'ün sahibi olduğu Yapısoy Beton adlı firmaya ihale edildi. Köylüler, projenin "Konaklamalı Mesire Alanı" adı altında maden açılmasını amaçladığını ve açıklanandan daha geniş bir alana yayılacağını belirterek, çalışmalara itiraz etti.
Proje kapsamında 3 Eylül 2024'te ağaç kesmek için bölgeye gelen ekipler ile kesime karşı çıkan köylüler arasında arbede yaşandı. Arbede sırasında Muhammet Ustabaş, Fikret Merttürk'e ait araçtan aldığı silahla ateş açtı. Saldırıda vurulan Reşit Kibar, köylülerin imkanlarıyla kaldırıldığı Hopa Devlet Hastanesi'nde yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.