Halep'te unutulmaya yüz tutan deri yakma sanatı
Halep'te yaşayan Yememe Türkmeni, geleneksel deri yakma sanatını yaşatmak için atölyesinde kızlarıyla birlikte çalışıyor. Doğal deri bulmakta zorlanan Türkmeni, bu zanaatı gençlere ücretsiz öğretmeyi hedefliyor.
HALEP (AA) – AHMET KARAAHMET - Suriye'nin Halep ilinde yaşayan Yememe Türkmeni, bölgede yok olmaya yüz tutan geleneksel deri yakma sanatını yaşatmak için yoğun emek harcıyor.
Nadir rastlanan ve yüksek ustalık gerektiren deri yakma sanatı, ısıtılmış metal aletlerin doğal deri yüzeyine uygulanmasıyla gerçekleştiriliyor.
Zanaatkarlar, ince detayları ve ton geçişlerini oluşturabilmek için sıcaklık ve baskı seviyesini büyük bir hassasiyetle ayarlamak zorunda kalıyor. Bölgede geçmişte bilinen bir uğraş olmasına rağmen günümüzde bu sanatı icra edenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az.
Anne ve kızlarının Halep'teki sanat atölyesi
Halep'teki atölyesinde çalışmalarını sürdüren 53 yaşındaki, 4 çocuk annesi emekli el sanatları öğretmeni Türkmeni, doğal deriyi el işçiliği ve ısıyla şekillendirerek sanat eserlerine dönüştürüyor.
Kızlarıyla birlikte geleneksel motifleri deri yüzeyine işleyen Türkmeni, unutulmaya yüz tutan bu zanaatı hem geleceğe taşımayı hem de gençlere öğretmeyi hedefliyor.
"Bu zanaat çok eski olmasına rağmen Halep'te neredeyse unutulmuştu"
AA muhabirine konuşan Türkmeni, 26 yıldır bu sanatla ilgilendiğini söyledi.
Türkmeni, "Bu zanaat çok eski olmasına rağmen Halep'te neredeyse unutulmuştu. Ahşap üzerine yakma sanatıyla uğraşan birçok kişi vardı ancak deri üzerine çalışan çok azdı." dedi.
Kızları için deri çantalar tasarlayarak başladı
Sanat yolculuğuna kendisi ve kızları için deri çantalar tasarlayarak başladığını söyleyen Türkmeni, çevresinden gelen yoğun talep üzerine ürün yelpazesini genişlettiğini, zamanla duvar panoları, masaüstü tabloları ve özel dekoratif objeler üretmeye başladığını ifade etti.
Katıldığı sergilerde gördüğü ilgiden memnun olduğunu dile getiren Türkmeni, özellikle yurt dışında yaşayan Suriyelilerin taleplerine göre üretimini şekillendirdiğini belirtti.
Türkmeni, "Sergilerde küçük ve hafif parçaların daha fazla tercih edildiğini gördüm. Özellikle yurt dışındaki insanlar kolay taşınabilecek eserleri tercih ediyor. Bu nedenle çalışmalarımda bu ürünlere ağırlık verdim." diye konuştu.
"Bu sanat bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmedi"
Deri yakma sanatını daha fazla kişiye öğretmek istediğini vurgulayan Türkmeni, kızlarına da bu alanda eğitim verdiğini ancak eğitim hayatları sebebiyle birlikte çalışma imkanlarının sınırlı kaldığını söyledi.
Bu zanaatın tarihsel geçmişine de dikkati çeken Türkmeni, deri üzerine yapılan çalışmaların eski dönemlerden bu yana kullanıldığına işaret ederek, "Bu çok eski bir meslek. Tarihte ilk yazıların ve bazı mesajların deri üzerine işlendiği biliniyor. Ancak bu sanat bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmedi." ifadelerini kullandı.
En büyük zorluk doğal deri bulmak
Deri yakma sanatında en önemli sorunlardan birinin uygun malzeme temini olduğunu belirten Türkmeni, çalışmalarında doğal ve boyasız deri bulmakta güçlük çektiğini ifade etti.
Türkmeni, "Çalıştığım derinin doğal olması gerekiyor. Ancak piyasadaki derilerin büyük bölümü boyalı olduğu için uygun deriyi özel olarak temin etmek zorunda kalıyorum." şeklinde konuştu.
"Aynı tasarımı yapsam bile iki ürünün tamamen aynı olması mümkün değil"
Kullandığı derinin özelliklerinin her eseri farklı kıldığını dile getiren Türkmeni, hayvanın yaşı, türü ve derinin alındığı bölgenin dahi ürünlerin görünümünü etkilediğini söyledi.
Türkmeni, "Aynı tasarımı yapsam bile iki ürünün tamamen aynı olması mümkün değil. Her parça farklı bir renk ve doku kazanıyor." diye konuştu.
"Bu mesleği gençlere, gerekirse ücretsiz öğretmek istiyorum"
Gençlere kültürel mirasa sahip çıkmaları çağrısında bulunan Türkmeni, geleneksel el sanatlarının küçük projelerle geleceğe taşınabileceğini belirtti.
Türkmeni, şu ifadeleri kullandı:
"Kültürümüzde çok değerli el sanatları var. Bunları geliştirerek başarılı projelere dönüştürebiliriz. Bu mesleği gençlere, gerekirse ücretsiz olarak öğretmek istiyorum. Çünkü bu sanatın yaşatılması gerekiyor."
Nadir rastlanan ve yüksek ustalık gerektiren deri yakma sanatı, ısıtılmış metal aletlerin doğal deri yüzeyine uygulanmasıyla gerçekleştiriliyor.
Zanaatkarlar, ince detayları ve ton geçişlerini oluşturabilmek için sıcaklık ve baskı seviyesini büyük bir hassasiyetle ayarlamak zorunda kalıyor. Bölgede geçmişte bilinen bir uğraş olmasına rağmen günümüzde bu sanatı icra edenlerin sayısı parmakla gösterilecek kadar az.
Anne ve kızlarının Halep'teki sanat atölyesi
Halep'teki atölyesinde çalışmalarını sürdüren 53 yaşındaki, 4 çocuk annesi emekli el sanatları öğretmeni Türkmeni, doğal deriyi el işçiliği ve ısıyla şekillendirerek sanat eserlerine dönüştürüyor.
Kızlarıyla birlikte geleneksel motifleri deri yüzeyine işleyen Türkmeni, unutulmaya yüz tutan bu zanaatı hem geleceğe taşımayı hem de gençlere öğretmeyi hedefliyor.
"Bu zanaat çok eski olmasına rağmen Halep'te neredeyse unutulmuştu"
AA muhabirine konuşan Türkmeni, 26 yıldır bu sanatla ilgilendiğini söyledi.
Türkmeni, "Bu zanaat çok eski olmasına rağmen Halep'te neredeyse unutulmuştu. Ahşap üzerine yakma sanatıyla uğraşan birçok kişi vardı ancak deri üzerine çalışan çok azdı." dedi.
Kızları için deri çantalar tasarlayarak başladı
Sanat yolculuğuna kendisi ve kızları için deri çantalar tasarlayarak başladığını söyleyen Türkmeni, çevresinden gelen yoğun talep üzerine ürün yelpazesini genişlettiğini, zamanla duvar panoları, masaüstü tabloları ve özel dekoratif objeler üretmeye başladığını ifade etti.
Katıldığı sergilerde gördüğü ilgiden memnun olduğunu dile getiren Türkmeni, özellikle yurt dışında yaşayan Suriyelilerin taleplerine göre üretimini şekillendirdiğini belirtti.
Türkmeni, "Sergilerde küçük ve hafif parçaların daha fazla tercih edildiğini gördüm. Özellikle yurt dışındaki insanlar kolay taşınabilecek eserleri tercih ediyor. Bu nedenle çalışmalarımda bu ürünlere ağırlık verdim." diye konuştu.
"Bu sanat bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmedi"
Deri yakma sanatını daha fazla kişiye öğretmek istediğini vurgulayan Türkmeni, kızlarına da bu alanda eğitim verdiğini ancak eğitim hayatları sebebiyle birlikte çalışma imkanlarının sınırlı kaldığını söyledi.
Bu zanaatın tarihsel geçmişine de dikkati çeken Türkmeni, deri üzerine yapılan çalışmaların eski dönemlerden bu yana kullanıldığına işaret ederek, "Bu çok eski bir meslek. Tarihte ilk yazıların ve bazı mesajların deri üzerine işlendiği biliniyor. Ancak bu sanat bugüne kadar hak ettiği ilgiyi görmedi." ifadelerini kullandı.
En büyük zorluk doğal deri bulmak
Deri yakma sanatında en önemli sorunlardan birinin uygun malzeme temini olduğunu belirten Türkmeni, çalışmalarında doğal ve boyasız deri bulmakta güçlük çektiğini ifade etti.
Türkmeni, "Çalıştığım derinin doğal olması gerekiyor. Ancak piyasadaki derilerin büyük bölümü boyalı olduğu için uygun deriyi özel olarak temin etmek zorunda kalıyorum." şeklinde konuştu.
"Aynı tasarımı yapsam bile iki ürünün tamamen aynı olması mümkün değil"
Kullandığı derinin özelliklerinin her eseri farklı kıldığını dile getiren Türkmeni, hayvanın yaşı, türü ve derinin alındığı bölgenin dahi ürünlerin görünümünü etkilediğini söyledi.
Türkmeni, "Aynı tasarımı yapsam bile iki ürünün tamamen aynı olması mümkün değil. Her parça farklı bir renk ve doku kazanıyor." diye konuştu.
"Bu mesleği gençlere, gerekirse ücretsiz öğretmek istiyorum"
Gençlere kültürel mirasa sahip çıkmaları çağrısında bulunan Türkmeni, geleneksel el sanatlarının küçük projelerle geleceğe taşınabileceğini belirtti.
Türkmeni, şu ifadeleri kullandı:
"Kültürümüzde çok değerli el sanatları var. Bunları geliştirerek başarılı projelere dönüştürebiliriz. Bu mesleği gençlere, gerekirse ücretsiz olarak öğretmek istiyorum. Çünkü bu sanatın yaşatılması gerekiyor."
Kaynak: AA / Güncel
Suriye, Kültür, Güncel, Çocuk, Sanat, Çocuk, Suriye, Kültür, Sanat, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA