Güvenli olmayan gıdalar dünya ekonomisine yılda 310 milyar dolar kaybettiriyor
Gıda sektöründe güvenli üretim ve denetim süreçleri önem kazanıyor. Oneka Danışmanlık Kurucusu Onur Türkoğlu, işletmelerin sadece belge almak değil, günlük üretim süreçlerine standartları yerleştirmesi gerektiğini vurguluyor. Dünya genelinde güvensiz gıdaların yol açtığı sağlık sorunlarının ekonomiye yıllık maliyeti ise yaklaşık 310 milyar doları buluyor. ISO 22000 standardının önemi de bu noktada ortaya çıkıyor.
Gıda sektöründe izlenebilirlik, hijyen ve risk yönetimine yönelik beklentiler giderek artarken işletmelerin yalnızca sertifika almaya değil, standartları günlük üretim süreçlerine yerleştirmeye odaklanması gerekiyor. Ulusal ve uluslararası müşteriler, üreticilerden ürün kalitesinin yanında güvenli üretim, düzenli kayıt ve etkin denetim süreçleri konusunda da güvence bekliyor. Oneka Danışmanlık Kurucusu Onur Türkoğlu, bu dönüşümün işletmeler açısından yalnızca bir mevzuat yükümlülüğü değil, müşteri güvenini ve rekabet gücünü destekleyen stratejik bir süreç olduğunu belirtti.
Dünya Sağlık Örgütünün 4 Haziran 2026’da yayımladığı güncel verilere göre, dünya genelinde her yıl yaklaşık 866 milyon kişi kontamine gıdalar nedeniyle hastalanırken 1,52 milyon kişi güvenli olmayan gıdalarla bağlantılı nedenlerden hayatını kaybediyor. Beş yaşın altındaki çocuklar, güvenli olmayan gıdaların oluşturduğu sağlık yükünün yüzde 29’unu taşıyor. Güvenli olmayan gıdaların sağlık harcamaları ve üretkenlik kaybı nedeniyle dünya ekonomisine yıllık maliyetinin ise yaklaşık 310 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
Söz konusu verileri değerlendiren Oneka Danışmanlık Kurucusu Onur Türkoğlu, gıda güvenliğinin yalnızca denetim dönemlerinde gündeme alınmaması gerektiğini söyledi. Türkoğlu, “Gıda üretiminde yaşanan küçük bir aksaklık, tüketici sağlığının yanı sıra işletmenin itibarı, müşteri ilişkileri ve ticari sürdürülebilirliği üzerinde de ciddi sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle güvenli üretim, yalnızca yasal bir yükümlülük olarak değil, işletmenin temel kurumsal sorumluluklarından biri olarak görülmelidir” dedi.
“Belge almak ile işleyen bir sistem kurmak aynı şey değil”
ISO 22000, gıda zincirinde faaliyet gösteren kuruluşların gıda güvenliği tehlikelerini belirlemesine, önlemesine ve kontrol etmesine yardımcı olan uluslararası bir yönetim sistemi standardı olarak öne çıkıyor. Standart; gıda üreticilerinden ambalaj tedarikçilerine, depolama ve taşımacılık şirketlerinden perakende ile toplu tüketim işletmelerine kadar gıda zincirindeki farklı kuruluşlar tarafından uygulanabiliyor. ISO, sistematik yaklaşımın yasal uyumu, müşteri güvenini, operasyonel verimliliği ve yeni pazarlara erişimi desteklediğini belirtiyor.
Türkoğlu, işletmelerin yalnızca doküman hazırlamasının etkili bir kalite sistemi kurulduğu anlamına gelmediğine dikkat çekti. “Belge almak ile gerçekten işleyen bir yönetim sistemi kurmak aynı şey değildir. Hazırlanan prosedürlerin üretim sahasında uygulanması, kayıtların düzenli tutulması ve çalışanların sorumluluklarını bilmesi gerekiyor. İşletmenin günlük faaliyetlerine yansımayan bir dokümantasyon sistemi, denetim sonrasında sürdürülebilirliğini kaybedebilir” ifadelerini kullandı.
“Denetim hazırlığı günlük üretimin bir parçası olmalı”
Gıda işletmelerinde personel hijyeni, hammadde kabulü, alerjen yönetimi, zararlı kontrolü, ürün izlenebilirliği ve geri çağırma süreçlerinin bir bütün olarak yönetilmesi gerekiyor. İç tetkiklerin düzenli yapılmaması, risk analizlerinin güncel tutulmaması ve uygunsuzlukların kök nedenlerinin araştırılmaması, işletmelerin denetim süreçlerinde karşılaşabileceği temel sorunlar arasında bulunuyor.
Denetimden kısa süre önce gerçekleştirilen yoğun hazırlıkların kalıcı bir çözüm oluşturmadığını belirten Türkoğlu, “Denetim hazırlığı yılda birkaç hafta yürütülen dönemsel bir çalışma olmamalıdır. Risklerin güncel tutulması, iç tetkiklerin planlı şekilde gerçekleştirilmesi ve düzeltici faaliyetlerin sonuçlanana kadar takip edilmesi gerekir. Sistem günlük üretimin bir parçası haline geldiğinde hem denetim performansı yükselir hem de operasyonel ve itibari riskler azalır” diye konuştu.
“Standartlara uyum işletmelere rekabet avantajı sağlayabilir”
Perakende zincirleri, kurumsal müşteriler ve uluslararası alıcılar, tedarikçilerinden üretim kapasitesinin yanında hijyen, izlenebilirlik ve sürdürülebilir kalite konusunda da güvence bekliyor. Bu nedenle ISO 22000, HACCP, IFS ve BRCGS gibi sistemler, özellikle büyümeyi, kurumsal müşterilerle çalışmayı veya ihracat pazarlarına açılmayı hedefleyen işletmeler açısından stratejik önem taşıyor.
Her işletmenin üretim kapasitesinin, ürün grubunun ve risk yapısının farklı olduğunu vurgulayan Türkoğlu, “Hazır dokümanları her işletmeye aynı şekilde uygulamak yerine sahadaki gerçek süreçleri analiz etmek gerekiyor. Amaç, işletmeye yük oluşturan bir dosya sistemi değil, çalışanların anlayabildiği ve yönetimin karar süreçlerinde kullanabildiği uygulanabilir bir yapı kurmaktır. Doğru uygulanan standartlar, maliyet unsuru olmaktan çıkarak müşteri güvenini ve pazara erişimi destekleyen bir rekabet avantajına dönüşebilir” dedi.
“İşletmelerin uzun vadeli çözüm ortağı olmayı hedefliyoruz”
Oneka Danışmanlık; başta gıda sektörü olmak üzere farklı alanlarda faaliyet gösteren işletmelere ISO 9001, ISO 22000, HACCP, IFS ve BRCGS standartları kapsamında danışmanlık hizmeti sunuyor. Sistem kurulumu, dokümantasyon, iç tetkik, eğitim, belgelendirme hazırlığı, yasal uyum ve süreç iyileştirme çalışmalarını kapsayan hizmet modeli; gıda üretimi, unlu mamuller, paketli gıda, perakende ve tedarik zincirindeki işletmelere yönelik olarak yürütülüyor.
Şirketin yaklaşımını değerlendiren Türkoğlu, “Danışmanlık sürecini yalnızca bir denetimin başarıyla tamamlanmasıyla sınırlandırmıyoruz. Kurulan sistemin işletme içinde benimsenmesini, sürdürülebilir hale gelmesini ve değişen mevzuat ile sektör şartlarına göre güncellenmesini hedefliyoruz. Oneka Danışmanlık olarak müşterilerimize güncel, anlaşılır ve uygulanabilir çözümler sunan uzun vadeli bir iş ortağı olmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Oneka Danışmanlık, önümüzdeki dönemde dijital dokümantasyon ve uzaktan danışmanlık altyapısını geliştirmeyi, eğitim ve iç tetkik hizmetlerini daha sistematik hale getirmeyi ve uzman kadrosunu genişletmeyi planlıyor. Şirket, uzun vadede ihracat yapan işletmelere sunduğu desteği artırarak IFS, BRCGS ve ISO standartları kapsamındaki uzmanlığını uluslararası projelere taşımayı hedefliyor.
Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Sağlık Örgütü, Gıda Komitesi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA