Gümrük ve Ticaret Bakanı Yazıcı Rize'de

Yerel Haberler

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, partilerinin kimliğinin muhafazakar demokrat olduğunu, ama kesinlikle tutucu, statükocu bir parti olmadıklarını söyledi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, partilerinin kimliğinin muhafazakar demokrat olduğunu, ama kesinlikle tutucu, statükocu bir parti olmadıklarını söyledi.

Yazıcı, Rize Üniversitesinde düzenlenen ve Vali Seyfullah Hacımüftüoğlu, Rize Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Yılmaz, Belediye Başkanı Halil Bakırcı ve diğer yetkililerin katıldığı toplantıya katıldı. Toplantının ardından Bakan Yazıcı'ya, kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında dere yatağı üzerinde olduğu için iş yerleri tahliye edilecek iş yeri sahipleri, sorunlarını aktardı.

Ardından Rize İsmail Kahraman Kültür Merkezinde düzenlenen AK Parti Rize Gençlik Kolları Kongresine katılan Bakan Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, partilerinin teşkilat yapısı ve faaliyetlerinde, ekonomik, sosyal politikalarının üretiminin merkezinde insan olduğunu belirtti.

Merkezine insanı yerleştiren AK Parti'nin kimliğinin muhafazakar demokrat olduğunu ifade eden Yazıcı, "Türk siyasi yelpazesinde yer almış ve hayatını sürdüren siyasi partiler o yelpazenin bir yerinde yer alır. Bizim partimizin kimliği muhafazakar demokrattır. Ama kesinlikle tutucu, statükocu bir parti değiliz. Hükümet olarak icraatlarımızı gerçekleştirirken statükolara ne denli karşı olduğumuzun çok somut örnekleri var. Bir de bizim omurgamız var. Omurgamız da teşkilatımızdır" dedi.

Türkiye'yi 3 Kasım 2002'de o günkü koşullarla devraldıklarını ve bugüne taşıdıklarını anlatan Yazıcı, "Ama o günden bugüne öyle kolay, tıpış tıpış gelmedik. Engelleri aşarak geldik. Türk siyasetine önemli kazanımlar gerçekleştirdik. Türkiye'de 2007 yılında 27 Nisan e-muhtırası var. Genel başkanımızın, Başbakanımızın, bir savcılığın talebi ile o günkü ceza kanununa göre tutuklanma talebi ile sevk edilen bir genel başkanın, bugün Türkiye'yi yöneten bir hali var. Buralara kolay gelmedik. Bugünlere gelmemizde milyonlarca insanımızın gözyaşı, duası var. Böyle bir Türkiye'yi teşkilat mensupları ve aziz milletimizin desteği ile sırtlamış götürüyoruz" diye konuştu.

AK Parti'ye 2008 yılında kapatma davası açıldığını kaydeden Yazıcı, "Biz Türkiye'ye önemli kazanımlar sağladık derken hiçbir zaman duraksamadık, karamsarlığa düşmedik. Türkiye'nin kat ettiği ilerlemeyi, bu muazzam gelişim ve dönüşümü Türk vatandaşı olup yurt dışında yaşayan ve Türkiye'ye gelenler daha iyi biliyor. Hatta yabancılar da bunu daha iyi anlamaya başladı. Salı günü muhalefet partilerinin grup salonlarında yaptıkları konuşmalara bakın, o zaman kim vicdanlı kim vicdansız karar verin" diye konuştu.

Yazıcı, insanlar arasında etnik mensubiyet nedeniyle bir ayrım yapmadan çalışmalar yaptıklarını ifade ederek, şunları söyledi:

"Bölge coğrafyasında, dünyanın değişik yerlerinde insanlara yönelik haksız uygulamalar karşısında duruşumuz, Başbakanımızın feryadı, yine merkezde insanı oturtmuş olmasından kaynaklanıyor. Kendimiz için, bu coğrafyada yaşayan insanlar için ne istiyorsak komşu ülkelerde yaşayan insanlar ve dostlarımız için de onu istiyoruz. Standardı yüksek bir demokrasi, insan hak ve özgürlüklerini güvence altına almış bir yönetim tarzını isteriz. Bunlar için de vicdan sahibi insanlar bu duruşu önemsiyor. Bu da bizim saygınlığımızı artırıyor. Tarihimize dönüyoruz. Tarihimizden bir yankıyı her tarafa yayıyoruz. Elbette ki bu duruş hepimizi onurlandırıyor."

-KCK operasyonları-

Bakan Yazıcı, Türkiye'nin en önemli sorunlarından birisinin 30 yıldır mücadele edilen terör konusu olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Biz Türkiye'de her sorunu ele alan bir anlayışa sahibiz. Herhangi bir sorunu bir kenara koymadık. Ülkemizin sorunu hepimizin sorunudur. Millet bu görevi bize verdi ise, o sorunu çözmek bizim görevimizdir. Bunu birlikte çözelim dedik ve konu ile ilgili en küçük bir şey varsa ona değer verdik. Bizi anlamayanlar, anladıkları halde başka söylemde bulunanlar oldu. Biz bu konuda kararlıyız. Hiç kimse elinde silah vatandaşını, aynı coğrafyada insanın can güvenliğini tehdit ederek bu devlete, bu hükümete bir şey yaptıramaz. Hiç bir hükümet, hele o devlet Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise hiç kimsenin silah zoruyla herhangi bir yönde atım atmaz. Bunu herkesin bilmesi lazım. Kendisini Kürt olarak ifade eden vatandaşları ayırt ederek mücadelemizi sürdürüyoruz.

Siz KCK diyeceksiniz, onun adına siyaset diyeceksiniz. Ama onu açıp baktığımız zaman, devletin içinde devlet yapısı öngörülmüş bir sözleşmeyi siyaset olarak kabul edemezsiniz. O sözleşmede ayrı bir parlamento, icra organı, mahkemeler, halk meclisleri öngörülmüş. Bunlara tolerans mı tanıyacağız- Herkes hakkını, hukukunu milletin yegane meclisi olan TBMM'nin kabul ettiği kanunlar çerçevesinde aramak durumundadır. Onun için hiç kimsenin başka şekilde davranma lüksü yok. Şimdi yapılan bu. Terörü, teröristi ayıracaksınız, diğer alanda yaşanan sorunları da zaten çözüyoruz. Şayet sorun o ise şimdi TRT'nin Kürtçe yayın yapan bir kanalı var. İnşallah bu sorunları da milletimizden kurtaracağız."

- RİZE
Kaynak: AA / Yerel

Yerel, Yerel, Haberler