Gökyüzünde skandal: American Airlines uçağını tuvalet suyu bastı

Dünya Haberleri

ABD'de Hartford–Charlotte seferine hazırlanan Boeing 737 tipi uçağın tuvalet hattında meydana gelen arıza, kabini saniyeler içinde adeta bir göle çevirdi. Atık sular koridor boyunca yayılırken, yolcular çocuklarıyla birlikte su dolu kabinde saatlerce mahsur kaldı. Olayın asıl infial yaratan kısmı ise havayolu şirketinin tutumu oldu: Patlayan boruları "hava muhalefeti" olarak nitelendiren şirket, ne konaklama desteği sağladı ne de mağduriyetleri giderdi.

ABD'de gerçekleşen Hartford– Charlotte seferi öncesinde, American Airlines'a ait bir uçakta mide bulandıran anlar yaşandı. Arızalanan tuvaletten fışkıran sular kabini göle çevirirken, havayolu şirketinin tutumu bardağı taşıran son damla oldu.

KABİN KORİDORUNDA ATIK SU KAOSU

28 Ocak 2026'da kalkış hazırlığı yapan Boeing 737 tipi uçağın tuvalet hattında büyük bir patlama yaşandı. Tuvaletten taşan sular; ıslak kağıt havlular, çöpler ve atıklarla birlikte kabin koridoruna yayıldı. Yolcuların ayaklarının altına kadar ulaşan su birikintileri nedeniyle birçok kişi koltuğunu terk ederek ayakta beklemek zorunda kaldı. Kimi yolcular koltukların üzerine çıkarak taşan tuvalet suyuyla temas etmekten kurtuldu.

Kabin ekibinin fışkıran suyu kağıt havlularla durdurma çabası ise yetersiz kaldı.

ÇOCUKLU AİLELER MAHSUR KALDI

Uçağın hizmet dışı bırakılmasına karar verilmesine rağmen, yolcular bavulları ve küçük çocuklarıyla birlikte su dolu kabinin içinde saatlerce tahliye edilmeyi bekledi. Yaşanan hijyen krizi ve belirsizlik, yolcular arasında büyük bir huzursuzluğa yol açtı.

SKANDAL AÇIKLAMA: BU BİR HAVA DURUMU OLAYIDIR

Olayın en çok tepki çeken kısmı ise American Airlines yönetiminden geldi. Şirket, apaçık bir teknik ve hijyenik arıza olan bu durumu "hava koşullarına bağlı bir sorun" olarak sınıflandırdı. Bu hamle sayesinde havayolu şirketi; yolcuların otel masraflarını karşılamaktan kaçındı, ek konaklama ve yemek desteği sunmadı.

Mağdur olan yolcular, havayolu şirketinin sorumluluktan kaçmak için bu tür bir bahaneye sığınmasını "tüketici hakları ihlali" olarak nitelendirerek sosyal medyada kampanya başlattı.