Gediz Havzası İlleri Çevre Koruma Hizmet Birliği Meclisi Toplandı
Gediz Havzası İlleri Çevre Koruma Hizmet Birliği Meclisi 2008 Yılı Mayıs Ayı Toplantısı İl Özel İdaresi Meclis Salonunda Yapıldı.
Gediz Havzası İlleri Çevre Koruma Hizmet Birliği Meclisi 2008 yılı Mayıs ayı toplantısı İl Özel İdaresi Meclis Salonunda yapıldı.Katılımın az olduğu toplantıda Gediz havzası ve birliği hakkında bilgi veren Vali Yardımcısı F. Necmi Kurt, 62 belediyeye yazı yazarak birliğe katılmaya davet edeceklerini; böylece havzada bulunan 105 belediyenin tamamının birliğe üye olacağını söyledi. Birlik bütçesinde 85 milyar lira para olduğunu ve Gediz havzasındaki 105 belediyeden 8'inin arıtması olduğunu 97 belediyenin arıtmasının olmadığını bildiren Kurt şunları söyledi: "İllere göre bakıldığında Manisa'da 93 belediyenin 5'inin arıtması var, 68'inin arıtması yok. Kütahya'daki 10 belediyenin arıtması yok. Uşak'taki 3 belediyeden birinin arıtması var, 2'sinin arıtması yok. İzmir'deki 19 belediyenin 2'sinin arıtması var, 17'sinin arıtması yok. 2007 yılı rakamlarına göre havzada bulunan bin 31 işletmenin 613'ünde arıtma var. 418'inde arıtma yok. Bunları illere göre dağıttığımızda İzmir'de 538 işletmeden 255'inde arıtma var, diğerlerinin yok. Manisa'da 331 işletmenin 198'inin arıtması var, diğerlerinin yok. Uşak'ta 160 adet işletme var. Bunlardan 160'ı da Organize Sanayi Bölgesi'nde (OSB) olduğu için hepsinin arıtması var. Kütahya'da 2 işletmeden bir tanesinde arıtma var diğerinde yok. Rakamlardan da görüldüğü gibi hala yapılması gereken arıtma var." Vali Yardımcısı Necmi Kurt'un bilgilendirmesinin ardından konuşma yapan Vali Celalettin Güvenç, konunun sadece Manisa'yı değil, İzmir, Kütahya, Uşak gibi illeri, tüm havzayı ve bölgeyi tehdit eden bir sorun olduğuna işaret ederek şöyle konuştu:"Bir haftadır yaptığım çalışmalarda daha önce, gerek belediyelerimiz, gerek ilçelerimiz, gerekse sanayicilerimiz tarafından, sorundaki kendi payını inkar ve redde dayalı, komşu ilçe, komşu belediye, komşu sanayiciden kaynaklanan bir sorun var şeklinde olan yaklaşımın bugün değiştiği, bu soruna el birliğiyle sebep olduğumuz ortaya çıkmıştır. Bu önemli bir adımdır. Sorunların çözümü için önce doğru teşhis edilmesi lazımdır. Teşhis yapılmıştır. Gediz Nehri'nin geçtiği bütün havzadaki beldelerin, buradaki sanayi kuruluşlarının belirli sorumlulukları vardır. Bunun altı çizilmelidir. Ve tespit yapılmıştır. İkinci önemli konu da, bu konu sadece Manisa'nın, İzmir'in değil, tüm bölgenin ve illerin, belediyelerin tek başına üstesinden gelemeyeceği kadar da ciddiyette bir sorundur. Maddi kaynak ve finansman gerektirmektedir. Bunun için de sevindirici olan Çevre ve Orman Bakanımız Sayın Veysel Eroğlu'nun 28 Mart 2008 tarihinde İzmir'de yaptığı toplantıda konuya el koyarak bunu bakanlık programına alması ve o günden itibaren bir eylem planının hazırlığı için talimat vermesidir. Geçen hafta içerisinde Bakanlık tarafından hazırlan bu eylem planı birliğimize ulaşmıştır. Bu eylem planının dağıtımı birliğimiz tarafından tüm taraflara yapılmaktadır. Kişisel düşüncem, birliğimiz bu sorunun üstesinden gelmede önemli rol üstlenebilir. Öncelikli olarak, vatandaşların ve sanayicilerin, belediyelerimizin duyarlılığının artırılması konusunda önemli işlev üstlenebiliriz. Islah, arıtma tesisi vs. konularda ise yeterli kaynağımızın bu güne kadar sağlanamaması nedeniyle ciddi bir yatırım yapma imkanı gözükmemektedir. Hali hazırda 80 bin YTL para var. Birliklerimiz, illerimiz, belediyelerimiz katkı payı verme konusunda öteden beri isteksiz davranmaktadır. Bu birçok birlikte de aynıdır. Sadece Gediz Havzası Birliği ile ilgili bir sorun değildir. Ülkemizin birçok bölgelerinde çeşitli amaçlarla kurulan çeşitli belediyelerin, ilçelerin, vilayetlerin bir araya geldiği birliklerin de katılım ve katkı payı verme konusunda aynı isteksizlik söz konusudur. Bunu Türkiye aşamamıştır. Maalesef birlikte iş yapma kültürü dediğimiz bu yaklaşım konusunda belediyelerimiz, ilçelerimiz iyi sınav vermemektedir Türkiye'de. Sadece birliğimiz üyeleri açısından değil. Oysa bu daha büyük entegre projelerle ilgili bu birlikler iyi düşünülmüş çözüm araçlarıdır. Çünkü bir arıtma tesisinin bir bölgede müstakil yapılmasıyla, tamamının değerlendirilip birlikte bir işe başlanmasında maliyet unsurunda önemli karlılık sağlar. Uzmanlaşma imkanı sağlar. Ama maalesef bu birliğe gelmeden önce benim çok şahit olduğum, teoride çok iyi düşünülen Birlik çalışmalarından Türkiye istediği verimi elde edememiştir. Önümüzdeki dönemde bu konuda tarafların iknası, katkı paylarını yatırması, birlikte proje yapılması konusunda vilayet olarak elimizden gelen çabayı sergileriz. Ne sonuç alacağımızı kestirmek mümkün değildir. İzmir'den ne sonuç alacağız, Kütahya, Uşak'tan ne sonuç alacağız, Manisa'nın Belediyelerinden ne tür tepkiler ve sonuçlar alacağız bilemiyorum. Çünkü Belediyelerimizin kaynak sağlama konusunda önemli maddi sıkıntı içerisinde olduğunu da biliyoruz. Ama bu birlik, tüm taraflar şu salonda olsaydı en azından sorunun önemine, aciliyetine, halkımızın dikkatini çekmek adına önemli bir iş yapmış olurdu diye düşünüyorum. Bu birlik bunu yapabilir. Hiçbir şey yapamasak bile, birlik vasıtasıyla evsel atıklar, sanayi atıkları vs. konularında bilinç oluşturulmasına katkı sağlayabiliriz. Bundan vazgeçmeyeceğiz. Bu anlamda Birliğin gerekli yayın çalışmaları, uyarı çalışmaları, kamuoyu oluşturma çalışmalarına, bütün belediyelerimizin destek vermesi gerektiğini düşünüyorum." (ÖA) 28.05.2008 14:46 TSİ
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA