Fransız yazar Jean Echenoz, İstanbul'da edebi serüvenini okurlarla paylaştı

Güncel Haberler

Fransız yazar Jean Echenoz, İstanbul'da Ketebe Yayınları'nın düzenlediği etkinlikte edebi serüvenini ve roman türüne yaklaşımını okurlarla paylaştı. Yazar, ilk döneminde polisiye, bilimkurgu ve casusluk romanlarına ilgi duyduğunu, son yıllarda romana yöneldiğini anlattı.

Fransız yazar Jean Echenoz, İstanbul'da düzenlenen etkinlikte edebi serüvenini, roman türüne yaklaşımını ve yazarlık hayatında farklı anlatım biçimlerine yönelme sürecini okurlarıyla paylaştı.
Robinson Crusoe 389 Kitabevi Beyoğlu'nda Ketebe Yayınları'nın düzenlediği etkinlikte Echenoz, yazarlığının ilk yıllarından bugüne kadar edebiyatta tür ve biçim üzerine yaptığı çalışmaları anlattı.
Fransa'da 1947'de doğan ve sosyoloji eğitimi alan Echenoz, 1983'te yayımlanan "Cherokee" adlı romanıyla Medicis Ödülü'nü kazandı.
Yazar, 1989'da yayımlanan "Lac" adlı eseriyle Avrupa Edebiyatı Büyük Ödülü'ne ve Fransız Yazarlar ve Edebiyatçılar Derneğinin roman büyük ödülüne değer görüldü. Echenoz'un "Je m'en vais" adlı romanı ise 1999'da Goncourt Ödülü'nü kazandı.
Programdaki konuşmasında gençlik yıllarından itibaren farklı metinler üzerinde çalıştığını belirten Echenoz, yaklaşık 40 yaşında edebi türler üzerine yoğunlaşmaya başladığını söyledi.
Echenoz, yazarlığının ilk döneminde Fransa'da ikincil görülen edebiyat türlerine ilgi duyduğunu, polisiye, bilimkurgu ve casusluk romanlarının çalışmalarında belirleyici olduğunu kaydetti.
"Gerçek insanların hayatlarına odaklanan metinlere geçiş yaptım"
Bu türlere yönelme sürecini Echenoz, şu sözlerle anlattı:
"Benim ilgimi çeken, Fransa'da daha görece ikincil kabul edilen birtakım edebiyat türleri, özellikle roman türleriydi. Türkiye'de de durum böyle mi bilmiyorum. Türkiye'nin edebiyat coğrafyasına hakim değilim, kusura bakmayın ama Fransa'da şunu ifade edebilirim: Daha popüler roman, daha ikincil roman olarak anılan birtakım türler var; polisiye, bilimkurgu ve casusluk romanı gibi romanlar. Öncelikle bunlara odaklandım. Benim için özellikle yakıcı olan mesele Fransız dilinin farklı renklerini romanın içinde nasıl kullanabilirim, ona odaklandım."
Yazarlığının ilk 10-15 yılında romanın farklı türlerine odaklandığını dile getiren Echenoz, zamanla söz konusu anlatım biçimlerinin sınırlarını aşarak daha özgür romanlar yazmaya yöneldiğini belirtti.
Kendi tarzını bulma sürecindeki deneyimini aktaran Echenoz, belirli türlerin kalıplarından uzaklaşarak daha özgür kurmaca eserler ortaya koymaya başladığını söyledi.
Jean Echenoz, bu sürece dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu modelleri bir kenara bıraktıktan sonra aslında daha ziyade kendi kurgu metinlerimi, kendi romanlarımı şekillendirmeye başladım. Doğrudan spesifik bir kategoriye tekabül etmeyen daha özgür roman, daha özgür eserlerimi ortaya koymaya başladım. Birkaç yıl bu özgürlüğün keyfini çıkarttıktan ve kendi istediğim biçimlerde romanları yazdıktan sonra biraz roman, kurgu türünden sıkıldığımı, yorulduğumu fark ettim. Gerçek insanların hayatlarına odaklanan metinlere geçiş yaptım."
"Bir biyografi yazarı değilim, ben romancıyım"
Kurmaca eserlerinin ardından gerçek kişilerin hayatlarına odaklanan çalışmalar kaleme almaya başladığına işaret eden Echenoz, Fransız besteci Maurice Ravel, Çek uzun mesafe koşucusu Emil Zatopek ve bilim insanı Nikola Tesla üzerine eserler yazdığı bilgisini verdi.
Echenoz, gerçek kişilerin hayatlarını edebi bir anlatıyla ele almanın kendisi için farklı zorluklar barındırdığını söyleyerek, şunları kaydetti:
"Bir yaşamı anlatmak demek, bir biyografi yazarı gibi çalışmak, bir biyografi hazırlamak demek. Ben tabii ki bir biyografi yazarı değilim, ben romancıyım. Gerçek şahıslar üzerinde çalışmak son derece zorlu. Bir romancı olarak tabii ki burada karşınıza büyük bir zorluk çıkıyor. Yani biyografi uzmanı olmadan biyografi yazmak demek, bir taraftan kendini serbest bırakırken bir taraftan da o insanların gerçekliğine ihanet etmemeniz gerektiği anlamına geliyor. Yani çok ince bir ip üzerinde yürümek zorunda kaldım."
Biyografik eserler üzerinde çalıştıkça bu alana ilgisinin azaldığını belirten Echenoz, son yıllarda yeniden roman türüne yöneldiğini ve biçimsel denemelerini sürdürdüğünü ifade etti.
Echenoz, yakın dönemde bir opera librettosu üzerinde de çalıştığını ve edebi üretiminde farklı türler arasında geçiş yapmayı sürdürdüğünü sözlerine ekledi.
Fransız yazar, yarın da 16.00'da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi Halil Dikmen Salonu'nda düzenlenecek etkinlikte okurlarıyla bir araya gelecek.