Ezgi Apartmanı davasında gerekçeli karar açıklandı! 876'şar yıl istenen sanıklara 'bilinçli taksir'den 8 yıl
Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan ve 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı davasında gerekçeli karar açıklandı. Zemin kattaki pastanede kolon kestikleri tespit edilen ve 'olası kastla öldürme' suçundan 876'şar yıl hapisleri istenen işletmeciler Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel'e 'bilinçli taksir'den 8'er yıl verildi. Mahkeme, sanıkların 'olursa olsun' değil 'nasıl olsa olmaz' düşüncesiyle hareket ettiğine hükmetti.
KAHRAMANMARAŞ merkezli depremlerde yıkılan ve yapılan yargılamada zemin kattaki pastanede kolon kesildiği tespit edilen Ezgi Apartmanı davasında 876'şar yıl hapis istemiyle yargılanırken 8 yıl ceza alan sanıklarla ilgili gerekçeli karar açıklandı.
Mahkeme heyeti, oy birliğiyle verdiği kararın gerekçesinde 'Olası kast' için sanıkların 'Olursa olsun' mantığıyla hareket etmeleri gerektiği, bu nedenle 'Olası kastla öldürme' ve 'Olası kastla yaralama' suçlarından 876'şar yıl 6'şar aya kadar hapisleri istenen sanıklardan pastane işletmecileri Sami Kervancıoğlu (60) ile Mustafa Pekel'in (50) 'Olursa olsun saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı', pastanedeki tadilatın 'Nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hareket ettikleri' gerekçesiyle 'Bilinçli taksir' suçundan 8 yıl hapisle cezalandırıldıkları, pişmanlık göstermedikleri için cezalarında indirim yapılmayarak tahliye edildikleri belirtildi.
6 Şubat depremlerinin simge yapılarından olan Ezgi Apartmanı'nın yıkılarak 35 kişinin ölümü, 1 kişinin de yaralanmasıyla ilgili Kahramanmaraş 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde 10 Eylül'de görülen ve 15 saat süren son duruşmada karar çıktı. 2'si tutuklu 7'si kamu görevlisi 11 sanıktan 'Olası kastla öldürme' 'Olası kastla yaralama' suçlarından 876'şar yıl 6'şar ay hapisleri istenen pastane işletmecileri tutuklu Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma' suçundan 8'er yıl hapis cezasına çarptırılıp tahliyelerine, aynı suçtan yargılanan pastanenin iç mekan tasarımcısı Ertan Danacı'nın (54) tahliyesine, fenni mesul Mehmet Tekin'e (62) aynı suçtan 6 yıl 8 ay hapis ve 2 yıl meslekten men, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri olan eski İmar İşleri Müdürü Fahri Yiğitoğlu (48), mimar Veli Çiftaslan (72), Onikişubat Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü vekili Sait Avşar (39), inşaat mühendisi Ali Gemci (48), inşaat teknikeri Mehmet Akif Canlı'ya (32) aynı suçtan 4 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, dönemin Kahramanmaraş Belediyesi görevlileri mimar Mehmet Dişçeken (58) ve makine mühendisi Mustafa Şirikçi'nin (40) beraatlerine karar verdi.
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ'NİN RAPORU HÜKME ESAS ALINDI
Mahkeme Heyeti oy birliğiyle verdiği kararın gerekçesinde hem soruşturma hem de dava aşamasında alınan 4 rapordan, Pamukkale Üniversitesi'nin hazırladığı bilirkişi raporunun dosyadaki tüm çelişkileri ortadan kaldırdığı o nedenle bu üniversitenin hazırladığı raporun hükme esas alındığı belirtildi.
'OLURSA OLSUN' DEĞİL 'NASIL OLSA OLMAZ' DÜŞÜNCESİ
Gerekçeli kararda; tadilatlar nedeniyle Sami Kervancıoğlu ile Mustafa Pekel'in binanın yıkımında kusurlu olduklarının belirtildiği, aynı heyetin ek raporunda ise tadilatların tek başına yapının göçme bölgesi olarak elde edilmesine sebep olmayacağının, yapının en başından tüm yönetmelik maddelerine uygun olarak statik proje müellifi ve müteahhit kusuru olmaksızın yapılmış olsaydı bu tahribatlı tadilatların binanın yıkımına sebebiyet vermeyeceğinin ancak sanıkların tadilatlarının binanın deprem karşısındaki davranışlarını değiştirdiği kaydedildi. Kervancıoğlu ve Pekel hakkında 'Olası kast' suçundan iddianame düzenlendiğinin belirtildiği kararın devamında şöyle denildi:
"Olası kastın olabilmesi için sanıkların meydana gelen neticeyi öngörmelerinin yetmeyeceği aynı zamanda bu neticeyi kabullenmeleri ve olursa olsun mantığıyla hareket etmeleri gerektiği, dosya içerisinde sanıkların eylemleri gerçekleştirirken neticenin meydana gelmesini kabullendiklerine ya da olursa olsun saikiyle hareket ettiklerine dair delil bulunmadığı, sanıkların binanın zemin katında tahribatlı tadilat eylemleri ile dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ederek gerçekleşeceğini öngördükleri neticeyi istememekle birlikte nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hareket ederek meydana gelen olayda bilinçli taksir düzeyinde sorumlu oldukları anlaşılmakla; 'Bilinçli taksir' suçundan cezalandırılmaları gerektiği ve sanıkların kusur durumları ile sanıkların eylemi nedeniyle ölen kişi sayısı ve yaralanan kişinin varlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ancak temel ceza belirlenirken sanıkların eylemlerinin tek başına binayı yıkacak düzeyde olmamakla birlikte müteahhit ve statik proje müellifinin ağır kusurlarına eklenmesi sonrası eylemlerinin etki yarattığının da gözetilmesi gerektiği, sanıkların meydana gelen eylem sonrası uzun bir süre firari olmaları dikkate alındığında fiilden sonraki aşamada pişmanlıklarını gösteren davranışlarının bulunmadığına kanaat getirilmiş ve cezalarında indirim uygulanmasına yer olmadığına kanaat getirilerek sanıklar hakkında hüküm kurulmuştur."
İÇ MEKAN TASARIMCISINA KUSUR ATFEDİLMEDİ
'Olası kast' suçundan hakkında iddianame düzenlenen ve beraat eden diğer sanık Ertan Danacı'nın apartmanın zemin katındaki pastanenin tadilatlarının yapıldığı süreçte yüklenici sıfatıyla işletme sahipleriyle aralarında sözleşme bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporu ile ek bilirkişi raporlarında Danacı'nın işletme sahipleri ile yapmış olduğu sözleşmeyi kapsamayan işlerin işletme sahipleri tarafından yapıldığının belirtildiği gerekçeli kararda, bilirkişi raporunda Ertan Danacı'ya kusur atfedilmediği, dosya kapsamında da kendisine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığının anlaşıldığından dolayı beraatine karar verildiği ifade edildi.
FENNİ MESULE 6 YIL 8 AY HAPİS
Mahkeme heyeti, Fenni Mesul Mehmet Tekin'e verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasının gerekçesini ise şöyle açıkladı:
"Sanık Mehmet Tekin'in bilirkişi heyeti raporu ile ek bilirkişi raporu değerlendirildiğinde yapının inşa sürecinde planlama ve hesaplama yapılmaksızın malzemelerin gelişigüzel bir şekilde kullanılmasına neden olduğu ve meydana gelen netice ile eylemleri arasında illiyet bağının var olduğunun kabulünün gerektiği, sanığın eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi ile cezalandırılması gerektiği ve meydana gelen zarar ile sanığın taksire dayalı kusuru, sanığın eylemi nedeniyle ölen kişi sayısı ve yaralanan kişinin varlığı dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği, ancak sanığın adli sicilinin temiz olması, yargılama sürecinde davranışları ve cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek hakkında takdiri indirim uygulanması ve 2 yıl süre ile mesleğinin icrasının yasaklanmasına dair karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır."
ŞİKAYETE RAĞMEN TADİLATLAR RAPORA YANSITILMADI
261 sayfalık gerekçeli kararda diğer sanıklar Ali Gemci, Veli Çiftaslan, Sait Avşar, Mehmet Akif Canlı, Fahri Yiğitoğlu'nun cezalandırılıp Mehmet Dişçeken ve Mustafa Şirikçi'nin beraat ettirilmelerinin gerekçeleri ise şöyle açıklandı:
"Sanıklar Fahri Yiğitoğlu ve Veli Çiftaslan'ın Ezgi Apartmanı isimli yapının ruhsatının düzenlenme sürecinde statik projeyi ve yapının hesap raporunu onaylama görevi olan kamu görevlileri olduğu dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmakla; teknik yönden amir olan sanık Fahri Yiğitoğlu ile diğer sanık Veli Çiftaslan'ın Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre eksik ve hatalı birçok husus barındıran ve herhangi bir zemin çalışması olmaksızın hazırlanan statik projeyi onaylandıkları ve bu haliyle mahkememizce yapılan yargılama neticesinde kusurlu oldukları anlaşılmaktadır. Sanıklardan Mehmet Akif Canlı'nın Ezgi Apartmanı isimli yapıda tahribatlı tadilat yapıldığı yönünde 14 Eylül 2021 tarihinde kat malikleri tarafından yapılan şikayet üzerine mahallinde fiili incelemeyi yapan belediyede görevli teknik personel olduğu anlaşılmakla; yapıda yapılan tadilatların açıkça imar mevzuatına ve yapının ruhsatına aykırı olmasına ve çıplak gözle görülebilir olmasına rağmen sanık tarafından bu tahribatlı tadilatların yerinde yapılan inceleme sonrası düzenlediği rapora yansıtmadığının dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Sanıklardan Ali Gemci'nin ise mahallinde tespit yapan görevlilerin tespite ilişkin yazılarını inceleyen idari amir olduğu, sanığın şikayet dilekçesinde belirtilen ve dilekçe ekinde fotoğraflar ile belirli olan tahribatlı tadilatlara rağmen kendisine verilen idari anlamdaki görevin gerekleri olan yerinde yapılan tespitlere ilişkin inceleme raporlarını denetleme görevini yerine getirmeyerek ilgili yasada belirtilen tedbirlerin alınmasını sağlamadığı hususlarının dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile sabit olması üzerine mahkememizce kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Sanık Sait Avşar'ın ise 14 Eylül 2021 tarihli şikayet sonrası mahallinde yapılan tespit ve inceleme sonuçlarını en son inceleyen ve nihayete erdiren amir olduğu anlaşılmakla; şikayet dilekçesi ve ekinde açıkça belirli olan tahribatlı tadilatlar karşısında mahallinde hatalı ve eksik hazırlanan inceleme sonuçlarını gerekli şekilde denetlemeyerek tedbirleri almadığı gibi inceleme sonucuna ilişkin raporu en üst düzey amir sıfatıyla onaylayarak yapının tahribatlı tadilatlar nedeniyle tedbir altına alınmasını engellemek suretiyle sorumlu ve kusurlu olduğu dosyadaki tüm bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Sanıkların eylem şekli dikkate alındığında kusur derecesinin tali olarak değerlendirilmesi gerektiğine mahkememizce kanaat getirildiği, sanıkların bulundukları mesleki pozisyon, bilgi ve tecrübeleri göz önüne alındığında meydana gelmesi muhtemel neticeyi öngördükleri ancak nasıl olsa olmaz düşüncesiyle hatalı yöntemle ilgili geçmiş deneyimlerinin şanslı sonuçlanmasından dolayı zararlı sonucun meydana gelmeyeceğine dair tecrübelerine güvenerek hareket edip binanın yıkılması sonucu meydana gelen ölümler ve yaralanma da bilinçli taksir düzeyinde sorumlu oldukları kanaat getirilerek sanıklar hakkında 'Bilinçli taksir' suçundan hüküm kurulmuştur. Sanıklardan Mehmet Dişçeken'in dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığın teknik inceleme neticesinde tüm inceleme ve onaylanma sürecinden geçen ruhsatı yalnızca düzenleyen kamu görevlisi olmaktan ibaret eylemi ile meydana gelen netice dikkate alındığında sanığa atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı; sanıklardan Mustafa Şirikçi'nin ise 14 Eylül 2021 tarihinde yapılan kat malikleri şikayeti sonrası Mehmet Akif Canlı ile beraber tahribatlı olduğu belirtilen tadilatları yerinde inceleyen kamu görevlisi olduğu, ancak dosyadaki bilgi ve belgelerden sanığın uzmanlık alanının makine mühendisliği olduğu gözetildiğinde, her ne kadar mahallinde incelemeye gitmiş olsa da inşaat alanında uzmanlık gerektiren tadilatların tahribatlı olup olmadığı yönünde sanığın herhangi bir değerlendirme yapmasının beklenemeyeceği, bu nedenlerle sanıklardan Mustafa Şirikci, Mehmet Dişçeken ve Mehmet Akif Canlı'nın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmadığının anlaşıldığı, ceza hukukunun en temel güvencelerinden biri olan 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi bir suçla yargılanan kişinin suçluluğu kesin olarak kanıtlanamadığı sürece cezalandırılamayacağı, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut deliller aracılığıyla kişinin yargılama konusu suçu işlediğinin ortaya koyulamadığı durumda, sanığın mahkumiyetine karar verilemeyeceği hususları dikkate alındığında sanıkların beraatine dair hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmıştır."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA