Esogüdam Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Türköz Açıklaması

Yerel Haberler

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (Esogüdam) Müdür Yardımcısı Yrd.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (ESOGÜDAM) Müdür Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Murat Türköz, Marmara Denizi'nde olası bir deprem öncesinde harekete geçilmesi gerektiğini söyledi.

Yrd. Doç. Dr. Türköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, depremin doğal afetlerden biri olduğunu, deprem üzerine birçok çalışmanın yapıldığını kaydetti.

"Deprem, bilinmeyeni en çok olan ve mekanizması en karışık olan olgulardan biridir" diyen Yrd. Doç. Dr. Türköz, şöyle konuştu:

"Depremi önceden tahmin etmek için radon gazı ölçümleri yapılıyor. Radon gazı çalışması çok önemli ve güzel bir çalışma. İnsan, depremi bilmek istiyor. Depremi önceden tahmin etmek istiyor. Ülkemizde 1999 yılındaki Marmara Depremi'nden sonra deprem araştırmalarının önemi arttı. Marmara Depremi'nden sonra görmezden gelinen çalışmalar ve yapılması gerekenler gün yüzüne çıktı. Depremden kaçış yok. Depremi önceden ve net bir şekilde tahmin edecek kadar mekanizma henüz çözülmedi. Yeni veriler toplanıp, yeni ve düşük seviyede oluşan depremlerin kıyaslanmasıyla sonuç çıkartılmaya çalışılıyor."

-"(ŞU ZAMAN DA OLACAK) DİYE BİR İDDİADA BULUNMAK DOĞRU OLMAZ"-

Depremlerin çok daha uzun yıllar arasında dönüşüm gösteren hareketler olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Türköz, şöyle devam etti:

"Çok uzun yılların ve uzun süren çalışmaların ardından depremin önceden tahmin edilmesi mümkün olabilir. Depremi, sadece yeraltı suyunu ve radon gazı takip etmekle önceden tahmin edemeyiz. Sadece bir veriyi kullanarak 'şu zaman da olacak' diye bir iddiada bulunmak doğru olmaz. Depremin hareketi takip edilmeli, sismik ölçüleri güncellenmeli, kaydedilmelidir. Fay hareketlerinin de sürekli kaydedilmesi gerekir."

Deprem için hazırlanacak rasyonel bir tasarım için bilinmeyenleri en aza indirmek gerektiğini anlatan Yrd. Doç. Dr. Türköz, şöyle devam etti:

"Bunun için de zeminin iyi tanınması gerekir. Zemin iyi tanındıktan sonra dinamik davranışları ve depremin hareketinin ardından göstereceği tepki iyi bilinmelidir. Depremin nerede ve nasıl olacağının bilinmesini gönül ister. Ona göre bir yerleşim belirlenir. Ancak, şu an için bu zor. Çalışmalar bu hızla ve yoğunlukla devam ederse kısa zamanda depremi çözeriz. Eldeki imkanları iyi kullanarak bilinmeyeni en aza indirmeye çalışıyoruz. Bazı depremler merkez üstüne daha az zarar verirken, 100 kilometre ötedeki bir yere daha fazla zarar verebiliyor. Bu, zeminle ve zeminin harekete gösterdiği tepkiyle ilgilidir. Zeminin depremi büyütme etkisi vardır. Depreme göre tasarım yapmak gerekir. Depremi beklemek yerine deprem olmadan önce hareket geçmeliyiz. Herkes elinden geldiğince depremin zararlarını en aza indirmek için katkı sağlamalı."

-"ÖNCEDEN HAREKETE GEÇİLMELİ"-

Yrd. Doç. Dr. Türköz, Türkiye'nin Doğu bölgelerinin deprem açısından daha aktif yerler olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Oradaki aktiviteler bizim bölgemizi etkilemez. Çünkü, arada bir bağlantı yok. Doğu bölgeleri depremsellik açısından çok aktif. Eskişehir için orta ölçekli bir deprem bekleniyor. Eskişehir'de 6-6,5 büyüklüğünde bir deprem olabilir. Ancak, nerede ve ne zaman? Bu belirsiz. Depremin olacağını bilerek, bu yönde hareket etmeliyiz. Marmara Denizi'nde olası bir deprem öncesinde harekete geçmeliyiz. İstanbul'u taşıyamayacağımıza göre depremin zararlarını en aza indirmek için çalışmalar yapılmalıdır. En doğru tasarımla insanları daha güvenli yapılarda barındırmalıyız. Eskişehir için çalışmalar yapıyoruz. Çifteler ilçesinin temel zeminin dinamik ve statik özellikleri üzerine bir çalışma başlattık. Bölge sorunları çözüp ülke için çözümler arayacağız."

- ESKİŞEHİR
Kaynak: AA / Yerel

Yerel, Yerel, Haberler