Eskişehir emniyetinin hassas burunları, uyuşturucuyla mücadelede rol alıyor
Eskişehir Emniyeti'nde görevli eğitimli dedektör köpekler Boyka, Kaos ve Vega, oyuncaklarıyla özdeşleştirdikleri koku hafızası sayesinde uyuşturucu maddeleri bularak polis ekiplerine destek oluyor.
YAVUZ EMRAH SEVER/ALİ FURKAN ÇETİNER - Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki eğitimli dedektör köpekler, zorlu görevlerde polis ekiplerine destek oluyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Gölbaşı Köpek Eğitim Merkezi'ndeki zorlu eğitimlerden geçtikten sonra eğitmenleriyle Eskişehir Emniyet Müdürlüğü emrinde görevlendirilen Belçika çoban köpeği "Boyka" ve "Kaos" ile Hollanda çoban köpeği "Vega", keskin koku alma yetenekleriyle "zula" olarak tabir edilen gizli yerlerdeki uyuşturucuları bularak teşkilata yardımcı oluyor.
Dedektör köpeklerin günlük bakımları, eğitmenleri tarafından İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Çevik Kuvvet Şubesindeki Köpek Eğitim Merkezi'nde yapılıyor.
Köpekler, göreve gitmedikleri zamanlarda da antrenmanlarla operasyonlar için zinde tutuluyor.
Operasyonlarda uyuşturucu madde aradığından habersiz oyuncaklarını bulmaya çalışan köpekler, maddeyi bulduklarında ise yine çok sevdikleri oyuncaklarla ödüllendiriliyor.
Uyuşturucu maddelerin kokularına karşı hassasiyetleri artırılan dedektör köpekler, oyuncağıyla özdeşleştirdiği kokuya odaklanarak gizli bölmelere yerleştirilen maddeleri ayırt ediyor.
"Uyuşturucunun kokusu ile oyuncağın kokusu hafızasında birleştirilir"
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesinde görevli polis memuru Hilmi Bozkurt, AA muhabirine, narkotik dedektör köpeklerinin görev için seçilirken hırsına, oyunculuğuna, odaklanmasına, cesaretine ve özgüvenine bakıldığını söyledi.
Seçimin ardından köpeklerin 3, 6 ve 9 aylık periyotlar halinde testlere tabi tutulduğunu belirten Bozkurt, her 3 ayda bir yapılan bu testlerde farklı kriterleri incelediklerini anlattı.
Bozkurt, köpekler ne kadar farklı ortama girerse özgüvenlerinin ve kendilerine olan inançlarının o kadar çok arttığına işaret ederek, "Her gün aynı alanda eğitim yapıldığında ise köpek o ortama alışıyor ve ezber yapmaya başlıyor, bu durumun önüne geçmek için sürekli farklı alanlarda çalışıyoruz." dedi.
Kamuoyunda narkotik köpeklerinin eğitimi sırasında onlara uyuşturucu madde verildiğine dair son derece yanlış algı bulunduğuna dikkati çeken Bozkurt, şöyle devam etti:
"Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Uyuşturucu maddeler tamamen kimyasal ve zehirli malzemelerdir. Bizim eğitim sistemimiz tamamen madde ile oyuncağı (topu) eşleştirme usulüne dayanır. Köpek arama yaparken aslında uyuşturucu maddeyi değil, kendi oyuncağını (topunu) arar. Eğitimlerde uyuşturucu maddenin kokusu ile topun kokusu yan yana getirilerek köpeğin hafızasında birleştirilir. Örneğin, bir araçta uyuşturucu maddesi gizlenmiş olsun. Köpek o kokuyu aldığında, kokunun hedef maddeye değil, aradığı topa ait olduğunu düşünür. İçgüdüsel olarak 'Ben bu kokuya ulaştım, demek ki topum da burada' mantığıyla hareket eder ve tepki verir."
"Onlar uyuşturucu maddeyi yakaladıkça herkes mutlu oluyor"
Bozkurt, narkotik köpeklerinin her zaman sahada görevlerini en iyi şekilde yaptığını vurgulayarak, "Onlar bize güveniyor, biz de onlara güveniyoruz. Türkiye genelindeki tüm narkotik şubelerde görev yapan arkadaşlarımıza yardımcı oluyorlar. İşlerini kolaylaştırıyorlar. Onlar işlerini yapıyor. Biz de mutlu oluyoruz. Onlar uyuşturucu maddeyi yakaladıkça herkes mutlu oluyor." ifadelerini kullandı.
Operasyon esnasında tüm gözlerin dedektör köpeklerin üzerinde olduğuna değinen Bozkurt, "Köpeklerimizin madde kaçırma gibi bir durumu yoktur, bu zamana kadar kesinlikle öyle bir durumla karşılaşmadık. Köpeklerimize güveniyoruz. Maddelerin yerini kaçırmayacağını da biliyoruz." diye konuştu.
Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Gölbaşı Köpek Eğitim Merkezi'ndeki zorlu eğitimlerden geçtikten sonra eğitmenleriyle Eskişehir Emniyet Müdürlüğü emrinde görevlendirilen Belçika çoban köpeği "Boyka" ve "Kaos" ile Hollanda çoban köpeği "Vega", keskin koku alma yetenekleriyle "zula" olarak tabir edilen gizli yerlerdeki uyuşturucuları bularak teşkilata yardımcı oluyor.
Dedektör köpeklerin günlük bakımları, eğitmenleri tarafından İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Çevik Kuvvet Şubesindeki Köpek Eğitim Merkezi'nde yapılıyor.
Köpekler, göreve gitmedikleri zamanlarda da antrenmanlarla operasyonlar için zinde tutuluyor.
Operasyonlarda uyuşturucu madde aradığından habersiz oyuncaklarını bulmaya çalışan köpekler, maddeyi bulduklarında ise yine çok sevdikleri oyuncaklarla ödüllendiriliyor.
Uyuşturucu maddelerin kokularına karşı hassasiyetleri artırılan dedektör köpekler, oyuncağıyla özdeşleştirdiği kokuya odaklanarak gizli bölmelere yerleştirilen maddeleri ayırt ediyor.
"Uyuşturucunun kokusu ile oyuncağın kokusu hafızasında birleştirilir"
Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesinde görevli polis memuru Hilmi Bozkurt, AA muhabirine, narkotik dedektör köpeklerinin görev için seçilirken hırsına, oyunculuğuna, odaklanmasına, cesaretine ve özgüvenine bakıldığını söyledi.
Seçimin ardından köpeklerin 3, 6 ve 9 aylık periyotlar halinde testlere tabi tutulduğunu belirten Bozkurt, her 3 ayda bir yapılan bu testlerde farklı kriterleri incelediklerini anlattı.
Bozkurt, köpekler ne kadar farklı ortama girerse özgüvenlerinin ve kendilerine olan inançlarının o kadar çok arttığına işaret ederek, "Her gün aynı alanda eğitim yapıldığında ise köpek o ortama alışıyor ve ezber yapmaya başlıyor, bu durumun önüne geçmek için sürekli farklı alanlarda çalışıyoruz." dedi.
Kamuoyunda narkotik köpeklerinin eğitimi sırasında onlara uyuşturucu madde verildiğine dair son derece yanlış algı bulunduğuna dikkati çeken Bozkurt, şöyle devam etti:
"Böyle bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Uyuşturucu maddeler tamamen kimyasal ve zehirli malzemelerdir. Bizim eğitim sistemimiz tamamen madde ile oyuncağı (topu) eşleştirme usulüne dayanır. Köpek arama yaparken aslında uyuşturucu maddeyi değil, kendi oyuncağını (topunu) arar. Eğitimlerde uyuşturucu maddenin kokusu ile topun kokusu yan yana getirilerek köpeğin hafızasında birleştirilir. Örneğin, bir araçta uyuşturucu maddesi gizlenmiş olsun. Köpek o kokuyu aldığında, kokunun hedef maddeye değil, aradığı topa ait olduğunu düşünür. İçgüdüsel olarak 'Ben bu kokuya ulaştım, demek ki topum da burada' mantığıyla hareket eder ve tepki verir."
"Onlar uyuşturucu maddeyi yakaladıkça herkes mutlu oluyor"
Bozkurt, narkotik köpeklerinin her zaman sahada görevlerini en iyi şekilde yaptığını vurgulayarak, "Onlar bize güveniyor, biz de onlara güveniyoruz. Türkiye genelindeki tüm narkotik şubelerde görev yapan arkadaşlarımıza yardımcı oluyorlar. İşlerini kolaylaştırıyorlar. Onlar işlerini yapıyor. Biz de mutlu oluyoruz. Onlar uyuşturucu maddeyi yakaladıkça herkes mutlu oluyor." ifadelerini kullandı.
Operasyon esnasında tüm gözlerin dedektör köpeklerin üzerinde olduğuna değinen Bozkurt, "Köpeklerimizin madde kaçırma gibi bir durumu yoktur, bu zamana kadar kesinlikle öyle bir durumla karşılaşmadık. Köpeklerimize güveniyoruz. Maddelerin yerini kaçırmayacağını da biliyoruz." diye konuştu.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA