Erzurum'da başlatılan çini kursu, öğrencilerin geleceğine dokunuyor

Kültür Sanat Haberleri

Erzurum Büyükşehir Belediyesi'nin çini kursuna katılan kadın kursiyerler, seramik sanatını öğrenerek hem gelir elde etme hem de boş vakitlerini değerlendirme fırsatı buluyor. Kursiyerler, el emeği ile özgün eserler üretmeye devam ediyor.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan çini kursuna katılan çoğunluğu kadın kursiyerler, seramikten hazırladıkları eserlerle hem sanat öğreniyor hem de geleceğe yönelik iş planları yapıyor.

Her yıl çok sayıda kursiyerin çeşitli alanlarda meslek eğitimi gördüğü Erzurum Büyükşehir Belediyesi Meslek Edindirme Kursları'nda (ESMEK) 4 ay önce çini eğitimleri başlatıldı.

Türk tarihinde önemli bir yere sahip çini işlemeciliğinin, tozdan süsleme safhasına kadar olan tüm aşamalarını el emekleriyle şekillendiren kursiyerler, hem meslek öğreniyor hem de boş vakitlerini değerlendiriyor.

Çoğunluğu kadınlardan oluşan 24 kursiyer, hafta içi her gün seramikten yaptıkları kahve tabakları, tablolar, hediyelik plaketler gibi ürünleri, sabırla boyayarak sanatsal ürünler ortaya çıkarıyor.

Uzman eğitmenler eşliğinde sanat eserine dönüşen ve kurs binasında sergilenen seramiklerin, ilerleyen zamanlarda satışa sunularak kursiyerlere ek gelir sağlaması bekleniyor.

Erzurum Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Daire Başkanı Mustafa Keleş, AA muhabirine, 30 ayrı noktada meslek edindirme kurslarında çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Kentte ilk defa çini atölyesi kurularak mesleğin kursiyerlere öğretildiğini belirten Keleş, özellikle kadınların ev yerine kurslarda sanat öğrenmelerini ve bunu bir gelir kapısı haline getirmelerini hedeflediklerini anlattı.

Cep telefonu hastalığından kurtarma mesajı

Kursta çini sanatını öğrenmenin detaylarını aktaran Keleş, şöyle devam etti:

"Sanatı öğrenmek için tozdan itibaren süreç başlıyor. Aynı alanda bulunan diğer bir atölyemizde boyanacak seramiklerin imalatını yapıyoruz. Ardından fırınlamasını ve boya-cilasını tamamlıyoruz. Tekrar fırınlama yaptıktan sonra süsleme kısmına geçiliyor. Her ürünümüz el emeği, göz nuru çalışmaların eseridir. Bu işlerin biraz da fabrikasyon yönü var. Biz özellikle el emeğini tercih ettik. Kursiyerlerimiz, hocalarımız ile milim milim işliyorlar. Bu çalışmalarımızda hem aileleri hem gençlerimizi günümüzün en büyük hastalığı olan cep telefonu hastalığından kurtararak, en azından bir sanat öğrenmelerini istiyoruz. Çünkü atalarımız her zaman 'kolunda altın bileziğin varsa hiç korkma' derdi, bu da bir altın bilezik. Ülkemizin birçok yerinde bu sanat yapılıyorsa biz de yapabiliriz."

Taleplere göre çini sanatı için belediyenin fiziki ortam kapasitesini de artırabileceğine işaret eden Keleş, ileriki zamanlarda bu çalışmalarla, kursiyerlerin gelir elde edeceklerini sözlerine ekledi.

"Bu ürünlerin başka örneği yok"

Çini eğitmeni Fatma Topçu da kurs için imkan sağlayanlara teşekkür ederek, "Burada bütün çalışmalar özgündür. Kendimiz hazırlıyoruz. Öğrencilere desenlerimizi gösteriyoruz. Nasıl yapacaklarını, nasıl boyayacaklarını anlatıyoruz. Her şey bize ait. Yani bu ürünlerin başka örneği yok." dedi.

Çini sanatının çok zengin ve tarihte önemli bir yere sahip olduğunu anlatan Topçu, katılan kursiyerlerin çok mutlu olduklarını kaydetti.

İlk kursiyerlerden Türkan Kurt ise "Hobi olarak başladığım bu sanatı ileride işe dönüştürmeyi planlıyorum. İçimdeki cevherin ben bile farkında değildim. Burada çok güzel şeyler çıkartıyoruz. Görmüş olduğunuz eserlerin her biri bizim bebeklerimiz. Her birinde ayrı ayrı emek var. Ortaya güzel şeyler çıktıkça daha da mutlu oluyoruz, kendimizi geliştirmek istiyoruz." diye konuştu.