Erdoğan'a "Son On Yılın Dünya Şahsiyeti" Ödülü Verildi
"Sorumsuz, öngörüsüz, vizyonsuz liderlik, Avrupa değerlerini maalesef törpüler bir hal almıştır" dedi.
Adem Kadam - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Sorumsuz, öngörüsüz, vizyonsuz liderlik, Avrupa değerlerini maalesef törpüler bir hal almıştır" dedi. Başbakan Erdoğan, Slovenya'daki ödül töreninde yaptığı konuşmada, komşu ülkelerle yaşanan gelişmelere değindi. Erdoğan, "Komşularımızın, içeride yaşadıkları sorunları nedeniyle zaman zaman diyalog ortamı kesilse de sorunların zamanla ortadan kalkacağına, işbirliği sürecinin kaldığı yerden devam edeceğine her zaman inandık ve inanıyoruz" diye konuştu. Çözüme zorlayan ve sıfır sorunu hedefleyen aktif dış politikanın Türkiye'ye neler kazandırdığını verdiği örneklerle anlatarak şunları söyledi: "Bakın, 2002 sonunda, görevi devraldığımızda, Türkiye'nin ihracatı 36 milyar dolardı. Bugün, 135 milyar dolar ihracat rakamına ulaşmış durumdayız. Milli gelirimiz 230 milyar dolardı, bugün 772 milyar dolar milli gelire ulaşmış durumdayız. Türkiye'ye gelen toplam turist sayısı 10 yıl önce 13 milyon kişi iken, şu anda 31 milyon kişiyi aşmış durumdayız. Aynı şekilde, turizm gelirimiz 8,5 milyar dolarken, şu anda 23 milyar dolara ulaşmış durumdayız. 10 yıl içinde, Türkiye'nin hemen tüm ekonomik göstergelerinde, en az üç katlık bir artış kaydettik. Kamu borç stoku 10 yılda yüzde 74'ten yüzde 40'a düşmüş vaziyette. Şu anda, küresel finans krizi karşısında çok sağlam duran bir Türkiye ekonomisi var. Kriz sürecinde dahi yüzde 8,5 büyüme kaydederek, dünyada Çin'den sonra en hızlı büyüyen ülke olduk" -"Halkların iradesinin üzerinde bir irade yoktur"- Avrupa'ya yapılan ihracatta düşüş yaşanırken, Türkiye'yi Asya'ya, Afrika'ya, Ortadoğu'ya ihracatını artıran, genel ihracat rakamlarını muhafaza eden, hatta yükselten bir ülke haline getirdiklerini bildiren Erdoğan, şöyle konuştu: "İşte bu gelişme, hiç ama hiç şüphesiz, aktif bir dış politikanın neticesidir. Bu gelişme, dostluğun, dayanışmanın, diyaloğun egemen olduğu bir dış politikanın neticesidir. Biz, sadece kendimiz büyümekle, sadece kendi refah seviyemizi artırmakla kalmadık, bölgemizde işbirliği yaptığımız ülkelerle de birlikte büyüdük, birlikte refah artışı kaydettik. Geçmişine takılıp kalan bir Türkiye olsaydı, inanın bunu başaramazdı. Tarihte yaşanan acıları her gün, ama her gün içinde büyüten bir Türkiye olsaydı, inanın bu gerçekleşmezdi. Komşu bazı ülkelerde yaşanan hadiseler karşısında takındığımız tavır, Irak'la Suriye'yle İsrail'le yaşanan gerginlikler zaman zaman içeride muhalefet tarafından, zaman zaman uluslararası platformlarda eleştiri konusu yapılıyor. Biz, bölgede barışı savunduğumuz, bölgede istikrarı, refahı, huzuru, hakkı ve hukuku savunduğumuz için, altını çizerek ifade ediyorum, geçici olarak bu sorunları yaşıyoruz. Bu ülkelere istikrar hakim olduğunda, bu ülkeler, bölgenin barış ve istikrarı için adımlar atmaya başladığında, bu ülkeler kendi halklarının çağrılarına karşılık vermeye başladığında, Türkiye hiç çekinmeden gerekeni yapacak, gereken adımları atacaktır. Biz şuna inanıyoruz; halkların iradesinin üzerinde bir irade yoktur." -AB liderlerine eleştiri- Başbakan Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne katılım süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Avrupa Birliği ile katılım müzakerelerinin AK Parti hükümeti döneminde başlatıldığını kaydeden Erdoğan, gereken kriterleri çok hızlı şekilde sağladıklarını, müzakere için tarih aldıklarını ve o tarihte de müzakereleri başlattıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti: "Süreç içinde, müzakereleri kararlılıkla yürüten, sorumluluklarını hakkıyla yerine getiren ülke de biz olduk. Ama açık söylüyorum, süreci yavaşlatan, süreci yokuşa süren, zorlaştıran taraf asla ve asla biz olmadık. Ne yazık ki Avrupa Birliği içindeki kimi ülkelerin, açık söylüyorum, ırkçı, ayrımcı ve popülist yaklaşımları neticesinde, süreç yavaşlamakla kalmadı, Avrupa değerleri sorgulanır hale geldi. Hiç kimse kusura bakmasın; Norveç'te yaşanan hadise, sıradan bir adli vakanın ötesindedir. Almanya'da zaman zaman yaşanan hadiseler aynı şekilde. Fransa'da, seçim öncesi ortaya konan tavırlar hakeza... Sorumsuz, öngörüsüz, vizyonsuz liderlik, Avrupa değerlerini maalesef törpüler bir hal almıştır. Biz yine de umudumuzu kaybetmiyoruz. Biz yine de kararlı şekilde Avrupa Birliği'ni bir hedef olarak muhafaza ediyor, süreci kararlılıkla devam ettiriyoruz. Balkanlardaki dost ülkelerin, Avrupa Birliği'ne entegrasyon süreçlerini de aynı şekilde gönülden destekliyoruz. Sadece Türkiye'yi değil, Balkan ülkelerini de içine alan bir Avrupa zayıflamayacak, tam tersine güç kazanacak, değer kazanacak, en önemlisi de renk kazanacaktır. Bunu başarmamız lazım." -"Balkanlar'ın makus talihini kıracağına inanıyorum"- "Geçmişte her ne yaşanmış olursa olsun, gelecek hepimiz için umut vadediyor" diyen Erdoğan, bugün kendisine bu enstitüde son 10 yılın Dünya Şahsiyeti Ödülü verildiğini ama on 10 yılın kendisine verdiği heyecanla, aslında önümüzdeki 10 yılın umudunu taşıdığını dile getirdi. Erdoğan, "Önümüzdeki 10 yıl içinde, Türkiye'nin de, Türkiye'nin içinde bulunduğu bölgelerin de değişeceğine, daha huzurlu, daha müreffeh bölgelerin oluşacağına inanıyorum" diye konuştu. Başbakan Erdoğan, vizyon sahibi liderlerle, Balkanlar'ın makus talihini kıracağına, bir barış ve huzur bölgesi olarak dünyadaki haklı yerini alacağına inandığını ifade etti. Erdoğan, kendisine verilen ödülün Slovenya ile Türkiye arasında ve Balkanlar ile Türkiye arasında bir dostluk ve dayanışma nişanesi olacağına yürekten inandığını vurgulayarak sözlerini tamamladı. Erdoğan, konuşmasının ardından enstitü üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi. - BLED
Kaynak: AA / Politika
Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği, Slovenya, Politika, Türkiye, Güncel, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA