Erbulak ailesi "Alaçatı Kitap Günleri"ne konuk oldu
İzmir'in Çeşme ilçesinde bu yıl ilki düzenlenen "Alaçatı Kitap Günleri", yazarlar ve kitapseverlerin katılımıyla başladı.
İzmir'in Çeşme ilçesinde bu yıl ilki düzenlenen "Alaçatı Kitap Günleri", yazarlar ve kitapseverlerin katılımıyla başladı.
Gaia Alaçatı'da düzenlenen söyleşide, oyuncu ve yazar Füsun Erbulak, oyuncu, tiyatro eğitmeni ve yazar Sevinç Erbulak, yazar ve oyuncu Ayşe Erbulak Özgürdal okurlarıyla bir araya geldi.
Sevinç Erbulak, ailece kitap okumayı tutku derecesinde sevdiklerini ve kitap okumanın kendileri için çok önemli bir etkinlik olduğunu dile getirdi.
Başarılı sanatçı, annesinin Ömür Dediğin Zarif Bir Ziyafet", ablası Ayşe Erbulak'ın "Kanlı Kanatlar" ve kendisinin "Tüy" adlı kitaplarının da çok kısa süre önce yayınlandığını ve üç kitabın yayınından sonra ilk kez birlikte söyleşiye katıldıklarını kaydetti.
Kitap okumanın ve kitap etkinliklerinin önemine işaret eden Sevinç Erbulak, "Umarım çok güzel bir şey başlıyordur Alaçatı'da. Burada bir kitap alanı var. Orada stantlar kuruldu. Tüm gönüllü katılımcı yayınevleri orada. Biz özellikle iki kitapkolik, tsondoku, yani gidip oradan okuyamayacağı kadar kitap alan... Okuyoruz da. Aldığımızda okuyabildiğimizden fazla kitap alıyoruz. Tusondoku akımının 3 ileri gelenleriyiz. Üst baş almıyoruz, kitap alıyoruz." dedi.
Ablasının özellikle polisiye romanında başarılı bir yazar olarak kendini ispat ettiğini kaydeden Sevinç Erbulak, şunları söyledi:
"Ayşe bizim evin polisiye edebiyat yazarı. O türün bence ülkemizde de önemli ismi. Bizim ailede biri bir şeyi iyi yapıyorsa onu methederiz ya da methetmeye katılırız. Kötü yapıyorsa da 'Sen bunu bir daha yapma. Çünkü yapamıyorsun' deriz. Çünkü yapamadığımız milyonlarca şey var. Onun için bu konuda gönül rahatlığıyla yaşadığımız ülkede, ki bu artık Ahmet Ümit'in de söylediği bir şey."
Kızı Zeynep Kavin Midyat'ın, çocuk yaşta kitap okumayı sevmesine yönelik attığı adımları da anlatan sanatçı Sevinç Erbulak, "Öğrencilerimle ilişkim de böyle. Ben 27 senedir, mezun olduğumuz okulda ders veriyorum. 'Birçok oyunculuk okulu var. Biraz edebiyata dalalım, kitaplara bakalım' diyorum. Okumalarını, biraz da okudukları şeyleri oyunlaştırmaları üzerine kurduğumuz zaman da okumaya başlıyorlar. Ama hep aynı tınlıyor. Bir çocuğa 'Oku' demenin yollarını aramanız lazım belki de. Çok günahsızlar. Pandemiye doğdular. Kızmıyorum." ifadelerini kullandı.
Storytel sesli kitap uygulamasının söyleşiye verdiği desteğe değinen sanatçı, "Seslendiren insanın da etkisine çok inanıyorum. Ben okumayı seviyorum. Ayşe'nin iki kitabını seslendirdim. Zor bir şey kitap seslendirmek çünkü yazarlar bir ruhla yazıyor. Siz bir metrekarelik bir odada, bir can vermeye çalışıyorsunuz bir şeye. Öznel bir şey tabii, sizin kafanızda oluşan duygu." diye konuştu.
"Altan Erbulak adı altında ezileceğimi idrak ettim"
Yazar ve oyuncu Ayşe Erbulak Özgürdal da etkinliğe katıldıkları için heyecanlı olduklarının altını çizdi.
Anne ve babasının ismi Altan olan ve kendisine de Altan ismi verilen Ayşe Erbulak, 16 yaşındayken ismini değiştirmeye karar verdiğini ve babasının tavsiyesiyle ismini mahkeme kararıyla Ayşe olarak değiştirdiğini anlattı.
Ünlü çocuğu olmanın ortaya çıkardığı çeşitli zorluklara da değinen sanatçı, "Ben bir ünlü çocuğu olarak, ünlü çocuğu olmanın bir keyfi olduğunu zannediyordum. Hep biri bana adımı sorsun isterdim. Ben de Altan Erbulak diyeyim, anlatayım isterdim. 16 yaşıma geldiğimde bunun beni hiçbir zaman geliştirmeyeceğini, körelteceğini ve hayatım boyunca Altan Erbulak adı altında ezileceğimi idrak ettim. Ayşe Erbulak olmak bana bir kişilik ve kimlik kazandırdı. Hiç pişman değilim." diye konuştu.
Başarılı yazar, babası Altan Erbulak'ın ikinci eşi Füsun Erbulak tarafından okuma tutkusunun kendisine kazandırıldığının altını çizdi. Henüz 7-8 yaşlarındayken içeriği çok ağır kitapların Füsun Erbulak tarafından okumak üzere kendisine verildiğine işaret eden Ayşe Erbulak, şunları söyledi:
"Hakikaten 8 yaşında Kapital okudum. (Friedrich) Engels okudum. Okudum, hiçbir şey anlamadım. Nazım Hikmet'i 10 yaşlarımda okudum. Kendi tercihimle okuduğum ilk kitap Orhan Kemal'in ben 'Vukuat Var' diye okudum ama sonra 'Olay Var' diye yayınlandı kitap. Sonra 'Hanımın Çiftliği'ni okudum. 11-12 yaşındaydım, cici annemin hiç etkisi olmadan, kendi bilincimle Agatha Christie '10 Küçük Zenci' ile başladım. Çizgi kitap da çok severim. Dayım ilüstratördü. Babam karikatürist. Evde de çok güzel bir koleksiyon var."
"Dame de Sion sayesinde okur oldum"
Oyuncu ve yazar Füsun Erbulak ise okuma sevgisinin İstanbul Özel Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde okurken başladığının altını çizerek, "Herhangi bir yaramazlık yaptığımız zaman cumartesi cezaya gidiyorduk. Orada bir saat oturmamız gerekiyordu. Ben de kucağıma Simone de Beauvoir gibi yazarların kitaplarını alıyordum. Yakalandığımda ertesi hafta tekrar geliyordum. Öylece Dame de Sion sayesinde okur oldum." dedi.
Çocuklara okumaları için verdiği kitaplardan bahseden sanatçı, eşi Altan Erbulak ile bir anısına değinerek, "Babalarının bir sözü vardı. Bu çocuklar artık 'Nazım Hikmet değil Orhan Veli Kanık dönemindeler. Erken verme.' demişti.
Kitapseverlerin ilgi gösterdiği ve iki saati aşkın süren etkinliğin sonunda Erbulak ailesi kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.
"Alaçatı Kitap Günleri" yarın sona erecek.
Gaia Alaçatı'da düzenlenen söyleşide, oyuncu ve yazar Füsun Erbulak, oyuncu, tiyatro eğitmeni ve yazar Sevinç Erbulak, yazar ve oyuncu Ayşe Erbulak Özgürdal okurlarıyla bir araya geldi.
Sevinç Erbulak, ailece kitap okumayı tutku derecesinde sevdiklerini ve kitap okumanın kendileri için çok önemli bir etkinlik olduğunu dile getirdi.
Başarılı sanatçı, annesinin Ömür Dediğin Zarif Bir Ziyafet", ablası Ayşe Erbulak'ın "Kanlı Kanatlar" ve kendisinin "Tüy" adlı kitaplarının da çok kısa süre önce yayınlandığını ve üç kitabın yayınından sonra ilk kez birlikte söyleşiye katıldıklarını kaydetti.
Kitap okumanın ve kitap etkinliklerinin önemine işaret eden Sevinç Erbulak, "Umarım çok güzel bir şey başlıyordur Alaçatı'da. Burada bir kitap alanı var. Orada stantlar kuruldu. Tüm gönüllü katılımcı yayınevleri orada. Biz özellikle iki kitapkolik, tsondoku, yani gidip oradan okuyamayacağı kadar kitap alan... Okuyoruz da. Aldığımızda okuyabildiğimizden fazla kitap alıyoruz. Tusondoku akımının 3 ileri gelenleriyiz. Üst baş almıyoruz, kitap alıyoruz." dedi.
Ablasının özellikle polisiye romanında başarılı bir yazar olarak kendini ispat ettiğini kaydeden Sevinç Erbulak, şunları söyledi:
"Ayşe bizim evin polisiye edebiyat yazarı. O türün bence ülkemizde de önemli ismi. Bizim ailede biri bir şeyi iyi yapıyorsa onu methederiz ya da methetmeye katılırız. Kötü yapıyorsa da 'Sen bunu bir daha yapma. Çünkü yapamıyorsun' deriz. Çünkü yapamadığımız milyonlarca şey var. Onun için bu konuda gönül rahatlığıyla yaşadığımız ülkede, ki bu artık Ahmet Ümit'in de söylediği bir şey."
Kızı Zeynep Kavin Midyat'ın, çocuk yaşta kitap okumayı sevmesine yönelik attığı adımları da anlatan sanatçı Sevinç Erbulak, "Öğrencilerimle ilişkim de böyle. Ben 27 senedir, mezun olduğumuz okulda ders veriyorum. 'Birçok oyunculuk okulu var. Biraz edebiyata dalalım, kitaplara bakalım' diyorum. Okumalarını, biraz da okudukları şeyleri oyunlaştırmaları üzerine kurduğumuz zaman da okumaya başlıyorlar. Ama hep aynı tınlıyor. Bir çocuğa 'Oku' demenin yollarını aramanız lazım belki de. Çok günahsızlar. Pandemiye doğdular. Kızmıyorum." ifadelerini kullandı.
Storytel sesli kitap uygulamasının söyleşiye verdiği desteğe değinen sanatçı, "Seslendiren insanın da etkisine çok inanıyorum. Ben okumayı seviyorum. Ayşe'nin iki kitabını seslendirdim. Zor bir şey kitap seslendirmek çünkü yazarlar bir ruhla yazıyor. Siz bir metrekarelik bir odada, bir can vermeye çalışıyorsunuz bir şeye. Öznel bir şey tabii, sizin kafanızda oluşan duygu." diye konuştu.
"Altan Erbulak adı altında ezileceğimi idrak ettim"
Yazar ve oyuncu Ayşe Erbulak Özgürdal da etkinliğe katıldıkları için heyecanlı olduklarının altını çizdi.
Anne ve babasının ismi Altan olan ve kendisine de Altan ismi verilen Ayşe Erbulak, 16 yaşındayken ismini değiştirmeye karar verdiğini ve babasının tavsiyesiyle ismini mahkeme kararıyla Ayşe olarak değiştirdiğini anlattı.
Ünlü çocuğu olmanın ortaya çıkardığı çeşitli zorluklara da değinen sanatçı, "Ben bir ünlü çocuğu olarak, ünlü çocuğu olmanın bir keyfi olduğunu zannediyordum. Hep biri bana adımı sorsun isterdim. Ben de Altan Erbulak diyeyim, anlatayım isterdim. 16 yaşıma geldiğimde bunun beni hiçbir zaman geliştirmeyeceğini, körelteceğini ve hayatım boyunca Altan Erbulak adı altında ezileceğimi idrak ettim. Ayşe Erbulak olmak bana bir kişilik ve kimlik kazandırdı. Hiç pişman değilim." diye konuştu.
Başarılı yazar, babası Altan Erbulak'ın ikinci eşi Füsun Erbulak tarafından okuma tutkusunun kendisine kazandırıldığının altını çizdi. Henüz 7-8 yaşlarındayken içeriği çok ağır kitapların Füsun Erbulak tarafından okumak üzere kendisine verildiğine işaret eden Ayşe Erbulak, şunları söyledi:
"Hakikaten 8 yaşında Kapital okudum. (Friedrich) Engels okudum. Okudum, hiçbir şey anlamadım. Nazım Hikmet'i 10 yaşlarımda okudum. Kendi tercihimle okuduğum ilk kitap Orhan Kemal'in ben 'Vukuat Var' diye okudum ama sonra 'Olay Var' diye yayınlandı kitap. Sonra 'Hanımın Çiftliği'ni okudum. 11-12 yaşındaydım, cici annemin hiç etkisi olmadan, kendi bilincimle Agatha Christie '10 Küçük Zenci' ile başladım. Çizgi kitap da çok severim. Dayım ilüstratördü. Babam karikatürist. Evde de çok güzel bir koleksiyon var."
"Dame de Sion sayesinde okur oldum"
Oyuncu ve yazar Füsun Erbulak ise okuma sevgisinin İstanbul Özel Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde okurken başladığının altını çizerek, "Herhangi bir yaramazlık yaptığımız zaman cumartesi cezaya gidiyorduk. Orada bir saat oturmamız gerekiyordu. Ben de kucağıma Simone de Beauvoir gibi yazarların kitaplarını alıyordum. Yakalandığımda ertesi hafta tekrar geliyordum. Öylece Dame de Sion sayesinde okur oldum." dedi.
Çocuklara okumaları için verdiği kitaplardan bahseden sanatçı, eşi Altan Erbulak ile bir anısına değinerek, "Babalarının bir sözü vardı. Bu çocuklar artık 'Nazım Hikmet değil Orhan Veli Kanık dönemindeler. Erken verme.' demişti.
Kitapseverlerin ilgi gösterdiği ve iki saati aşkın süren etkinliğin sonunda Erbulak ailesi kendilerine yöneltilen soruları yanıtladı.
"Alaçatı Kitap Günleri" yarın sona erecek.
Kaynak: AA / Güncel
Yerel Haberler, Edebiyat, Etkinlik, Kültür, Güncel, Sanat, Yerel Haberler, Sanat, Etkinlik, Kültür, Edebiyat, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA