Epstein belgeleri nedir, PDF yayınlandı mı? Epstein belgelerinde Türkiye ile ilgili neler var?

Gündem Haberleri

Epstein belgeleri nedir? Epstein'a ilişkin soruşturma dosyaları, bir kısmının daha kamuoyuyla paylaşılmasıyla yeniden tartışmaların merkezine yerleşti. Epstein files PDF! Gündeme düşen belgeler ve videolar sonrası Epstein belgeleri nereden, nasıl okunur ve bakılır merak edildi. İşte detaylar...

Jeffrey Epstein davasına ilişkin kamuoyuna açıklanan son belgeler, Türkiye'den çarpıcı bir ismi ve kurumu gündeme taşıdı. Peki, Epstein belgeleri nedir? Detaylar...

EPSTEİN BELGELERİ NEDİR?

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçuyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein'la ilgili 3 milyondan fazla yeni dosyayı daha paylaştıklarını bildirdi.

ABD Adalet Bakan Yardımcısı Todd Blanche, düzenlediği basın toplantısında, Epstein soruşturmasıyla ilgili 3 milyondan fazla yeni belge ile 2 bin videoyu ve yaklaşık 180 bin görseli yayımlayarak kamuoyunun erişimine açtıklarını söyledi.

Epstein belgeleri nedir, PDF yayınlandı mı? Epstein belgelerinde Türkiye ile ilgili neler var?

Son yayımın, ilgili yasa doğrultusunda toplamda 3,5 milyon belgenin kamuoyuna açıklandığı anlamına geldiğini kaydeden Blanche, ABD Başkanı Donald Trump'ın bakanlığa "şeffaf olma talimatı" verdiğini ve bakanlığın da bunu yaptığını kaydetti.

500'den fazla avukat ve uzmanın bu çalışmayı tamamlamak için uzun günler ve geceler geçirdiğini kaydeden Blanche, "Yasaya uyduk. Kanuna uyduk. Başkan Trump'ı, ya da herhangi birini korumadık. Epstein hakkında sakladığımız süper gizli belgeler yok." ifadesini kullandı.

Adalet Bakanlığının "çocuk istismarını ciddiye almadığı" yönündeki her türlü "eleştiriyi böylelikle kırdığını" savunan Blanche, "Epstein'in kurbanları tarifsiz acılar yaşadılar" diyerek, fotoğraflarda ve videolarda kişisel kimlik tespitini engellemek amacıyla kapsamlı sansürlemeler yapıldığını kaydetti.

Yeni yayımlanan belgeler Epstein'ın Mossad bağlantılarını yeniden gündeme taşıdı

Epstein'a ilişkin soruşturma dosyaları, bir kısmının daha kamuoyuyla paylaşılmasıyla yeniden tartışmaların merkezine yerleşti.

Dosyalarda yer alan gizli muhbir beyanına dayalı, Ekim 2020 tarihli ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) raporunda, Epstein'ın İsrail istihbaratı Mossad ile bağlantılı olabileceğine ilişkin iddialar dikkati çekti.

Muhbir, Harvard Üniversitesi Hukuk Fakültesi profesörlerinden Alan Dershowitz'in, varlıklı ailelerin çocukları üzerinde etkili olduğunu, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı ve eski başdanışmanı Jared Kushner'ın da Dershowitz'in öğrencileri arasında bulunduğunu öne sürdü.

Dershowitz'in İsrail istihbaratıyla bağlantılı olduğu kanaatine vardığını aktaran muhbir, Dershowitz'in, dönemin Florida Güney Bölgesi Savcısı Alex Acosta'ya, Epstein'ın hem ABD hem de müttefik ülke istihbarat servisleriyle bağlantılı olduğunu söylediğini iddia etti.

Dershowitz ile Epstein arasındaki telefon görüşmelerine tanıklık ettiğini belirten muhbir, bu görüşmelerin ardından İsrail istihbaratının Dershowitz ile temasa geçerek bilgi aldığını öne sürdü.

Epstein'ın, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ile yakın olduğu ve onun döneminde istihbarat faaliyetleriyle bağlantılı şekilde yetiştirildiği yönünde iddialarda bulunan muhbir, tüm bu bilgiler ışığında Epstein'ın Mossad tarafından yönlendirilen bir ajan olduğu kanaatine vardığını kaydetti.

Muhbir, Trump'ın ilk başkanlık döneminde İsrail tarafından etki altına alındığını, damadı Kushner'ın ise Başkan'ın karar alma süreçlerinde belirleyici rol oynadığını öne sürdü.

Epstein ve Barak mesajlarındaki "Mossad" atfı

Dosyalarda, Epstein ve eski İsrail Başbakanı Barak'ın birçok konuşması yer alırken, ikilinin konuşmalarında iki farklı zamanda Mossad'a atıfta bulunulduğu görüldü.

Dosyaya göre, Epstein, 17 Aralık 2018'de yolladığı e-postada, Barak'a "Mossad için çalışmadığımı açıkça belirtmelisin. :)" dedi.

Epstein, 9 Kasım 2017 tarihli e-postada ise Barak'a "Boies, eski Mossad ajanlarını kirli soruşturmalar yapmak için bulmasına yardım etmeni istedi mi? Bu konu basında çok yer alıyor." ifadesini kullandı.

Öte yandan, Barak cevabında bu konuya ilişkin bir ifade kullanmayarak Epstein'dan kendisini aramasını istedi.

"Belgeler Trump'a yönelik şantaj niteliği taşıyor" iddiası

Epstein dosyalarının bir bölümünün daha kamuoyuna sunulmasının ardından sosyal medyada bazı kullanıcılar, Epstein dosyalarının zamanlamasına dikkati çekerek, bunu Trump'ın İran politikasıyla ilişkilendirdi.

Belgelerin, Trump'a yönelik hem uyarı hem de mesaj niteliği taşıdığı ve "siyasi baskı aracı" olarak kullanıldığı öne sürülen paylaşımlarda, Trump'ın İran'a yönelik askeri adım atmaması durumunda daha fazla belgenin kamuoyuna sızdırılabileceği iddia edildi.

Hristiyan nasyonalist aktivist ve podcast sunucusu Nick Fuentes, programında, Epstein dosyalarının "Trump'ın başının üzerinde bir hançer gibi asılı durduğunu" söyledi.

Fuentes, "Epstein dosyaları bugün yayımlanıyor. İran ile ikinci savaşımız için hazırız. Ne tesadüf. Yani Trump bizi İran'la savaşa sokmazsa hançer iner. Trump, İsrail lobisiyle veya milyarderlerle işbirliği yapmazsa hançer iner." ifadelerini kullandı.

Sosyal medya platformlarındaki birçok kullanıcı da dosyaların yayımlanma zamanına ilişkin olarak, "Mossad, Tel Aviv'deki bir kasada Trump'ın çocuklara tecavüz ettiğini gösteren kasetler tutuyor ve onu ellerinde tutuyorlar." ve "Bu kasetlerin yayımlanması, Trump'ı İran'a savaş açmaya zorlamak içindi, aksi takdirde kasetleri yayımlayacaklardı." gibi iddialarda bulundu.

Jeffrey Epstein olayı nedir?

En küçüğü 14 olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı oluşturmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, tutuklu olduğu New York Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi'ndeki hücresinde 10 Ağustos 2019'da ölü bulunmuştu.

Açıklanan Epstein dava dosyalarında Prens Andrew, ABD Başkanı Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, eski ABD Başkan Yardımcısı Al Gore, aktör Kevin Spacey, şarkıcı Michael Jackson, illüzyonist David Copperfield, avukat Alan Dershowitz ve eski New Mexico Valisi Bill Richardson gibi ünlü isimler yer almıştı.

ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da ABD Adalet Bakanlığı ile yaptığı inceleme sonucunda, ünlü isimlerden oluşan "müşteri listesi"nin tutulduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını, aralarında hükümet yetkilileri, ünlüler ve iş insanlarının da bulunduğu kişilerin suçuna ortak olduğu gerekçesiyle örtbas amacıyla öldürüldüğü öne sürülen Epstein'ın ise aslında hücresinde intihar ettiği sonucuna varıldığını açıklamıştı.

EPSTEİN BELGELERİNDE TÜRKİYE İZLERİ

ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlarıyla tutuklu yargılanırken hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein dosyalarındaki yeni sızıntılar, Türkiye'nin en köklü eğitim kurumlarından biri olan Robert Kolej'e dair çarpıcı bir yazışmayı gün yüzüne çıkardı. 2014 yılına ait e-postalarda, kolejin o dönemki yöneticilerinden Thomas Landon'un, Epstein'a Türkiye'deki siyasi iklim ve okulun misyonu üzerine detaylı bir rapor sunduğu görülüyor.

Jeffrey Epstein davasına ilişkin kamuoyuna açıklanan son belgeler, Türkiye'den çarpıcı bir ismi ve kurumu gündeme taşıdı. Robert Kolej Yönetim Kurulu Üyesi Thomas Landon'un, 2014 yılında Epstein'a gönderdiği e-postada, okulun geleceği için destek istediği ve Türkiye'nin siyasi yönelimine dair değerlendirmelerde bulunduğu ortaya çıktı.

Landon tarafından gönderilen mailde, Robert Kolej'in Türkiye'nin en parlak öğrencilerini yetiştiren 150 yıllık seçkin bir kurum olduğu vurgulanırken, o dönemki siyasi atmosfere dair şu ifadeler dikkat çekiyor:

"Muhafazakâr İslam'ın Türkiye'de sosyal hayata ve eğitim sistemine giderek daha fazla nüfuz ettiği günümüzde, RC'nin misyonu hiç bu kadar önemli olmamıştı."

"Türkiye, IŞİD olgusu sonrasında oldukça muhafazakâr bir yöne evriliyor ve biz de misyonumuzu önemsemeyen bir hükümet altında çabalarımızı iki katına çıkarıyoruz."

Landon, e-postasında Epstein'ın bilimsel konulara ilgisini bildiğini ancak Robert Kolej konusunun "Gates Vakfı'na sunmaya değer olup olmadığını" merak ettiğini belirtiyor. Yazışmada, okul müdürünün o tarihlerde New York'ta (şehirde) olacağı ve istenirse Epstein ile detaylı görüşme yapabileceği teklif ediliyor.

Landon'un bu uzun ve detaylı mailine Jeffrey Epstein'ın cevabı ise oldukça kısa ve net oldu. Epstein, Landon'a "Görüştüğümüzde daha fazlasını anlatırsın" diyerek konuyu yüz yüze konuşmaya açık kapı bıraktı.

Landon mailinde konunun kendisi için kişisel bir mesele olduğunu, babasının 1950'lerden itibaren okulun yönetiminde bulunduğunu ve Türkiye'nin geleceği konusunda endişe duyduğunu da dile getiriyor.