Golden Globe Race'te Türk yelkenciler: Okyanusun zorlu yalnızlığına iki Türk damgası
"Okyanusa çıkınca rüzgarla bir şekilde gidiyorsunuz, orası kolay. Ama kimseyle aylarca konuşamamak var ya..."Yelkenci Ertan Beşkardeş, katılacağı çetin yarışı böyle özetliyor.
"Okyanusa çıkınca rüzgarla bir şekilde gidiyorsunuz, orası kolay. Ama kimseyle aylarca konuşamamak var ya…" Yelkenci Ertan Beşkardeş, katılacağı çetin yarışı böyle özetliyor. Bu onun üçüncü Golden Globe Race denemesi olacak.Golden Globe, yelkencilerin dünyanın çevresini tek başlarına, karaya hiç ayak basmadan dolaştıkları "çılgın insanların yolculuğu" olarak bilinen, en zorlu yelken yarışlarından biri.Ama "çılgınlığı" dünyanın çevresini tek başına dolaşmakta değil. Aylar sürecek bir yolculuğu eski model ve küçük teknelerle ve neredeyse hiçbir modern teknolojik aletten yardım almadan yapmakta. İlki 1968 yılında İngiliz Sunday Times gazetesinin girişimiyle yapılan yarış, 50 sonra ilk defa 2018'de Avustralyalı denizci ve maceraperest Don McIntyre'ın girişimiyle yeniden başlatıldı.Dört senede bir yapılan yarış bu yıl 6 Eylül'de başlayacak. 16 teknenin yer aldığı yarışa Türk yelkenciler Ertan Beşkardeş ile Prof. Dr. Selim Yalçın da katılıyor.Katılmaya hak kazanan Erden Eruç ise son anda yaşadığı bir sakatlık nedeniyle yarıştan çekilmek zorunda kaldı. İnsanın psikolojik ve fiziksel dayanıklılığını sınayan bu yolculuğa çıkacak olan yelkencilerle, yarıştan bir hafta önce, yarışın başlayacağı Fransa'nın Les Sables-d'Olonne şehrinde buluştuk."Balığa bile yalnız çıkmazdım" Sağlı sollu sıralanmış 16 teknenin hepsinde hummalı bir çalışma var. Kalabalık adeta, bu yelkenciler yarışa çıkmadan önce, onları bekleyen yalnızlığı hafifletmek istercesine, iskeleyi hınca hınç doldurmuş. "Help Disabled Children" (Engelli Çocuklara Yardım Edin) isimli teknenin önünde duruyorum. İçeriden Dr. Nadire Berker çıkıp selam veriyor, "Selim, sekstant çalışıyor" diyor. Denizcilerin GPS kullanmasına izin verilmeyen bu yarışta, yerküre üzerindeki yerlerini tespit etmelerine yardım edecek aletlerden biri de sekstant. Pediatrik ortopedi uzmanı Prof. Dr. Selim Yalçın, öğrenmenin yaşının olmadığının kanıtı olarak, sekstantla hesaplamayı öğrenmeye çalıştığını anlatıyor, önündeki almanaklardaki minicik puntolu sayıları göstererek. Yalçın, Golden Globe Race'te Türk bayrağıyla yarışacak ilk yelkenci. Eşi Berker ile yaklaşık son 15 yıldır tekneyle dünyayı dolaştıktan sonra, sıra Yalçın'ın tek başına çıkacağı yolculukta. Yalçın, "Ben balığa bile yalnız çıkmazdım" diyor. İstanbul Boğazı'nda, İstinye'de deniz sevdasının filizlenip yeşerdiğini, buradaki sandal ustalarından el aldığını anlatan Yalçın, tıp fakültesini de Boğaz'da tuttuğu balıkları satarak okumuş. Teknesine de, eşiyle birlikte deniz dışında hayatlarını adadıkları bir amaca, engelli çocuklara yardım etmek için, farkındalığı artırmak adına bu ismi seçmiş. Bu yolculuğa eşlik edecek en büyük yoldaşı ise kitapları. Fransızca, Almanca ve İspanyolca kitaplarının yanında bu yolculukta yeniden okumak istediği Türkçe kitap Mesnevi. Telefonla iletişim yasak 68 ruhuyla yapılan yarışta katılımcıların internet erişimi yok. Bu nedenle yelkenciler yarışacakları süre içinde yakınlarıyla haberleşemeyecekler. Ancak karada, kendilerine haber verilmesi gereken bir durum olursa, yarış komitesi onlara bildirecek. Yarışa üçüncü kez katılacak olan Ertan Beşkardeş, 2022'deki yarışı tam da bu nedenle bırakmış. Uzun süredir İngiltere'de yaşayan Beşkardeş, "Yarış, yelkencilik anlamında çok farklı ve zorlu bir yarış değil ama lojistik yani yer yön bulma ve zihinsel olarak çok zorlayıcı" diyor."Yolculuğun en zor tarafı yalnız kalmak, kimseyle konuşamamak. Kafanızdan 50 bin tane şey geçiyor" diye devam ediyor.Beşkardeş 2022'de yarışın başlamasından birkaç hafta sonra Cape Town'da, yarış kuralları gereği geçmek zorunda oldukları "fotoğraf noktası"ndaki insanları görünce "haydi ben eve gideyim" demiş ve yarışı bırakmış.Yeniden katılma motivasyonunu sorduğumuzda, "Çünkü zor" diyor ve devam ediyor: "8 ay kimseyle konuşmadan denizde olmak kolay bir şey değil, bunu şu ana kadar yapan yaklaşık 200 kişi var."Bu yıl bir ilk olarak bazı teknelere yerleştirilen kameralarla, yarış canlı olarak takip edilebilecek. Beşkardeş'in teknesi de onlardan biri. Ancak bu kameralar yine dışarıya yayın yapan ancak tekneye internet bağlantısı sağlamayan sistemlerle çalışıyor olacak. Eşi Arzu Beşkardeş, bu kez teknedeki kameranın eşine yalnızlık konusunda yardımcı olabileceğini söylüyor, "Bu sefer yapabileceğini, yalnızlığı da bu YouTube canlı yayınıyla çözebileceğini düşünüyorum" diyor. 7-8 ay görüşemeyecekleri için tabii ki üzüldüğünü, ama bunu eşine söylemediğini belirtiyor. Ne yiyip, ne içecekler? Yarışa günler kala teknelerdeki donanımlarda son eksiklikler giderilirken, bir telaş da yelkencilerin erzağını hazırlamak. Yakınlarının en büyük emeklerinden biri de burada. Taze gıdalar yarışa dayanamayacağı için, yelkenciler bu 7-8 aylık süreyi konserve ya da kuru gıdalarla geçirecekler. Kumanyada zeytin, konserve patlıcan, barbunya, kurutulup paketlenmiş gıdalar, patates ve yumurta tozları, ve uzun süre dayanabilen peynirler de var. Gıdaları böceklenmemeleri, böceklenseler bile diğer gıdaları etkilememesi için ayrı ayrı plastik kutulara yerleştiriyorlar. Teknede karton kutu ise, içinde böcek yumurtaları olabileceği için, kesinlikle kullanılmıyor. Tuzlu suyu tatlı suya çeviren su yapıcılar da, elektrik tasarrufu nedeniyle bu yarışta tercih edilmiyor. Teknenin deposu ve onun yanında aldıkları şişe sular dışında, Ertan Beşkardeş, yelkenden de su toplayacağını söylüyor.Arzu Beşkardeş ise normal kumanyanın yanında, eşine bir sürpriz de hazırlayarak, yılbaşında açması için bir hediye koymuş.Yarışın özellikleri Yaklaşık 30 bin deniz mili (55 bin 500 km) sürecek bu yolculuk, Fransa'nın Atlantik kıyısındaki kenti Les Sables-d'Olonne'dan başlayacak. Tekneler Güney Okyanusu'ndan doğuya doğru giderek, üç büyük burnu geçerek (Ümit Burnu, Leeuwin Burnu ve Horn Burnu) yarışı yine Fransa'daki bu şehirde bitirecekler. Katılan tekneler en son 1988 yılının tasarımıyla inşa edilmiş ve boyları 32-36 feet (9.7-10.9 metre) aralığında olmak zorunda. Yani teknolojik aletler, süratli yelkenler ve modern donanım yerine, 40 yıl öncesinin şartlarıyla yarışılıyor. Teknelerde yerlerinin belirlenmesini sağlayacak AIS (Automatic Identification System - Otomatik Tanımlama Sistemi) donanımı var ancak bu sistem sadece teknelerin dışarıdan takip edilebilmesi için kullanılıyor. Yani kaptanlar bu sistemden bilgi alamayacak. Haberleşmelerini de HF radyo aracılığıyla yapacaklar. Bir tehlike ya da çok kötü hava koşulları olması durumunda, yarış organizatörleri katılımcıları buradan bilgilendirecek. Çok acil bir durum olması halindeyse, teknelerde mühürlü kutularda tutulan GPS aletlerini kullanabilecekler, ancak bu, yarıştan ayrılmak anlamına geliyor. İlk yarıştan 50 yıl sonra yeniden Vendee Globe yarışı ile birlikte Denizlerin Everest'i olarak anılan Golden Globe, ilk olarak 1968'de İngiliz Sunday Times gazetesi tarafından düzenlenmişti ve o dönemde, karaya çıkmadan dünyanın çevresini tek başına dolaşmayı şart koşan ilk yelken yarışıydı.Yelken dünyasının efsane isimleriyle ve talihsiz olaylarla anılan o yarışa dokuz denizci katıldı. İçlerinden sadece biri, Robin Knox-Johnston bitiş çizgisini geçti. Daha sonra bu başarısından ötürü kendisine Sir ünvanı verildi. Ancak o yarışın tek efsanesi Knox değildi. Fransız denizci Bernard Moitessier, süre olarak Knox'tan da önde olmasına rağmen, dünyanın çevresini dolaştıktan sonra kuzeye yani başlangıç noktasına çıkmaktan vazgeçti ve yoluna devam ederek Tahiti'ye devam etti. Moitessier o kararını gazeteye, "Durmadan devam edeceğim çünkü denizde mutluyum ve belki de ruhumu korumak istiyorum" mesajıyla bildirecekti. Katılımcılardan en deneyimsizi olan Donald Crowhurst ise yarışın baskısı ve teknesinin eksiklikleri altında, hayatına son vermeyi seçmişti. Belgeselleri ve filmi yapılan bu olaylı yarıştan sonra, aynı ruhun canlanması için 50 sene geçmesi gerekti. Avustralyalı denizci ve maceraperest Don McIntyre, 2018 yılında Golden Globe'u yeniden hayata geçirdi. O yıl 18 tekne katıldı, sadece beşi yarışı bitirebildi. 2022'de de 16 tekne start aldı, üçü yarışı bitirebildi. Bu yarışın kazananı 233 gün 20 saat 43 dakika ve 47 saniyeyle Güney Afrikalı Kirsten Neuschäfer oldu. Neuschäfer, üç büyük burunu geçerek yapılan dünya turu yarışını kazanan ilk kadın ve bir dünya turu yarışını kazanan ilk Güney Afrikalı yelkenci.
Denizcilik, Teknoloji, Spor, Türk, Yelken, Teknoloji, Denizcilik, Spor, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA