Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç (3):

Yerel Haberler

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Bir Af, Terörü Sona Erdirmek Amacıyla Bir Yöntem Olarak Düşünülebilirse, Bunu Bizim Konuşmamız Lazım

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 'Bir af, terörü sona erdirmek amacıyla bir yöntem olarak düşünülebilirse, bunu bizim konuşmamız lazım. Ama bunu konuşma fırsatını bize tanımayan muhalefet, şimdi kendisi genel aftan bahsediyor' dedi.

Kanal 24'te Gündem Özel programına katılan Arınç, siyasette cesur olması gerektiğini belirtti.

Partisinin ve hükümetin önemli bir cesaretle bazı konuları konuştuğunu, 'demokratik açılım' sürecini başlattığını ifade eden Arınç, 'Bunun üzerine çok dayak attılar, çok yalan şeyler söylediler. Oysa amacımız, Türkiye'nin bütünlüğünü sağlayabilmek, örgütü eylem yapamaz hale getirmek, silahlarından arındırmak, ikincisi de demokratik hakların verilmesi suretiyle, bir kültür hakları, siyasal haklar noktasında olabildiğince Türkiye'de yaşayan farklı etnik kökenli insanların, farklı inanç gruplarının her birine eşit yaklaşabilmek' diye konuştu.

Bunun üzerine kendileri hakkında her şeyin söylendiğini, 'PKK ile müzakere etmeye oturdular', 'İmralı ile Apo ile şunla bunla bir araya geldiler' denildiğini belirten Arınç, muhalefetin hükümeti yıpratmak, iktidardan göndermek istediğini kaydetti. Arınç, 'Sizin iktidardan gitmeniz ve AK Parti'den sonra bir CHP-MHP hükümetinin veya bir yarım parti ile 2 buçuk parti koalisyonunun hesabını yapıyorlar' dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 6 ay kadar önce Batman'da 'Genel af düşünülebilir' dediğini kaydeden Arınç, Ankara'ya dönüşünde ise 'Ben o amaçla söylememiştim' açıklamasında bulunduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu'nun, Tunceli mitinginde de referandum paketine hayır denilmesi durumunda genel affı düşünebileceklerini dile getirdiğini belirten Arınç, milli birlik ve kardeşlik projesini gündeme getirdiklerinde, CHP ve MHP'nin 'Bunlar affı çıkaracaklar, Öcalan dışarı çıkacak, hatta Öcalan'ı milletvekili yapıp, parlamentoya sokacaklar' dediğini ifade etti.

Partisinin böyle bir şey düşünmediğini, bunun altyapısını hazırlamadığını, mevcut sistemine göre de bunun mümkün olmadığını söyleyen Arınç, şöyle devam etti:

'Ondan sonra, Allah saklasın tabii, söylememek gerekir, ama Sayın Başbakan için 'kıvırtan' tabirini rahatlıkla kullanabiliyor. Bu çok çirkin tabiri CHP'nin genel başkanı da Kayseri milletvekili de grup başkanvekili de sorumsuzca kullanabiliyor. Bu söyledikleri ve yaptıklarına aynı kelimeyi biz kullansak, tartışma büyüyor ve çirkinleşiyor. Hadise şudur, 'Efendim toplumsal barış kurulursa, örgüt silahlarını bırakırsa, ortalık süt liman olursa, genel affı ondan sonra düşünecekmişiz...' Bu katmerli bir yalan. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. Genel af dediğiniz şey, TBMM'nin görevleri içinde, sanıyorum 87. maddede, çok ağır şartlara bağlanmıştır. Bir cezayı ve hükmü bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır. Siz bunu, düşünmediğimiz halde, bize atfen konuşuyordunuz, 'Bunlar Apo'yu bile affedecek, hatta Meclise bile sokacak' diyordunuz. Şimdi siz düşündüğünüze göre, aslında sizin niyetiniz mi budur? Siz mi Apo'yu ve arkadaşlarını affedeceksiniz? Yoksa onları milletvekili mi yapacaksınız?'



- AF TARTIŞMASI-



Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Arınç, kendilerine, '(Teröristi) dağdan indirmenin ve dağa çıkışlardan vazgeçirmenin, silahtan arındırmanın en mantıklı, en doğru yolu af çıkarmaktır. Bunlar bu güvenceyi görmezse gelmez, silahlarını teslim etmezler, terör devam eder' denildiğini belirterek, şunları kaydetti:

'Bir af, terörü sona erdirmek amacıyla bir yöntem olarak düşünülebilirse, bunu bizim konuşmamız lazım. Ama bunu konuşma fırsatını bize tanımayan muhalefet, şimdi kendisi genel aftan bahsediyor. Sen ne kadar sahicisin? Sen ne kadar samimisin? onların mantığına göre söylemem gerekirse, her şey güllük gülistanlık olacak, bu arada af çıkmayacak tabii, silahını sana teslim edecekler, gelecekler, hepsi içeriye girecek, ağırlaştırılmış müebbet hapisle yargılanacaklar, hepsi 'içeride yatmaya hazırım' diyecek. Çok güzel bir düşünce tabii. Bizim yapamadığımız, hayal edemediğiniz bir şeyi Sayın Bahçeli ve Sayın Kılıçdaroğlu düşünüyor demek ki. Hepsi içeri girdi, silahlarını teslim aldık, içeride dışarıda bir tehlike kalmadı, iş bittikten sonra 'Yahu şu affı çıkarsak mı acaba?' diyeceğiz. Toplumsal barışı kurmak için bir argüman olarak affı konuşabilirsiniz, ama toplumsal barışı kurduktan sonra affı konuşmanın ne pratikte faydası olur ne gerçekte böyle bir şey olur.'

Arınç, muhalefetin terörün sona erdirilmesi konusunda görüşlerini dile getirmeden, hükümeti itham ettiğini ifade ederek, 'Sadece itham ediyorlar. Affın a'sından bile bahsedemiyorsunuz. Her şeyin üstünü örtüyorlar. Çünkü biz, terörle mücadele değil, müzakere safhasına girmişiz, onların gözünde. Biz cesuruz da karşımızdakiler de çok kötü niyetli' diye konuştu.

'Habur'da yaşanan talihsiz olayın, çok olumlu bir şekilde cereyan ettiğini görebilseydik, belki planlarımıza göre bunların boşaltılması mümkün olabilecek ve arkası da gelebilecekti' diyen Arınç, 'Ama bu konuda çok önemli bir aktör ve çok önemli bir argüman olan af meselesi, toplumsal barışı temin etmek için ancak kullanılabilir. Örgütü silahtan arındırmak için kullanılabilir. Yoksa hiçbirisi aptal olmadığını söylüyor. Yani ben geleyim, boynumu uzatayım da... Kemal Kılıçdaroğlu bunu bilmez mi, yanındakiler bunu bilmez mi? Sırf tornistan yapabilmek için...' ifadelerini kullandı.



- 'BU YİNE TEK BAŞINA İKTİDAR DEMEKTİR'



Anayasa değişikliğinin içindeki maddelere itiraz etmenin kolay olmadığını, maddelerin olumlu olduğunu, bugün muhalefet eden partilerin de geçmişte bu maddelerin değişmesi gerektiğini dile getirdiklerini belirten Arınç, 'Hayır, diyemeyecekler. Ama bu hayırı, bu anayasa değişikliğini, AK Parti iktidarı hakkında güven oylamasına dönüştürmek istiyorlar' dedi.

Kısa bir süre sonra genel seçimlerin yapılacağına işaret eden Arınç, 'Görülüyor ki AK Parti, yarın seçim olsa hangi partiye oy kullanırsınız, anketlerinde yüzde 42'ler, 43'ler bazında çıkıyor. Bu yine tek başına iktidar demektir. Ana muhalefet partisi yüzde 25-26'lar bandında. MHP yüzde 11'ler, 10,5'ler bandında' diye konuştu.

Muhalefet partilerinin, mahalli seçimlerde AK Parti karşısında hangi partinin adayı güçlüyse, onu desteklediğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü:

'MHP ise MHP'de birleşmişler, CHP ise CHP'de birleşmişler. Kendi ilimde yaşadım. AK Parti dışındaki bütün partiler, Balıkesir de dahil, 'İçeride MHP, sahillerde CHP' üzerinde bir anlaşma yaptılar. Çok kolay bir geçişkenlik oldu. Şimdi onu tekrar uygulamaya çalışıyorlar. Ama burada bir zaafları var, o da partilerin tabanları liderleri gibi düşünmüyor. MHP'nin tabanında bu Anayasa değişikliğine çok olumlu bakanlar var. En son anketlerde gördüğüm, yüzde 26-27 bazında MHP tabanında buna evet oyu verecek. Belki daha fazlası olacak. CHP tabanından yüzde 10'a yakın, BDP'de yüzde 60'a yakın evet oyu verecek. SP ve diğerlerinde de çok az farklarla tamamının evet oyu vereceği söyleniyor. Tabanların evet oyu kullanması karşısında liderlerin kara kara düşündüklerini görüyorum. Onlar da ısrarla hayır denmesini istiyorlar, parti tabanını toparlayabilmek için. Acımasızca bunu yapıyorlar. Milletvekiliyse ihraç ediyorlar, belediye başkanıysa ihraç ediyorlar. Süleyman Soylu gibi partiye genel başkanlık yapmış birini dün DP'den ihraç ettiler.'



- 'HAYIR OYU KULLANACAĞIM DESEYDİ, İHRAÇ ETMEZDİK'-



Bülent Arınç, Mardin'de 2'si DP'li, biri bağımsız 3 belediye başkanının; Nevşehir'de 2'si MHP'li, 2'si DP'li olan 6 belde belediye başkanının referanduma evet diyeceğini açıkladığını dile getirerek, 'Mesela, bizim tabanımızdan, milletvekillerimizden ya da belediye başkanlarımızdan biri 'Hayır oyu kullanacağım' deseydi, herhalde ihraç etmezdik. Bugünkü trendimize bakarak söylüyorum. Çünkü bu onun şahsi kararıdır derdik' ifadesini kullandı. Arınç, bu cümlelerinin sonunda, 'Birilerini cesaretlenip, ben 'hayır' diyeceğim demesin' diye espri yaptı.

Partisinden 'hayır' oyu kullanacak fire çıkmadığını kaydeden Arınç, ancak MHP'den, BDP'den ve Kürt etnik temeline dayalı siyaset yapanlardan evet oyu kullanacak birçok kişi olduğunu ifade etti.

MHP'nin belediye başkanlarının Kılıçdaroğlu'nun gittiği mitinglere katıldığını ve birlikte hareket ettiğini söyleyen Arınç, şöyle devam etti:

'Sayın Bahçeli'yi üzen sadece (Kılıçdaroğlu'nun) genel af sözü oldu, Sayın Oktay Vural'ı perişan eden sadece genel af sözü oldu. Orada bile Sayın Kılıçdaroğlu'na, bize söyledikleri gibi karşılık veremediler. Çok kadife ellerle çok yumuşak biçimde kendisini okşadılar. Bu beraberlik, aslında zahiren, CHP-MHP birliğini, beraberliğini gösterirken, eski ülkücü hareket, eski milliyetçi düşünce, milliyetçi muhafazakar bir tabanı MHP giderek terk ediyor, bir Kemalist sol düşüncenin arkasına takılmış gibi görüntü veriyor.'

- 'MHP'NİN ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLERDE ÇOK BÜYÜK SIKINTIYA DÜŞMESİNİ...'-



'CHP ve MHP'nin ulusalcılık noktasında çok iyi birleştiklerini' söyleyen Arınç, bunun MHP tabanında ciddi sarsıntıya yol açtığını kaydetti.

Arınç, şöyle konuştu:

'Manisa'ya ya da Türkiye'nin bir başka yerine gittiğim zaman onlarla (MHP'liler) yabancılık çekmiyorum. Türkiye'nin değerleri konusunda aramızda çok keskin, aşılmaz duvarlar yok. Aynı inancı paylaşıyoruz, ama siyasi yöntemlerimiz farklı. Şimdi bu beraberliği yukarıda aritmetik olarak toplamaya çalışanların, bir taraftan da tabanlarındaki kaymayı ve sorgulamayı düşünmesi lazım. Mesela ben iddia ediyorum, şu anda 10,5-11 bandında olan MHP'de hayırların çok az çıkması, veya evetlerin daha fazla çıkması karşısında bir iç sarsıntıya yol açması mümkün. Yani CHP'nin yaşadığı dönüşümün, farklı olarak MHP'nin içinde yaşanması ve MHP'nin önümüzdeki seçimlerde çok büyük sıkıntıya düşmesini mukadder görüyorum.'

Bülent Arınç, 'CHP, MHP'den mi oy çalıyor size göre?' sorusu üzerine, 'CHP, Kılıçdaroğlu geldikten sonra en az 2-3 puanını aldı oradan' karşılığını verdi.

'MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin, eski ülkücülere sert çıktığının' söylenmesi üzerine, Arınç şunları kaydetti:

'Bize sert çıksın. Kendi tabanına hakaret etmesini hiç affetmiyorlar, eski ülkücülerden 'müsvetteler, sahtekarlar, AK Parti'nin oyuncağı olanlar' diye bahsetmesini haysiyetli bir ülkücünün kabul etmesi mümkün mü? Ben hiçbir zaman ülkücü ve MHP'li olmadım. Ama ülkücü arkadaşlarımı anlayabiliyorum. Onlarla birlikte oldum, onların davalarına girdim, onların arkadaşlığını yaptım. Onların savunduğu ilke ve ideallere yabancı değilim. Ama siyasi hayatım boyunca ne MHP'li ne ülkücü oldum. Benim çizgim farklıydı. O insanlar, Sayın Bahçeli'nin arkadaşlarının bugünkü ağır hakaretleri karşısında üzülüyorlar, sonra da sorguluyorlar ve hesap sormayı düşünüyorlar. Bu, MHP'nin dinamikleri açısından çok önemli bir kırılma noktasıdır. Çünkü, ülkücü hareketin hiçbir zaman içinde olmamış 3 kişi, 5 kişi bugün MHP'ye yön vermeye kalkıyor. Onların isimlerini bana söyletmeyin.'

(sürecek)

(BRŞ-BER) - ANKARA
Kaynak: AA / Yerel

, Haberler