Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal: 2025, Ekonomik Buhranların ve Demokratik Gerilemenin Derinleştiği Bir Yıl Oldu
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 2025 yılının ekonomik buhranlar, sosyal adaletsizlikler ve hukuk devleti ilkelerinin zayıfladığı bir yıl olduğunu belirtti. Uysal, mevcut iktidarın yanlış ekonomi politikaları nedeniyle enflasyonun kalıcı hale geldiğini ve yoksulluğun derinleştiğini vurguladı.
(ANKARA) – Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, 2025 yılının Türkiye açısından ekonomik, sosyal ve siyasal sorunların ağırlaştığı bir dönem olarak kayda geçtiğini belirterek, yanlış ekonomi politikalarının enflasyonu kalıcı hale getirdiğini ve milyonlarca insan için hayat şartlarını zorlaştırdığını söyledi.
Uysal, resmi sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 2025'in derinleşen ekonomik buhranlar, artan sosyal adaletsizlikler ve hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın sürdüğü bir yıl olduğunu ifade etti. Yanlış tercihlerle yürütülen ekonomi politikalarının üretim ve istihdam yerine rant ve borçlanmayı büyüttüğünü vurgulayan Uysal, enflasyonun artık yalnızca bir ekonomik gösterge değil, geniş halk kesimleri için günlük bir gerçeklik haline geldiğini kaydetti.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin tarihin en yüksek seviyelerine çıktığını belirten Uysal, yoksulluğun adeta kader gibi sunulduğunu ve sosyal devlet anlayışının terk edildiğini savundu. Açlık sınırının milyonlarca insan için fiili bir yaşam standardı haline gelmesinin sorumluluğunun mevcut siyasi iktidara ait olduğunu dile getirdi.
Siyasal alanda da 2025'in demokratik gerilemenin derinleştiği bir yıl olduğunu ifade eden Uysal, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflatıldığını, yargının siyasallaştırıldığını ve ifade özgürlüğünün baskı altında tutulduğunu öne sürdü. Seçim sandığına indirgenen bir demokrasi anlayışının hukuk devletinin yerini alamayacağını vurguladı.
"Terörsüz Türkiye" söylemi etrafında yürütülen sürece de değinen Uysal, milletin hassasiyetlerinin yok sayıldığını savunarak, bir terör örgütü liderinin meşru bir temsilci gibi gösterilmesinin terörle mücadeleye ve birlikte yaşama iradesine zarar verdiğini ifade etti. Kürt vatandaşların hak ve taleplerinin şiddet ve terörle özdeşleştirilemeyeceğini kaydeden Uysal, bu çerçevede dile getirilen bölücü taleplerin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını belirtti.
Demokrat Parti'nin demokrasi anlayışının terörle pazarlık değil, hukukun üstünlüğü, eşit yurttaşlık ve milli egemenlik temeline dayandığını vurgulayan Uysal, dış politikada da ilkesizlik ve savrulmanın Türkiye'yi yalnızlaştırdığını ileri sürdü. Milli çıkarların günübirlik hesaplarla değil, akıl, diplomasi ve devlet ciddiyetiyle korunması gerektiğini ifade etti.
Uysal, mesajının sonunda 2026 yılına ilişkin temennilerini dile getirerek, yeni yılın yoksulluğun değil refahın, korkunun değil özgürlüğün, keyfiliğin değil hukukun yılı olmasını diledi. Türkiye'nin yeniden üretime dayalı bir ekonomiyle ayağa kalkabileceğini belirten Uysal, "Bu ülke yanlış yönetilmektedir ama çaresiz değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Uysal, resmi sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, 2025'in derinleşen ekonomik buhranlar, artan sosyal adaletsizlikler ve hukuk devleti ilkesinden uzaklaşmanın sürdüğü bir yıl olduğunu ifade etti. Yanlış tercihlerle yürütülen ekonomi politikalarının üretim ve istihdam yerine rant ve borçlanmayı büyüttüğünü vurgulayan Uysal, enflasyonun artık yalnızca bir ekonomik gösterge değil, geniş halk kesimleri için günlük bir gerçeklik haline geldiğini kaydetti.
Gelir dağılımındaki adaletsizliğin tarihin en yüksek seviyelerine çıktığını belirten Uysal, yoksulluğun adeta kader gibi sunulduğunu ve sosyal devlet anlayışının terk edildiğini savundu. Açlık sınırının milyonlarca insan için fiili bir yaşam standardı haline gelmesinin sorumluluğunun mevcut siyasi iktidara ait olduğunu dile getirdi.
Siyasal alanda da 2025'in demokratik gerilemenin derinleştiği bir yıl olduğunu ifade eden Uysal, kuvvetler ayrılığı ilkesinin zayıflatıldığını, yargının siyasallaştırıldığını ve ifade özgürlüğünün baskı altında tutulduğunu öne sürdü. Seçim sandığına indirgenen bir demokrasi anlayışının hukuk devletinin yerini alamayacağını vurguladı.
"Terörsüz Türkiye" söylemi etrafında yürütülen sürece de değinen Uysal, milletin hassasiyetlerinin yok sayıldığını savunarak, bir terör örgütü liderinin meşru bir temsilci gibi gösterilmesinin terörle mücadeleye ve birlikte yaşama iradesine zarar verdiğini ifade etti. Kürt vatandaşların hak ve taleplerinin şiddet ve terörle özdeşleştirilemeyeceğini kaydeden Uysal, bu çerçevede dile getirilen bölücü taleplerin Türkiye'nin üniter yapısını hedef aldığını belirtti.
Demokrat Parti'nin demokrasi anlayışının terörle pazarlık değil, hukukun üstünlüğü, eşit yurttaşlık ve milli egemenlik temeline dayandığını vurgulayan Uysal, dış politikada da ilkesizlik ve savrulmanın Türkiye'yi yalnızlaştırdığını ileri sürdü. Milli çıkarların günübirlik hesaplarla değil, akıl, diplomasi ve devlet ciddiyetiyle korunması gerektiğini ifade etti.
Uysal, mesajının sonunda 2026 yılına ilişkin temennilerini dile getirerek, yeni yılın yoksulluğun değil refahın, korkunun değil özgürlüğün, keyfiliğin değil hukukun yılı olmasını diledi. Türkiye'nin yeniden üretime dayalı bir ekonomiyle ayağa kalkabileceğini belirten Uysal, "Bu ülke yanlış yönetilmektedir ama çaresiz değildir" değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: ANKA / Güncel
Gültekin Uysal, Demokrat Parti, Ekonomi, Güncel, Hukuk, Hukuk, Gültekin Uysal, Demokrat Parti, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA