D-8, üye ülkeler arası ticaret hacmini 500 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor
D-8 Genel Sekreteri Sohail Mahmood, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda D-8 ülkelerinin barış ve istikrarı desteklemede önemli rol oynadığını belirtti. Örgütün 2020-2030 yol haritasında üye ülkeler arası ticaret hacmini 500 milyar dolara ulaştırmak hedefleniyor.
ANKARA/ MUHAMMET TARHAN/SÜMEYYE DİLARA DİNÇER - Gelişen 8 Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Örgütü Genel Sekreteri Büyükelçi Sohail Mahmood, D-8 ülkelerinin barış ve istikrarı desteklemede önemli rol oynadığını belirterek "Bu ülkelerin tamamı jeostratejik ve jeoekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca her biri, kendi bölgelerindeki gelişmeleri etkileme konusunda kayda değer kapasitelere sahip." dedi.
Mahmood, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Konferansın çok önemli olduğuna dikkati çeken Mahmood, dünyanın farklı yerlerinde şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini aktardı.
Mahmood, "Dünyada halihazırda devam eden 65'ten fazla çatışma bulunuyor. Bu da 100'den fazla ülkenin bir şekilde çatışma durumunda olduğu anlamına geliyor. Bir istatistiğe göre, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri çatışma bölgelerinde yaşıyor." ifadelerini kullandı.
"Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk" temasıyla düzenlenen konferansın temasının bu yıl son derece anlamlı olduğuna dikkati çeken Mahmood, şunları kaydetti:
"Barış ve güvenliğe yönelik meydan okumaların ortaya çıkış biçimine baktığımızda, anlaşmazlıkların ve ihtilafların çözümünde güç kullanımının giderek yaygınlaşması, uluslararası hukukun göz ardı edilmesi, çok taraflılığın ve çok taraflı kurumların itibarsızlaştırılması karşısında artık yeni bir sayfa açılması gerektiğini görüyoruz."
Mahmood, Türkiye'nin bu tür konferanslara ev sahipliği yaparak arabuluculuk alanında çalışan uzmanlara bir platform sunduğunu, arabuluculuğun karşı karşıya olduğu zorlukların ele alınmasına, çözüm önerilerinin tartışılmasına imkan tanıyan istekli bir ülke olduğunu anlattı.
Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Afrika'da Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına tanıklık edildiğini söyleyen Mahmood, Türkiye'nin stratejik konumunun önemine işaret etti.
Mahmood, ekonomik ve diplomatik kapasitesi bulunan bir ülkenin imkanlarını barış ve arabuluculuk çabalarını desteklemek amacıyla kullanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
"Samimi diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplenme"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, konferansın açılışında yaptığı konuşmasına değinen Mahmood, Bakan Fidan'ın samimi diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplenmenin altını çizdiğini hatırlattı.
Mahmood, "Bence bu üç temel ilkeye odaklanılması, gerek bölgemizde gerekse dünyanın farklı yerlerinde devam eden çatışmaların çözüme kavuşturulmasında önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağlayabilir. Bu konu D-8 açısından da kritik önem taşıyor. D-8, başlangıçta Türkiye, Pakistan, İran, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Nijerya ve Mısır'ın katılımıyla kurulmuş, Azerbaycan'ın katılmasıyla bugün dokuz ülkeden oluşan bir teşkilattır. Bu ülkelerin tamamı jeostratejik ve jeoekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca her biri, kendi bölgelerindeki gelişmeleri etkileme konusunda kayda değer kapasitelere sahip." diye konuştu.
Bu yılın başında Pakistan gibi ülkelerin İran ile ABD arasında ateşkesin sağlanmasında önemli bir rol oynadığının görüldüğünü; Türkiye, Mısır ve diğer ülkelerin de bu çabalara güçlü destek verdiğinin altını çizen Mahmood, bugün İstanbul'da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (Almanya, İngiltere, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantısına değindi.
Mahmood, bu tür yeni platformların diplomasiyi ve diyaloğu desteklediğine işaret ederek D-8'in barışı ve istikrarı desteklemek için önemli rol oynadığının altını çizdi.
Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm
D-8'in temel misyonunun ekonomik işbirliği ve bütünleşme olduğunu kaydeden Mahmood, bu doğrultuda D-8 ülkeleri arasındaki ticareti geliştirmeye yönelik tarımdan sanayiye, ulaştırmadan enerjiye, turizmden sağlığa kadar ekonomik işbirliğinin artırılmasını amaçlayan çalışmalar olduğunu anlattı.
Mahmood, "Tek taraflılık ve korumacılığın giderek güç kazandığı bir dünyada yaşadığımızın da farkındayız. Bu koşullar altında, D-8 üyesi ülkeler gibi ülkelerin bir araya gelerek tedarik zincirlerini ve değer zincirlerini güçlendirmeleri, bunların dayanıklılığını artırmaları büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, karşılıklı işbirliğimizi geliştirmeye, sahip olduğumuz imkan ve kapasite arasında daha fazla sinerji oluşturmaya ve günümüzde yaşanan iki büyük dönüşüme odaklanıyoruz." dedi.
Bunlardan ilkinin, iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı "yeşil dönüşüm" olduğuna dikkati çeken Mahmood, Türkiye'nin bu alanda çok önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Mahmood, diğer bir alanın da "dijital dönüşüm" olduğunu ifade ederek bu konularda ilerleme kaydedilmek istendiğini ifade etti.
10 yıllık yol haritası
D-8 ülkelerinin Filistin halkına desteğini dile getiren Mahmood, ülkelerin Filistin meselesine adil, hakkaniyetli ve kalıcı bir çözüm bulunması konusunda tutarlı bir dayanışma sergilediğini anlattı.
Mahmood, D-8 ülkelerinin son yıllarda insani yardım çalışmalarına katkıda bulunabileceğini değerlendirmek amacıyla bakan ve liderler düzeyinde çeşitli oturumlar düzenlediğini belirtti.
D-8'in temel önceliklerine değinen Mahmood, "Ana önceliğimiz, 2020-2030 dönemini kapsayan ve 'on yıllık yol haritası' olarak adlandırılan bir planı uygulamaktır. Başlıca hedeflerimizden biri D-8 ülkeleri arasındaki ticaret hacmini 500 milyar dolara ulaştırmak. Bu, önceliklerimizin başında geliyor." diye konuştu.
Mahmood, D-8'in kuruluşunun 30. yıl dönümüne yaklaşıldığını belirterek bir sonraki zirvenin 2027'de Endonezya'da gerçekleşmesinin planlandığını dile getirdi.
Mahmood, 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı kapsamında AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Konferansın çok önemli olduğuna dikkati çeken Mahmood, dünyanın farklı yerlerinde şiddetli çatışmaların yaşandığı bir dönemden geçildiğini aktardı.
Mahmood, "Dünyada halihazırda devam eden 65'ten fazla çatışma bulunuyor. Bu da 100'den fazla ülkenin bir şekilde çatışma durumunda olduğu anlamına geliyor. Bir istatistiğe göre, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri çatışma bölgelerinde yaşıyor." ifadelerini kullandı.
"Barış İçin Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk" temasıyla düzenlenen konferansın temasının bu yıl son derece anlamlı olduğuna dikkati çeken Mahmood, şunları kaydetti:
"Barış ve güvenliğe yönelik meydan okumaların ortaya çıkış biçimine baktığımızda, anlaşmazlıkların ve ihtilafların çözümünde güç kullanımının giderek yaygınlaşması, uluslararası hukukun göz ardı edilmesi, çok taraflılığın ve çok taraflı kurumların itibarsızlaştırılması karşısında artık yeni bir sayfa açılması gerektiğini görüyoruz."
Mahmood, Türkiye'nin bu tür konferanslara ev sahipliği yaparak arabuluculuk alanında çalışan uzmanlara bir platform sunduğunu, arabuluculuğun karşı karşıya olduğu zorlukların ele alınmasına, çözüm önerilerinin tartışılmasına imkan tanıyan istekli bir ülke olduğunu anlattı.
Rusya-Ukrayna Savaşı, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Afrika'da Türkiye'nin arabuluculuk çabalarına tanıklık edildiğini söyleyen Mahmood, Türkiye'nin stratejik konumunun önemine işaret etti.
Mahmood, ekonomik ve diplomatik kapasitesi bulunan bir ülkenin imkanlarını barış ve arabuluculuk çabalarını desteklemek amacıyla kullanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
"Samimi diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplenme"
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın, konferansın açılışında yaptığı konuşmasına değinen Mahmood, Bakan Fidan'ın samimi diyalog, sürdürülebilir arabuluculuk ve bölgesel sahiplenmenin altını çizdiğini hatırlattı.
Mahmood, "Bence bu üç temel ilkeye odaklanılması, gerek bölgemizde gerekse dünyanın farklı yerlerinde devam eden çatışmaların çözüme kavuşturulmasında önemli ilerlemeler kaydedilmesini sağlayabilir. Bu konu D-8 açısından da kritik önem taşıyor. D-8, başlangıçta Türkiye, Pakistan, İran, Bangladeş, Endonezya, Malezya, Nijerya ve Mısır'ın katılımıyla kurulmuş, Azerbaycan'ın katılmasıyla bugün dokuz ülkeden oluşan bir teşkilattır. Bu ülkelerin tamamı jeostratejik ve jeoekonomik açıdan büyük önem taşıyor. Ayrıca her biri, kendi bölgelerindeki gelişmeleri etkileme konusunda kayda değer kapasitelere sahip." diye konuştu.
Bu yılın başında Pakistan gibi ülkelerin İran ile ABD arasında ateşkesin sağlanmasında önemli bir rol oynadığının görüldüğünü; Türkiye, Mısır ve diğer ülkelerin de bu çabalara güçlü destek verdiğinin altını çizen Mahmood, bugün İstanbul'da düzenlenen R4 (Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan) ve R4+E3 (Almanya, İngiltere, Fransa) Dışişleri Bakanları toplantısına değindi.
Mahmood, bu tür yeni platformların diplomasiyi ve diyaloğu desteklediğine işaret ederek D-8'in barışı ve istikrarı desteklemek için önemli rol oynadığının altını çizdi.
Yeşil dönüşüm ve dijital dönüşüm
D-8'in temel misyonunun ekonomik işbirliği ve bütünleşme olduğunu kaydeden Mahmood, bu doğrultuda D-8 ülkeleri arasındaki ticareti geliştirmeye yönelik tarımdan sanayiye, ulaştırmadan enerjiye, turizmden sağlığa kadar ekonomik işbirliğinin artırılmasını amaçlayan çalışmalar olduğunu anlattı.
Mahmood, "Tek taraflılık ve korumacılığın giderek güç kazandığı bir dünyada yaşadığımızın da farkındayız. Bu koşullar altında, D-8 üyesi ülkeler gibi ülkelerin bir araya gelerek tedarik zincirlerini ve değer zincirlerini güçlendirmeleri, bunların dayanıklılığını artırmaları büyük önem taşıyor. Bu bağlamda, karşılıklı işbirliğimizi geliştirmeye, sahip olduğumuz imkan ve kapasite arasında daha fazla sinerji oluşturmaya ve günümüzde yaşanan iki büyük dönüşüme odaklanıyoruz." dedi.
Bunlardan ilkinin, iklim değişikliğinin ortaya çıkardığı "yeşil dönüşüm" olduğuna dikkati çeken Mahmood, Türkiye'nin bu alanda çok önemli rol üstlendiğini kaydetti.
Mahmood, diğer bir alanın da "dijital dönüşüm" olduğunu ifade ederek bu konularda ilerleme kaydedilmek istendiğini ifade etti.
10 yıllık yol haritası
D-8 ülkelerinin Filistin halkına desteğini dile getiren Mahmood, ülkelerin Filistin meselesine adil, hakkaniyetli ve kalıcı bir çözüm bulunması konusunda tutarlı bir dayanışma sergilediğini anlattı.
Mahmood, D-8 ülkelerinin son yıllarda insani yardım çalışmalarına katkıda bulunabileceğini değerlendirmek amacıyla bakan ve liderler düzeyinde çeşitli oturumlar düzenlediğini belirtti.
D-8'in temel önceliklerine değinen Mahmood, "Ana önceliğimiz, 2020-2030 dönemini kapsayan ve 'on yıllık yol haritası' olarak adlandırılan bir planı uygulamaktır. Başlıca hedeflerimizden biri D-8 ülkeleri arasındaki ticaret hacmini 500 milyar dolara ulaştırmak. Bu, önceliklerimizin başında geliyor." diye konuştu.
Mahmood, D-8'in kuruluşunun 30. yıl dönümüne yaklaşıldığını belirterek bir sonraki zirvenin 2027'de Endonezya'da gerçekleşmesinin planlandığını dile getirdi.
Kaynak: AA / Güncel
İstanbul, Ekonomi, Güncel, Dünya, Ticaret, İstanbul, Ekonomi, Dünya, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA