Cumhurbaşkanı Gül Chicago Küresel İşler Konseyi'nde Konuştu Açıklaması

Dünya Haberleri

Mehmet Toroğlu - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Dünyanın hızlı dönüşümü ile başa çıkabilmek için, değişen gerçekleri de göz önünde bulundurarak kendimizi de sürekli değiştirmek zorundayız."

Mehmet Toroğlu - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Dünyanın hızlı dönüşümü ile başa çıkabilmek için, değişen gerçekleri de göz önünde bulundurarak kendimizi de sürekli değiştirmek zorundayız. Bu doğrultuda, Türkiye, ülke içi düzeni sağlamlaştırmak yolunda yine büyük bir adım atmak üzeredir" dedi.

Gül, Chicago Küresel İlişkiler Konseyi'nde "Türkiye'nin Ekonomik ve Dış Politika Öncelikleri" başlıklı bir konuşma yaptı.

Konuşmasında Türkiye'deki yeni anayasa çalışmalarına da değinen Gül,

"Dünyanın hızlı dönüşümü ile başa çıkabilmek için, değişen gerçekleri de göz önünde bulundurarak kendimizi de sürekli değiştirmek zorundayız. Bu doğrultuda, Türkiye, ülke içi düzeni sağlamlaştırmak yolunda yine büyük bir adım atmak üzeredir. Türk Parlamentosu, Türk toplumu ve dinamizminin değişikliklerine daha iyi cevap verebilecek yeni bir anayasa hazırlığı içindedir" diye konuştu.

Bu gelişmenin, Türk demokrasisini, Türk halkının istekleri ve beklentileri ile uyumlu olan başka bir düzeye çıkaracağına inandıklarını ifade eden Gül,

"Benzer uygulamalar ile uğraşmakta olan bölgemizdeki diğer ülkeler için bu adımımız güzel bir örnek teşkil edecek ve Türkiye'nin başarı hikayesini daha da önemli kılacaktır" dedi.

Gül, benzer şekilde, Türkiye'nin ekonomik performansını geliştirmek için birçok adım atmaya devam edeceklerini, bu hedefe ulaşmak için dünyayla olan ekonomik entegrasyonlarını artıracaklarını, bunun da Türkiye'nin tüm ilgili ortaklar için daha fazla yatırım ve ticaret dostu bir ülke olmasını sağlayacağını belirtti.

Örneğin, Türkiye'nin ABD ile olan ekonomik işbirliğini daha da derinleştirme arzusunun arkasındaki sebebin de bu olduğunu ve şu andaki işbirliğinin sahip oldukları potansiyelin çok altında bulunduğunu düşündüklerini kaydeden Gül,

"Başkan Obama'ya da belirttiğim gibi, eğer bizler Türkiye ve ABD arasındaki ekonomik potansiyeli tam olarak ifa edemezsek, uzun vadede stratejik ilişkilerimizin temeli kayabilir" dedi.

-"Birçok küresel ekonomik riske rağmen Türk ekonomisi sağlam makro temeller üzerinde"-

Gül, birçok küresel ekonomik riske rağmen Türkiye ekonomisinin sağlam makro temeller üzerine oturtulduğunu, günümüzde ekonominin, sağlam kamu finansmanına, sürdürülebilir borç dinamiklerine, güvenli bir bankacılık sistemine, işlevsel kredi pazarlarına ve muktedir para aktarma mekanizmalarına sahip olduğunu söyledi.

Eldeki rakamların da zaten bunu kanıtladığını ifade eden Gül, şöyle devam etti:

"Mali disiplin açısından, bütçe açığımızın Gayri Safi Yurt İçi Hasılamıza oranı 2011 yılı için yüzde 1,4'tür ve bu da yüzde 3 olan Maastricht Kriteri'nin oldukça altındadır. Devlet borcu stokumuzun Gayri Safi Yurt İçi Hasılamıza oranı yüzde 39'dur ve yine yüzde 60 olan Maastricht Kriteri'nin oldukça altındadır.

Finansal yapımız açısından, Türk bankaları güçlü, yüksek kara ve yüzde 17 sermaye yeterlilik oranına sahip iyi sermayeli bankalardır. Netice itibariyle, devam eden ekonomik kriz süresince hiçbir Türk bankasına bir cent bile ödemedik.

Yine de, bu pozitif görünümümüz bizim kendimize aşırı güvenli olmamıza neden olmadı. Hükümetimiz, şu andaki yüksek cari hesap açığı da dahil olmak üzere risklerin üstesinden gelmek için gerekli kararları zamanında almaktadır. 2009 yılından beri orta vadeli programlar düzenleyerek küresel ekonomik krizlere karşı koyduk. Siyasi seçeneklerimize tahmin edilebilme unsuru getirmemizin önemli olduğunu düşündük. O zamandan beri bu programları son derece karalı bir şekilde uygulamaktayız.

Türk hükümeti olarak, kritik sektörlerde yatırım ve üretimi teşvik eden akıllı önlemleri yürürlüğe koyarak, yüksek cari açığımızı azaltmayı amaçladığımız yeni bir teşvik paketini de ortaya koyduk."

Gül, öte yandan, Türkiye içinde üretkenliklerini de artırmayı hedeflediklerini, bu nedenle, hükümetin şu andaki önceliğinin daha fazla Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) yatırımı yapmak ve aynı zamanda da genç ve kalifiye iş gücüne daha çok mesleki eğitim sağlamak olduğunu belirtti.

Gül, bu nedenle de ABD'deki bir sonraki durağının, Kaliforniya'daki Silikon Vadisi olacağını söyledi.

-"Barış ve istikrar açısından çok büyük fark yaratabiliriz"-

Cumhurbaşkanı Gül, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin, kendi bölgesinde ve hatta ötesinde de ortaya çıkan bir güç olması, sadece bizim değil aynı zamanda siz Amerikalı dostlarımızın da değerlendirmesidir. Geçen ay Türk Harp Okulu'ndaki konuşmamda da söylediğim gibi, Türkiye yürüttüğü siyaset açısından 'erdemli bir güç' ortaya koymalıdır.

Erdemli bir güç ortaya koymak adalet, demokrasi ve insan onuru gibi değerler ile milli menfaatlerimizi kontrol etmemizi gerektirmektedir. Biz dış politika hedeflerimizi baskı kurarak değil, ortak işbirliği ile elde etmeye çalışıyoruz. Bu nedenle, bizim güç anlayışımız, yalnızca başkalarına değil aynı zamanda başkaları ile birlikte güvenlik ve refah sağlamak, bunu yaymak ve devam ettirmemizi salık vermektedir.

Türkiye ve ABD, örnek bir işbirliği ruhunu ve dayanışmayı onlarca yıldır ortaya koymaktadırlar. Hala geliştirilebilir pek çok alan olmasına rağmen, bu model işbirliğinin değerini göz ardı etmemeliyiz.

İlişkilerimizi genişletebilir ve derinleştirebilirsek, bu yüzyılda barış ve istikrar açısından çok büyük bir fark yaratabiliriz."



- CHICAGO