Erdoğan: Emlak Katılım halka arz edilecek, 3 katılım bankası birleşecek
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedeflediklerini duyurdu. Erdoğan ayrıca, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım Bankalarının birleştirileceğini belirterek, "Bu üç katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak, inşallah sektör farklı bir ivme kazanacaktır" dedi.
(İSTANBUL) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedeflediklerini duyurdu. Erdoğan ayrıca, Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım Bankalarının birleştirileceğini belirterek, "Bu üç katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak, inşallah sektör farklı bir ivme kazanacaktır" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'ndeki "3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi" programına katıldı. Erdoğan konuşmasında İslam aleminin son yıllarda farklı cephelerde pek krizle aynı anda mücadele ettiğine dikkat çekerek, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki İsrail mezaliminin ateşkese rağmen hala devam ettiğini söyledi. Erdoğan, şunları söyledi:
"Siyonist katliam şebekesi, pervasızca yürüttüğü işgal ve istila politikasını Lübnan'ın güneyinden Beyrut'un içlerine doğru günden güne genişletiyor. İran merkezli savaş Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin durma noktasına gelmesiyle birlikte yalnızca Körfez'deki kardeş ülkelerimizi değil, tüm dünyayı olumsuz etkiliyor. Coğrafyamızdaki güven ve istikrar iklimi savaş, kriz, kardeş kavgası ve belirsizliklerin tesiriyle maalesef giderek daha da fazla tahrip ediliyor. Özellikle ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği gelişmişlik düzeyinden bağımsız olarak sarsıntıların neredeyse her ülkede hissedildiği günleri yaşıyoruz."
Endişe verici bir rakamı paylaşmak istediğini belirten Erdoğan, Uluslararası Finans Enstitüsü tarafından kısa süre önce yayınlanan bir raporda küresel borçluluğun 2026'nın ilk çeyreğinde 350 trilyon dolara ulaştığını gösterdiğini aktardı. Erdoğan, bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğunun küresel ekonominin geleceği açısından cevaplanması gereken ciddi bir soru olduğunu vurguladı. Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şunu açık ve net ifade etmek durumundayım. Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz. Cari küresel sistem geride bıraktığımız son 20 yılda ne yazık ki birçok fırsatı sorumsuzca heba etmiştir. Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi, 2008 krizi sonrasında krizin kök sebeplerini ortadan kaldırmak yerine palyatif adımlarla sorunu halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Bugün geldiğimiz noktada şu hakikati hepimiz görebiliyoruz: Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan bir iktisadi ve finansal paradigmaya geçilmeden finansal krizlerin önüne geçilemez. Sistemin bizatihi kendisinden kaynaklanan bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız."
Erdoğan, "Dünya beşten büyüktür" tespitinin yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, aynı zamanda eşitsizlik ve sömürüye dayalı ekonomik ticari ilişkileri kapsadığına işaret etti. Erdoğan, "Daha adil bir dünya mümkün" derken de aynı şekilde insanlık ailesi olarak çaresiz olunmadığını, gerek ekonomide gerek uluslararası ilişkilerde tek bir sisteme mahkum olunmadığını ifade ettiklerini söyledi.
"FAİZİN OLDUĞU YERDE BEREKET OLMAZ"
Halihazırdaki küresel finans mimarisine yönelik eleştiri ve itirazların daha da yoğunlaştırılması, somut alternatiflerin hayata geçirilmesi için daha çok çaba harcanması gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"İslam ekonomisinin vazettiği prensipleri ne kadar sahiplenirsek, bu modeli ne denli odak ve hareket noktası haline getirirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Biliyorsunuz, bizde her şeyden önce 'bereket' diye bir kavram vardır. Bereket, rahmetli Erbakan Hocamızın tarifiyle, helal yollardan elde edilen bir liralık kazancın, haram bulaşan iki liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Dolayısıyla bereket, kapitalist ekonomi teorileriyle anlaşılması mümkün olmayan bir mefhumdur."
Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Sömürünün, haksızlığın, etik ve ahlak dışı rekabetin olduğu yerde bereket bulunmaz. Yalnızca kar maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp, toplumsal refah ve adaletin dışlandığı bir ortamda bereket kendisine yer bulamaz. İslam iktisadı adalet, ahlak, erdem, diyargamlık, risk paylaşımı, sürdürülebilirlik ve sosyal refah gibi değerler etrafında teşekkül eder. Yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas alır. İnfakı, yardımı, dayanışmayı, dezavantajlı grupları koruyup kollamayı gözetir."
"KATILIM FİNANS TÜM DÜNYA İÇİN DAHA ADİL BİR MODEL"
Erdoğan, bu değerlerin küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatılmasının mevcut sistemi bu hasletler ışığında tadil, tamir ve revize etmenin Müslümanların öncelikli misyonu olması gerektiğini dile getirdi. Erdoğan, "Elbette bunun için bereket mefhumuna samimiyetle inanmamız, çok daha önemlisi evimiz, sokağımız ve ticarethanemizden başlayarak bereketin temsil ettiği hasletleri bizzat yaşamamız ve yaşatmamız gerekir. İslam iktisadının ayrılmaz bir parçası olan katılım finans, sadece Müslümanlar için değil tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir. Bankacılık, sermaye piyasaları, sigortacılık, tasarruf finansmanı ve sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayabilecek güçlü bir yapı olarak görüyorum" dedi.
"YÜZDE 100'LÜK MATRAH İNDİRİMİNİ 2047'YE KADAR UZATTIK"
Katılım finans sisteminin Türkiye'nin ekonomik kalkınması ve finans istikrarı açısından stratejik bir unsur olarak değerlendirildiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu:
"İstanbul Finans Merkezi'nin iki taşıyıcı kolonundan birinin Fintech, diğerinin ise katılım finans olması bu sistemin gelişimine verdiğimiz önemin açık bir göstergesidir. Ayrıca ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için yoğun çaba harcıyoruz. Dün yürürlüğe giren kapsamlı yasal düzenlemeyle ülkemizin yatırım cazibesini artıracak rekabetçi bir teşvik programını hayata geçirdik. İstanbul Finans Merkezi'ndeki katılım finans kuruluşlarının finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık."
Finansal faaliyet harç muafiyetini beş yıldan 20 yıla çıkardık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, damga vergisi ve harç istisnaları ile nitelikli uluslararası çalışanlara yönelik gelir vergisi avantajlarını devreye aldık. İstanbul Finans Merkezi'ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurt dışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuk. Tek Durak ofisimizi 15 gün önce İstanbul Finans Merkezi'nde hizmete açtık. 2027-2030 dönemini kapsayacak Katılım Finans Strateji Belgesi'nin hazırlıklarını da sürdürüyoruz."
Erdoğan, Türkiye'de katılım finans alanındaki kurum sayısının ve işlem hacminin istikrarlı bir şekilde artmaya devam ettiğini ifade etti. Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon lirayı aşan katılım bankacılığının sektördeki payını yüzde 9,5 seviyesine yükselterek güçlü büyüme performansını sürdürdüğüne değinen Erdoğan, halihazırda üçü dijital olmak üzere faaliyet gösteren 10 katılım bankasının çeşitlenen ürün ve hizmet portföyleriyle sistem içindeki ağırlığını artırdığını söyledi. Erdoğan, bu bankaların reel ekonomiye de önemli katkılar sunduğunu söyledi. Erdoğan, şunları kaydetti:
"SUKUK İHRAÇ TUTARI 614 MİLYAR LİRA SEVİYESİNE GELDİ"
"Katılım sermaye piyasalarında ise sukuk ihraçları ciddi büyüklüğe ulaştı. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla toplam sukuk ihraç tutarı 614 milyar lira seviyesine geldi. Bu tutarın yüzde 64'ü Hazine ve Maliye Bakanlığımız, yüzde 36'sı ise katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Aynı dönemde bankacılık dışı finansal kesimin sukuk ihraçları da bir önceki yıla göre reel olarak yüzde 33,3 artışla 16,6 milyar lira oldu. Yani, kamu ve özel sektörün katılım finans araçlarına olan ilgisi güçlenerek devam ediyor. Bu tablo bize sukukun alternatif bir finans aracı olarak sermaye piyasalarındaki konumunu giderek sağlamlaştırdığını gösteriyor."
Diğer taraftan katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü de bir önceki seneye göre reel olarak yüzde 47 oranında arttı ve 2025 yılı sonu itibarıyla 864 milyar liraya ulaştı. Bu dönemde katılım esaslı emeklilik yatırım fonlarının büyüklüğü yüzde 74 artışla 798 milyar liraya, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değeri ise yüzde 128 artışla 239 milyar liraya yükseldi.
Ülkemizde katılım esaslı faaliyet gösteren dokuz tasarruf finansman şirketinin toplam aktif büyüklüğü iki sene öncesine kıyasla beş kat artış kaydederek 323 milyar liraya çıktı. Yine aynı dönemde tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısı da üç katına çıkarak 1,2 milyonu aştı. 2026'nın ilk çeyreğinde katılım endeksinde yer alan şirketlerin toplam piyasa değeri Borsa İstanbul'da işlem gören tüm şirketlerin toplam piyasa değerinin yüzde 36'sına ulaştı. Borsa İstanbul'daki 6,3 milyon yatırımcının 4,4 milyonu, yani yüzde 69'u katılım endeks kapsamındaki şirketlere de yatırım yaptı."
"TÜRKİYE VARLIK FONU DA ÖNCÜ ROL ÜSTLENMEYE DEVAM EDİYOR"
Sigortacılık sektöründeki beş katılım sigorta şirketinin toplam pazar payının bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 6,5 seviyesine ulaştığını belirten Erdoğan, bu şirketlerin toplam prim üretiminin 26 milyar lira olduğu bilgisini paylaştı. Erdoğan, "Aynı periyotta bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon liralık toplam fon tutarının yüzde 40'lık bölümü katılım esaslı fonlarda değerlendirildi. Otomatik katılım sisteminde ise katılım esaslı fonların payı yüzde 60'a yükseldi. Türkiye Varlık Fonu da katılım finans alanındaki faaliyetlerine yenilerini ekleyerek bu alanda öncü rol üstlenmeye devam ediyor" dedi.
İKİ YENİ ADIM...
Erdoğan, Emlak Bankası'nın 2018'de yapılan düzenlemeyle Emlak Katılım'a çevirdiklerini hatırlatarak, "Böylelikle bu organizasyonu hem aslına hem de katılım finans ruhuna uygun şekilde yeniden ihya etmiştik. Hamdolsun, attığımız bu adım neticesinde kurumumuz kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden biri haline geldi. Şimdi bu başarıyı daha ileri bir noktaya taşımayı, Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemde milletimizin de güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir diğer hamlelerinin Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi olacağını belirterek, "Bu üç katılım bankamızın güçlerini birleştirmesiyle ortaya büyük bir sinerji çıkacak, inşallah sektör farklı bir ivme kazanacaktır. Her iki kararımızın da şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
Recep Tayyip Erdoğan, Halka Arz, Ekonomi, Finans, Güncel, Emlak, Vakıf, Emlak, Vakıf, Halka Arz, Cumhurbaşkanı, Recep Tayyip Erdoğan, Finans, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA