Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır ziyareti dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı: (2)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'nin inşa ve ihyasına ilişkin, "Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazze'nin inşa ve ihyasına ilişkin, "Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz." dedi.
Erdoğan, Mısır'ın Şarm el-Şeyh şehrinde düzenlenen "Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi"ne katılmasının ardından yurda dönüşünde, uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
"Gazze'deki görev gücünde Mehmetçik yer alacak mı?" sorusu üzerine Erdoğan, görev gücünün yapısına dair değerlendirmelerin şu anda devam ettiğini belirtti.
Erdoğan, Gazze'de yapılması gereken çok kritik işlerin olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gerek inşa gerek ihya konuları önemli. İnşa işleri ile ilgili 'Kimler bizimle beraber rol üstlenebilir' konusunu ele aldık. Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz. İhya olayında da 'Neleri birlikte yapabiliriz' konusunu da liderlerle yaptığımız ikili görüşmelerde konuştuk. Aldığımız ilk izlenimler fena değil. Onlar da 'Biz burada rolümüzü üstleneceğiz' diyorlar. İnşallah verilen sözler yerine gelir. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın başta olmak üzere arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşecek. Ben de liderlerle temas halinde olacağım. 'Bu süreci nasıl işletebiliriz' bunun üzerinde duracağız."
Erdoğan, Gazze'de yaşamın çadırlarda sürdüğünü hatırlatarak, "Herhalde bu insanların sürekli çadırlarda yaşayacak halleri yok. Arkadaşlarıma da söyledim. 'Elimizdeki mevcut konteynerleri gerekirse biz bölgeye sevk edelim' dedim. Bu kış mevsiminde bu konteynelerle onları çok daha farklı bir imkana kavuşturmuş olalım diye düşünüyoruz. AFAD'ımız bu konuda büyük bir yükü sırtlanmış olacak. Türkiye, barışın yanında ve bu süreci de öyle işletecek. Gazze'de bir barış düzeninin kurulması için fevkalade heyecanlıyız. Bunu da inşallah süratle devam ettireceğiz." diye konuştu.
Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın bölgedeki muhataplarıyla görüşmelerini devam ettirdiğini, "Beraber ne yaparız, nasıl yaparız"ın çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.
"Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok önemli"
"İsrail'e güven olmayacağını az önce siz de vurguladınız. Ne yazık ki güvenilir bir taraf ülke değil. Önemli bir eşik aşıldı, bundan sonrası daha zorlu bir süreç. Bu süreçte bir ihlal olursa, yeniden bir bahane ve gerekçeyle tekrar saldırırsa İsrail'i anlaşmada kalmaya zorlamak için bir mekanizma kurulabilir mi? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya da başka bir formülle nasıl bir yol izlenebilir?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"İnşallah Gazze'de şu an itibarıyla çatışmalar sona ermiş durumda. Bunun Sayın Trump tarafından ilan edilmiş olması çok çok önemli. Bu işin birinci derecede takipçisi Sayın Trump olacak. Bunu kendisiyle yaptığımız görüşmelerde de ifade etti. En son ayrılırken ayaküstü de 'Bu süreçte bana ne düşüyorsa, telefonla irtibatlarımızı kuralım ve bu telefon diplomasimizi ihmal etmeyelim' dedi. Görüşmelerimizi her seviyede sürdüreceğiz. Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok çok önemli. İnşallah bu hassasiyet içerisinde bunu devam ettireceğiz ve bir huzur ikliminin oluşturulması için ne gerekiyorsa inşallah yapacağız. Mısır'da bir araya gelen tüm ülkeler, bu huzur ikliminin güvencesi olacaktır."
"Sayın Cumhurbaşkanım bu tarihi zirve bizim son iki yıldır şahit olduğumuz bu soykırımcı İsrail'in saldırganlığına, topraklarını genişletme çabalarına, bu işgalci tutumlarına set çekebilecek nitelikte mi? Yani Lübnan'dan, Suriye'ye kadar bölgede bombalamadık yer bırakmayan İsrail'i bu tarihi zirve dizginledi mi? Dizginleyebilecek mi? Bu niteliği taşıyor mu?" sorusunu Erdoğan, "Yıllardır süren İsrail saldırganlığına, işgal politikalarına ve bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen emellerine artık 'dur' demek için bu zirvedeydik. İsrail terörüne, güç gösterisine karşı sadece ülkemizin değil, insanlığın vicdanını savunan bir duruş sergiledik. Mısır'a da onun için geldik. Gazze tecrübesi İsrail'e saldırganlıkla bir yere varamayacağını açık bir şekilde gösterdi. Aynı şekilde Hamas'ın direniş iradesinin kırılmadığını da gördüler. Bu da çok çok önemli." diye cevapladı.
"Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz"
Erdoğan, Gazze halkının 70 bine yakın şehit verdiğini ama işgale, soykırıma, barbarlığa teslim olmadığını, bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Demek ki sadece elinizdeki bombaların devamlı gökten, her yerden atılması, yaptığınız saldırılar işe yaramıyor. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Bu farklı bir ruh. Şurası çok net ki İsrail komşularını işgal ederek hiçbir sonuç elde edemez. Netanyahu hükümetinin soykırım karşıtı tepkileri, antisemitizm ile ilişkilendirme gayreti de görüldüğü gibi burada neticesiz oldu. Ateşkesle birlikte uluslararası toplumun görevi bitmedi, yeni başladı. İşte Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ne oldu? Herkes salonu boşalttı, Netanyahu orada koltuklara konuştu. Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz. Soykırımın unutulmaması için mücadelemizi sürdürmeliyiz. Sorumluların hesap vermesi için çabalarımızı artırmalıyız. Türkiye olarak tüm insanlığın vicdanı olmaya devam edeceğiz."
"Suriye ile her alanda temaslarımız devam ediyor"
"Suriye ordusuna entegrasyonun yakın zamanda başlayacağı konusunda bazı bilgiler yansıdı. Dışişleri Bakanlığının da birtakım temasları oldu. SDG aynı zamanda Şam'da temaslarda bulundu. Siz acaba bu entegrasyonun, ne kadar yakın zamanda olacağını değerlendiriyor ve düşünüyorsunuz? Beklentiniz ne? Entegrasyon bir anda mı gerçekleşir, yoksa kademeli bir geçiş süreci olur mu?" sorusu üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:
"Suriye ile her alanda ve düzeyde kapsamlı temaslarımız devam ediyor. Suriye'nin ve bölgenin kazanımlarının korunması için yakın eşgüdüm ve işbirliğini güçlendirmekte de kararlıyız. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'yı, arkadaşlarını yalnız bırakmak diye bir durum söz konusu değil. Sık sık SDG'yi yanlış yollara tevessül etmemesi, Suriye'nin birlik ve bütünlüğüne destek olmaları konusunda da uyarıyoruz. Umarız, Suriye'nin toprak bütünlüğü, bir ve beraber, müreffeh geleceğe ulaşmaları yolunda tutum takınırlar."
"SDG'nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi, Suriye'nin kalkınma hamlelerini de hızlandıracaktır." diyen Erdoğan, Suriye yönetiminin, ülkenin bütün etnik ve dini unsurlarını kapsayan bir anlayışla geleceğe yürümesini takdirle karşıladıklarını, bunun hem Suriye'nin hem de Türkiye'nin çıkarına olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Suriye'yi yeniden çatışmaya sürüklemeye çalışanlar ise ne Kürtlerin ne Dürzilerin ne de Nusayrilerin iyiliğini istiyor. Malazgirt Meydanı'nda söylediğim gibi, yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak, kendilerine başka hamiler arayanlar kaybedecek." dedi.
"Belediyeleri düşürdükleri durum ortada"
"CHP'nin yolsuzluk soruşturmalarını gerekçe göstererek Avrupa Parlamentosu ülkelerine çağrıda bulunması ve Brüksel'de miting düzenlemesi Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeleme çabası olarak değerlendirilebilir mi? En önemlisi CHP, Türk milleti nezdinde kazanamadığı meşruiyeti Avrupa'da mı arıyor? Özel, Brüksel'de kendilerine destek vermeyen Avrupalı bazı siyasetçileri işaret ederek 'Onları da not ediyoruz' şeklinde bir tehditte bulundu. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"CHP, bizi şaşırtmıyor. Bunlar, CHP için alıştığımız şeyler. Geçmişte de kendi halkından bulamadığı karşılığı hep yaban ellerde arardı. CHP'nin ne yaptığını ve neyi planladığını, CHP'yi yöneten kadrolar dahi anlamakta zorlanıyor. Belediyeleri düşürdükleri durum ortada. Belediyeleri çapsızlıklarıyla ne hale getirdikleri ortada. Trabzon'da söyledim, yurt dışına şikayet turları düzenliyorlar. Böyle rezillik olur mu? Biz aslında Sayın Özel'den, Avrupalı Türklerden özür dilemesini beklerdik. Biliyorsunuz 2 ay önce milletvekilleri çıktı, gurbetçilerimize, affedersiniz 'zırzop' dedi. CHP yönetiminden bu konuda bir açıklama, bir düzeltme gelmedi. Madem Brüksel'e gittin, en azından bunun için bir özür dile. Sayın Özel bu erdemi göstermediği gibi yoldaşlarına Türkiye Cumhurbaşkanı'nı yuhalatarak çok daha büyük bir skandala imza attı. Gerçekten çok yazık. Onlar Brüksel'de laf üretirken, biz Anadolu'da eser üretiyoruz. İşte o sıra ben Rize'deydim, öbür tarafta Trabzon'da açılışlar gerçekleştiriyordum. Bu hafta sonu 4 gün oraları dolaştık. Rizemizin derelerini dolaştım, bütün o mekanları gözden geçirdik ve bakan arkadaşlarımla, oraların tadını aldık. Ülkemizi sürekli dolaşarak inşallah halkımızla bütünleşmeye devam edeceğiz."
Erdoğan, "Bazı belediyelerdeki yolsuzlukların ortaya çıkmasıyla yetki tartışmaları fazlasıyla gündemde. Milletin paralarının heba edilmesini önlemek amacıyla bir düzenleme yapılacağı hazırlığı konuşuluyor. Hangi aşamada, bu konuda ne söylemek istersiniz?" sorusunu "Zaten bizim yasalarımızda bu tür yolsuzluklar, çalma, çırpma durumlarıyla ilgili gerekli düzenlemeler var. Bu noktada yargı tarafından verilmiş herhangi bir yakalama kararı vesaire olduğu anda zaten yargımız gereğini yapar. Bu, yerel yönetimler kanununda da var. Bütün bunlar zaten gayrimeşrudur. Bunlarla ilgili olarak da kanunların emri her an yerine gelir ve biz de bunların üzerine kesinlikle gideriz. Çünkü belediyeler doğrudan millete hizmet etmenin ilk adımıdır. Bu makamlar millete hizmet için vardır, rant, yolsuzluk, israf için değil." diye yanıtladı.
(Bitti)
Erdoğan, Mısır'ın Şarm el-Şeyh şehrinde düzenlenen "Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi"ne katılmasının ardından yurda dönüşünde, uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.
"Gazze'deki görev gücünde Mehmetçik yer alacak mı?" sorusu üzerine Erdoğan, görev gücünün yapısına dair değerlendirmelerin şu anda devam ettiğini belirtti.
Erdoğan, Gazze'de yapılması gereken çok kritik işlerin olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gerek inşa gerek ihya konuları önemli. İnşa işleri ile ilgili 'Kimler bizimle beraber rol üstlenebilir' konusunu ele aldık. Körfez ülkelerinden tutun Amerika başta olmak üzere Avrupa ülkelerine varıncaya kadar hepsinin burada desteklerini istiyoruz, isteyeceğiz. İhya olayında da 'Neleri birlikte yapabiliriz' konusunu da liderlerle yaptığımız ikili görüşmelerde konuştuk. Aldığımız ilk izlenimler fena değil. Onlar da 'Biz burada rolümüzü üstleneceğiz' diyorlar. İnşallah verilen sözler yerine gelir. Dışişleri Bakanımız Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanımız Yaşar Güler, MİT Başkanımız İbrahim Kalın başta olmak üzere arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşecek. Ben de liderlerle temas halinde olacağım. 'Bu süreci nasıl işletebiliriz' bunun üzerinde duracağız."
Erdoğan, Gazze'de yaşamın çadırlarda sürdüğünü hatırlatarak, "Herhalde bu insanların sürekli çadırlarda yaşayacak halleri yok. Arkadaşlarıma da söyledim. 'Elimizdeki mevcut konteynerleri gerekirse biz bölgeye sevk edelim' dedim. Bu kış mevsiminde bu konteynelerle onları çok daha farklı bir imkana kavuşturmuş olalım diye düşünüyoruz. AFAD'ımız bu konuda büyük bir yükü sırtlanmış olacak. Türkiye, barışın yanında ve bu süreci de öyle işletecek. Gazze'de bir barış düzeninin kurulması için fevkalade heyecanlıyız. Bunu da inşallah süratle devam ettireceğiz." diye konuştu.
Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın bölgedeki muhataplarıyla görüşmelerini devam ettirdiğini, "Beraber ne yaparız, nasıl yaparız"ın çalışmalarını sürdürdüğünü aktardı.
"Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok önemli"
"İsrail'e güven olmayacağını az önce siz de vurguladınız. Ne yazık ki güvenilir bir taraf ülke değil. Önemli bir eşik aşıldı, bundan sonrası daha zorlu bir süreç. Bu süreçte bir ihlal olursa, yeniden bir bahane ve gerekçeyle tekrar saldırırsa İsrail'i anlaşmada kalmaya zorlamak için bir mekanizma kurulabilir mi? Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi ya da başka bir formülle nasıl bir yol izlenebilir?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"İnşallah Gazze'de şu an itibarıyla çatışmalar sona ermiş durumda. Bunun Sayın Trump tarafından ilan edilmiş olması çok çok önemli. Bu işin birinci derecede takipçisi Sayın Trump olacak. Bunu kendisiyle yaptığımız görüşmelerde de ifade etti. En son ayrılırken ayaküstü de 'Bu süreçte bana ne düşüyorsa, telefonla irtibatlarımızı kuralım ve bu telefon diplomasimizi ihmal etmeyelim' dedi. Görüşmelerimizi her seviyede sürdüreceğiz. Sayın Trump ile kurduğumuz bu diplomasi çok çok önemli. İnşallah bu hassasiyet içerisinde bunu devam ettireceğiz ve bir huzur ikliminin oluşturulması için ne gerekiyorsa inşallah yapacağız. Mısır'da bir araya gelen tüm ülkeler, bu huzur ikliminin güvencesi olacaktır."
"Sayın Cumhurbaşkanım bu tarihi zirve bizim son iki yıldır şahit olduğumuz bu soykırımcı İsrail'in saldırganlığına, topraklarını genişletme çabalarına, bu işgalci tutumlarına set çekebilecek nitelikte mi? Yani Lübnan'dan, Suriye'ye kadar bölgede bombalamadık yer bırakmayan İsrail'i bu tarihi zirve dizginledi mi? Dizginleyebilecek mi? Bu niteliği taşıyor mu?" sorusunu Erdoğan, "Yıllardır süren İsrail saldırganlığına, işgal politikalarına ve bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyen emellerine artık 'dur' demek için bu zirvedeydik. İsrail terörüne, güç gösterisine karşı sadece ülkemizin değil, insanlığın vicdanını savunan bir duruş sergiledik. Mısır'a da onun için geldik. Gazze tecrübesi İsrail'e saldırganlıkla bir yere varamayacağını açık bir şekilde gösterdi. Aynı şekilde Hamas'ın direniş iradesinin kırılmadığını da gördüler. Bu da çok çok önemli." diye cevapladı.
"Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz"
Erdoğan, Gazze halkının 70 bine yakın şehit verdiğini ama işgale, soykırıma, barbarlığa teslim olmadığını, bunun çok önemli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Demek ki sadece elinizdeki bombaların devamlı gökten, her yerden atılması, yaptığınız saldırılar işe yaramıyor. 'İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Bu farklı bir ruh. Şurası çok net ki İsrail komşularını işgal ederek hiçbir sonuç elde edemez. Netanyahu hükümetinin soykırım karşıtı tepkileri, antisemitizm ile ilişkilendirme gayreti de görüldüğü gibi burada neticesiz oldu. Ateşkesle birlikte uluslararası toplumun görevi bitmedi, yeni başladı. İşte Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda ne oldu? Herkes salonu boşalttı, Netanyahu orada koltuklara konuştu. Gazze'nin yanında daha güçlü durmaya devam etmeliyiz. Soykırımın unutulmaması için mücadelemizi sürdürmeliyiz. Sorumluların hesap vermesi için çabalarımızı artırmalıyız. Türkiye olarak tüm insanlığın vicdanı olmaya devam edeceğiz."
"Suriye ile her alanda temaslarımız devam ediyor"
"Suriye ordusuna entegrasyonun yakın zamanda başlayacağı konusunda bazı bilgiler yansıdı. Dışişleri Bakanlığının da birtakım temasları oldu. SDG aynı zamanda Şam'da temaslarda bulundu. Siz acaba bu entegrasyonun, ne kadar yakın zamanda olacağını değerlendiriyor ve düşünüyorsunuz? Beklentiniz ne? Entegrasyon bir anda mı gerçekleşir, yoksa kademeli bir geçiş süreci olur mu?" sorusu üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:
"Suriye ile her alanda ve düzeyde kapsamlı temaslarımız devam ediyor. Suriye'nin ve bölgenin kazanımlarının korunması için yakın eşgüdüm ve işbirliğini güçlendirmekte de kararlıyız. Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara'yı, arkadaşlarını yalnız bırakmak diye bir durum söz konusu değil. Sık sık SDG'yi yanlış yollara tevessül etmemesi, Suriye'nin birlik ve bütünlüğüne destek olmaları konusunda da uyarıyoruz. Umarız, Suriye'nin toprak bütünlüğü, bir ve beraber, müreffeh geleceğe ulaşmaları yolunda tutum takınırlar."
"SDG'nin Suriye ile bütünleşmesinin en kısa zamanda gerçekleşmesi, Suriye'nin kalkınma hamlelerini de hızlandıracaktır." diyen Erdoğan, Suriye yönetiminin, ülkenin bütün etnik ve dini unsurlarını kapsayan bir anlayışla geleceğe yürümesini takdirle karşıladıklarını, bunun hem Suriye'nin hem de Türkiye'nin çıkarına olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Suriye'yi yeniden çatışmaya sürüklemeye çalışanlar ise ne Kürtlerin ne Dürzilerin ne de Nusayrilerin iyiliğini istiyor. Malazgirt Meydanı'nda söylediğim gibi, yönünü Ankara'ya ve Şam'a dönenler kazanacak, kendilerine başka hamiler arayanlar kaybedecek." dedi.
"Belediyeleri düşürdükleri durum ortada"
"CHP'nin yolsuzluk soruşturmalarını gerekçe göstererek Avrupa Parlamentosu ülkelerine çağrıda bulunması ve Brüksel'de miting düzenlemesi Türkiye'nin uluslararası itibarını zedeleme çabası olarak değerlendirilebilir mi? En önemlisi CHP, Türk milleti nezdinde kazanamadığı meşruiyeti Avrupa'da mı arıyor? Özel, Brüksel'de kendilerine destek vermeyen Avrupalı bazı siyasetçileri işaret ederek 'Onları da not ediyoruz' şeklinde bir tehditte bulundu. Bunu nasıl değerlendirirsiniz?" sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi:
"CHP, bizi şaşırtmıyor. Bunlar, CHP için alıştığımız şeyler. Geçmişte de kendi halkından bulamadığı karşılığı hep yaban ellerde arardı. CHP'nin ne yaptığını ve neyi planladığını, CHP'yi yöneten kadrolar dahi anlamakta zorlanıyor. Belediyeleri düşürdükleri durum ortada. Belediyeleri çapsızlıklarıyla ne hale getirdikleri ortada. Trabzon'da söyledim, yurt dışına şikayet turları düzenliyorlar. Böyle rezillik olur mu? Biz aslında Sayın Özel'den, Avrupalı Türklerden özür dilemesini beklerdik. Biliyorsunuz 2 ay önce milletvekilleri çıktı, gurbetçilerimize, affedersiniz 'zırzop' dedi. CHP yönetiminden bu konuda bir açıklama, bir düzeltme gelmedi. Madem Brüksel'e gittin, en azından bunun için bir özür dile. Sayın Özel bu erdemi göstermediği gibi yoldaşlarına Türkiye Cumhurbaşkanı'nı yuhalatarak çok daha büyük bir skandala imza attı. Gerçekten çok yazık. Onlar Brüksel'de laf üretirken, biz Anadolu'da eser üretiyoruz. İşte o sıra ben Rize'deydim, öbür tarafta Trabzon'da açılışlar gerçekleştiriyordum. Bu hafta sonu 4 gün oraları dolaştık. Rizemizin derelerini dolaştım, bütün o mekanları gözden geçirdik ve bakan arkadaşlarımla, oraların tadını aldık. Ülkemizi sürekli dolaşarak inşallah halkımızla bütünleşmeye devam edeceğiz."
Erdoğan, "Bazı belediyelerdeki yolsuzlukların ortaya çıkmasıyla yetki tartışmaları fazlasıyla gündemde. Milletin paralarının heba edilmesini önlemek amacıyla bir düzenleme yapılacağı hazırlığı konuşuluyor. Hangi aşamada, bu konuda ne söylemek istersiniz?" sorusunu "Zaten bizim yasalarımızda bu tür yolsuzluklar, çalma, çırpma durumlarıyla ilgili gerekli düzenlemeler var. Bu noktada yargı tarafından verilmiş herhangi bir yakalama kararı vesaire olduğu anda zaten yargımız gereğini yapar. Bu, yerel yönetimler kanununda da var. Bütün bunlar zaten gayrimeşrudur. Bunlarla ilgili olarak da kanunların emri her an yerine gelir ve biz de bunların üzerine kesinlikle gideriz. Çünkü belediyeler doğrudan millete hizmet etmenin ilk adımıdır. Bu makamlar millete hizmet için vardır, rant, yolsuzluk, israf için değil." diye yanıtladı.
(Bitti)
Kaynak: AA / Güncel
Recep Tayyip Erdoğan, Recep Tayyip Erdoğan, Dış Politika, Diplomasi, Orta Doğu, Güvenlik, Politika, Körfez, ankara, Güncel, Gazze, Mısır, Orta Doğu, Güvenlik, Diplomasi, Dış Politika, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA