KÜÇÜK YAŞ, BÜYÜK SUÇ - Çocuklarda tedavi edilmeyen psikolojik rahatsızlıklar suça yönelmeyi kolaylaştırıyor

Güncel Haberler

Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, tedavi edilmeyen psikolojik rahatsızlıkların çocuklarda suç eğilimini artırabileceğini açıkladı. Medyadaki şiddet içeriklerinin etkilerine de değindi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eyüp Sabri Ercan, çocuklarda tedavi edilemeyen psikolojik rahatsızların suç eğilimini artırdığını ifade etti.

Anadolu Ajansının (AA) "Küçük Yaş, Büyük Suç" başlıklı dosya haberinin bu bölümünde Prof. Dr. Ercan, çocuklarda suç eğilimini tetikleyen faktörleri anlattı.

Son yıllarda anne babalar arasında "özgür çocuk yetiştirme" anlayışının geliştiğini, buradaki özgürlüğün "sınırsızlık" ile karıştırıldığını belirten Ercan, çocuklara sınır koymanın önemine değindi.

Prof. Dr. Ercan, davranışlarına sınır konulmayan çocuklarda saygısızlık, zorbalık ve saldırgan davranışların artabildiğini dile getirerek, aile içindeki şiddetin de çocuklarda şiddeti normalleştirdiğini vurguladı.

Çocukların davranışlarında psikiyatrik durumların önemli yer tuttuğunu, bu nedenle psikolojik bozuklukların tedavisinin yapılması gerektiğini kaydeden Ercan, tedavi edilmeyen psikolojik hastalıkların suça yönelmede önemli bir risk faktörü olduğuna dikkati çekti.

"İlerleyen yıllarda çocukları suça sürükleyebilir"

Ercan, ülke genelindeki çalışmalara göre çocukların yüzde 2'sinde davranım bozukluğu, yaklaşık yüzde 10'unda dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu bulunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:

"Bir insanda dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu varsa, tedavi edilmezse karşıt olma bozukluğuna, karşıt olma bozukluğu da tedavi edilmezse davranım bozukluğuna gidebilir. Davranım bozukluğu olan çocukların tedavi edilmediğinde alkol, madde kullanım bozuklukları, çetelere karışmak gibi ihtimalleri var. Tedavi edilmediğinde ileride karşımıza suçlu çocuklar olarak çııkabiliyorlar. Suçluluk küçük bir kıvılcıma bakıyor. Bir psikiyatrik hastalığı olmayan bir çocuğun suça yönelmesi, bir çeteye katılması, birtakım vaatlerle kandırılması çok daha zor, psikiyatrik hasta olduğunuzda çok daha kolay."

Medyadaki şiddet içerikleri

Medyadaki içeriklerin etkisine de değinen Ercan, suç ve şiddeti öven dizi, film ve oyunların çocuklar üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi.

Ercan, uzun yıllardır medyada suçun övüldüğü içerikler, filmler olduğunu, bunların yasaklanması gerektiğini ifade etti.

Türkiye'nin sigarayla mücadelede önemli başarılar elde ettiğini, benzer yaklaşımın şiddet içerikleri için de gösterilmesi gerektiğini anlatan Prof. Dr. Ercan, "Medyanın da şu anda net bir şekilde suçluyu ve suçu övmeyi bırakması gerekiyor." dedi.

Ercan, ailelere bilgisayar, tablet ve cep telefonunun çocuk odasında değil, ortak yaşam alanlarında kullanılması önerisinde bulunarak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bilgisayar salonda, mutfakta, ailenin görebileceği bir ortamda olduğu zaman son derece büyük bir gelişme oluyor. Bazen ailelere soruyorum 'Hiç çocuğunuzu 300-400 tanımadığınız insanla aynı evde bırakıp çıkar mısınız?', 'hayır' diyorlar. Peki, milyonlarca tanımadığınız insanla aynı ortamda bilgisayarla yalnız bırakıp çıkıyorsunuz, aynı şey ve o zaman anlıyorlar olmayacağını."