Çin Halk Cumhuriyeti’ni kuran Mao’nun ölümünün üzerinden 50 yıl geçti, izleri hala silinmedi

Politika Haberleri

Çin’de komünist devrimi gerçekleştirerek Çin Halk Cumhuriyeti’ni kuran Mao Zedong’un ölümünün ardından 50 yıl geride kalırken, eleştirilere hedef olan Kültür Devrimi başta olmak üzere ülke üzerinde bıraktığı izler hala tazeliğini koruyor.

Çin'de komünist devrimi gerçekleştirerek Çin Halk Cumhuriyeti'ni kuran Mao Zedong'un ölümünün ardından 50 yıl geride kalırken, eleştirilere hedef olan Kültür Devrimi başta olmak üzere ülke üzerinde bıraktığı izler hala tazeliğini koruyor.
Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao Zedong'un ölümünün üzerinden 50 yıl geçti. 1966-1976 yılları arasında uygulanan ve eleştirilere hedef olan Kültür Devrimi başta olmak üzere, Mao'nun ülke üzerinde bıraktığı izler hala tazeliğini koruyor. 27 yıllık iktidarı boyunca uyguladığı politikalar nedeniyle acı çeken kesimler tarafından ölümü memnuniyetle karşılanan Mao'nun ardından, geniş kitleler ise yas tutuyor.
Birçok kişi tarafından hala ulusun kurtarıcısı olarak görülen Mao, aynı zamanda iktidarı döneminde bürokratik kadroları dağıtmak, ekonomiyi felç etmek ve şiddet ile zulme yol açmakla suçlanıyor. Buna rağmen Mao'nun Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda bulunan 6 metrelik portresi Çin'in siyasi gücünün sembolü olarak görülüyor. Kurucu liderin anıt mezarı ülkenin dört bir yanından gelen ziyaretçilerini ağırlıyor.
Mao'nun politikalarından Xi Jinping de etkilendi
Çin'in şu anki devlet başkanı olan Xi Jinping'in de Mao'nun politikalarından olumsuz etkilenen kesimlerin arasında yer alması, konuyla ilgili tartışmaları alevlendiriyor. Xi'nin babası olan eski Çin Başbakan Yardımcısı Xi Zhongxun'un Kültür Devrimi döneminde tasfiye edilerek zulme uğradığı ve ailenin evinin yağmalandığı biliniyor. Xi'nin ise o dönemde "gerici öğrenci" olarak fişlendiği, sorgulandığı, zorunlu siyasi eğitime tabi tutulduğu ve hatta idamla tehdit edildiği belirtiliyor. Xi'nin 2000 yılında verdiği bir röportajda "İnatçı bir yapım olduğu ve zorbalığa boyun eğmeyi reddettiğim için isyancı grupları kızdırdım. Her kötü şey benim üzerime atıldı. Henüz 15 yaşında bile değildim" sözleriyle yaşananlara tepki gösterdiği biliniyor. 1969 yılında yaşıtı olan diğer pek çok genç gibi kırsal kesime gönderilen Xi'nin 7 yılını Çin'in kuzeybatısındaki yoksul bir köyde geçirdiği de kamuoyuna yansıyan bilgiler arasında yer alıyor.
Xi, Mao'ya benzemekle eleştiriliyor
Buna rağmen Xi Jinping'in, ne ailesinin çektiği acılar ne de tanık olduğu diğer trajediler için Mao'yu hiçbir zaman kamuoyu önünde suçlamadığı biliniyor. Bazı kesimler 2012'de göreve gelen Çin Devlet Başkanı'nın Mao döneminin uygulamalarını giderek daha fazla benimsediği görüşünü dile getiriyor. Xi'nin otoritesini güçlendirdiği, Mao'dan bu yana kendi adını anayasaya ve devlet ideolojisine resmi olarak yazdıran ilk lider olduğu ve ideolojik uyum ile ÇKP içindeki disiplini öne çıkardığı belirtiliyor. Görev süresi sınırlarını kaldıran Xi'nin, Mao'dan sonra Çin Halk Cumhuriyeti'nin en uzun süre görev yapan lideri olma yolunda ilerlemesi de dikkat çekiyor. Xi'nin Maoizmin bazı ilkelerini milliyetçilik ve popülizm yoluyla yeniden uygulamaya koyduğunu belirten uzmanlar, onun Mao'yu doğrudan eleştirmekten kaçınmasını ise ÇKP'yi geniş kesimler tarafından benimsenen bir kitle partisi yapma hedefine bağlıyor. Xi'nin bu politikasının ne denli başarılı olacağı ise belirsizliğini koruyor.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika

Politika, Pekin, Pekin, Politika, Haberler