CHP'nin "Köprüler Halkındır, Satılamaz" Eylemi... Özgür Çelik: Ak Parti İktidarı, Tapusuyla Satın Aldığı Evinde Yurttaşlarımızı Kiracı Yapmak İstiyor
CHP İstanbul İl Örgütü’nün “Köprüler halkındır, satılamaz” konulu eylemi için Ortaköy’den Arnavutköy’e yürüyüşü engellendi. İl Başkanı Özgür Çelik, “Her gün milletin sırtına yeni vergi yükleyen AK Parti iktidarı, yüzde 96 kâr eden, altın yumurtlayan tavukları neden özelleştirmek istiyor, niçin satmak istiyor? Bu köprüleri satarak önümüzdeki seçimin yatırımını yapmak istiyorlar. Milletin malını yandaş şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar. AK Parti iktidarı, parasını verdiği, tapusuyla satın aldığı evinde yurttaşlarımızı kiracı yapmak istiyor” dedi.
Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: UMUT EMRE GÖKBULUT
(İSTANBUL) - CHP İstanbul İl Örgütü'nün "Köprüler halkındır, satılamaz" konulu eylemi için Ortaköy'den Arnavutköy'e yürüyüşü engellendi. İl Başkanı Özgür Çelik, "Her gün milletin sırtına yeni vergi yükleyen Ak Parti iktidarı, yüzde 96 kar eden, altın yumurtlayan tavukları neden özelleştirmek istiyor, niçin satmak istiyor? Bu köprüleri satarak önümüzdeki seçimin yatırımını yapmak istiyorlar. Milletin malını yandaş şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar. AK Parti iktidarı, parasını verdiği, tapusuyla satın aldığı evinde yurttaşlarımızı Kiracı yapmak istiyor" dedi.
CHP İstanbul İl Örgütü tarafından bugün "Köprüler halkındır, satılamaz" sloganıyla eylem düzenlendi. Ortaköy'de Boğaziçi Köprüsü önünden başlayarak Arnavutköy'de Fatih Sultan Mehmet Köprüsü önüne kadar sürmesi planlanan yürüyüş, İstanbul Valiliği tarafından dün yasaklanmıştı.
Ortaköy'de, aralarında CHP İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, Parti Meclisi üyesi Baran Seyhan ile İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de olduğu yüzlerce kişi ablukaya alındı. Burada konuşan Çelik, köprülerin ve otoyolların 25 yıllık karının 15 milyar dolar olduğunu belirterek şunları söyledi:
"İstanbul'daki köprülerimiz, geçiş ücretlerinden toplanan paradan sadece yüzde 4 gider harcaması yapıyor. Bu ne demek, biliyor musunuz? İstanbul'daki köprülerin tüm gelirlerinin yüzde 96'sı devlete kar olarak kalıyor. Her gün milletin sırtına yeni vergi yükleyen AK Parti iktidarı, yüzde 96 kar eden, altın yumurtlayan tavukları neden özelleştirmek istiyor, niçin satmak istiyor? Yüzde 96 kar eden kamu varlıkları satarak seçim yatırımı yapmak istiyorlar. Bu köprüleri satarak önümüzdeki seçimin yatırımını yapmak istiyorlar. Milletin malını yandaş şirketlere peşkeş çekmek istiyorlar. Ne yapmak istiyor AK Parti iktidarı; parasını verdiği, tapusuyla satın aldığı evinde yurttaşlarımızı kiracı yapmak istiyor. Öyle sinsi bir planla bunu yapmışlar ki, 25 yıllığına köprülerin ve otoyolların kullanım hakkını alan şirket, maliyetin yüzde 20'sini öz kaynaklarından karşılayacak, yüzde 80'ini de yabancı ülkelerden kredi alabilecek. Yani Türkiye'yi yine yabancı ülkelere borçlandıracaklar. Anlaşmazlık durumu da olursa yetkili mahkemeler de İngiliz mahkemeleri olacak. Yarın iktidar değiştiğinde kamulaştırma yapacak olsa yeni gelen iktidar, İngiliz mahkemeleri yetkili ve onlarla muhatap olmak zorunda kalacak."
"Hep birlikte bu talana karşı çıkalım"
Bu durumda köprülerin parasını ödeyen insanların torunları da borçlanacak. Buradaki yurttaşlarımızın torunları, çocukları da borçlanacak. Önümüze engeller koyan güvenlik güçlerinin çocukları da borçlanacak, onlara o talimatları veren insanların çocukları da borçlanacak. AK Parti'ye oy veren, Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy veren, torunlarını seven, ülkesini seven yurttaşlarımıza soruyorum. Dedenizden size kalan, yüzde 96 kar eden işletmenizi çocuklarınıza mı bırakırsınız, yoksa yabancılara mı satarsınız? Eğer 'Çocuklarımıza bırakırız' diyorsanız hangi siyasi görüşten olursanız olun; gelin hep birlikte bu talana, bu yağmaya karşı çıkalım. Hep birlikte bu yağmayı, bu talan düzenini hep beraber durduralım. Çünkü bunun adı açık açık vatana ihanettir. Ülkesini seven, çocuklarının geleceğine sahip çıkan hiç kimsenin siyasi görüşü ne olursa olsun hiç kimsenin bu ihanete asla ortak olmaması gerekir. Hayatımızı daha da pahalılaştırmak için resmen çaba gösteriyorlar. Dedelerimizin vergileriyle yapılan eserlerin gelirini, çocuklarımızın geleceğini çalıyorlar. Bugünü kurtarmak için yarınımızı satmaya çalışıyorlar. Bu satışı durdurmak bizim gelecek nesillere olan borcumuzdur.
"Durduramazsak çocuklarımız hesap sorar"
Biz bugün bunu durduramazsak yarın bizim çocuklarımız bizden hesap sorar. Biz bunu durduramadığımız gibi bunları satmaya çalışanlardan onların çocukları hesap sorar. Buna göz yumanlardan onların çocukları hesap sorar. Biz dedelerimizin mirasını çarçur ettirmeyeceğiz. Çocuklarımıza bizi mahcup edecek işlere ortak olmayacağız. Biz buna müsaade etmeyeceğiz. Direneceğiz. Hani 'Size rağmen satacağız' diyorlar ya, biz de diyoruz ki yağma yok. İstanbul Boğazı'nı milli mücadelede bizim dedelerimiz savaşarak kazandılar. Bu köprüleri halkımız, atalarımız alın teriyle, vergileriyle yaptı. Biz varlıklarımızı 3-5 kuruş için küresel şirketlere peşkeş çekmenize asla izin vermeyeceğiz. Satılık köprü anlayışınız da kiralık aklınız da bize işlemez. Artık milletin iradesi ortada. Bu zihniyeti ilk seçimde hep birlikte göndereceğiz. Yağma devrini bitireceğiz. Parsel parsel satma devrini bitireceğiz. Milletin malını babasının malı gibi satma devrini bitireceğiz. Yabancılara, yandaşlara milli varlık pazarlayanlar kaybedecek. Milletin malını haraç mezat satmaya kalkanlar kaybedecek. Onlar aklını küreselcilere kiraya vermiş, meşruiyetini küresel güçlerden arıyorlar. Bizim bir farkımız var. Biz meşruiyetimizi halktan, Anadolu'dan, Türkiye'den, tarihimizden alıyoruz. Sattırmayacağız. Türkiye'yi bu talana teslim etmeyeceğiz. Halkın olanı halka bırakana kadar durmayacağız."
"Yapacağımız bütün eylemler engellenmeye çalışılıyor"
Çelik, Arnavutköy'deki konuşmasında da yürüyüşün engellendiğine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Şu anda arkamızda ikinci köprü var. Arnavutköy'deyiz. İkinci köprüye yakın bir noktadayız. Anayasal hakkımızı kullanmamız engellendi. Anayasanın 34. maddesi çok açık ve nettir. Önceden izin almaksızın siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, sendikalar, dernekler ve yurttaşlarımız basın açıklaması yapabilirler. Anayasanın 34. maddesi çok açıkken Ortaköy'den buraya gelmemiz engellenmeye çalışıldı ve bize sürekli şu gerekçe gösterildi, 'Valilik tarafından izin verilmedi'. Biz siyasi partiler olarak bir basın açıklaması yapmak istediğimizde, bir etkinlik yapmak istediğimizde bu izne tabi değildir. Biz sadece bildirim yaparız. Valiliğin ve emniyetin görevi burada bizim güvenliğimizi sağlamaktır. Kanunlar bunu söylerken sürekli iki yıldır yaşadığımız bir şey var. Yapacağımız bütün basın açıklamaları, eylemler, etkinlikler engellenmeye çalışılıyor ancak vazgeçmeden arkadaşlarımızın büyük bir kısmı karadan yürüyerek, bir kısmı deniz yoluyla buraya geldiler."
Yerel Haberler, AK Parti, İstanbul, Ortaköy, kiracı, Güncel, Altın, Vergi, kiracı, Ortaköy, AK Parti, İstanbul, Yerel Haberler, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA