CHP'li Uzun, Bakanlar Gürlek ve Çiftçi'ye "Çıplak Arama" İddialarını Sordu
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in gözaltı sürecinde çıplak arama, tehdit ve cezaevi koşullarına ilişkin iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Uzun, İçişleri ve Adalet bakanlarına soru önergesi verdi.
(ANKARA) - CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in gözaltı süreci, çıplak arama, tehdit ve cezaevi koşullarına ilişkin iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Uzun, İçişleri ve Adalet bakanlarının yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergelerinde iddiaların aydınlatılmasını isterken, "Tehdit varsa adalet yoktur, çıplak arama ise işkencedir" dedi.
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker'in mahkemede dile getirdiği gözaltı, arama, tehdit ve cezaevi koşullarına ilişkin iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Uzun, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle iki ayrı yazılı soru önergesi verdi. Önergelerde, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan yerleşkesindeki gözaltı sürecine, çıplak arama iddialarına, nezarethane koşullarına, SEGBİS üzerinden yapıldığı ileri sürülen tehditlere ve cezaevindeki yerleştirme kararlarına ilişkin sorular yöneltildi.
"ÇIPLAK ARAMA, İŞKENCEDİR"
Cumhur Uzun, Fatoş Pınar Türker'in duruşmada anlattığı arama iddialarının vahim olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Bir kişiyi gözaltına almak, devlete onun onurunu kırma yetkisi vermez. Gözaltı işlemi, hukuk sınırları içinde yürütülmesi gereken bir adli süreçtir, kişiyi sindirme, küçük düşürme ya da teslim alma alanı değildir. Bir kadının kıyafetlerinin ve iç çamaşırının çıkartılmasının istendiği, çömelme, dönme, eğilme gibi talimatlara maruz bırakıldığı yönündeki iddialar çok ağırdır. Bu iddiaların üzeri 'rutin arama' denilerek kapatılamaz. Çıplak arama, insan onurunu hedef alan niteliğiyle işkencedir, kötü muameledir, hukuk devleti bakımından izah edilemez bir uygulamadır"
Uzun, İçişleri Bakanlığına yönelttiği soru önergesinde, Fatoş Pınar Türker hakkında giysiler çıkartılmak suretiyle arama yapılıp yapılmadığını, yapılmışsa hangi somut gerekçeye dayandığını, arama kararının kim tarafından verildiğini, tutanak düzenlenip düzenlenmediğini, ilgili kamera kayıtlarının koruma altına alınıp alınmadığını ve bu vahim iddialar üzerine inceleme başlatılıp başlatılmadığını sordu. Uzun ayrıca, 2020 yılından bu yana gözaltında çıplak arama, darp, kötü muamele ve insan onuruna aykırı davranış iddiasıyla yapılan başvuru sayılarını da istedi.
"TEHDİT VARSA ADALET YOKTUR"
CHP'li Cumhur Uzun, Adalet Bakanlığına verdiği ikinci önergede ise Fatoş Pınar Türker'in savunmasında dile getirdiği savcı baskısı, çocukları üzerinden tehdit edildiği iddiası ve cezaevindeki yerleştirme kararlarını gündeme taşıdı. Uzun, konuya ilişkin açıklamasında şunları söyledi:
"Bir yargı sürecinde en tehlikeli kırılma, adaletin hakikati aramak yerine korku üretmeye başlamasıdır. Bir kişiye çocukları üzerinden baskı yapıldığı, avukatına danışma talebine rağmen beyana zorlandığı, mal varlığıyla tehdit edildiği iddiaları, yalnızca bir dosyanın değil, yargıya duyulan güvenin de konusudur. Adalet tehditle sağlanmaz. Tehdit varsa orada adalet yoktur. Baskı varsa orada maddi gerçeğe ulaşma iradesi yoktur"
Uzun, Adalet Bakanlığı'na SEGBİS görüşmesinin tarihini, görüşmeyi yapan kişinin görevini, görüşmeye ilişkin kayıt ve tutanak bulunup bulunmadığını, çocuklarla ve mal varlığıyla tehdit iddiası hakkında inceleme başlatılıp başlatılmadığını sordu. Önergede, Türker ve aynı dosya kapsamında tutuklanan kadınların ayrı koğuşlara yerleştirilmesi konusunda Bakanlıkça yazılı ya da sözlü bir talimat verilip verilmediği sorusu da yer aldı.
"İNSAN ONURU KİMSENİN İNSAFINA BIRAKILAMAZ"
CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Adalet Bakanı Akın Gürlek'e çağrıda bulunarak, şunları kaydetti:
"Bu iddialar, sessizlikle geçiştirilemeyecek kadar ağırdır. İki bakana da açık çağrımızdır. Meclis'e, kamuoyuna ve en önemlisi hukuka karşı sorumluluğunuzu yerine getirin. Gözaltında ne yaşandı, kim karar verdi, hangi kayıtlar tutuldu, hangi görevliler sorumludur, açıklayın. Savcı tehdidi iddiası doğru mudur? SEGBİS kayıtları nerede? Cezaevi yerleştirmeleri kimin talimatıyla yapılmıştır? Cevap verin. İnsan onuru kimsenin insafına bırakılamaz. Hukuk devleti, en çok da kapalı kapılar ardında sınanır. Biz bu sürecin takipçisi olacağız."
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA