CHP'den kalp ilacı tepkisi: Kalp hastasının önüne bürokrasi konuldu
CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, kalp ilaçlarındaki değişiklikler nedeniyle birçok hastanın tekrar rapor çıkarması gerektiğini belirterek, "Kalp hastasının önüne bürokrasi konuldu. Kalp hastası rapor peşinde koşmaz, devlet tedavinin kesintisiz devamını sağlar. Kalp hastasının ihtiyacı yeni bir bürokratik engel değil; kesintisiz tedavi, öngörülebilir uygulamalar ve güven veren bir sağlık yönetimidir" dedi.
(ANKARA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, kalp ilaçlarındaki değişiklikler nedeniyle birçok hastanın tekrar rapor çıkarması gerektiğini belirterek, "Kalp hastasının önüne bürokrasi konuldu. Kalp hastası rapor peşinde koşmaz, devlet tedavinin kesintisiz devamını sağlar. Kalp hastasının ihtiyacı yeni bir bürokratik engel değil; kesintisiz tedavi, öngörülebilir uygulamalar ve güven veren bir sağlık yönetimidir" dedi.
CHP Sağlıktan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, yaptığı yazılı açıklamada, kalp hastalarının günlerce ilaç almayı beklediğini ancak alamadığını belirtti.
Erbay, şunları kaydetti:
"Hayati önem taşıyan bir kalp ilacının geri ödeme koşullarında yapılan değişiklik, sağlık yönetiminde asıl önceliğin hasta mı, yoksa bürokrasi mi olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Ortaya çıkan tablo düşündürücü. İlacın etken maddesi aynı, dozu aynı, tedavi amacı aynı… Ancak rapordaki teknik bir düzenleme nedeniyle hastalar mevcut raporlarıyla ilaçlarını alamamış, yeniden kardiyoloji polikliniklerine yönlendirilmiş."
Kendi alanının da kardiyoloji olduğunu belirten Erbay, sağlık politikalarının temelinde hastanın ihtiyaçlarının yer alması gerektiğini vurguladı ve açıklamasına şöyle devam etti:
"Bu değişiklik yapılırken hasta hiç düşünüldü mü? Zaten yoğun çalışan kardiyoloji polikliniklerinin üzerine neden binlerce gereksiz rapor yükü eklendi? Tedavisi devam eden kronik hastalar neden yeniden aynı kapılara gönderildi? Sağlık Bakanlığı milyonlarca hastaya bilgilendirme yapıldığını açıklamaktadır. Buna karşılık haberde bazı hastaların kendilerine herhangi bir SMS ulaşmadığını ifade ettiği görülmektedir. Eğer sahada insanlar değişikliği eczanede öğreniyorsa, iletişim sürecinin etkinliği sorgulanmalıdır."
En büyük sorunun sağlık hizmetinin özünün gözden kaçırılması olduğunu kaydeden Erbay, "Kalp hastasında ilaç tedavisi süreklilik ister. Tedaviyi kesintiye uğratabilecek her idari işlem, yalnızca bir evrak meselesi değil, doğrudan hasta güvenliği meselesidir. Üstelik bugün dünyanın en gelişmiş dijital sağlık altyapılarından biriyle övünen bir ülkede yaşıyoruz. e-Nabız var, MEDULA var, MHRS var. Bu sistemler milyonlarca sağlık verisini saniyeler içinde işleyebiliyorsa, ilgili hastalara zamanında ve eksiksiz bilgilendirme yapmak da mümkün olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Sorunun temelinde teknoloji eksikliğinin olmadığını belirten Erbay, şunları kaydetti:
"Sorun planlama, koordinasyon ve geçiş sürecinin hasta odaklı yönetilememesidir. Daha doğru bir yöntem izlenebilirdi. Mevcut raporlar süreleri doluncaya kadar geçerli kabul edilir, yeni düzenleme rapor yenileme döneminde uygulanırdı. Böylece ne hastalar mağdur olurdu ne polikliniklerde gereksiz yoğunluk oluşurdu ne de hekimler bürokratik işlemlerle vakit kaybetmek zorunda kalırdı. Sağlık sisteminin başarısı, kaç genelge yayımlandığıyla değil, hastanın ilacına zamanında ulaşıp ulaşamadığıyla ölçülür. Unutulmamalıdır ki sağlıkta iyi yönetim, vatandaşı yeni kurallara uydurmaya çalışmak değildir. İyi yönetim, yeni kuralları hastayı mağdur etmeyecek şekilde uygulayabilmektir. Kalp hastasının önüne bürokrasi konuldu. Kalp hastası rapor peşinde koşmaz, devlet tedavinin kesintisiz devamını sağlar. Kalp hastasının ihtiyacı yeni bir bürokratik engel değil; kesintisiz tedavi, öngörülebilir uygulamalar ve güven veren bir sağlık yönetimidir. Çünkü sağlıkta yapılan her idari hata, sadece bir işlem hatası değildir. Bazen geciken bir ilaç, bazen kaçırılan bir tedavi, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilecek bir risk anlamına gelir. İşte bu nedenle sağlık yönetiminde temel ilke, önce hasta olmalıdır."
CHP Sağlıktan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali Rıza Erbay, yaptığı yazılı açıklamada, kalp hastalarının günlerce ilaç almayı beklediğini ancak alamadığını belirtti.
Erbay, şunları kaydetti:
"Hayati önem taşıyan bir kalp ilacının geri ödeme koşullarında yapılan değişiklik, sağlık yönetiminde asıl önceliğin hasta mı, yoksa bürokrasi mi olduğu sorusunu yeniden gündeme getirdi. Ortaya çıkan tablo düşündürücü. İlacın etken maddesi aynı, dozu aynı, tedavi amacı aynı… Ancak rapordaki teknik bir düzenleme nedeniyle hastalar mevcut raporlarıyla ilaçlarını alamamış, yeniden kardiyoloji polikliniklerine yönlendirilmiş."
Kendi alanının da kardiyoloji olduğunu belirten Erbay, sağlık politikalarının temelinde hastanın ihtiyaçlarının yer alması gerektiğini vurguladı ve açıklamasına şöyle devam etti:
"Bu değişiklik yapılırken hasta hiç düşünüldü mü? Zaten yoğun çalışan kardiyoloji polikliniklerinin üzerine neden binlerce gereksiz rapor yükü eklendi? Tedavisi devam eden kronik hastalar neden yeniden aynı kapılara gönderildi? Sağlık Bakanlığı milyonlarca hastaya bilgilendirme yapıldığını açıklamaktadır. Buna karşılık haberde bazı hastaların kendilerine herhangi bir SMS ulaşmadığını ifade ettiği görülmektedir. Eğer sahada insanlar değişikliği eczanede öğreniyorsa, iletişim sürecinin etkinliği sorgulanmalıdır."
En büyük sorunun sağlık hizmetinin özünün gözden kaçırılması olduğunu kaydeden Erbay, "Kalp hastasında ilaç tedavisi süreklilik ister. Tedaviyi kesintiye uğratabilecek her idari işlem, yalnızca bir evrak meselesi değil, doğrudan hasta güvenliği meselesidir. Üstelik bugün dünyanın en gelişmiş dijital sağlık altyapılarından biriyle övünen bir ülkede yaşıyoruz. e-Nabız var, MEDULA var, MHRS var. Bu sistemler milyonlarca sağlık verisini saniyeler içinde işleyebiliyorsa, ilgili hastalara zamanında ve eksiksiz bilgilendirme yapmak da mümkün olmalıdır" ifadelerini kullandı.
Sorunun temelinde teknoloji eksikliğinin olmadığını belirten Erbay, şunları kaydetti:
"Sorun planlama, koordinasyon ve geçiş sürecinin hasta odaklı yönetilememesidir. Daha doğru bir yöntem izlenebilirdi. Mevcut raporlar süreleri doluncaya kadar geçerli kabul edilir, yeni düzenleme rapor yenileme döneminde uygulanırdı. Böylece ne hastalar mağdur olurdu ne polikliniklerde gereksiz yoğunluk oluşurdu ne de hekimler bürokratik işlemlerle vakit kaybetmek zorunda kalırdı. Sağlık sisteminin başarısı, kaç genelge yayımlandığıyla değil, hastanın ilacına zamanında ulaşıp ulaşamadığıyla ölçülür. Unutulmamalıdır ki sağlıkta iyi yönetim, vatandaşı yeni kurallara uydurmaya çalışmak değildir. İyi yönetim, yeni kuralları hastayı mağdur etmeyecek şekilde uygulayabilmektir. Kalp hastasının önüne bürokrasi konuldu. Kalp hastası rapor peşinde koşmaz, devlet tedavinin kesintisiz devamını sağlar. Kalp hastasının ihtiyacı yeni bir bürokratik engel değil; kesintisiz tedavi, öngörülebilir uygulamalar ve güven veren bir sağlık yönetimidir. Çünkü sağlıkta yapılan her idari hata, sadece bir işlem hatası değildir. Bazen geciken bir ilaç, bazen kaçırılan bir tedavi, geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabilecek bir risk anlamına gelir. İşte bu nedenle sağlık yönetiminde temel ilke, önce hasta olmalıdır."
Kaynak: ANKA / Güncel
Cumhuriyet Halk Partisi, Güncel, Cumhuriyet Halk Partisi, Kalp, Bürokrasi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA