Evliya Aykan ve Kamil Kellecioğlu'ndan 'Çelebisiz Evliya' Söyleşisi

Güncel Haberler

Oyuncu Evliya Aykan, Frankfurt Türk Tiyatro Festivali'nde Kamil Kellecioğlu ile 'Çelebisiz Evliya' söyleşi oyununda buluştu. Aykan, Hakkari'den tiyatroya uzanan yolculuğunu ve oyunculuk serüvenini anlattı.

Oyuncu Evliya Aykan ve Kamil Kellecioğlu, "Çelebisiz Evliya" söyleşi oyunuyla izleyiciyle buluştu.
Festivalin başkanlığını üstlenen Kamil Kellecioğlu'nun isteğiyle oyunu hazırladıklarını dile getiren Aykan, oyunculuğunun dönüm noktalarını seyirciyle paylaştı.
Aykan, Hakkari'de dünyaya geldiğini ve çocukluğunun orada geçtiğini aktararak, tiyatroya adım atma sürecini şu sözlerle anlattı:
"Bir gün, sinemaya bir film geldi. Dediler ki 'Yılmaz Erdoğan diye biri var, bir film çekmiş gösterilecekmiş'. Küçük bir çocuğum. Ben üç gün üst üste izledim böyle. Oturuyorum orada, kocaman salon. Filmi gördüm. İnanılmaz bir şey. Büyük ekranda, Hakkari'de olan, yani bizim gibi biri, çok iyi oyuncuları bir araya getirip bir şey yapıyor. Bir süre sonra biz Van'a taşındık. Ben bir binadan içeri girdim. Dediler ki burası kültür sarayı. Ben Devlet Tiyatrolarına girmişim yanlışlıkla. Aziz Nesin'in 'Azizname' oyunu oynanıyor. Beni oturttular. Oyunu izledim. Orada gördüğüm ekrandaki işin canlı hali. 'Bu olmak istiyorum ben.' dedim. Van Devlet Tiyatrosu'nun kapısında yatıyorum gece gündüz. Şöyle küçük bir çocuk, şivem de var. En başta 'Şiveyi değiştir.' dediler. Kitap okumam lazım. Kitap okuyorum, değişmiyorum. Sonra sesli okumaya başladık. Yavaş yavaş dil değişmeye başladı. Lise 4'te Devlet Tiyatroları beni sözleşmeli olarak aldı."
"Canınızı sıkan şey neyse onu yazmanız lazım"
Sürekli bir arayışta olduğunu dile getiren Aykan, "Anlatırken farklı anlatan, simgeler, metaforlarla bizim hiç anlamadığımız ama keşfetmeye çalıştığımız bir dil var. 'Onu nasıl bulabiliriz acaba?' diyordum. Üç dört arkadaşla tiyatro yapmaya başladık. Kendi küçük özel tiyatromuzu kurduk. Oradayken yeni bir format bulmaya çalışıyorduk. Devlet Tiyatroları ile bir anda kendimizi profesyonel bir sahnede bulduk." dedi.
Aykan, medyadaki görünürlüğünün BKM (Beşiktaş Kültür Merkezi) bünyesinde yayınlanan Çok Güzel Hareketler 2 programına katılmasıyla başladığını söyleyerek, "Yoksa konservatuar öğrencisi olarak oyunculuk yapıyorsunuz, tiyatrolarda oynuyorsunuz ama görünürlük başka bir şey. Televizyonda göründükten sonra başka bir şeye dönüşüyor hayat. Konservatuardan sonra İstanbul'a taşındım, işlere koşturuyorum. Bir gün BKM'nin audition'ı denk geldi." ifadelerini kullandı.
BKM'de Hamza Yazıcı ile skeç hazırlarken Yılmaz Erdoğan'ın "Canınızı sıkan şey neyse onu yazmanız lazım." dediğini aktaran Aykan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Küçük anları tespit ediyordum. Biz hayattaki saçmalığın küçük anlarını bularak, doğaçlayarak bir şeyler yaptık. Çocukluktan itibaren her şeyi taklit ediyoruz. Ben de ediyorum ve küçük numaralar çekmeye başlıyoruz. Bizim kimlik arayışımız sahnede tamamlanıyor. İzleyici sahnedeki insanları sever ve onlar gibi olmak ister. Rol modelinizi sahnede bulun. Biz bulduk. Kendi kuşağımızın altında yeni kuşaklar geliyor, onlara da sahneyi sevdirelim."
Evliya Aykan, Frankfurt Türk Tiyatro Festivali'nden övgüyle bahsederek, "Bu festivalin yapılışına büyük saygı duyuyorum. Büyük emek var. Festivallere katılıyorum ama bu başka bir değer. Çünkü böyle bir ortamda siz bir araya geliyor, birilerini dinlemeye gidiyorsunuz. Çok saygı duyulacak bir şey. Kamil Bey, ekibi, seyircisi... Burada birbirini tutan bu topluluğu görmek ve bunu sanatla yapmak... Mesela günlerdir Zafer (Algöz) abiyle, Can (Yılmaz) abiyle, Devlet Tiyatrosu oyuncularıyla hep onu konuştuk. Dedim ki 'Benim bundan nasıl haberim olmaz?' Burada bu kadar büyük bir topluluk var. Biz bunu nasıl duymadık? Ben de kendi adıma bir misyon belirledim. Bundan sonra ben de elimden geleni yapacağım. Müthiş bir seyirci var." diye konuştu.
"Her yerde ayrı bir persona, ayrı bir maske var"
Festival başkanı ve oyuncu Kamil Kellecioğlu da oyunculuğa değinerek, "Bir insan neden oyuncu olmak ister? Aslında hayatımızda oyuncu değil miyiz? İçeride, dışarıda, kuliste, mahkemede, her yerde oynuyoruz. Hepimiz maskeler takıyoruz yüzümüze. Hem de yüzlerce. Her gün birini çıkarıp, birini takıyoruz. Farklı farklı karakterlere bürünüyoruz. Bu işi iyi yapanlardan biri Evliya Aykan'la bir araya geldik. Hepimiz oyuncuyuz, her yerde oynuyoruz. Annemize, babamıza, karımıza, kızımıza, kocamıza, patronumuza, öğretmenimize, arkadaşımıza oynuyoruz. Her yerde ayrı bir persona, ayrı bir maske var." değerlendirmesinde bulundu.
Festivale ilk başladığında Frankfurt'a Van'dan Devlet Tiyatrosu oyununu getirdiğine işaret eden Kellecioğlu, şunları söyledi:
"30 yıldır tiyatro yapıyorum, 13 yıldır da festival yapıyoruz. Tanıdığım çok sayıda usta oyuncu var. Aytaç Yürükaslan, Can Kolukısa, Erol Günaydın, sonraki dönemlerde Ayla Algan ablamız. Haldun Dormen, Ferhan Şensoy gibi ustalarla çalışma fırsatı buldum. Onların düşünce yapılarını, hayata bakış açılarını, dünya görüşlerini gördüm. Hepsinin aslında ortak bir noktası var. Türk Tiyatrosu Türkiye'de zaten oynuyor. Halka bir şey veriyor ya da vermiyor. Veren de vermeyen de var. Alan da alamayan da var. 'Bu nasıl bir oyun?' deyip çıkanlar da 'Yüreğimize dokundun.' diyenler de var. Aman 'Karnımız yırtıldı gülmekten.' dedikleri oyunlar var. Ama en önemlisi hakikaten de Evliya'nın da dediği gibi bu işi burada yapabilmek. Onların derdi burada, Almanya'da, Avrupa'da bizim sanatta geldiğimiz noktayı bir şekilde gösterebilmemiz çok önemli."
Kellecioğlu, "Türkler tiyatro da mı yapıyor?" diyen Almanlarla da bir dönem karşılaştıklarını dile getirerek, "Bizim oyunlarımızı izleyip, yazarlarımızı tanıyınca anlıyorlar yapılan güzel işleri. İşte Haldun (Dormen) abi, 98 yaşında vefat etti ve hayatının büyük bir kısmını tiyatroya adamış. Dertleri Türk tiyatrosunu Avrupa'da tanıtmak, buraya Türk tiyatrosunu getirmek, sizleri bundan mahrum bırakmamak. Onun için bu festival çok önemli. Biz de yeni oyunlar hazırlamaya çalışıyoruz. Her sene bu aileye biri daha katılıyor. Bu sene aileye katılanlardan birisi de Evliya Aykan." dedi.
İki oyuncu, söyleşi oyunun bir kısmında seyircileri sahneye çıkarıp interaktif oyun çalışması yaptı.