Bosch işçi temsilcilerinden istihdamı korumak için AB ve Alman hükümetine acil eylem çağrısı

Ekonomi Haberleri

- Bosch Mobility Genel İş Konseyi, yerel üretimi koruyacak yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesini talep ediyor

Dünyanın en büyük otomotiv tedarikçilerinden Bosch'un işçi temsilcileri, sektörde hız kazanan istihdam kayıplarına karşı Avrupa Birliği (AB) ve Alman hükümetine yerel üretimi teşvik edecek düzenlemelerin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.
Almanya'nın en büyük sanayi sendikası IG Metall'in otomotiv ve tedarik sektöründeki kitlesel işten çıkarmalara karşı kamuoyu oluşturmak amacıyla düzenleyeceği geniş kapsamlı protesto mitingi öncesinde açıklamalarda bulunan sendika liderleri, Çinli rakiplerin baskısı altındaki Avrupa otomotiv pazarında durumun kritik bir aşamaya geldiğini vurguladı.
Almanya genelinde yaklaşık 40 lokasyonda 74 bin çalışanın haklarını savunan Bosch Mobility Genel İş Konseyi Başkanı Frank Sell, şirketin Stuttgart yakınlarındaki Gerlingen merkezinde yaptığı açıklamada, fabrikalardaki atmosferin son derece gergin olduğunu belirtti.
Sektörün geleceğine dair belirsizliklerin çalışanları derinden sarstığını ifade eden Sell, "Ekiplerimizde daha önce hiç olmadığı kadar büyük bir öfke ve huzursuzluk var. Endüstrimizin dönüşümü ancak katma değeri ve istihdamı Avrupa'da tutabilirsek başarıya ulaşacaktır." dedi.
Siyasetçilerin istihdamı güvence altına alacak kararları ertelemesini de sert bir dille eleştiren Sell, çeşitli siyasi partileri ziyaret edip durumu anlatmaktan ve her seferinde benzer vaatler duymaktan yorulduğunu belirtti.
Sell, bugüne kadar tek bir istihdam alanının bile bu vaatlerle güvence altına alınamadığını ifade etti.
Krizin aşılması için talepler
Bosch işçi temsilcileri, otomotiv endüstrisinin dönüşüm sürecine uyum sağlaması ve küresel pazarda rekabet gücünü koruması amacıyla ekonomi yönetimi ile AB organlarına acil eylem çağrısı da yaptı.
Çağrıda, Avrupa pazarında yerel üretimi koruma altına alacak "Made in EU" yasal çerçevesinin vakit kaybetmeksizin netleştirilmesi ve Avrupalı üreticilere yapısal dönüşüm süreçlerini tamamlayabilmeleri için ihtiyaç duydukları zamanın kazandırılması talep edildi.
Bunun yanı sıra AB Komisyonu tarafından ilkbahar aylarında taslak olarak kamuoyuna sunulan Sanayi Hızlandırma Yasası'nın bürokratik engellere takılmadan ivedilikle yasalaşarak uygulamaya konulması çağrısı yapıldı.
İşçi temsilcileri ayrıca, otomotiv sektöründe dalga dalga yayılan işten çıkarmaların önüne geçilmesi, üretici ve tedarikçi firmaların korunması amacıyla ulusal düzeyde bir kriz masası görevi görecek Ulusal Görev Gücü'nün ivedilikle faaliyete geçirilmesini istedi.
Avrupa otomotiv sektöründe küresel krizin halkaları
Bosch yönetimi, ilk olarak Eylül 2025'te kamuoyuna açıkladığı tasarruf programı kapsamında başta otomotiv birimi olmak üzere 2030 sonuna kadar yaklaşık 13 bin kişiyi işten çıkarmayı planladığını duyurmuştu.
O dönemden bu yana devreye alınan maliyet azaltma stratejisi, işten çıkarmaların yanı sıra işletme giderlerinin düşürülmesini, tesislere yapılan yatırımların kısıtlanmasını, lojistik ve tedarik zincirlerinin yeniden yapılandırılmasını kapsıyor.
Şirket, küresel pazardaki rekabet gücünü koruyabilmek adına bu adımların kaçınılmaz olduğunu savunuyor.
Gelinen noktada, benzinli veya dizel teknolojilerine kıyasla çok daha az iş gücüyle üretilebilen elektrikli otomobillere geçiş süreci, yedek parça tedarikçilerini sert bir şekilde etkilemeye devam ediyor.
Sektör analistleri, Bosch'un bu radikal hamlesinin tekil bir örnek olmadığına dikkat çekiyor. Volkswagen, BMW ve Mercedes-Benz gibi Alman otomotiv üreticileri de Çinli üreticilerin agresif rekabeti, küresel gümrük tarifelerindeki belirsizlikler ve yüksek üretim maliyetleriyle mücadele ediyor.
Bu süreçte AB Komisyonu, iç pazarlarındaki yavaşlama nedeniyle rotayı tamamen Avrupa'ya çeviren BYD ve Chery gibi düşük maliyetli Çinli elektrikli araç üreticilerine karşı yerel sanayiyi koruma altına alacak ek ticari önlemleri ve gümrük vergisi düzenlemelerini değerlendirmeyi sürdürüyor.