Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı davada 2'nci gün

Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen market denetimleri davasının ikinci gününde CHP’li belediye meclis üyeleri ve diğer sanıklar savunmalarını yaptı. Sanıklar, cezaların mevzuata uygun olduğunu, talimat almadıklarını ve suçlamaları kabul etmediklerini belirtti.

SANIKLAR SAVUNMALARINI YAPTI

Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın ikinci gününde sanıklar savunmalarını yaptı. CHP Bolu Belediye Meclis Üyesi tutuksuz sanık Hüseyin Ekrem Serin, marketlerle ilgili önceden de zabıtalar tarafından denetlemeler yapıldığını belirterek, "Sadece marketler değil her yer denetlenir ve tutanaklarla encümene gelir ve karar verilir. 25 yıldır toplantılara katıldım ve Tanju Özcan'dan talimat almadım. Encümene başkanlık yaptığım dönemlerde birkaç kez toplantıya katıldı. Bazı marketler gelip zabıta müdürlüğüne gelip ruhsat almak istiyoruz diyorlar ve gerekli işlemler yapılıyor. Bunun dışında bir işlem yapıldığını düşünmüyorum. Marketlerin kapatılması ile ilgili hiçbir market yetkilisi ile de görüşmedim. Market denetimlerinin mantıklı bir karar olduğunu düşünüyorum" dedi.

'MARKETLERE KESİLEN CEZALAR NORMALDİR'

CHP Belediye Meclis Üyesi tutuksuz sanık Cahit Görüş, marketlere yaptırım konusunda bir talimat almadığını ifade ederek market yetkilileri ile ilgili yapılan toplantıyı duyduğunu söyledi. Görüş, "Encümen üyesi olarak zincir marketlere kesilen cezalar normaldir. Çünkü birinde eksik varsa diğerinde de var. Cezaların bu nedenle fazla olması normaldir. Biz zabıta müdürlüğünden gelen belge ve fotoğrafa göre karar veriyoruz. Marketlere denetimden sonra süre verilmiş ve mevzuat içerisinde bizde karar verdik" diye konuştu.

'MARKETLERİN YANGIN ÇIKIŞ KAPILARINDA DA EKSİKLİKLER VARDI'

Tutuksuz sanıklardan CHP'li belediye meclis üyesi Buse Özkan, encümende mevzuata uygun kararlar alındığını ifade ederek savunmasında şunları söyledi:

"Encümende ortak bir karar alınır, alınan kararlar da mevzuata uygundur. Benim olduğum sürece Tanju Özcan hiçbir toplantıya katılmadı ve talimatı olmadı. Marketlere uygulanan cezalar usulüne uygun cezalardır. Zabıta birimleri tarafından yapılan denetlemeler bize gelir. Görsellerle zabıta müdürümüz bize aktarır. Sadece nace kodu ile ilgili ürünler değil yangın çıkış kapılarında da eksikler vardı. Bu eksiklikler ve usulsüzlükler can kaybına yol açabilir. Dosya kapsamında söylenen reklam anlaşmalarından haberdar değilim. BOLSEV'de herhangi bir üyeliğim yok. Yapılan denetimlerin doğruluğunu araştırmak benim yetkim de değildir. Ben müştekilerin hiçbirini tanımıyorum ve herhangi bir toplantıya katılmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum ve beraatimi talep ediyorum."

'MARKETLERE YAPILAN DENETİMDEN HABERİM YOK'

Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürü tutuksuz sanık Mehmet Ağan, marketlere yapılan denetimlerde ve toplantılardan haberinin olmadığını ve o dönemde itfaiye müdürü olmadığını söyleyerek, "Yapılan toplantıdan haberim yoktu, jandarmada öğrendim. Encümende hiç görev almadım. Market denetimi konusunda hiçbir talimat almadım ve talimat verildiğine şahit olmadım" dedi.

'MARKETLERDEN HİÇBİRİNİ TANIMAM, GELEN EVRAKA GÖRE CEZALAR VERİR'

Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü tutuklu sanık Naim Ayhan, 34 yıldır belediyede görevli olduğunu ifade ederek, "Kanunun bana verdiği yetki çerçevesinde karar verdim. Belediye encümeni herhangi bir kimseden talimat alan bir kurum değildir. Encümen kararlarını oy birliği ile aldık. Söz konusu cezaları birim müdürlerinin tutmuş olduğu raporlara göre veriyoruz. Encümenin denetleme ve tespit etme şansı yok. Ne zabıtaya talimat verme ne de tespit yapabilmesi mümkün değildir. Marketlerden hiçbirini tanımam, gelen evraka göre cezalar verir. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum" diye konuştu.

'KAFEYE RUHSAT VERİLMESİ İÇİN VAKFA BAĞIŞ YAPILDIĞI İDDİASI'

Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı ile Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi Başkanı tutuklu sanık Mustafa Altındal, bir kafeye usulsüz ruhsat verildiği iddialarına aracılık ettiğine ilişkin savunmasını yaptı. Kafeyle ilgili ruhsatta sıkıntısı olan konuyu Tanju Özcan'a ilettiğini ifade eden Altındal, "Kafeyle ilgili bağış istenmiş, kafe sahibi beni arayarak '100 bin TL hazırladım' dedi. Parayı Köroğlu Kredi Esnaf Kefalet Kooperatifi'ne bırakmak istedi. Ben de 'tamam' dedim. Kasada duran parayı da yaklaşık 3-4 ay sonra iade ettik. Rüşvete aracılık ettiğim söyleniyor. Benim suçum ne anlamadım. Ne para istedim ne başka bir şey yaptım. Kendileri bağış yapmak istedi. 'Vakfa parayı beraber yatıralım' dedi, ondan bana bıraktı. Ben de o sırada şehir dışında federasyon çalışmalarını yapıyordum. Ben tamamen iyi niyetimle yaptım" dedi.

Sanıkların savunmalarının ardından duruşmaya öğle arası verildi.

Mutlu YUCA-Zübeyde ÖZMEN/BOLU,