Bir Kare Fotoğraf İçin Kilometrelerce Yürüyor

Yerel Haberler

Yeşim Ersoy ? Antalya'da Edebiyat Öğretmenliği Yapan Tahir Akay, Çok Güzel Ama Yaşamları Çok Kısa Olan Kelebekler ile Yusufçukların Görüntülerini Ölümsüzleştirmek İçin Bazen Birinin Peşinde Kilometrelerce Yürüyor

Yeşim Ersoy ? Antalya'da edebiyat öğretmenliği yapan Tahir Akay, çok güzel ama yaşamları çok kısa olan kelebekler ile yusufçukların görüntülerini ölümsüzleştirmek için bazen birinin peşinde kilometrelerce yürüyor.

11 yıldır edebiyat öğretmenliği yapan 31 yaşındaki Tahir Akay, 2006 yılında Antalya'daki Yusuf Ziya Öner Fen lisesi'ne atandı. O tarihten itibaren kelebek, yusufçuk ve güveleri fotoğraflayan Akay, zaman zaman sergilediği yaklaşık 500 fotoğraf çekti. Son sergisini Antalya'da 22-30 Mayıs tarihleri arasında açan Akay, 'Bu kadar güzel varlıkların çok kısa ömürlü olması beni hep üzdü. Halk arasında ömürleri bir günlüktür diye bilinir ama en fazla iki hafta yaşıyorlar. Bu nedenle onları görüntülemeye başladım. İnsanlar hayatın ince ayrıntılarını görsün istedim' dedi.

Kelebek, yusufçuk ve güvelerin şehirlerde de yaşamasına rağmen onlardaki güzelliği fark etmeden insanların yanlarından geçip gittiğini ifade eden Akay, 'Şair Gülten Akın'ın bir mısrası vardır 'Ah kimseciklerin vakti yok durup ince şeyleri anlamaya' diye. Ben fotoğraflarımla bu güzellikleri görülür hale getirmeye çalışıyorum' diye konuştu.

Eline fotoğraf makinesini alıp boş ders saatlerinde okulun civarında dolaştığında bile kelebekleri fotoğraflayabildiğini kaydeden Akay, bazen de tatlı su kenarlarına, kelebeklerin yoğun olduğu yüksek kesimlere gittiğini anlattı. Gönüllü olarak kelebekleri gözleyip bulundukları yerleri ve özelliklerini kayıt altına alan arkadaşları olduğunu söyleyen Akay, gelecek ay bu arkadaşlarından bir grupla Alanya'ya gideceklerini ve Alanya ile Mersin arasında görülebilen Sultan kelebeğinin fotoğraflarını çekmeye çalışacağını bildirdi.

Sergilerinde bir masanın üzerine 'Kelebek Çobanı Anı Defteri' yazan bir defter koyan Akay, bunun ne anlama geldiğini AA muhabirine şöyle açıkladı:

'Zümrüt denilen bir kelebek vardır. Çok sık rastlanmayan bir türdür. Bir gün onu gördüm. Peşinden 3 kilometre kadar yürüdüm ama fotoğrafını çekemedim. İçime dert oldu. Bir arkadaşıma bunu anlattığımda bana 'Kelebek Çobanı' lakabını taktı. Benim de hoşuma gitti. Sergilerime gelip doğanın kısa ömürlü bu güzel konuklarının fotoğraflarını görenler bu deftere birkaç satır yazıyor.'

Vahşi hayvanları doğal ortamlarında görüntüleyen belgesel ekiplerinin, o hayvanların bir süre sonra kendilerine poz vermeye başladığını ifade ettiklerini de hatırlatan Akay, 'Bazen ben de aynı duyguyu yaşıyorum. Bazı kelebekler hiç kıpırdamadan durarak sanki kendilerini en iyi şekilde görüntülememe izin veriyorlar' dedi.

(YES-ŞEN-ECN) - ANTALYA
Kaynak: AA / Yerel

, Haberler