Balıkesir: Baü'de Devir Teslim
Balıkesir Üniversitesi (Baü) Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, Göreve Atanmasının Ardından Düzenlediği İlk Basın Toplantısında, Çalışma Hedeflerini Anlatırken, Seçim ve Atama Sürecinde Yaşananlarla İlgili Soruları Cevapladı. Rektör Saylan, Üniversitede Yapacağı İlk İşin Huzur Ortamı Oluşturup, Birlik ve Beraberliği Sağlamak Olacağını Vurguladı.
Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, göreve atanmasının ardından düzenlediği ilk basın toplantısında, çalışma hedeflerini anlatırken, seçim ve atama sürecinde yaşananlarla ilgili soruları cevapladı. Rektör Saylan, üniversitede yapacağı ilk işin huzur ortamı oluşturup, birlik ve beraberliği sağlamak olacağını vurguladı.BAÜ Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, yürütme görevini de devraldıktan sonra ilk senato toplantısından önce Atatürk Anıtı'na çelenk sundu. Rektör Saylan, beraberinde 500'e yakın akademik personel ile beraber Necatibey Eğitim Fakültesi'nden (NEF) Atatürk Anıtı'na yürüyerek gitti. Buradaki törenin ardından kampuse geçen Şerif Saylan, makamında yardımcılarıyla beraber ilk basın toplantısını düzenledi. Hedeflerinden ve yapılacak çalışmalardan kısaca söz eden BAÜ Rektörü Prof Dr. Şerif Saylan, üniversitede yapılması gerekenleri bildiklerini, vaadlerinin arkasında olduğunu söyledi.Saylan, "Yapılması gerekenler, üniversitemizde eğitim öğretimin kalitesini artırmak, üniversiteyi Balıkesir ve çevresiyle bütünleştirmek, ülkemize ve şehrimize faydalı işler yapmak. Bundan önceki yönetim de gayretle çalıştı. Biz de bu işi biraz daha iyi ve hızlı yapacağız diye talip olduk" dedi.Rektör Şerif Saylan, bürokratik ve kırtasiye işleriyle iglili yoğunluğun yeni atadığı 3 yardımcısı tarafından yürütüleceğini ancak bunda yeterli olmayacaklarını belirterek, örneğin Tıp Fakültesi'nin yapılanmasıyla ilgili yardımcılarından birini görevlendireceğini belirtti. Rektörlüğün bir ömür boyu yapılacak iş olmadığını, zamanı gelince bayrak yarışı olarak hizmetin başkasına devredilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Şerif Saylan, "Benim için önemli bir başka konu, öğretim elemanlarının kalitesini, bilimsel çalışmaları ve kültürel alış verişi artırmak. Bunun için Erasmus Sokrates, Leonardo Da Vinci diye bahsedilen Ulusal Ajans altında toplanan projelerde öğrencilerimizin yurt dışı öğrenim görmesi, dış ülkelerden de öğrencilerin üniversitemizide öğretim görmesi sürecek. Rektörlük ömür boyu yapılabilecek bir görev değil, yükü oldukça ağır. Belli dönemlerde arkadaşlardan birisi yürütecektir. Ben de nasip olursa bu görevi 4 yıl yürütmeye çalışacağım. Bu söylediklerimi yapabilmem için olması ilk şart huzur ortamının olması, birlik ve beraberliğin sağlanmasıdır. Tüm elemanlarımızın burayı bir aile gibi görmesi gerekir. Çeşitli problemlerimiz olacaktır. Bunları kendi içimizde çözmeye ve en iyisini yapmaya çalışacağız. Üniversite yaklaşık bin kişilik bir aile. İnsanlar her zaman en iyisini, en güzelini yapmayı arzularlar. Tabii ki hatalarımız olacaktır. Bu hataları bilmek dahi bir erdemdir. Ama, önemli olan hiç bir hata yapmadan, kimseyi dışlamadan bu görevi yürütmek gerekir. Açık kapı yönetimi uygulayıp herkesin sıkıntısını, derdini dinlemeye çalışacağım" dedi.ÜNİVERSİTE SEÇİMLERİNDE PROBLEM VARBAÜ Rektörü Prof. Dr. Şerif Saylan, basın mensuplarının rektörlük seçimleri, sonucu ve atamayla tamamlanan süreçle ilgili sorularını cevapladı. BAÜ'de 10 Ekim 2006 tarihinde yapılan seçimlerin kaosun gölgesinde kaldığını ifade edip, seçimlerin aday olan profesörlerin oyları yönlendirmesi sonucu tartışılır olduğunu belirten Şerif Saylan, rektör atamalarıyla ilgili gazetelerde yayınlanan haberlerin huzursuzluğu perçinlediğini ileri sürdü. Prof. Dr. Şerif Saylan, "Bugüne kadar gazetelerde yazılıp çizilenler huzursuzluğu biraz daha abartma boyutuna getirdi. Belki de basınımız biraz daha sessiz kalsaydı çok daha olumlu bir davranış olurdu diye düşünebiliriz. Bu ortamın oluşmaması için, rektörlerin atamayla mı, seçimle mi gelsin boyutunda, 'oy verdin, vermedin, bendim, sizdiniz' boyutuna gelmemesi için seçimle yapılmaması, doğrudan atanması gerekeceğinin uygun olduğunu söyledim. Bir başka pencereden baktığımızda, 'üniversiteler özerktir, demokratik bir toplum istiyoruz' dendiğinde, madem bu demokrasinin gereği idarecisini seçimle belirlesin. Çok güzel bir olay. Bizim, laiklik, Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda bazı sıkıntılarımız var. Yani, daha hala demokrasiyi sindirememişiz. Kanunlarda üniversite 6 adayı YÖK'e gönderir, sonra 3 adayı kendi arasında seçer, Cumhurbaşkanına gönderir. Cumhurbaşkanı da arasından birisini seçer. Eğer bu işlerde birinci giden aday rektör olacak deseydi bunlara gerek yoktu. Demek ki Cumhurbaşkanı'mızın da kendine göre bazı değerlendirmeleri var, saygı duymak gerekir. Bu konuların bazı boyutlarının basında yer almaması gerekir, aile içinde kalmalı. Problemleri kendi içimizde çözmeliyiz" diye konuştu.Balıkesir'de CHP il başkanının kendisini desteklediğini açıkça ifade etmesiyle ilgili soru yöneltilen ve bir başka adayın CHP İl Başkanı Münir Balkanlı'nın protokol imzalama şeklindeki partiye davetiyle ilgili iddiaların hatırlatıldığı BAÜ Rektörü Saylan, kendisinin böyle bir protokol imzalamadığını söyledi. Rektör Saylan, sözlerini şöyle sürdürdü:"Biz, Balıkesir şehri için tam bir üniversite ailesiyiz. Burası aile, biz onları kendi içimizde çözelim. Bu benim aile problemim, sizinle paylaşmayayım. Evet, seçimde problem var. Profesörün yetiştirdiği doktora öğrencileri var, kendisiyle beraber çalışanlar var. Bundan sonra birlikte çalışmaya devam edecekler. Profesörler o arkadaşların doçentlik jürisinde bulunacaklar, yani bunlar hep sıkıntı. Bu tüm üniversiteler için geçerli. Her öğretim elemanı bu şekilde hareket etmeyecektir tabii. İdealist olan arkadaşlarımız da var. Atama Cumhurbaşkanı'nın takdiridir. Ben çok tecrübeli değilim, tek kelime konuştuğumda arkadan başka bir şekilde tekrar yazı gelecektir. Dolayısıyla susmak en iyisi, söz gümüşse sükut altın. Kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Polemiklere girip işi uzatmanın manası yok. Ben işimi yapayım, doğru yapayım, siz ondan sonra takdir edin. Yanlış yaparsam o zaman yazın. Öyle bir şey nasıl olabilir? Nasıl bir protokol imzalayabiliriz? Ben burada tüm üniversitede bir aile ortamı oluşturmaya çalışıyorum, yani kiminle nasıl protokol yapabilirsin? Bu protokol kelimesinden bahsetmek spekülasyon, dedikodudan veya birinin bir kızgınlıkla söylediği sözden başka bir şey değil. Arkadaş sakin olsaydı, belki bazı konuları konuşup söylemeyecekti. Dolayısıyla kızgınlıkla hareket etmemek gerekiyor. Keskin sirke kendi küpüne zararmış. Yanlış yapmamak gerekiyor, sakin olmak gerekiyor. İyi bir yönetim sergilemeye çalışacağım, bunu zaman gösterecek. Bu görevleri ben bayrak yarışı olarak kabul ettim. 4 yıl sonunda şu an güldüğüm gibi huzur içinde teslim etmek istiyorum."Basın toplantısının ardından BAÜ Senatosu yeni Rektör Şerif Saylan'ın başkanlığında ilk toplantısını gerçekleştirdi. Senato toplantısına katılan eski rektör Necdet Hacıoğlu, senato üyelerine veda etti.(YU-MŞ)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA