Bakan Tekin'den Türkiye'nin eğitimdeki yeni uygulamaları ve uluslararası alandaki yansımalarına ilişkin açıklama:

Güncel Haberler

- "(59. PISA Yönetim Kurulu Toplantısı'nda) Kendilerine yaptığımız sunumdan sonra program değişikliklerinin farklı dillere çevrilip farklı ülkelere anlatılması gerektiği yönünde tavsiye kararı oldu. Birçok ülkeden, bunları anlatmamız için bizden heyetler istenmeye başlandı ve arkadaşlarımız bunu anlatıyorlar. Bu, skorlara da yansımaya başladı" "Okullaşma oranı, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitimde teknolojinin kullanımı gibi konularda Türkiye'nin uluslararası ortalamaların üzerine çıktığı çok net bir şekilde ifade ediliyor. Bu bizim için önemli ve biz bunun devamını sağlayacak, bu anlamda geriye düşmeyecek adımları atmaya devam ediyoruz"

Milli Eğitim Bakanlığının (MEB) son yıllarda eğitimde hayata geçirdiği yeni müfredat, dijitalleşme adımları ve uluslararası öğrenci başarı araştırmalarındaki yükseliş, uluslararası kuruluşların raporlarına yansırken eğitim çevrelerinin de dikkatini çekiyor.
Bakanlıktan alınan bilgiye göre, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredat, dijitalleşme alanında atılan adımlar ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) ile Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) gibi uluslararası araştırmalarla ortaya çıkan Türkiye'nin yükselen grafiği, uluslararası arenada dikkati çeken başlıklar arasında bulunuyor.
MEB tarafından 10 yıllık uzun soluklu bir çalışmanın ürünü olarak ortaya çıkan ve 2024-2025 eğitim öğretim yılında kademeli olarak uygulanmasına başlanan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, bilgi aktarımının yanı sıra beceri temelli öğrenmeyi, değerler eğitimini ve öğrencilerin bütüncül gelişimini merkeze alıyor.
Çeşitli uluslararası toplantılarda ve ülkeler arası diplomatik temaslarda, Türkiye'nin yeni müfredat yaklaşımı OECD'ye üye ülkeler başta olmak üzere birçok ülke tarafından da takip ediliyor ve modelin beceri odaklı yapısının küresel eğitim eğilimleriyle uyumlu olduğu yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde geçen yıl kasım ayında düzenlenen G20 Eğitim Bakanları Toplantısı'nda MEB'in eğitim alanındaki atılımları ve öne çıkan uygulamaları, UNICEF tarafından dünyaya örnek olarak gösterildi. UNICEF Küresel Eğitim ve Ergen Gelişimi Direktörü Pia Britto, "değer ve beceri temelli" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, uluslararası alanda takdir edildiğini dile getirdi.
Öğretmenlerin yeni müfredata hazırlanması için yürütülen yüz yüze eğitimlerin, örnek uygulamalar olarak öne çıktığına dikkati çeken Britto, Türkiye'nin, sahip olduğu merkezi eğitim sistemiyle erken çocukluk eğitiminde ulusal standartları başarıyla uygulayan ülkeler arasında yer aldığını ifade etti.
Azerbaycan'dan bir haber ajansının yaptığı haberde de Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin değer eğitimi, karakter gelişimi ve milli-manevi kimliğin akademik gelişimle birlikte ele alındığı, böylece Türkiye'nin sadece altyapıda değil kendi değerleriyle örtüşen eğitim modeliyle de kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirdiği aktarıldı.
"Türkiye'nin eğitim alanında teknoloji kullanımı konusunda desteğini bekliyoruz"
Türkiye'nin eğitimde dijitalleşme alanındaki ilerleyişine ilişkin olumlu görüşler bazı raporlarda yer alırken, bakan düzeyinde yapılan görüşmelerde de Türkiye'nin bu konudaki tecrübelerinin takdirle karşılandığı ifade edildi.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) raporları, Türkiye'nin eğitim teknolojilerindeki küresel liderliğine dikkati çekerken, raporda Türkiye için neredeyse tüm dersliklerinde etkileşimli tahta ve internet altyapısı bulunan dünyadaki tek ülke olduğu vurgusu yapıldı.
Kırgızistan Eğitim Bakanı Dogdurkul Kendırbaeva, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile görüşmesinde, Türkiye'nin eğitimde yapay zekayı ve teknoloji kullanımını takdirle izlediklerini belirterek, "Türkiye'nin, eğitim alanında teknoloji kullanımı konusunda desteğini bekliyoruz." diye konuştu.
Eski Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Thomas Ossowski de MEB ile yürütülen başarılı projelerden gurur duyduklarını, eğitimde dijitalleşme başta olmak üzere Türkiye'nin birçok alanda diğer ülkelere rol model olabileceğini dile getirdi.
OECD tarafından yayımlanan ve eğitim sistemlerine dair karşılaştırmalı verileri sunan "Bir Bakışta Eğitim 2025 Raporu"nda, Türkiye'nin eğitimde güçlü yükseliş gösterdiği vurgulandı. Rapor, Türkiye'nin eğitimde kapsayıcılığı artırma ve genç nüfusu eğitime kazandırma alanlarında OECD ülkeleri arasında öne çıktığını ortaya koydu.
"Sihirli bir değnek buldukları için değil, tutarlı sistemler inşa ettikleri için"
Türkiye'nin OECD tarafından yapılan PISA'nın yanı sıra TIMSS'in son uygulamasındaki sıralaması, birçok ülke ve kurum temsilcisinin dikkatini çekti.
Bakanlığı ziyaret eden Japonya eğitim heyeti, Türkiye'nin PISA araştırmalarındaki yükselen başarısını ve ölçme-değerlendirme alanındaki uygulamalarını yerinde inceledi.
OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, Bakan Tekin ile yaptığı görüşmede, PISA sonuçlarının son 10 yılda Türkiye'nin doğru yönde eğilim gösteren az sayıdaki ülkeden biri olduğunu belirtti.
OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher ise Türkiye'nin eğitim alanındaki hamlelerinin, karşılaşılan krizlerde işleri tersine çevirebileceğini gösterdiğine işaret ederek, "Sihirli bir değnek buldukları için değil, tutarlı sistemler inşa ettikleri için, eğitimi sürdürülebilir kılmaya dönük yerel kaynakları seferber ettikleri için ve daha iyi becerilerin daha iyi işlere ve daha iyi yaşamlara dönüştüğü iş gücü politikalarına yatırım yaptıkları için..." değerlendirmesinde bulundu.
UNESCO Eğitimden Sorumlu Genel Direktör Yardımcısı ve eski İtalya Eğitim Bakanı Stefania Giannini de farklı bakış açılarından ve zorluklardan gelerek çözümler üreten ve ilerleme kaydeden parlak ülke örneklerinden birinin de Türkiye olduğunu vurguladı.
PISA ve TIMSS'in uygulanmadığı yıllarda ABİDE araştırmasıyla öğrenciler izlendi
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Türkiye'nin eğitimde hayata geçirdiği uygulamalar ve bunların uluslararası alandaki yansımalarına ilişkin, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Tekin, 2010'lu yıllardan itibaren eğitim öğretim sistemini, hem Bakanlık bünyesinde kurdukları izleme ve değerlendirme birimleriyle hem de uluslararası göstergeler itibarıyla sigaya çektiklerini anlattı.
Bakanlık bünyesinde fiziki altyapı, akademik başarı ve insan kaynakları uygulamalarını yapay zeka üzerinden analiz eden, izleyen, değerlendiren ve raporlandıran bir sistem kurduklarını söyleyen Tekin, "Nerede, hangi okulumuzun neye ihtiyacı var, elektronik ortamda bütün genel müdür arkadaşlarımız, ilgili birimlerdeki arkadaşlar orayı görebiliyor. Bu, fiziki altyapı ve teknolojik altyapıyla ilgili." sözlerini sarf etti.
Akademik başarılarıyla ilgili olarak Bakanlığın ulusal izleme araştırmalarından biri olan Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi (ABİDE) araştırmasını başlattıklarını hatırlatan Tekin, PISA ve TIMSS'in uygulanmadığı yıllarda bu araştırmayı yaparak öğrencilerin akademik başarılarını izlediklerini ifade etti.
OECD ve UNESCO gibi kuruluşların eğitim öğretim süreçleriyle ilgili rutin aralıklarla raporlar yayımladıklarını anımsatan Tekin, "Bu kuruluşlar, 'Eğitime bakış' benzeri isimlerle raporlar yayımlar ve PISA ve TIMSS örneğinde olduğu gibi akademik becerileri izleyecek döngülerle uygulamalar yaparlar. Biz bu iki değerlendirmede; hem içeride hem dışarıdaki değerlendirmeler üzerinden politikalarımızı belirleyip yürüyorduk." bilgisini paylaştı.
"Göstergeler itibarıyla geldiğimiz nokta önemli"
Tekin, "Bilhassa 15 Temmuz sürecinde Bakanlık üzerindeki vesayetçi yapıların ve uygulamaların önünün kesilmesiyle Türkiye'nin uluslararası raporlardaki başarıları da yukarıya doğru bir ivme kaydetmeye başladı." dedi.
Türkiye'deki eğitime ilişkin yayımlanan uluslararası raporlara değinen Tekin, şöyle devam etti:
"Okullaşma oranı, derslik başına düşen öğrenci sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı, eğitimde teknolojinin kullanımı gibi konularda Türkiye'nin uluslararası ortalamaların üzerine çıktığı çok net bir şekilde ifade ediliyor. Bu bizim için önemli ve biz bunun devamını sağlayacak, bu anlamda geriye düşmeyecek adımları atmaya devam ediyoruz. Zaten Sayın Cumhurbaşkanı'mızın, başbakan olduğu tarihten itibaren bütün bütçelerimizde eğitim öğretime birinci öncelik verildiği için bu böyle devam edecek.
Dolayısıyla, fiziki ve teknolojik altyapı ve benzeri maddi konularla ilgili sorunlar büyük oranda çözülmüş durumda. Büyük oranda diyorum çünkü bir deprem kuşağında yaşıyoruz. Deprem güçlendirmesi, deprem kontrolleri, analizleri yapıldıkça bu tür ihtiyaçlar ortaya çıkacaktır. Ekonomik ömrünü tamamlayan okullarımız var, onların yıkılıp yeniden yapılması süreci devam edecek. Ama göstergeler itibarıyla geldiğimiz nokta önemli."
"Müfredatımız beceri odaklı hale gelince bu başarılar artmaya başladı"
Bakan Tekin, 2013-2014 yıllarında uluslararası ortamlarda kendilerine "sizin programlarınız hala çocuklara bilgi verme odaklı olduğu için uluslararası sınavlarda çocuklarınızın başarılı olma ihtimali yok." denildiğini hatırlattı.
Beceri odaklı bir program yapmak istediklerinde çıkarları zarar gören vesayetçi güçlerin engellemeleriyle karşılaştıklarını ifade eden Tekin, "O yapılar kapatılıp eğitim öğretim programlarımız, müfredatımız beceri odaklı hale gelince bu başarılar artmaya başladı." görüşünü dile getirdi.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni, Türkiye'nin eğitim sistemine ilişkin "beceri odaklı bir yapınız yok" eleştirisini ortadan kaldırmak üzere hazırladıklarını vurgulayan Tekin, yeni müfredatın uluslararası yapılar, öğretmenler ve akademisyenlerin görüşü alınarak hazırlandığını söyledi.
Geçen yılın mayıs ayında 59. PISA Yönetim Kurulu Toplantısı'nın Türkiye'de yapıldığını anımsatan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Orada kendilerine yaptığımız sunumdan sonra bu program değişikliklerinin farklı dillere çevrilip farklı ülkelere anlatılması gerektiği yönünde tavsiye kararı oldu. Birçok ülkeden de bunları anlatmamız için bizden heyetler istenmeye başlandı ve arkadaşlarımız bunu anlatıyorlar. Bu, skorlara da yansımaya başladı."
Tekin, son açıklanan TIMSS skorlarında, Türkiye'nin, uluslararası göstergeler açısından büyük başarı yakaladığını ifade ederek, 4. sınıf fen bilimleri alanında 4'üncü, 8. sınıf fen bilimleri alanında 7'nci, 4. sınıf matematik alanında 8'inci, 8. sınıf matematik alanında ise OECD ülkeleri arasında 10'uncu sırada yer aldığını vurguladı.
"Çocuklarımızın uluslararası arenada rekabet ederken güçlü olmasını istiyoruz"
PISA 2025 sonuçlarının 8 Eylül'de Slovakya'nın başkenti Bratislava'da açıklanacağını anımsatan Tekin, OECD'nin Türkiye'den beklentisinin yüksek olduğunu ifade etti.
Bakan Tekin, "Çocuklarımızın uluslararası arenada rekabet ederken güçlü olmasını istiyoruz ama bir taraftan da bizi biz yapan değerlerden de uzaklaşmalarını istemiyoruz. Dolayısıyla böyle bakıyoruz mevzuya. Başka ülke yetkilileriyle konuşurken de o ülkenin kendi geleceğinin çocukları tarafından sahiplenilmesi, dünya barışının çocuklar tarafından içselleştirilmesi, dünyada insan hakları ihlallerinin, savaşların sona erdirilmesi için eğitim öğretim programlarında mutlaka bunların yer alması gerektiğini paylaşıyoruz." diye konuştu.