Bakan Göktaş: Kadınların güçlenmesi Türkiye Yüzyılı'nın vazgeçilmezi
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Küresel Kadın Zirvesi'nde kadınların eğitim, istihdam ve karar alma süreçlerinde güçlenmesi için çalıştıklarını, 2028'e kadar iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e çıkarmayı hedeflediklerini açıkladı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde kadınların, eğitimde, üretimde, girişimcilikte, istihdamda, teknolojide, diplomaside ve karar alma mekanizmalarında güçlü biçimde yer alması için çalıştıklarını belirtti.
Bakan Göktaş, İstanbul'da Küresel Kadın Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen "Hükümet Liderleri Forumu: Kadınlar ve Kız Çocuklarının Ekonomik Güçlenmesini Destekleyen Kamu-Özel Sektör İşbirlikleri" başlıklı yuvarlak masa toplantısında konuştu.
Kamu ve özel sektör ortaklıklarının doğrudan ekonomik güvenlik ve toplumsal dayanıklılıkla ilgili olduğunu kaydeden Göktaş, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin küresel ticaretin ne kadar hassas dengeler üzerinde ilerlediğini bir kez daha ortaya koyduğunu, kırılganlık çağında güçlü ekonominin ancak insan kaynağını harekete geçirebilen ekonomiyle olacağını ifade etti.
Türkiye olarak kadınların güçlenmesini kalkınma vizyonunun merkezinde gördüklerini vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:
"Kadınların, eğitimde, üretimde, girişimcilikte, istihdamda, teknolojide, diplomaside ve karar alma mekanizmalarında güçlü biçimde yer alması için çalışıyoruz. Bunu, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun vazgeçilmez unsurlarından biri kabul ediyoruz. Bu tavizsiz kararlılık, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır ortaya koyduğu iradeden güç aldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayata katılımını devlet politikalarının asli unsurlarından biri haline getirdi. Ülkemizin sahip olduğu tarihsel mirası, güçlü mevzuatla, kapsamlı strateji belgeleriyle, kurumsal mekanizmalarla ve sahada karşılığı olan uygulamalarla devam ettiriyoruz. 12. Kalkınma Planımız, kadın erkek fırsat eşitliğinin tüm politika süreçlerine entegre edilmesini açık bir hedef olarak ortaya koyuyor."
Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın kadınların tüm alanlarda daha güçlü yer alması için kapsamlı bir yol haritası sunduğunu, 2025 yılında oluşturulan Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ve il koordinasyon kurullarıyla eylem planını, merkezi ve yerel düzeyde daha güçlü bir yapıya kavuşturduklarını anlattı.
"Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz"
Son 24 yılda hayata geçirilen projelerle kadınların iş gücüne katılımında önemli bir ilerleme sağlandığına işaret eden Göktaş, "2002 yılında yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranı, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla yüzde 35,2'ye yükseldi. Kadın istihdam oranı ise yüzde 25,3'ten yüzde 31,3'e çıktı. 2028 yılına kadar kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.
Göktaş, bu hedefe ulaşmak için girişimcilikten finansmana, dijital becerilerden esnek çalışma modellerine, bakım hizmetlerinden mesleki eğitime kadar çok boyutlu bir politika seti uyguladıklarını, kreş ve çocuk bakım altyapısını güçlendirdiklerini, iş-yaşam dengesini güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırdıklarını kaydetti.
2025 Aile Yılı kapsamında kadınların istihdama katılımını destekleyen uygulamaları daha yaygın hale getirdiklerini ifade eden Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda ise kadın istihdamını, aileyi güçlendiren ve nüfus politikalarını destekleyen bütüncül bir yaklaşımla ele almaya devam edeceklerini dile getirdi.
Kamu-özel sektör ortaklıklarının taşıdığı kritik role dikkati çeken Bakan Göktaş, bu ortaklıkların etkili sonuç üretmesi için kamunun yönü tayin ettiğini, hukuki ve kurumsal zemini kurduğunu, standartları oluşturduğunu ve kapsayıcı politika çerçevesini inşa ettiğini belirtti.
İş dünyasına "kadın hamlesi" çağrısı
Özel sektörün üretimin, teknolojinin, pazarın, finansmanın ve inovasyonun sahadaki taşıyıcı gücü olduğuna dikkati çeken Göktaş, bu iki alan aynı hedef etrafında birleştiğinde kadınlar için yeni istihdam alanlarının açıldığını, girişimcilik desteklerinin arttığını ve finansmana erişimin kolaylaştığını bildirdi.
Göktaş, bu anlamda Türkiye olarak, kamu-özel sektör ortaklıklarını, kadınların ekonomik güçlenmesini hızlandıran bir dönüşüm mimarisi olarak ele aldıklarını belirterek, "Bu anlayışla özel sektörümüzle güçlü işbirlikleri yürütüyoruz. İş dünyasında kadın girişimciliğine ilişkin standartlaşmayı, finansmana erişimi ve küresel pazarlara entegrasyonu güçlendiren adımlar atıyoruz. 8 Mart'ta kamuoyuyla paylaştığımız 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri' bu iradenin açık bir ifadesidir. Bu çerçevede iş dünyasını, kadınların potansiyelini, liderlik, karar alma, teknoloji, finansman ve kurumsal kültür boyutlarıyla değerlendirmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar 1366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasını desteklediklerini ve e-ticaret işbirlikleriyle yaklaşık 10 bin kadın girişimcinin işini büyüttüğünü aktaran Göktaş, "Türkiye'nin Mühendis Kızları", 10 binden fazla kadına ulaşan "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar" ve "Kadınlar için Enerji Okulu" gibi projelerle geleceğin sektörlerinde kadın varlığına özel önem verdiklerini vurguladı.
"Kadınların emeği üretime katıldığında ekonomi büyür"
Göktaş, zirveden beklentilerinin, ülkelerin deneyimlerini paylaşmasıyla sınırlı kalmaması, kadınlar ve kız çocukları için ekonomik fırsatları artıran somut, uygulanabilir ve izlenebilir işbirliği modellerinin ortaya çıkması olduğunu söyledi.
Kamu-özel sektör ortaklıklarında özellikle üç alana odaklanılması gerektiğine inandıklarını ifade eden Göktaş, bu alanları şöyle sıraladı:
"Birincisi, kadınların geleceğin becerilerine erişimi güçlendirilmelidir. Dijital ve finansal okuryazarlık, yapay zeka, yeşil işler ve girişimcilik becerileri yeni dönemin temel başlıklarıdır. İkincisi, bakım hizmetleri aile hayatını destekleyen ve kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren temel alanlardan biri olarak ele alınmalıdır. Erişilebilir, kaliteli ve ekonomik bakım hizmetleri, kadın istihdamını artıran ve iş-yaşam dengesini güçlendiren stratejik bir yatırımdır. Üçüncüsü, kadınların finansmana, pazara ve karar alma mekanizmalarına erişimi güçlendirilmelidir. Çünkü kadınların emeği üretime katıldığında ekonomi büyür. Kadınlar karar alma süreçlerine katıldığında kalkınmanın niteliği değişir."
Göktaş, Türkiye olarak bu üç alanda deneyim paylaşmaya, ortak projeler geliştirmeye ve küresel işbirliklerini derinleştirmeye hazır olduklarını ifade ederek, "Kadınların emeğini, bilgisini, cesaretini ve liderliğini ekonominin merkezine almayan hiçbir kalkınma modeli tamamlanmış sayılmaz. Bugün kuracağımız her ortaklık, bir kadının işini büyütebilir, bir genç kızın mesleğe erişimini kolaylaştırabilir, bir ülkenin üretim kapasitesini güçlendirebilir." dedi.
Bakan Göktaş, İstanbul'da Küresel Kadın Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen "Hükümet Liderleri Forumu: Kadınlar ve Kız Çocuklarının Ekonomik Güçlenmesini Destekleyen Kamu-Özel Sektör İşbirlikleri" başlıklı yuvarlak masa toplantısında konuştu.
Kamu ve özel sektör ortaklıklarının doğrudan ekonomik güvenlik ve toplumsal dayanıklılıkla ilgili olduğunu kaydeden Göktaş, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmelerin küresel ticaretin ne kadar hassas dengeler üzerinde ilerlediğini bir kez daha ortaya koyduğunu, kırılganlık çağında güçlü ekonominin ancak insan kaynağını harekete geçirebilen ekonomiyle olacağını ifade etti.
Türkiye olarak kadınların güçlenmesini kalkınma vizyonunun merkezinde gördüklerini vurgulayan Göktaş, şunları söyledi:
"Kadınların, eğitimde, üretimde, girişimcilikte, istihdamda, teknolojide, diplomaside ve karar alma mekanizmalarında güçlü biçimde yer alması için çalışıyoruz. Bunu, Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun vazgeçilmez unsurlarından biri kabul ediyoruz. Bu tavizsiz kararlılık, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yıllardır ortaya koyduğu iradeden güç aldı. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayata katılımını devlet politikalarının asli unsurlarından biri haline getirdi. Ülkemizin sahip olduğu tarihsel mirası, güçlü mevzuatla, kapsamlı strateji belgeleriyle, kurumsal mekanizmalarla ve sahada karşılığı olan uygulamalarla devam ettiriyoruz. 12. Kalkınma Planımız, kadın erkek fırsat eşitliğinin tüm politika süreçlerine entegre edilmesini açık bir hedef olarak ortaya koyuyor."
Göktaş, 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın kadınların tüm alanlarda daha güçlü yer alması için kapsamlı bir yol haritası sunduğunu, 2025 yılında oluşturulan Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurulu ve il koordinasyon kurullarıyla eylem planını, merkezi ve yerel düzeyde daha güçlü bir yapıya kavuşturduklarını anlattı.
"Kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz"
Son 24 yılda hayata geçirilen projelerle kadınların iş gücüne katılımında önemli bir ilerleme sağlandığına işaret eden Göktaş, "2002 yılında yüzde 27,9 olan kadınların iş gücüne katılım oranı, 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla yüzde 35,2'ye yükseldi. Kadın istihdam oranı ise yüzde 25,3'ten yüzde 31,3'e çıktı. 2028 yılına kadar kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40,1'e yükseltmeyi hedefliyoruz." diye konuştu.
Göktaş, bu hedefe ulaşmak için girişimcilikten finansmana, dijital becerilerden esnek çalışma modellerine, bakım hizmetlerinden mesleki eğitime kadar çok boyutlu bir politika seti uyguladıklarını, kreş ve çocuk bakım altyapısını güçlendirdiklerini, iş-yaşam dengesini güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırdıklarını kaydetti.
2025 Aile Yılı kapsamında kadınların istihdama katılımını destekleyen uygulamaları daha yaygın hale getirdiklerini ifade eden Göktaş, Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda ise kadın istihdamını, aileyi güçlendiren ve nüfus politikalarını destekleyen bütüncül bir yaklaşımla ele almaya devam edeceklerini dile getirdi.
Kamu-özel sektör ortaklıklarının taşıdığı kritik role dikkati çeken Bakan Göktaş, bu ortaklıkların etkili sonuç üretmesi için kamunun yönü tayin ettiğini, hukuki ve kurumsal zemini kurduğunu, standartları oluşturduğunu ve kapsayıcı politika çerçevesini inşa ettiğini belirtti.
İş dünyasına "kadın hamlesi" çağrısı
Özel sektörün üretimin, teknolojinin, pazarın, finansmanın ve inovasyonun sahadaki taşıyıcı gücü olduğuna dikkati çeken Göktaş, bu iki alan aynı hedef etrafında birleştiğinde kadınlar için yeni istihdam alanlarının açıldığını, girişimcilik desteklerinin arttığını ve finansmana erişimin kolaylaştığını bildirdi.
Göktaş, bu anlamda Türkiye olarak, kamu-özel sektör ortaklıklarını, kadınların ekonomik güçlenmesini hızlandıran bir dönüşüm mimarisi olarak ele aldıklarını belirterek, "Bu anlayışla özel sektörümüzle güçlü işbirlikleri yürütüyoruz. İş dünyasında kadın girişimciliğine ilişkin standartlaşmayı, finansmana erişimi ve küresel pazarlara entegrasyonu güçlendiren adımlar atıyoruz. 8 Mart'ta kamuoyuyla paylaştığımız 'Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi İlkeleri' bu iradenin açık bir ifadesidir. Bu çerçevede iş dünyasını, kadınların potansiyelini, liderlik, karar alma, teknoloji, finansman ve kurumsal kültür boyutlarıyla değerlendirmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bugüne kadar 1366 yeni kadın kooperatifinin kurulmasını desteklediklerini ve e-ticaret işbirlikleriyle yaklaşık 10 bin kadın girişimcinin işini büyüttüğünü aktaran Göktaş, "Türkiye'nin Mühendis Kızları", 10 binden fazla kadına ulaşan "Geleceğini Kuran Genç Kadınlar" ve "Kadınlar için Enerji Okulu" gibi projelerle geleceğin sektörlerinde kadın varlığına özel önem verdiklerini vurguladı.
"Kadınların emeği üretime katıldığında ekonomi büyür"
Göktaş, zirveden beklentilerinin, ülkelerin deneyimlerini paylaşmasıyla sınırlı kalmaması, kadınlar ve kız çocukları için ekonomik fırsatları artıran somut, uygulanabilir ve izlenebilir işbirliği modellerinin ortaya çıkması olduğunu söyledi.
Kamu-özel sektör ortaklıklarında özellikle üç alana odaklanılması gerektiğine inandıklarını ifade eden Göktaş, bu alanları şöyle sıraladı:
"Birincisi, kadınların geleceğin becerilerine erişimi güçlendirilmelidir. Dijital ve finansal okuryazarlık, yapay zeka, yeşil işler ve girişimcilik becerileri yeni dönemin temel başlıklarıdır. İkincisi, bakım hizmetleri aile hayatını destekleyen ve kadınların ekonomik hayata katılımını güçlendiren temel alanlardan biri olarak ele alınmalıdır. Erişilebilir, kaliteli ve ekonomik bakım hizmetleri, kadın istihdamını artıran ve iş-yaşam dengesini güçlendiren stratejik bir yatırımdır. Üçüncüsü, kadınların finansmana, pazara ve karar alma mekanizmalarına erişimi güçlendirilmelidir. Çünkü kadınların emeği üretime katıldığında ekonomi büyür. Kadınlar karar alma süreçlerine katıldığında kalkınmanın niteliği değişir."
Göktaş, Türkiye olarak bu üç alanda deneyim paylaşmaya, ortak projeler geliştirmeye ve küresel işbirliklerini derinleştirmeye hazır olduklarını ifade ederek, "Kadınların emeğini, bilgisini, cesaretini ve liderliğini ekonominin merkezine almayan hiçbir kalkınma modeli tamamlanmış sayılmaz. Bugün kuracağımız her ortaklık, bir kadının işini büyütebilir, bir genç kızın mesleğe erişimini kolaylaştırabilir, bir ülkenin üretim kapasitesini güçlendirebilir." dedi.
Kaynak: AA / Güncel
Türkiye Yüzyılı, Ekonomi, Güncel, İstihdam, Türkiye Yüzyılı, Ekonomi, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA