BAİBÜ Rektörü Prof. Dr. Yiğit, ilk derste mutlu kampüs hedefini anlattı

Güncel Haberler

BAİBÜ Rektörü ve Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, yeni akademik yılın ilk dersinde Gölköy Kampüsü'nde yüzlerce öğrenciyle buluştu. Yiğit, üniversiteyi öğrencilerinin en mutlu olduğu üniversite yapmak istediklerini belirtti.

BOLU Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektörü ve aynı zamanda Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, yeni akademik yılın ilk dersinde mutlu bir kampüs yaratmak istediğini belirterek, "Biz bu üniversiteyi, ben olabildiği kadar bütün hocalarımla da bunu konuşuyorum, bugünden yarına Türkiye'nin, dünyanın en iyi üniversitesi yapamayız. Gerçekçi olmamız lazım. Ama bir şey yapabiliriz. Biz bu üniversiteyi hep birlikte bir irade gösterirsek, öğrencilerinin en mutlu olduğu üniversite yapabiliriz" dedi.
Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Rektörü ve Roketsan Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Gölköy Kampüsü Kongre Merkezi'nde yeni akademik yılın ilk ders programında salonu dolduran yüzlerce öğrenciyle bir araya geldi. Prof. Dr. Yiğit, öğrenciler ile arasında bariyer olmasını istemediğini belirterek ceketini ve kravatını çıkarıp sahnenin kenarına oturarak konuşmasına başladı.
Öğrencilere başarısızlıklar karşısında yılmamaları tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Yiğit, "Bizde de inanılmaz başarısızlıklar var ama yılmıyoruz. Bu başarısızlıkların her biri bize yeni dünyalar açıyor, yeni ufuklar açıyor ve başarıyı öyle yakalıyoruz. Dolayısıyla arkadaşlar, başarısızlık sizin motivasyonunuzu kırmasın. Biz sizin için varız. Biz bu üniversiteyi, ben olabildiği kadar bütün hocalarımla da bunu konuşuyorum, bugünden yarına Türkiye'nin, dünyanın en iyi üniversitesi yapamayız. Gerçekçi olmamız lazım. Ama bir şey yapabiliriz. Biz bu üniversiteyi hep birlikte bir irade gösterirsek, öğrencilerinin en mutlu olduğu üniversite yapabiliriz. Bu kampüsü en fazla tercih edilen kampüs yapabiliriz. Ama bunun için el ele vermemiz lazım, bir irade etrafında toplanmamız lazım" diye konuştu.
Prof. Dr. Yiğit, yeni yüzyılın eğitim sisteminde öğrencilerin sınıfta hoca-öğrenci ilişkisi içerisinde öğreneceklerinin çok sınırlı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:
"Öğrenciyi kendi haline bırakmamız lazım. Öğrenci arkadaşların kendi imkanlarıyla, teknolojik imkanlarla, belki de bizden çok daha iyi konuları anlatan dünyada pek çok imkanlar var, onlardan da öğrenmesi lazım. Birbirinden öğrenmesi lazım. Eğitim araştırmaları bize şunu söylüyor: İnsanlar bir bütünün okuyarak veya ders dinleyerek ancak yüzde 5'ini öğrenebiliyormuş. İşte tartışmalar, demolar filan yaptığınız zaman yüzde 25-30'a çıkıyormuş öğrenme. İşte biraz daha öteye gittiğinizde artıyor bu. Ama piramidin en üstünde yüzde 90'lar seviyesinde öğrendiğini yanındaki arkadaşına anlatarak öğreniyor. Dolayısıyla bizim bu imkanı sağlamamız lazım. Genellikle biz hocalar not vermede çok cimri de oluyoruz ve öğrencilerimizi o geçme notunun en altıyla biraz bir 10 puan yukarısında sıralıyoruz. Geçme notu 55 ise 55 ile 60 arasına sıkıştırıyoruz büyük bir çoğunluğu. Halbuki aynı sıralamayı, huzuru, adaleti bozmadan yukarıda da yapabiliriz. Bunu yaptığımızda öğrenci arkadaşlarımıza biz özgüven vermiş oluyoruz. Ama bunu nedense yapmak istemiyoruz. Benim öncelikle öğrencilerden ziyade hocalarımı da görüyorum burada. Hocalarımıza önerim: Kolay sorun demiyoruz. Hak etmeyene, hak etmediği halde not verin de demiyoruz. Ama sorularımıza bakalım, değerlendirmelerimize bakalım. Öğrencilerimizi motive etmeye çalışalım ve mümkünse sıralamalarımızı yukarıdaki dilimde yapalım istiyorum. Dedik ya, biz mutlu bir kampüs olmak istiyoruz."