Babülmendep boğazı: husilerin yeni tehditleri kızıldeniz'de başka bir krizi tetikleyebilir mi?

Dünya Haberleri

İran'ın müttefiklerinin Kızıldeniz'deki hayati öneme sahip bir deniz taşımacılığı güzergâhına yönelik tehditleri, küresel ticarette yeni aksamalara yol açabileceği endişesini artırdı.

İran'ın müttefiklerinin Kızıldeniz'deki hayati öneme sahip bir deniz taşımacılığı güzergahına yönelik tehditleri, küresel ticarette yeni aksamalara yol açabileceği endişesini artırdı. İran, Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatarak Basra Körfezi'nden deniz trafiği çıkışını engellemiş durumda. Şimdi ise İran'ın Ortadoğu'daki başlıca müttefikleri, Arap Yarımadası'nın diğer tarafında, denizde yeni bir cephe açma tehdidinde bulunuyor.Yemen'in kuzeyini kontrol eden ve Tahran tarafından desteklenen isyancı grup Husiler, Aden Körfezi ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan Babülmendep Boğazı'nda ABD'nin müttefiki Suudi Arabistan'a karşı "deniz ablukası" ilan etti.Babülmendep, Süveyş Kanalı'na uzanan önemli bir deniz yolu üzerinde bulunuyor. Deniz yoluyla taşınan küresel petrolün yaklaşık yüzde 12'si bu güzergahtan geçiyor.Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, 20 Temmuz'da yaptığı açıklamada, bu ablukanın Suudi Arabistan'ın Husilerin kontrolündeki bölgelerde bulunan liman ve havalimanlarına uyguladığı ablukaya misilleme olduğunu söyledi.Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiayı kınadı ve ülkenin "uluslararası hukuk çerçevesinde gemilerini korumak için gerekli tüm önlemleri alacağını" açıkladı.Yemen, 2014'te Husilerin hükümeti başkent Sana'dan çıkarmasıyla başlayan iç savaş nedeniyle büyük bir yıkıma uğradı. Çatışmalar, Suudi Arabistan liderliğindeki Arap ülkeleri koalisyonunun hükümetin yönetimini yeniden tesis etmek amacıyla 2015'te müdahalede bulunmasının ardından daha da şiddetlendi.Çatışmalarda 150 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Birleşmiş Milletler'e göre 22 milyondan fazla insanın bir tür yardıma ihtiyaç duyduğu Yemen'de savaş, dünyanın en ağır insani krizlerinden birine yol açtı.Peki Husiler, Babülmendep Boğazı'nı Suudi Arabistan'a ait gemilere gerçekten kapatabilir mi?



Londra merkezli düşünce kuruluşu Chatham House'un Ortadoğu uzmanı Farea el-Müslimi, BBC Dünya Servisi'ne yaptığı açıklamada, grubun deniz taşımacılığında aksamalara yol açabilecek askeri güce sahip olduğunu söyledi.Müslimi, "Husilerin mayınları var ve son birkaç yılda denizdeki insansız hava araçları konusundaki kapasitelerini geliştirdiler" dedi.Üstelik Husilerin sorun yaratmak için tam anlamıyla bir abluka uygulamalarına da gerek yok.Müslimi, "Tek yapmaları gereken bir hedefi vurmak" diyor ve ekliyor: "Sembolik bir saldırı bile olsa sigorta şirketleri, deniz taşımacılığı firmaları ve petrol tedarikçileri arasında gerekli paniği yaratacaktır. Bu bile insanların düşündüğünden çok daha fazla zarara yol açabilir."İran'ın savaş sonrasındaki stratejisi, ABD'nin bölgedeki müttefiklerini yıpratmak. Herkesi çatışmanın içine çekmeye çalışıyorlar."İran daha önce de "başka cepheler açma" tehdidinde bulunmuştu. Yemen uzmanı Anvat el-Ansi de Husilerin, Suudi Arabistan'ı çatışmaya çekmek amacıyla Tahran'ın talimatları doğrultusunda hareket ettiği görüşünde.Ansi, BBC Dünya Servisi'ne yaptığı açıklamada şunları söyledi: "İran bu gerilimin tırmanmasını istiyor, çünkü şu anda elindeki tek seçenek bu. Suudiler Tahran'la karşı karşıya gelmekten kaçındı. Ancak Husiler gerçekten saldırırsa artık çıkarlarını savunmak için harekete geçmek zorunda kalacaklar."Babülmendep neden önemli? Babülmendep Boğazı'nın Arap Yarımadası tarafında Yemen, Afrika tarafındaysa Cibuti ve Eritre bulunuyor. Hint Okyanusu ve Aden Körfezi'nden gelen gemiler Süveyş Kanalı'na ulaşmak için bu boğazdan geçmek zorunda. 115 km uzunluğunda ve 36 km genişliğindeki boğaz, 1869'da açılan Süveyş Kanalı'nın açılmasıyla, uluslararası gemi ticaretinin zorunlu geçiş noktalarından biri haline geldi. Avrupa ve Asya arasındaki en kısa deniz yolu Süveyş Kanalı'ndan geçiyor. Kızıldeniz koridoru, küresel deniz trafiğinin en yoğun olduğu noktalardan biri. Dünyadaki tüm deniz ticaretinin dörtte biri bu rotayı kullanıyor. Küresel petrol ticaretinin %20'si fiilen kapalı durumdaki Babülmendep Boğazı da kapatılırsa, deniz yoluyla yapılan küresel petrol ticaretinin %12'lik bir kısmı daha kısıtlanmış olacak. ABD Enerji Enformasyon İdaresi'ne göre her gün yaklaşık 5 milyon varil petrol, Ortadoğu ve Asya'dan Batı'ya gönderilirken bu boğazdan geçiyor. Buna ek olarak küresel LNG (sıvılaştırılmış doğalgaz) ticaretinin %8'i de Babülmendep Boğazı üzerinden yapılıyor. Bu da boğazın, küresel enerji arzının can damarlarından biri olduğu anlamına geliyor. Hürmüz Boğazı'nın fiili olarak kapanmasıyla Kızıldeniz'in küresel ticaretteki yeri daha da arttı. Suudi Arabistan, Yanbu limanından çıkan petrol akışı için Babülmendep Boğazı'nı geçiş noktası olarak kullanmaya başladı. Riyad her gün doğudaki petrol sahalarından buraya boru hattıyla milyonlarca varil petrol gönderiyor. Ham petrol ve gaza ek olarak, Doğu ile Batı arasındaki ana ticaret hattının üzerindeki Babülmendep Boğazı'ndan her gün onlarca kargo gemisi geçiyor.



Babülmendep Boğazı'nın kapanması beş yıl önce yaşanan bir deniz kazasıyla benzer etki yaratabilir. Mart 2021'de Panama bayraklı Ever Given konteyner gemisi Süveyş Kanalı'nda karaya oturarak trafiği bloke etmişti. Dünyanın en işlek ticaret yollarından birisinin yaklaşık bir hafta devre dışı kalmasıyla, küresel tedarik zinciri sekteye uğramış, fiyat artışları yaşanmıştı. Husilerin rolü İran, kendi topraklarından uzaktaki Babülmendep Boğazı'nı, ancak Husiler yoluyla kapatabilir. Husiler, Yemen'de İran'ın desteklediği bir isyancı grup. Reuters'a konuşan bir Husi lider, Tahran'a destek için Babülmendep Boğazı'na saldırmaya "askeri olarak hazır" olduklarını söyledi. Husiler 28 Mart'ta İsrail'e füze saldırısı yaparak, savaşa ilk kez dahil olmuştu. İsrail, Yemen'den fırlatılan iki füzenin vurularak imha edildiğini duyurdu. Yemen'in Kızıldeniz kıyısı Husilerin kontrolünde. Grup Gazze'deki savaş sırasında Babülmendep Boğazı'nda saldırılar gerçekleştirmişti. 100'den fazla ticari gemi Husi füze ve drone'larıyla vurulmuş, iki gemi batmış ve dört denizci hayatını kaybetmişti.



2023'ün Kasım ayında Husiler Kızıldeniz'de Japonya'nın işlettiği, İngiltere'ye ait bir kargo gemisine helikopterle inerek, gemiye el koymuştu. Husiler sadece İsrail'le bağlantısı olan gemileri hedef aldıklarını iddia etse de, saldırılar "ayrım gözetmeden yapılan eylemler" olarak nitelendi ve o dönemde dünyanın en büyük deniz taşımacılığı ve petrol şirketleri bu bölgeden yaptıkları nakliyeleri askıya aldı. Saldırılar zamanla azaldı. ABD "Husilerin boyun eğdiğini" iddia ederken, Husiler "ABD'nin geri adım attığını" savundu. Uzmanlar şimdi saldırıların yeniden başlamasından endişeli. BBC'nin kıdemli dış haberler muhabiri Lyse Doucet, "Savaş uzarsa Yemen'deki Husilerin de katılması hep beklenen bir şey" diyor; "Yemen'in kuzeybatısında hakimiyet kuran Husiler şu ana kadar en güçlü silahlarını kullanmadı. O silah da Kızıldeniz'i küresel ticaret rotalarıyla birleştiren Babülmendep Boğazı'ndaki trafiği engelleme kapasiteleri."ABD Ulaştırma Bakanlığı'na bağlı Deniz İdaresi 26 Şubat'ta, "Husiler Ekim 2025'te Gazze ve İsrail arasındaki ateşkes anlaşmasından bu yana ticari gemilere saldırmamış olsa da, bölgedeki ticari gemiler de dahil, ABD varlıklarına tehdit oluşturmaya devam etmektedir" açıklamasını yapmıştı. Küresel deniz ticareti baskı altında



Babülmendep Arapça "gözyaşı kapısı" ya da "keder kapısı" anlamına geliyor. Bu, bölgedeki tehlikeleri, güçlü akıntıları, öngörülemez rüzgarları, korsanlık ve çatışmaları yansıtan bir isim. 2008 ve 2012 yılları arasında Babülmendep Boğazı ve çevresindeki sularda çok sayıda korsanlık eylemi yaşanmıştı. Bunların çoğu, Somalili grupların fidye istemek için yaptığı kaçırma eylemleriydi. Bu olaylar uluslararası deniz ticareti şirketlerini bölgedeki güvenliğin artırılması için adım atmaya zorlamıştı. Babülmendep'ten geçişlerin kapanması, Hürmüz Boğazı'ndaki durum nedeniyle zaten baskı altında olan enerji piyasası krizini daha da derinleştirebilir. Savaş öncesi varil fiyatı 70 Amerikan doları civarında olan Brent petrol fiyatları, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerle 120 dolara kadar çıktı. Ancak etkileri sadece petrolle sınırlı değil. Birçok tüketim malından tarımsal ürünlere kadar çok geniş bir ürün yelpazesi savaştan etkilendi. Bir deniz ticaret yolunun daha savaş nedeniyle kapanması, küresel çapta fiyatları daha da artırıp, savaşın ekonomik etkilerini daha da derinleştirecektir.