Babacan: Vurgunun faturası 150 milyar doları aştı, erime sürüyor
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir'de yaptığı açıklamada, sermaye piyasalarında yaşanan fon dolandırıcılığı iddialarının yol açtığı değer kaybının 150 milyar doları aştığını ve erimenin sürdüğünü ifade etti. Yaşananları "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı" olarak nitelendiren Babacan, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınmasını, tam yetkili bir görev gücü oluşturulmasını ve TBMM'de araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, İzmir'de yaptığı açıklamada fon vurgunluğun faturasının 150 milyar doları aştığını ve erimenin devam ettiğini söyleyerek hükümeti acil önlem almaya çağırdı.
“TARİHİN EN BÜYÜK PİYASA DOLANDIRICILIĞI”
“Depremden bahsediyoruz ama ülkemiz maalesef şu anda sermaye piyasalarında yaşanan bir depremle ve bu depremin artçılarıyla karşı karşıya” diyen Babacan “Üstelik bu doğal bir hadise değil tamamen ev yapımı bir hadise. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığıyla karşı karşıya kaldık. Piyasa dolandırıcılığı ifadesi, Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107’nci maddesinde yer alan kanuni bir tabirdir. Olan biten tamamen bir dolandırıcılık hadisesidir. Bu kadar büyük miktarda bir dolandırıcılığın bu kadar uzun süre devam edebilmesi ancak siyasi iktidarın içinden ve bürokrasiden verilen destekle mümkün olabilir. Yoksa dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemlerinden biriyle donattığımız Borsa İstanbul ve oluşturduğumuz modern hukuki altyapı, bu tür hadiselerin çok daha küçük aşamalarda tespit edilmesini sağlayabilecek kapasitededir. Sermaye Piyasası Kanunu ve Sermaye Piyasası Kurulu ile öyle bir altyapı oluşturulmuştur ki 16 milyar dolarlık, yani 800 milyar TL’lik bir hadise bir yana, 16 bin liralık bir hadisenin bile anında yakalanıp gereğinin yapılması mümkündür. Ancak hangi kurumda, hangi konuda olursa olsun insan faktörü son derece önemlidir. Kurumların başına hem işinin ehli hem dürüst, çalmayan ve çaldırmayan insanların getirilmesi gerekir. Eğer kadrolar ahlaki erozyona uğramışsa, devletin ve kamunun imkanlarını birilerine peşkeş çekmekle meşgulse en sağlam hukuk ve işletme altyapısı bile işlemez. Ülkemizin bugün karşı karşıya bulunduğu durum tam olarak budur” açıklamasını yaptı.
“150 MİLYAR DOLARI AŞAN DEĞER KAYBI”
Babacan, “Bugün finansal piyasalarda yaşanan dolandırıcılığın 131 fonla ilgili kısmı yaklaşık 800 milyar TL, yani 16 milyar dolar mertebesinde olsa da bu olayın yarattığı güvensizlik ve topyekün karamsarlık sermaye piyasalarımızda çok daha büyük bir değer kaybına yol açtı. Eylül ayından bu yana yaşanan değer kaybı 150 milyar doları geçmiş durumda ve artmaya devam ediyor. Eylül ayı başında sermaye piyasalarındaki bireysel yatırımcı sayımız yaklaşık 7 milyon kişiydi. Bu yatırımcıların az ya da çok sermaye piyasalarında yatırımları vardı. Bu sayı şu anda belki 6,5 milyona doğru gerilemiş olabilir. Yaşananlardan çekinerek piyasadan çıkan, hesaplarını kapatan yatırımcılar olmuş olabilir. Türkiye’de yaklaşık 27 milyon hane bulunduğunu düşündüğümüzde, 7 milyon haneyi doğrudan etkileyen bir hadiseyle karşı karşıyayız. Üstelik bu erime yalnızca dolandırıcılığın yaşandığı fonlarla veya hisse senedi piyasasına yatırım yapan vatandaşlarımızla sınırlı değil. Türkiye’nin sanayi sektörünü ve şirketlerimizin değerini de etkiliyor. Biliyorsunuz, Türkiye’de halka açıklık oranı yaklaşık yüzde 30 civarındadır. Şirketlerin hisselerinin bir kısmı borsada işlem görürken geri kalan kısmı, o fabrikaları kuran ve yıllarını sanayiye, iş hayatına, yatırıma adamış hakim ortaklara ve sermayedarlara aittir. Dolayısıyla bu değer kaybıyla birlikte onların da mal varlıkları, yılların emeği erimiş oldu. Üstelik bu erime devam ediyor” diye konuştu.
“DERHAL GÖREVDEN ALINMASI GEREKİYOR”
“Bu dolandırıcılık artık gizlenemeyecek, üzeri örtülemeyecek bir noktaya geldi” diyen Babacan, “Kanalizasyon taştı, alttaki borulara sığmayıp ızgaralardan dışarıya çıktı. Artık kapatılacak, örtülecek hali kalmadı bu işin. Patladı, lağımlar ortaya saçıldı. İlk günden itibaren yapılması gerekenleri söyledim. Öncelikle bütün bu kuruluşların başındaki kişilerin derhal görevden alınması gerektiğini ifade ettim. Suçlu veya suçsuz ayrımını o aşamada yapacak durumda değilsiniz. Çünkü bu piyasalar beklemeyi kaldırmaz. Bırakın ayları, haftaları, günleri, dakikalarca geç kaldığınızda bile piyasada telafisi mümkün olmayan zararlar ortaya çıkabilir. Şu anda bu işleri yönettiğini zannedenler konuyla alakasız. Ortada bir nema var ve bu nemayla meşguller. Bu işleri bilen insanlar değiller. Cumhuriyet tarihinin en büyük piyasa dolandırıcılığı yaşanmasına rağmen bu kurumların başındaki insanların çoğu hala görevde. En az 25-30 kişinin derhal görevden alınması gerekiyor. Bu işin sorumluluğunu taşıyan kişilerin yerine yeni kadrolar getirilmelidir” ifadelerini kullandı.
“ZAMAN GEÇİYOR SORUN ÇÖZÜLMÜYOR”
Ali Babacan, “Yapılması gereken ikinci önemli iş, derhal bir görev gücü kurulmasıdır. Tamamen yeni insan kaynağından oluşan, sermaye piyasalarını ve bankacılığı bilen, piyasanın içinden ve devletin ilgili kurumlarından gelen, beş ile yedi kişi arasında tam yetkili bir görev gücü oluşturulmalıdır. Ancak bunu da hala yapmadılar. Kurul dedikleri yapı, 15-20 kişiden oluşan hantal bir kurul. Üstelik bu kurulda bulunanların çoğu bu işlerden anlamıyor. Böyle bir yapıyla bu krizi çözemezsiniz. Aradan beş, altı hafta geçti. Zaman geçiyor ama sorun çözülmüyor, piyasalardaki erime devam ediyor. Piyasaların işleyişini bilen, hızlı karar alabilen ve tam yetkiyle hareket edebilecek bir ekibin bir an önce göreve başlaması gerekiyor” diyerek sözlerine devam etti.
“DOLANDIRICILIK LİSTESİ AÇIKLANMALI”
Saklayarak, gizleyerek bu sorunun çözülemeyeceğini söyleyen Babacan, "Listeyi bir an önce açıklayın dedik. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir araştırma komisyonu kurulması gerektiğini ifade ettik. Çünkü bugün yargının ve ilgili kurumların baskı altında bağımsız bir şekilde çalışamadığını düşünüyoruz. Bu şartlarda olayın bütün yönleriyle ortaya çıkarılması mümkün değil. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 600 milletvekili var. Bu konulardan anlayan çok sayıda milletvekili bulunuyor. 15-20 kişilik bir araştırma komisyonu derhal kurulabilir. Bu komisyon ilgili kurumların çalışmalarını ve yaşananları şeffaf bir şekilde inceleyebilir, sorumluların ortaya çıkarılmasına önemli katkı sağlayabilir. Ancak bundan da ısrarla kaçıyorlar” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti, Deva Partisi, Ali Babacan, Ekonomi, İzmir, TBMM, İzmir, Türkiye Cumhuriyeti, Auto Manşet, Deva Partisi, Ali Babacan, Ekonomi, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA